İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8843 E. 2011/2364 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi kartı borcu↗ takibin kesinleşmesi↗ icra hukuk mahkemesi↗ oy yasağı↗ istirdat↗ haciz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı hakkında yapılan takibin kesinleştiği, İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın henüz yürürlüğe girmemiş olan bir kanun hükmüne dayalı olarak verildiği, davacının emekli maaşından kesinti yapılan dönemde emekli maaşının haczinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının SSK emekli maaşının haczi nedeniyle yapılan kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı, davalı bankanın, kredi kartı borcu nedeniyle hakkında yaptığı icra takibinde, haciz yasağı bulunmasına rağmen SSK emekli maaşına haciz konularak 11 ay boyunca yapılan kesintiler toplamı olan 1.742 TL’nın davalı bankadan istirdadına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının emekli maaşından kesiti yapılan dönemde, emekli maaşı haczinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davaya konu emekli maaşı haczinin mümkün olduğuna ilişkin görüş içeren bilirkişi raporunun hatalı olduğu anlaşılmaktadır. SSK emekli maaşının haczine ilişkin yasağın düzenleyen 506 sayılı yasayı yürürlükten kaldıran ve yeni düzenlemeler içeren 5510 sayılı yasanın 01.01.2007 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmişse de, bu tarih özel yasalarla ertelenmiş ve adı geçen yasa 01.10.2008 tarihinde, emekli maaşı haczine ilişkin yasak da eklenerek yürürlüğe girmiştir. Bir başka anlatımla, 121. maddesinde SSK emekli maaşının haczi yasağını düzenleyen 506 sayılı yasa, değinilen tarihe kadar yürürlükte kalmaya devam etmiştir. Bu nedenle, davaya konu olan dönemde SSK emekli maaşının haczedilebilirliğinden söz edilemez. O halde mahkemece, 506 sayılı yasa ile haciz yasağının devam ettiği göz önüne alınarak yapılacak değerlendirme ile karar verilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak red hükmü kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3570 E. 2021/1435 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtelik · ipotek · kefalet · hak düşürücü süre · temlik · geçersizlik · ıslah · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket yetkilisi tarafından yapılan «temlikin» «geçersiz» olması dava şirket tarafından davaya devam edilmemesi nedeniyle davacı şirket yönünden asıl davanın reddine, müdahil...tarafından yapılan en «son» ödemenin 08.05.2006 tarihinde gerçekleştiği, davaya müdahale edildiği ve «ıslah» dilekçesinin verildiği tarihten itibaren bir yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, davacı ...'in «sahteliği» ispat edilen «kredi sözleşmelerindeki» imzalarından dolayı bankaya karşı sorumlu olmamakla birlikte, kredi sözleşmesinin «teminatı» olan «ipotek» resmi senedindeki 250.000 USD'lik «kefaleti» nedeniyle bankaya karşı müşterek borçlu ve müteselsil sıfatıyla sorumlu olduğu, bu nedenle banka tarafından alacağın tahsili için hakkında icra takibi yapılmasında …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5327 E. 2011/16292 K.
Ortak:oy yasağı · istirdat · İstirdat
İncelediğiniz karardaDavacı, davalı bankanın, «kredi kartı borcu» nedeniyle hakkında yaptığı icra takibinde, «haciz» «yasağı» bulunmasına rağmen SSK emekli maaşına haciz konularak 11 ay boyunca yapılan kesintiler toplamı olan 1.742 TL’nın davalı bankadan «istirdadına» karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının emekli maaşından kesiti yapılan dönemde, emekl …
Dava, davacının SSK emekli maaşının haczi nedeniyle yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
SSK emekli maaşının haczine ilişkin «yasağın» düzenleyen 506 sayılı yasayı yürürlükten kaldıran ve yeni düzenlemeler içeren 5510 sayılı yasanın 01.01.2007 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmişse de, bu tarih özel yasalarla ertelenmiş ve adı geçen yasa 01.10.2008 tarihinde, emekli maaşı haczine ilişkin yasak da eklenerek yürürlüğe girmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacının SSK emekli maaşının haczi nedeniyle yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Nitekim, İİK’nun 83. maddesinde, kısmen haczedilemeyecek değerler açıkça belirlenmiş, yine davaya konu olan dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı SSK'nun 121. maddesinde de SSK emekli maaşının haczi «yasağı» açıkça düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şikayet yolu · malvarlığına ilişkin dava · hakkın kötüye kullanılması · emredici hüküm · şikayet · muvafakat · kamu düzeni
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, 24.03.2006 tarihinden itibaren davacının emekli maaşının kesildiği, 12.04.2007 tarihli karar ile «şikayet yolu» ile haczin kaldırıldığı, bu süreçte davacının şikayet etmeyerek ve hukuki haklarını kullanmayarak kesintiye zımnen «muvafakat» ettiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 31.03.2004 tarih, 2004/12-202 Esas 2004/196 Karar sayılı kararında da bu durumun MK'nun 2. maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Söz konusu düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup, «emredici» nitelikteki hükümlerdir.
Bu kapsamda, mahkemece aksi düşünce ile, Mart 2006 tarihinden Mart 2007 tarihine kadar yasal yollara başvurmamak suretiyle davacının hacze zımnen «muvafakat» ettiği ve bu döneme ilişkin talepte bulunmasının MK'nun 2. maddesine göre «hakkın kötüye kullanılması» olarak değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Kural olarak, borç dolayısıyla borçlunun «malvarlığını» teşkil eden mal, alacak ve hakları, haczedilebilmekle birlikte, borçlunun ve ailesinin yaşaması ve ekonomik varlığını devam ettirebilmesi için bazı mal ve haklarının haczedilemeyeceği kabul edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9402 E. 2012/16698 K.
Ortak:takibin kesinleşmesi · istirdat · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı hakkında yapılan «takibin kesinleştiği», İzmir 6.
Dava, davacının SSK emekli maaşının haczi nedeniyle yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Davacı, davalı bankanın, «kredi kartı borcu» nedeniyle hakkında yaptığı icra takibinde, «haciz» «yasağı» bulunmasına rağmen SSK emekli maaşına haciz konularak 11 ay boyunca yapılan kesintiler toplamı olan 1.742 TL’nın davalı bankadan «istirdadına» karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının emekli maaşından kesiti yapılan dönemde, emekl …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı hakkında yapılan «takibin kesinleştiği», İzmir 6.
… emiz bozma ilamına uyularak bozma öncesi alınan bilirkişi kurulu raporuna göre, davacının emekli maaşından yapılan kesintiler tespit edildiği gerekçesiyle davacının «istirdat» talebini kabulü ile 1.742,00 TL kesilen tutar ile 109.47 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 1.851.47 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz
Benzer bu kararda… emiz bozma ilamına uyularak bozma öncesi alınan bilirkişi kurulu raporuna göre, davacının emekli maaşından yapılan kesintiler tespit edildiği gerekçesiyle davacının «istirdat» talebini kabulü ile 1.742,00 TL kesilen tutar ile 109.47 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 1.851.47 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8843 E. , 2011/2364 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.05.2009 tarih ve 2008/1045-2009/461 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın, müvekkili hakkında başlattığı icra takibinde, müvekkilinin emekli maaşının 1/4 üne haciz koyarak 11 ay boyunca 1.742 TL tahsil ettiğini, bunun üzerine İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesine başvurarak bu haczin kaldırılmasını sağladıklarını ileri sürerek, davalı banka tarafından tahsil edilen 1.742 TL nın davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı hakkında yapılan takibin kesinleştiği, İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın henüz yürürlüğe girmemiş olan bir kanun hükmüne dayalı olarak verildiği, davacının emekli maaşından kesinti yapılan dönemde emekli maaşının haczinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının SSK emekli maaşının haczi nedeniyle yapılan kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı, davalı bankanın, kredi kartı borcu nedeniyle hakkında yaptığı icra takibinde, haciz yasağı bulunmasına rağmen SSK emekli maaşına haciz konularak 11 ay boyunca yapılan kesintiler toplamı olan 1.742 TL’nın davalı bankadan istirdadına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının emekli maaşından kesiti yapılan dönemde, emekli maaşı haczinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davaya konu emekli maaşı haczinin mümkün olduğuna ilişkin görüş içeren bilirkişi raporunun hatalı olduğu anlaşılmaktadır. SSK emekli maaşının haczine ilişkin yasağın düzenleyen 506 sayılı yasayı yürürlükten kaldıran ve yeni düzenlemeler içeren 5510 sayılı yasanın 01.01.2007 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmişse de, bu tarih özel yasalarla ertelenmiş ve adı geçen yasa 01.10.2008 tarihinde, emekli maaşı haczine ilişkin yasak da eklenerek yürürlüğe girmiştir.
Bir başka anlatımla, 121. maddesinde SSK emekli maaşının haczi yasağını düzenleyen 506 sayılı yasa, değinilen tarihe kadar yürürlükte kalmaya devam etmiştir. Bu nedenle, davaya konu olan dönemde SSK emekli maaşının haczedilebilirliğinden söz edilemez. O halde mahkemece, 506 sayılı yasa ile haciz yasağının devam ettiği göz önüne alınarak yapılacak değerlendirme ile karar verilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak red hükmü kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016496100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz