İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5327 E. 2011/16292 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şikayet yolu↗ malvarlığına ilişkin dava↗ hakkın kötüye kullanılması↗ emredici hüküm↗ şikayet↗ oy yasağı↗ muvafakat↗ kamu düzeni↗ istirdat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, 24.03.2006 tarihinden itibaren davacının emekli maaşının kesildiği, 12.04.2007 tarihli karar ile şikayet yolu ile haczin kaldırıldığı, bu süreçte davacının şikayet etmeyerek ve hukuki haklarını kullanmayarak kesintiye zımnen muvafakat ettiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 31.03.2004 tarih, 2004/12-202 Esas 2004/196 Karar sayılı kararında da bu durumun MK'nun 2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının SSK emekli maaşının haczi nedeniyle yapılan kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir.
Kural olarak, borç dolayısıyla borçlunun malvarlığını teşkil eden mal, alacak ve hakları, haczedilebilmekle birlikte, borçlunun ve ailesinin yaşaması ve ekonomik varlığını devam ettirebilmesi için bazı mal ve haklarının haczedilemeyeceği kabul edilmiştir. Nitekim,
İİK’nun 83. maddesinde, kısmen haczedilemeyecek değerler açıkça belirlenmiş, yine davaya konu olan dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı SSK'nun 121. maddesinde de SSK emekli maaşının haczi yasağı açıkça düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, emredici nitelikteki hükümlerdir. Bu kapsamda, mahkemece aksi düşünce ile, Mart 2006 tarihinden Mart 2007 tarihine kadar yasal yollara başvurmamak suretiyle davacının hacze zımnen muvafakat ettiği ve bu döneme ilişkin talepte bulunmasının MK'nun 2. maddesine göre hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3570 E. 2021/1435 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtelik · ipotek · kefalet · hak düşürücü süre · temlik · geçersizlik · ıslah · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket yetkilisi tarafından yapılan «temlikin» «geçersiz» olması dava şirket tarafından davaya devam edilmemesi nedeniyle davacı şirket yönünden asıl davanın reddine, müdahil...tarafından yapılan en «son» ödemenin 08.05.2006 tarihinde gerçekleştiği, davaya müdahale edildiği ve «ıslah» dilekçesinin verildiği tarihten itibaren bir yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, davacı ...'in «sahteliği» ispat edilen «kredi sözleşmelerindeki» imzalarından dolayı bankaya karşı sorumlu olmamakla birlikte, kredi sözleşmesinin «teminatı» olan «ipotek» resmi senedindeki 250.000 USD'lik «kefaleti» nedeniyle bankaya karşı müşterek borçlu ve müteselsil sıfatıyla sorumlu olduğu, bu nedenle banka tarafından alacağın tahsili için hakkında icra takibi yapılmasında …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8843 E. 2011/2364 K.
Ortak:oy yasağı · istirdat · İstirdat
İncelediğiniz karardaDava, davacının SSK emekli maaşının haczi nedeniyle yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Nitekim, İİK’nun 83. maddesinde, kısmen haczedilemeyecek değerler açıkça belirlenmiş, yine davaya konu olan dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı SSK'nun 121. maddesinde de SSK emekli maaşının haczi «yasağı» açıkça düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaDavacı, davalı bankanın, «kredi kartı borcu» nedeniyle hakkında yaptığı icra takibinde, «haciz» «yasağı» bulunmasına rağmen SSK emekli maaşına haciz konularak 11 ay boyunca yapılan kesintiler toplamı olan 1.742 TL’nın davalı bankadan «istirdadına» karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının emekli maaşından kesiti yapılan dönemde, emekl …
Dava, davacının SSK emekli maaşının haczi nedeniyle yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
SSK emekli maaşının haczine ilişkin «yasağın» düzenleyen 506 sayılı yasayı yürürlükten kaldıran ve yeni düzenlemeler içeren 5510 sayılı yasanın 01.01.2007 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmişse de, bu tarih özel yasalarla ertelenmiş ve adı geçen yasa 01.10.2008 tarihinde, emekli maaşı haczine ilişkin yasak da eklenerek yürürlüğe girmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı borcu · takibin kesinleşmesi · haciz
Benzer bu karardaDavacı, davalı bankanın, «kredi kartı borcu» nedeniyle hakkında yaptığı icra takibinde, «haciz» «yasağı» bulunmasına rağmen SSK emekli maaşına haciz konularak 11 ay boyunca yapılan kesintiler toplamı olan 1.742 TL’nın davalı bankadan «istirdadına» karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının emekli maaşından kesiti yapılan dönemde, emekl …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı hakkında yapılan «takibin kesinleştiği», İzmir 6.
O halde mahkemece, 506 sayılı yasa ile «haciz» «yasağının» devam ettiği göz önüne alınarak yapılacak değerlendirme ile karar verilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak red hükmü kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1629 E. 2019/3482 K.
Ortak:şikayet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, 24.03.2006 tarihinden itibaren davacının emekli maaşının kesildiği, 12.04.2007 tarihli karar ile «şikayet yolu» ile haczin kaldırıldığı, bu süreçte davacının şikayet etmeyerek ve hukuki haklarını kullanmayarak kesintiye zımnen «muvafakat» ettiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 31.03.2004 tarih, 2004/12-202 Esas 2004/196 Karar sayılı kararında da bu durumun MK'nun 2. maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacının «haciz» işlemi sonrasında icra müdürlüğünce yapılan işlemin usulsüz olduğu iddiası ile İcra Hukuk Mahkemesi’ne «şikayette» bulunarak haczi kaldırma hakkı bulunmakta olup, Dairemizin yerleşmiş kararları gereğince de sadece maaşın üzerinde bir süre haciz bulunması bir başına manevi tazminatı gerektirmemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haciz ihbarnamesi · ilamsız takip · müddeabih · sahtelik · bloke · ipotek · kefalet · ihtiyati haciz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket yetkilisi tarafından yapılan «temlikin» «geçersiz» olması dava şirket tarafından davaya devam edilmemesi nedeniyle davacı şirket yönünden asıl davanın reddine, müdahil... tarafından yapılan en «son» ödemenin 08/05/2006 tarihinde gerçekleştiği, davaya müdahale edildiği ve «ıslah» dilekçesinin verildiği tarihten itibaren bir yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, davacı ...'in «sahteliği» ispat edilen «kredi sözleşmelerindeki» imzalarından dolayı bankaya karşı sorumlu olmamakla birlikte, kredi sözleşmesinin «teminatı» olan «ipotek» resmi senedindeki 250.000 USD'lik «kefaleti» nedeniyle bankaya karşı müşterek borçlu ve müteselsil sıfatıyla sorumlu olduğu, bu nedenle banka tarafından alacağın tahsili için hakkında icra takibi yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ancak icra «iflas» kanunu hükümleri gereğince borçlunun emekli maaşı haczedilemeyeceği halde davacı...'in SSK emekli maaşının banka tarafından İstanbul 14.
İcra Müdürlüğü’nün 2004/15495 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davalının, davacı hakkında başlattığı «ilamsız takip» öncesinde almış olduğu «ihtiyati haciz» kararını dosyaya «ibraz» ederek 08/07/2004 tarihinde, borçluların bankalar nezdindeki doğmuş ve doğacak mevduat hak ve alacaklarının haczi için İİK’nun 89/1 maddesi gereğince 1. «haciz ihbarnamesi» gönderilmesini talep etmiş olduğu, 1.haciz ihbarnamesine istinaden T.C.
Kararı, «müddeabihi» «temlik» alanlar ... ve... ile davalı vekili temyiz etmiştir.
Yeşilköy Şubesince gönderilen 16/07/2004 tarih 785-319 sayılı cevabi yazıda ise, davacının banka nezdinde SSK maaş hesabının bulunduğu, 5838796 numaralı hesaba «bloke» konulduğunun bildirildiği, daha sonra bu hesaptaki hak ve alacaklar üzerindeki haczin kaldırılması talebi üzerine 09/05/2006 tarihinde ilgili Banka şubesine müzekkere gönderildiği görülmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/5327 E. , 2011/16292 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.12.2009 tarih ve 2007/2340 - 2009/2477 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya olan borcu nedeniyle başlatılan icra takibi kapsamında SSK tarafından bağlanan emekli maaşına haciz konulduğunu, emekli maaşı haczedilemeyeceğinden haczin kaldırılması için Ankara 8. İcra Mahkemesi'ne şikayette bulunulduğunu, şikayetin kabulüne dair karar ile haczin kaldırıldığını ve icra dosyasında mevcut olan toplam 850 TL kesintinin müvekkiline iade edildiğini, ancak kesintilerin 24.03.2006 tarihinde başladığını ve kesintiler dolayısıyla müvekkilinin 1.754,00 TL daha bakiye alacağı bulunduğunu belirterek, 1.754,00 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 2006 yılı başından beri yapılan kesintilere bir itirazının bulunmadığını ve bu suretle kesintilere muvafakat ettiğini, bu aşamadan sonra talepte bulunmasının hakkın kötüye kullanılması olacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, 24.03.2006 tarihinden itibaren davacının emekli maaşının kesildiği, 12.04.2007 tarihli karar ile şikayet yolu ile haczin kaldırıldığı, bu süreçte davacının şikayet etmeyerek ve hukuki haklarını kullanmayarak kesintiye zımnen muvafakat ettiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 31.03.2004 tarih, 2004/12-202 Esas 2004/196 Karar sayılı kararında da bu durumun MK'nun 2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının SSK emekli maaşının haczi nedeniyle yapılan kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir.
Kural olarak, borç dolayısıyla borçlunun malvarlığını teşkil eden mal, alacak ve hakları, haczedilebilmekle birlikte, borçlunun ve ailesinin yaşaması ve ekonomik varlığını devam ettirebilmesi için bazı mal ve haklarının haczedilemeyeceği kabul edilmiştir. Nitekim,
İİK’nun 83. maddesinde, kısmen haczedilemeyecek değerler açıkça belirlenmiş, yine davaya konu olan dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı SSK'nun 121. maddesinde de SSK emekli maaşının haczi yasağı açıkça düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, emredici nitelikteki hükümlerdir. Bu kapsamda, mahkemece aksi düşünce ile, Mart 2006 tarihinden Mart 2007 tarihine kadar yasal yollara başvurmamak suretiyle davacının hacze zımnen muvafakat ettiği ve bu döneme ilişkin talepte bulunmasının MK'nun 2. maddesine göre hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039467200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz