Marka Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7891 E. 2013/12906 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Türkiye'de davacı adına sadece "PAYEN" ibareli markaların, 17. sınıfta yer alan "contalar" emtiası için 18.02.1990 ve 22.07.2004 tarihlerinden itibaren geçerli olmak üzere tescilli bulunduğu, davalı şirketin 09., 12. ve 17. sınıflarda "PAYENCURTY" ibaresini ve "CURTYPAYEN" ibaresini 03.05.2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 06.04.2005 ve 28.06.2005 tarihlerinde tescil ettirdiği, tescilden itibaren 5 yıl geçmediğinden hükümsüzlük davasının süresi içerisinde açıldığı, davalıya ait markaların esas unsurlarını "CURTY" ve "PAYEN" ibarelerinin oluşturduğu, davaya konu markalara bir bütün itibariyle bakıldığında, barındırdıkları esas unsurlar itibariyle, markaların birbirleriyle aynı olmasa da 556 sayılı KHK'nın 42. maddesi yollaması ile 8/1-b maddesi gereğince benzer bulundukları, davacı markasının tanınmış olduğu, "PAYEN" ve "CURTY" ibarelerinin, davacıya ait markanın tescil edildiği ve hükümsüzlüğü talep edilen sınıflarda herkes tarafından kullanılagelen ibarelerden olmadığı, aynı şekilde davalı adına tescil edilen "PAYEN CURTY" ibareli markada yer alan üçgen şekli ile davacı adına Topluluk Markası olarak tescil edilmiş markada yer alan üçgen figürleri arasında bir benzerliğin bulunduğu, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalının davaya konu markaların tescilinde kötü niyetli sayılabileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.01.2013 günlü ilamıyla davacı markasının tanınmış olduğuna karar verilmesi yerinde değilse de dosyaya sunulan kanıtlardan davalı tescilinin kötü niyetli olduğunun belirlenmiş bulunduğu yönünde gerekçe eklenmek suretiyle karar onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Dava, davalı adına tescilli davaya konu markaların hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, davacı hükümsüzlük isteminde bulunurken davalı adına tescilli davaya konu markaların kapsamında bulunan 12. ve 17. sınıflardaki malların tamamı için değil de bu sınıfların kapsamında bulunan mallardan hükümsüz kılınmasını istediklerini sayarak göstermek suretiyle hükümsüzlük isteminde bulunmuştur. Bu durumda davaya konu markaların kapsamında yer alan mallardan hükümsüz kılınan malların hangileri olduğunun davacının istemi de gözetilmek suretiyle hükümde belirtilmesi gerekirken, yazılı şekilde davaya konu markaların kapsamındaki 12. ve 17.sınıflardaki malların tamamını kapsar şekilde hükümsüzlük kararı verilmesi suretiyle talep aşılarak hüküm tesis edilmesi gerek mülga HUMK'nın 74 gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 26/1. maddesine aykırı olmakla kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekirken onanması doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın açıklanan yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12198 E. 2016/6172 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hak düşürücü süre · marka hakkına tecavüz · ilan · dava sebebi · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaBirleşen dava bakımından davalının davacıya ait "..." markasını izinsiz olarak kullandığından, davalının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» ettiğinin tespitine, 2.000,00 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, asıl davadaki dava dilekçesinde açıklanan «iltibas» ve tanınmışlık hukuki «sebebine» dayalı olarak açılan davanın marka tescilinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmış bulunmasına göre, taraf vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
… i içerir logolu kullanımların, davacının ticari kullanımlarıyla birebir aynı olması sebebiyle organik bağlantı imajı yaratarak, bundan dolayı kazanç elde ettiği, ve «haksız rekabete» sebebiyet verdiği gerekçesiyle haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davacının renkli üçgen ve daire figürlü tescilli markası bulunmadığından «marka hakkına tecavüz» davasının reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1166 E. 2011/10606 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · ticari faiz · olumsuz oy · temerrüt faizi · haksız rekabet · temerrüt · iltibas
Benzer bu karardaDava dilekçesinde, talep edilen tazminata uygulanması gereken «temerrüt faizinin başlangıcı» ve oranı açıkça gösterildiği halde mahkemece, hükmedilen tazminata faiz uygulanıp uygulanmayacağı konusunda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru olmadığı gibi, davacı tarafından 556 sayılı KHK’nin 68. maddesine dayalı olarak markanın itibarına zarar verildiği iddiası ile it …
2-Dava, davacıya ait markanın davalı tarafından «iltibasa» neden olacak şekilde benzerinin kullanıldığı ve davacıya ait markanın tanınmışlığından yararlanma kastının olduğu iddiasına dayalı, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» men’i, maddi ve manevi ile itibar tazminatının dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
… davalının davacıya ait markada kullanılan “mavi üçgen” şeklini kendi ürettiği ürünlerin ambalajlarında davacı ile aynı şekilde kullandığı, bunun markaya tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabetinin tesbit ve men’i ile 5.000,00 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi tazm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/826 E. 2020/3203 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu mal · uyuşmazlık konusu · ayırt edicilik · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu "sarı renkli üçgen" görünümündeki işaretin «uyuşmazlık konusu mal» ve hizmetler yönünden soyut ve somut «ayırt edicilik» niteliğinin olduğu, 556 sayılı KHK m.
7/«son» anlamında kullanım sonucunda ayırt edici nitelik kazanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı kurum kararının iptaline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Bedellerin temerrüt faizi ile birlikte
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15548 E. 2013/21949 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, asıl dava yönünden davanın kabulü ile 11.000 USD ve 8.000 EURO’nun «temerrüt faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline, birleşen davanın reddine ilişkin verilen karar davalı banka vekilinin temyizi üzerine Dairemizce talep aşılarak karar verildiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7891 E. , 2013/12906 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.09.2010 gün ve 2009/113-2010/378 sayılı kararı onayan Daire’nin 10.01.2013 gün ve 2011/909-2013/315 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin oto motor ve yedek parçaları alanında dünyaca tanınmış bir şirketler grubuna dahil olup, özellikle “contalar, salmastra, mühürler ve tıkama malzemeleri” alanında "PAYEN" markası altında üretim yaptığını, 1990 yılında 12. ve 17. sınıflarda tescil edilen tanınmış "PAYEN", "CURTYPAYEN" ve "CURTYSTİL" markalarının da sahibi olduğunu, davalının "PAYENCURTY" ve "CURTYPAYEN" ibarelerini 09., 12. ve 17. sınıflarda marka olarak tescil ettirdiğini, davalının marka tescilinde kötü niyetli olduğunu, davalı markalarının müvekkiline ait marka ile karıştırılabileceğini ve müvekkil markasının tanınmışlığından yararlanacağını ileri sürerek, davalı adına tescilli markaların 12.
ve 17. sınıflar yönünden hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hükümsüzlük davasının tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süresi içinde açılmadığını, müvekkiline ait markaların Türkiye’deki ticari faaliyetleri sonucunda tanınan bir marka haline geldiğini ve bu kullanım sonucunda ayırt edicilik kazandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Türkiye'de davacı adına sadece "PAYEN" ibareli markaların, 17. sınıfta yer alan "contalar" emtiası için 18.02.1990 ve 22.07.2004 tarihlerinden itibaren geçerli olmak üzere tescilli bulunduğu, davalı şirketin 09., 12. ve 17. sınıflarda "PAYENCURTY" ibaresini ve "CURTYPAYEN" ibaresini 03.05.2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 06.04.2005 ve 28.06.2005 tarihlerinde tescil ettirdiği, tescilden itibaren 5 yıl geçmediğinden hükümsüzlük davasının süresi içerisinde açıldığı, davalıya ait markaların esas unsurlarını "CURTY" ve "PAYEN" ibarelerinin oluşturduğu, davaya konu markalara bir bütün itibariyle bakıldığında, barındırdıkları esas unsurlar itibariyle, markaların birbirleriyle aynı olmasa da 556 sayılı KHK'nın 42.
maddesi yollaması ile 8/1-b maddesi gereğince benzer bulundukları, davacı markasının tanınmış olduğu, "PAYEN" ve "CURTY" ibarelerinin, davacıya ait markanın tescil edildiği ve hükümsüzlüğü talep edilen sınıflarda herkes tarafından kullanılagelen ibarelerden olmadığı, aynı şekilde davalı adına tescil edilen "PAYEN CURTY" ibareli markada yer alan üçgen şekli ile davacı adına Topluluk Markası olarak tescil edilmiş markada yer alan üçgen figürleri arasında bir benzerliğin bulunduğu, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalının davaya konu markaların tescilinde kötü niyetli sayılabileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.01.2013 günlü ilamıyla davacı markasının tanınmış olduğuna karar verilmesi yerinde değilse de dosyaya sunulan kanıtlardan davalı tescilinin kötü niyetli olduğunun belirlenmiş bulunduğu yönünde gerekçe eklenmek suretiyle karar onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Dava, davalı adına tescilli davaya konu markaların hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, davacı hükümsüzlük isteminde bulunurken davalı adına tescilli davaya konu markaların kapsamında bulunan 12. ve 17. sınıflardaki malların tamamı için değil de bu sınıfların kapsamında bulunan mallardan hükümsüz kılınmasını istediklerini sayarak göstermek suretiyle hükümsüzlük isteminde bulunmuştur. Bu durumda davaya konu markaların kapsamında yer alan mallardan hükümsüz kılınan malların hangileri olduğunun davacının istemi de gözetilmek suretiyle hükümde belirtilmesi gerekirken, yazılı şekilde davaya konu markaların kapsamındaki 12. ve 17.sınıflardaki malların tamamını kapsar şekilde hükümsüzlük kararı verilmesi suretiyle talep aşılarak hüküm tesis edilmesi gerek mülga HUMK'nın 74 gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 26/1.
maddesine aykırı olmakla kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekirken onanması doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın açıklanan yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin Dairemizin 10.01.2013 günlü, 2011/909 Esas-2013/315 Karar sayılı ilamına yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile, kararın bu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040372200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz