İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17037 E. 2013/16476 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi hatanın düzeltilmesi↗ maddi hata↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulup uyulmamasına karar verilmeden, bozmadan önce verilen hükmün davanın reddine ilişkin olup bozma ilamında davanın kabulüne, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verildiğinin belirtildiği ve alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinin bildirildiği, bu nedenle mahkeme tarafından verilen hüküm ile bozma ilamı arasında uyumsuzluk bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, dosyanın yeniden temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın davacı tarafça temyizi üzerine Dairemizce 2010/5384 esas 2010/4897 karar ve 04.05.2010 tarihli ilamla kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Söz konusu Dairemiz ilamı ile Dairemizde yapılan temyiz incelemesi tamamlanmış olup, davanın taraflarınca gerek maddi hata düzeltimi gerekse de karar düzeltme isteminde bulunulmadığından, mahkemece re'sen gönderilen dava dosyası ile ilgili olarak Dairemizce herhangi bir işlem yapılması mümkün değildir.
Bozmaya uyulup uyulmaması da mahkemenin takdirinde bulunduğundan, dosyanın mahalline iadesine ve esasın bu şekilde kapatılmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14751 E. 2017/393 K.
Ortak:İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı
Benzer bu kararda2010/4897 K. sayılı bozma kararına karşı mahkemece verilen «direnme» kararının yerinde olduğu anlaşıldığından, 6763 sayılı Kanunun 43. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’nın 373. maddesinin 5. fıkrası uyarınca Dairemizin 04/05/2010 gün ve5384/4897 sayılı kararının düzeltirek, yerel mahkemenin 24/02/2014 gün ve 2013/695 E, 2014/76 K. sayılı usul ve yasaya uygun kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2829 E. 2018/8097 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamından sonra yapılan yargılama neticesinde; yetkili icra dairesinde yapılmayan takip nedeni ile açılan itirazın iptali davasında dava şartı gerçekleşmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13867 E. 2015/396 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · yargılama giderleri · karar verilmesine yer olmadığına · teminat
Benzer bu kararda… ankaya karşı açılan ve 2013/354 esas sayılı dosyası üzerinden devam eden tazminat davasında bankanın söz konusu dosyada davacıya ödemek durumunda kalacağı tazminatı «teminat» altına almak olduğu, ancak.... tarafından banka aleyhine açılan davada bozma ilamına uyulup davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle, işbu davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle «davanın konusuz kalması» nedeniyle herhangi bir karar «verilmesine yer olmadığına», ancak davacının bu davayı açmakta haklı olması nedeniyle «yargılama giderleri» ile vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmasına dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.05.2014 tarihli kararı ile bozulmuşt …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13101 E. 2011/6226 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nisap · genel kurul kararının iptali · hisse devri · anonim şirket · ıslah · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda2- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Bu durumda öncelikle söz konusu «yönetim kurulu» kararı getirtilerek, kararın hangi üyelerin katılımı ile alındığı, toplantı ve karar «nisaplarına» uyulup uyulmadığı incelenip değerlendirildikten sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ...’nun genel kurul sırasında vekaleten oy kullandığı, davacının genel kurul toplantısı sırasında sadece «hisse devrine» ilişkin olarak beyanlarını tutanağa geçirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, 23.01.2008 tarihli «ıslah» dilekçesi ile davalı şirket genel kurul toplantı çağrısının yetkili olmayan kişiler tarafından yapıldığını iddia etmiş, ancak mahkemece söz konusu genel kurul çağrısının yönetim kurulunun hangi kararı ile yapıldığı ve usulüne uygun olup olmadığı hususları incelenmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17037 E. , 2013/16476 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.11.2010 gün ve 2010/270-2010/413 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatife kredi borcu nedeniyle müştereken ve müteselsilen kefalet üstlendiğini, borcun süresinde ödenmemesinden dolayı alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığını, davalının borcun 2.800 TL’lik kısmını kabul ettiğini, geriye kalan bakiye ve ferilerine itiraz ettiğini, itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının, müşterek borçlu müteselsil kefil olarak borcun tamamından sorumlu olduğunu ve taksitlerin süresinde ödenmemesi nedeniyle temerrüde düştüğünü ileri sürerek, davalının itirazın iptali ile takibin devamına, % 40’tan az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kefalet miktarının 2.800 TL olup bu miktarın icra dosyasına yatırıldığını, muaccel olan bir borçtan dolayı müteselsil kefilin temerrüdünün kendisine ihtarname çekilmesi veya hakkında icra takibi yapılması ile gerçekleşeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulup uyulmamasına karar verilmeden, bozmadan önce verilen hükmün davanın reddine ilişkin olup bozma ilamında davanın kabulüne, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verildiğinin belirtildiği ve alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinin bildirildiği, bu nedenle mahkeme tarafından verilen hüküm ile bozma ilamı arasında uyumsuzluk bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, dosyanın yeniden temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın davacı tarafça temyizi üzerine Dairemizce 2010/5384 esas 2010/4897 karar ve 04.05.2010 tarihli ilamla kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Söz konusu Dairemiz ilamı ile Dairemizde yapılan temyiz incelemesi tamamlanmış olup, davanın taraflarınca gerek maddi hata düzeltimi gerekse de karar düzeltme isteminde bulunulmadığından, mahkemece re'sen gönderilen dava dosyası ile ilgili olarak Dairemizce herhangi bir işlem yapılması mümkün değildir.
Bozmaya uyulup uyulmaması da mahkemenin takdirinde bulunduğundan, dosyanın mahalline iadesine ve esasın bu şekilde kapatılmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın mahalli mahkemesine iadesine, esasın bu şekilde kapatılmasına, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039555400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz