Marka hükümsüzlüğü | Marka terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/12198 E. 2016/6172 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': ['1086/440']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak düşürücü süre↗ marka hakkına tecavüz↗ ilan↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne, asıl dava ve birleşen davada davalıların ticaret ünvanından "..." ibaresinin terkinine, asıl dava bakımından davalının işyerinde ve internet sitesinde yer alan ve A harfi ile O harfi yerine, üçgen ve daire şekillerini içerir logolu kullanımların, davacının ticari kullanımlarıyla birebir aynı olması sebebiyle organik bağlantı imajı yaratarak, bundan dolayı kazanç elde ettiği, ve haksız rekabete sebebiyet verdiği gerekçesiyle haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davacının renkli üçgen ve daire figürlü tescilli markası bulunmadığından marka hakkına tecavüz davasının reddine karar verilmiştir. Birleşen dava bakımından davalının davacıya ait "..." markasını izinsiz olarak kullandığından, davalının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet ettiğinin tespitine, 2.000,00 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Taraf vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, asıl davadaki dava dilekçesinde açıklanan iltibas ve tanınmışlık hukuki sebebine dayalı olarak açılan davanın marka tescilinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış bulunmasına göre, taraf vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/826 E. 2020/3203 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu mal · uyuşmazlık konusu · ayırt edicilik · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu "sarı renkli üçgen" görünümündeki işaretin «uyuşmazlık konusu mal» ve hizmetler yönünden soyut ve somut «ayırt edicilik» niteliğinin olduğu, 556 sayılı KHK m.
7/«son» anlamında kullanım sonucunda ayırt edici nitelik kazanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı kurum kararının iptaline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17911 E. 2015/8296 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet · Marka hükümsüzlüğü | Marka terkin
İncelediğiniz karardaBirleşen dava bakımından davalının davacıya ait "..." markasını izinsiz olarak kullandığından, davalının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» ettiğinin tespitine, 2.000,00 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
… i içerir logolu kullanımların, davacının ticari kullanımlarıyla birebir aynı olması sebebiyle organik bağlantı imajı yaratarak, bundan dolayı kazanç elde ettiği, ve «haksız rekabete» sebebiyet verdiği gerekçesiyle haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davacının renkli üçgen ve daire figürlü tescilli markası bulunmadığından «marka hakkına tecavüz» davasının reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBirleşen dava bakımından davalının davacıya ait "P." markasını izinsiz olarak kullandığından, davalının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» ettiğinin tespitine, 2000,00 TL maddi, 2000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… samına göre, davalının "P." ibaresini şirketin tescil tarihi olan 02/12/2004 tarihinden itibaren kullanmasına rağmen davacının 1990'lı yallırdan itibaren bu ibareyi «ticaret unvanı» ve markasal olarak kullanmaya başladığı, davacı markasının sektörel tanınmışlığına göre davalıların davacı markasını bilmemelerinin ticari hayatın olağan akışına göre mümkün olmadığı, unvan ve marka tescili sırasında, davacının marka ve unvanından haberdar olan davalıların "P." ibaresini marka ve unvan olarak tescil ettirirken kötü niyetli oldukları, bu nedenle davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği; ayrıca davalı kullanımın davacıya ait, "P." markasının kullanımından ibaret olduğu, davacıya ait markanın davalı tarafça «kötüniyetle» tescil ettirilip, Türkçe yazılış ve okunuş biçimine göre "X" harfi yerine, "KS" harflerinin kullanılması suretiyle kötü niyetli olarak tescilden farklı biçimde kullanımın gerçekleşmesi sebebiyle, kullanımın KHK'nın 14. madde anlamında, "markanın ayırd edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması" biçiminde bir kullanım olduğundan gerçekleşen kullanımların markasal olmayıp, ünvan kullanımı niteliğinde olduğu, «ıslah» tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içinde kullanıldığı ispat edilemeyen davalı markalarının hükümsüzlüklerine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne, asıl dava ve birleşen davada davalıların ticaret ünvanından "P." ibaresinin terkinine, asıl dava bakımından davalının işyerinde ve internet sitesinde yer alan ve A harfi ile O harfi yerine, üçgen ve daire şekillerini içerir logolu kullanımların, davacının ticari kullanımlarıyla birebir aynı olması sebebiyle organik bağlantı imajı yaratarak, bundan dolayı kazanç elde ettiği, ve «haksız rekabete» sebebiyet verdiği gerekçesiyle haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, 5000,00 TL maddi, 5000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davacının renkli üçgen ve daire figürlü tescilli markası bulunmadığından «marka hakkına tecavüz» davasının reddine karar verilmiştir.
… in aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. (2) Davacı tarafça, asıl ve birleşen davalarda hükümsüzlük, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» önlenmesi, ticaret ünvanının «terkini» ve «maddi manevi tazminat» taleplerinde bulunulmuş olup, bahsi geçen taleplerin her biri ayrı ayrı dava konusunu oluşturan uyuşmazlıklardan olduğundan, her iki dava bakımından da objektif dava birleşmesi bulunduğu dikkate alınarak, asıl ve birleşen davalarda davacının müstakil talepleri bakımından ayrı ayrı «vekalet ücretinin takdiri» gerektiği halde, mahkemece tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. (3) Davacı tarafça, 2009 t …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · ticaret unvanı · maddi ve manevi tazminat · ıslah · terkin · kötüniyet · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… in aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. (2) Davacı tarafça, asıl ve birleşen davalarda hükümsüzlük, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» önlenmesi, ticaret ünvanının «terkini» ve «maddi manevi tazminat» taleplerinde bulunulmuş olup, bahsi geçen taleplerin her biri ayrı ayrı dava konusunu oluşturan uyuşmazlıklardan olduğundan, her iki dava bakımından da objektif dava birleşmesi bulunduğu dikkate alınarak, asıl ve birleşen davalarda davacının müstakil talepleri bakımından ayrı ayrı «vekalet ücretinin takdiri» gerektiği halde, mahkemece tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. (3) Davacı tarafça, 2009 t …
… samına göre, davalının "P." ibaresini şirketin tescil tarihi olan 02/12/2004 tarihinden itibaren kullanmasına rağmen davacının 1990'lı yallırdan itibaren bu ibareyi «ticaret unvanı» ve markasal olarak kullanmaya başladığı, davacı markasının sektörel tanınmışlığına göre davalıların davacı markasını bilmemelerinin ticari hayatın olağan akışına göre mümkün olmadığı, unvan ve marka tescili sırasında, davacının marka ve unvanından haberdar olan davalıların "P." ibaresini marka ve unvan olarak tescil ettirirken kötü niyetli oldukları, bu nedenle davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği; ayrıca davalı kullanımın davacıya ait, "P." markasının kullanımından ibaret olduğu, davacıya ait markanın davalı tarafça «kötüniyetle» tescil ettirilip, Türkçe yazılış ve okunuş biçimine göre "X" harfi yerine, "KS" harflerinin kullanılması suretiyle kötü niyetli olarak tescilden farklı biçimde kullanımın gerçekleşmesi sebebiyle, kullanımın KHK'nın 14. madde anlamında, "markanın ayırd edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması" biçiminde bir kullanım olduğundan gerçekleşen kullanımların markasal olmayıp, ünvan kullanımı niteliğinde olduğu, «ıslah» tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içinde kullanıldığı ispat edilemeyen davalı markalarının hükümsüzlüklerine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne, asıl dava ve birleşen davada davalıların ticaret ünvanından "P." ibaresinin terkinine, asıl dava bakımından davalının işyerinde ve internet sitesinde yer alan ve A harfi ile O harfi yerine, üçgen ve daire şekillerini içerir logolu kullanımların, davacının ticari kullanımlarıyla birebir aynı olması sebebiyle organik bağlantı imajı yaratarak, bundan dolayı kazanç elde ettiği, ve «haksız rekabete» sebebiyet verdiği gerekçesiyle haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, 5000,00 TL maddi, 5000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davacının renkli üçgen ve daire figürlü tescilli markası bulunmadığından «marka hakkına tecavüz» davasının reddine karar verilmiştir.
Şti. adına tescilli üç adet markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istenilmiş, yargılama sırasında verilen 15/08/2013 tarihli «ıslah» dilekçesinde de, önceki hükümsüzlük nedenine ilaveten 556 sayılı KHK'nın 14. maddesine dayalı olarak kullanmama hukuki nedenine de dayanılmak suretiyle hükümsüzlük kararı verilmesi talep edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 176 vd. maddelerinde düzenlenen «ıslah», usulen dava dilekçesinde ileri sürülen maddi vak'a ve buna bağlı hukuki nedenlere ilişkin olarak yapılabilecek olup yeni bir dava niteliğinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7891 E. 2013/12906 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1166 E. 2011/10606 K.
Ortak:haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… i içerir logolu kullanımların, davacının ticari kullanımlarıyla birebir aynı olması sebebiyle organik bağlantı imajı yaratarak, bundan dolayı kazanç elde ettiği, ve «haksız rekabete» sebebiyet verdiği gerekçesiyle haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davacının renkli üçgen ve daire figürlü tescilli markası bulunmadığından «marka hakkına tecavüz» davasının reddine karar verilmiştir.
Birleşen dava bakımından davalının davacıya ait "..." markasını izinsiz olarak kullandığından, davalının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» ettiğinin tespitine, 2.000,00 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, asıl davadaki dava dilekçesinde açıklanan «iltibas» ve tanınmışlık hukuki «sebebine» dayalı olarak açılan davanın marka tescilinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmış bulunmasına göre, taraf vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, davacıya ait markanın davalı tarafından «iltibasa» neden olacak şekilde benzerinin kullanıldığı ve davacıya ait markanın tanınmışlığından yararlanma kastının olduğu iddiasına dayalı, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» men’i, maddi ve manevi ile itibar tazminatının dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
… davalının davacıya ait markada kullanılan “mavi üçgen” şeklini kendi ürettiği ürünlerin ambalajlarında davacı ile aynı şekilde kullandığı, bunun markaya tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabetinin tesbit ve men’i ile 5.000,00 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi tazm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · ticari faiz · olumsuz oy · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaDava dilekçesinde, talep edilen tazminata uygulanması gereken «temerrüt faizinin başlangıcı» ve oranı açıkça gösterildiği halde mahkemece, hükmedilen tazminata faiz uygulanıp uygulanmayacağı konusunda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru olmadığı gibi, davacı tarafından 556 sayılı KHK’nin 68. maddesine dayalı olarak markanın itibarına zarar verildiği iddiası ile it …
2-Dava, davacıya ait markanın davalı tarafından «iltibasa» neden olacak şekilde benzerinin kullanıldığı ve davacıya ait markanın tanınmışlığından yararlanma kastının olduğu iddiasına dayalı, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» men’i, maddi ve manevi ile itibar tazminatının dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/12198 E. , 2016/6172 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/06/2014 gün ve 2009/151-2014/135 sayılı kararı bozan Daire’nin 15.06.2015 gün ve 2014/17911-2015/8296 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı... Elektronik Güvenlik Sistemleri Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti'nin müvekkilinin markasının ününden haksız şekilde istifade edebilmek için kötüniyetli olarak "..." ve "..." ibareli markaları adına tescil ettirdiğini, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, iltibasa sebebiyet verdiğini, davalının kötü niyetli olarak www....tr.com alan adını alıp internet sitesinde müvekkilinin web sayfasına link verdiğini, davalının ticaret unvanı ile müvekkilinin ticaret unvanın aynı olduğunu ileri sürerek davalının müvekkilinin marka hakkına vaki tecavüz ve haksız rekabetinin önlenmesine, davalının markalarının hükümsüzlüğüne, davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine, www....tr.com adresine erişimin engellenmesine, kararın ilânına, 5.000,00 TL manevî, 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada ise davalı... Savunma Sistemleri Güvenlik Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti'nin müvekkilinden izinsiz olarak "..." ibaresini markasal olarak ve ticaret unvanının kök unsuru olarak kullanmak suretiyle müvekkilinin markasal haklarına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek marka hakkına vaki tecavüz ve haksız rekabetinin önlenmesine, davalının ticaret unvanından "..." ibaresnin terkinine, kararın ilânına, 2.000,00 TL manevî, 2.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili davasını kısmen ıslah edip önceki taleplerine ilave olarak davalının markalarının kullanmama nedeniyle hükümsüz kaldığını ileri sürerek markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalılar vekili, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne, asıl dava ve birleşen davada davalıların ticaret ünvanından "..." ibaresinin terkinine, asıl dava bakımından davalının işyerinde ve internet sitesinde yer alan ve A harfi ile O harfi yerine, üçgen ve daire şekillerini içerir logolu kullanımların, davacının ticari kullanımlarıyla birebir aynı olması sebebiyle organik bağlantı imajı yaratarak, bundan dolayı kazanç elde ettiği, ve haksız rekabete sebebiyet verdiği gerekçesiyle haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davacının renkli üçgen ve daire figürlü tescilli markası bulunmadığından marka hakkına tecavüz davasının reddine karar verilmiştir.
Birleşen dava bakımından davalının davacıya ait "..." markasını izinsiz olarak kullandığından, davalının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet ettiğinin tespitine, 2.000,00 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Taraf vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, asıl davadaki dava dilekçesinde açıklanan iltibas ve tanınmışlık hukuki sebebine dayalı olarak açılan davanın marka tescilinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış bulunmasına göre, taraf vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 3,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 265,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 265,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 02.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/223803400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz