Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17756 E. 2013/16082 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
amme alacağı↗ limited şirket ortaklığı↗ limited şirket↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının %50 oranında hissedar olduğu döneme rastlayan şirket borçlarından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 11.652,57 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, davalının hissedarı olduğu limitet şirket kamu borcunun diğer hissedar olan davacı tarafından ödendiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından, müvekkili ile davalının dava dışı limitet şirket bünyesinde %50'şer paylarının bulunduğu, müvekkili tarafından şirketin vergi borcunun ödendiği ileri sürülerek işbu dava açılmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda söz konusu kamu borcunun davacı tarafından ödendiği gerekçesiyle davalının payına düşen kısım yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Limitet şirket ortaklarının kamu borcundan kaynaklanan sorumlulukları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35'inci maddesi kapsamında düzenlenmiş ve “Limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.” ibarelerine yer verilmiş olup, ilgili hüküm uyarınca limitet şirketlerden tahsil edilemeyen kamu alacakları için şirket ortaklarına yönelinmesi mümkündür. Bir başka anlatımla şirketin ödeme gücünün bulunmaması, şirket hakkında yapılan takibatın semeresiz kalması gibi hallerde, söz konusu kamu borçlarının tahsili için şirket ortaklarına başvurma imkanı tanınmıştır. Buna karşın dosya içerisinde mevcut ödeme dekontları incelendiğinde, davaya konu ödemelerin dava dışı limitet şirket tarafından yapıldığına ilişkin açıklamalar bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece söz konusu ödemenin şirket kayıtlarında yer alıp almadığı, ödemenin davacı gerçek kişi tarafından yapılıp yapılmadığı, ödeme davacı tarafından yapılmış olsa dahi şirketin söz konusu ödemeleri yapma gücünün bulunup bulunmadığı hususları incelendikten sonra yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3649 E. 2013/3267 K.
Ortak:amme alacağı · limited şirket ortaklığı · limited şirket
İncelediğiniz kararda… ında Kanunun 35'inci maddesi kapsamında düzenlenmiş ve “Limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.” ibarelerine yer verilmiş olup, ilgili hüküm uyarınca «limitet şirketlerden» tahsil edilemeyen kamu alacakları için şirket ortaklarına yönelinmesi mümkündür.
Dava, davalının hissedarı olduğu «limitet şirket» kamu borcunun diğer hissedar olan davacı tarafından ödendiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından, müvekkili ile davalının dava dışı «limitet şirket» bünyesinde %50'şer paylarının bulunduğu, müvekkili tarafından şirketin vergi borcunun ödendiği ileri sürülerek işbu dava açılmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda söz konusu kamu borcunun davacı tarafından ödendiği gerekçesiyle davalının payına düşen kısım yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 6183 Sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca, «limited şirket ortakları» şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.
Bu nedenle dava dışı şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan «amme alacağından» davalının sermaye hissesi oranında sorumlu bulunduğunun kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · ödeme emri · rücu · iflas
Benzer bu karardaDava, davacı tarafından ödenen dava dışı şirkete ait vergi borcunun, davalının hissesi oranında «rücuen tazmini» istemine ilişkin olup, mahkemece, dava dışı şirket aleyhine «ödeme emri» gönderildiğine ve takibin semeresiz kaldığına ilişkin delil ve belge mevcut bulunmadığı, dava dışı şirketin «iflas» kararına esas bilirkişi raporunda şirketin iflas tarihinde mal varlığının mevcut olduğunun belirlendiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ortağı olduğu şirketin vergi borcu için şirket adına ödeme yaptığı, ancak şirket aleyhine «ödeme emri» gönderildiğine ve takibin semeresiz kaldığına ilişkin delil ve belge mevcut bulunmadığı ve «iflas» kararına esas bilirkişi raporunda iflasına karar verilen şirketin iflas tarihinde mal varlığının mevcut olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda da, davacının dava dışı şirketin vergi borcunu bu kapsamda ödediği ve davalıya hissesi oranında «rücu» ettiği, ayrıca dava dışı şirketin borca batık bulunduğunun diğer dosyada alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6371 E. 2012/13158 K.
Ortak:amme alacağı · limited şirket · yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz kararda… ında Kanunun 35'inci maddesi kapsamında düzenlenmiş ve “Limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.” ibarelerine yer verilmiş olup, ilgili hüküm uyarınca «limitet şirketlerden» tahsil edilemeyen kamu alacakları için şirket ortaklarına yönelinmesi mümkündür.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının %50 oranında hissedar olduğu döneme rastlayan şirket borçlarından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 11.652,57 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalının hissedarı olduğu «limitet şirket» kamu borcunun diğer hissedar olan davacı tarafından ödendiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2) Mahkemece, bilanço verileri değerlendirilmek suretiyle tarafların yöneticisi olduğu dava dışı «limited şirketin» vergi cezası borcunu ödeme imkanı bulunmadığı sonucuna varılarak, davacı tarafından yapılan ödemenin yasaya uygun bir ödeme olduğu ve diğer ortak ve yöneticiye «rücu» edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 35. maddesinde limited şirket ortaklarının şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu alacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları düzenlenmiştir.
… vergi borçlarının ödeme tarihi itibariyle şirketten tahsilinin mümkün olmaması sebebiyle davacının diğer şirket ortağı olan davalıya şirketteki pay oranı nispetinde «rücu» etmesinin koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davalının şirketteki hissesinin %30 oranında olduğu tespit edilmekle, davanın kısmen kabulü ile 18.349,54 TL'nın «temerrüt tarihi» olan 21/04/2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · rücu · temerrüt
Benzer bu kararda… vergi borçlarının ödeme tarihi itibariyle şirketten tahsilinin mümkün olmaması sebebiyle davacının diğer şirket ortağı olan davalıya şirketteki pay oranı nispetinde «rücu» etmesinin koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davalının şirketteki hissesinin %30 oranında olduğu tespit edilmekle, davanın kısmen kabulü ile 18.349,54 TL'nın «temerrüt tarihi» olan 21/04/2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2) Mahkemece, bilanço verileri değerlendirilmek suretiyle tarafların yöneticisi olduğu dava dışı «limited şirketin» vergi cezası borcunu ödeme imkanı bulunmadığı sonucuna varılarak, davacı tarafından yapılan ödemenin yasaya uygun bir ödeme olduğu ve diğer ortak ve yöneticiye «rücu» edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 35. maddesinde limited şirket ortaklarının şirketten tahsil imkanı bulunmayan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu alacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2368 E. 2019/754 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece söz konusu ödemenin şirket kayıtlarında yer alıp almadığı, ödemenin davacı gerçek kişi tarafından yapılıp yapılmadığı, ödeme davacı tarafından yapılmış olsa dahi şirketin söz konusu ödemeleri yapma gücünün bulunup bulunmadığı hususları incelendikten sonra yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve araştırma ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaYeni'ye iade ettiğini «ispat yükünün» davalıda olacağı da göz önüne alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.03.2017 tarihli 2016/1994 Esas-2017/1661 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haciz ihbarnamesi · iade faturası · ticari defter kayıtları · ikrar · ispat yükü · ticari defter · haciz · fatura
Benzer bu karardaDava, 6183 sayılı Kanunun 79. maddesi uyarınca gönderilen «haciz ihbarnamesine» davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
… n davalıya düzenlediği faturanın geçerliliğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davalı öncelikle amme borçlusundan mal aldığını «ikrar» etmiş, bu mallara karşılık bir kısım ödemeler de yapmış, ardından bu malların iade edilip «iade faturası» düzenlediğini savunmuş, gönderilen malların eksik ve eski olduğunun tespiti için mahkemeye başvurduğunu beyan edip bir kısım «defterlerini» de sunduğu halde tespit dosyası ve davalı defterleri incelenmemiştir.
Yeni'nin «ticari defter» ve kayıtları incelenerek, ayrıca davalı adına düzenlenen faturanın «ticari defterlerinde kayıtlı» olup olmadığı belirlenip, kayıtlı ise davalının faturadan yazılı malları aldığı sonucunu doğuracağı ve bu malları dava dışı ...
Yeni'nin, davalıdan alacaklı olduğunu, bu hususta davalıya «fatura» düzenlediğini ileri sürmüş, davalı ise ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9533 E. 2013/14348 K.
Ortak:amme alacağı · limited şirket · Alacak
İncelediğiniz kararda… ında Kanunun 35'inci maddesi kapsamında düzenlenmiş ve “Limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.” ibarelerine yer verilmiş olup, ilgili hüküm uyarınca «limitet şirketlerden» tahsil edilemeyen kamu alacakları için şirket ortaklarına yönelinmesi mümkündür.
Dava, davalının hissedarı olduğu «limitet şirket» kamu borcunun diğer hissedar olan davacı tarafından ödendiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından, müvekkili ile davalının dava dışı «limitet şirket» bünyesinde %50'şer paylarının bulunduğu, müvekkili tarafından şirketin vergi borcunun ödendiği ileri sürülerek işbu dava açılmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda söz konusu kamu borcunun davacı tarafından ödendiği gerekçesiyle davalının payına düşen kısım yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı taraf, dava dışı «limited şirketin» vergi borcunu ödemek zorunda kaldığını, anılan borçtan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece vergi borcundan şirketin sorumlu olduğu, ortakların bu borçtan dolayı «şahsi sorumlulukları» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafın kararı temyizi üzerine Dairemizce, 24.06.1999 tarihli «ortaklar kurulu» kararında 1997 yılı vergi borcu «dahil» olmak üzere tüm borçların yeni hissedarlara devredildiği hususunun karara bağlandığı, bu durumda davalının vergi borcundan ne miktarda sorumlu olduğu belirlenerek …
Oysa, Amme Alacaklarının Tahsili Hakkındaki Kanun'un 35. maddesi “ Limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. “ hükmünü haiz olup, somut olayda vergi borcunun dava dışı Sistem Sig.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · ortaklar kurulu kararı · dahili dava
Benzer bu karardaDavacı taraf, dava dışı «limited şirketin» vergi borcunu ödemek zorunda kaldığını, anılan borçtan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece vergi borcundan şirketin sorumlu olduğu, ortakların bu borçtan dolayı «şahsi sorumlulukları» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafın kararı temyizi üzerine Dairemizce, 24.06.1999 tarihli «ortaklar kurulu» kararında 1997 yılı vergi borcu «dahil» olmak üzere tüm borçların yeni hissedarlara devredildiği hususunun karara bağlandığı, bu durumda davalının vergi borcundan ne miktarda sorumlu olduğu belirlenerek …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17756 E. , 2013/16082 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.04.2010 tarih ve 2009/213-2010/164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı...Petrol Ürünleri Ltd. Şti. bünyesinde %50 şer paylarının bulunduğunu, müvekkili tarafından şirketin vergi borcu ve Sayıştay zimmet bedeli olan 31.078,49 TL’nin ödendiğini ileri sürerek, davalının hissesine düşen 15.539,24 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının %50 oranında hissedar olduğu döneme rastlayan şirket borçlarından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 11.652,57 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, davalının hissedarı olduğu limitet şirket kamu borcunun diğer hissedar olan davacı tarafından ödendiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından, müvekkili ile davalının dava dışı limitet şirket bünyesinde %50'şer paylarının bulunduğu, müvekkili tarafından şirketin vergi borcunun ödendiği ileri sürülerek işbu dava açılmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda söz konusu kamu borcunun davacı tarafından ödendiği gerekçesiyle davalının payına düşen kısım yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Limitet şirket ortaklarının kamu borcundan kaynaklanan sorumlulukları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35'inci maddesi kapsamında düzenlenmiş ve “Limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.” ibarelerine yer verilmiş olup, ilgili hüküm uyarınca limitet şirketlerden tahsil edilemeyen kamu alacakları için şirket ortaklarına yönelinmesi mümkündür. Bir başka anlatımla şirketin ödeme gücünün bulunmaması, şirket hakkında yapılan takibatın semeresiz kalması gibi hallerde, söz konusu kamu borçlarının tahsili için şirket ortaklarına başvurma imkanı tanınmıştır.
Buna karşın dosya içerisinde mevcut ödeme dekontları incelendiğinde, davaya konu ödemelerin dava dışı limitet şirket tarafından yapıldığına ilişkin açıklamalar bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece söz konusu ödemenin şirket kayıtlarında yer alıp almadığı, ödemenin davacı gerçek kişi tarafından yapılıp yapılmadığı, ödeme davacı tarafından yapılmış olsa dahi şirketin söz konusu ödemeleri yapma gücünün bulunup bulunmadığı hususları incelendikten sonra yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039497600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz