YK üyeleri birbirinin ibrasında oy kullanamaz; muhalefet şerhi olmadan iptal istenebilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7064 E. 2011/17661 K. · · İlk derece: 1.Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
YK üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin ibrasında oy kullanamaz (TTK 374/2, buyurucu); bu yasağa aykırı oyla alınan ibra kararına karşı ortaklar muhalefet şerhi olmasa dahi iptal davası açabilir. Kârın gerçeğe aykırı gösterildiği iddiasında ise ispat yükü davacıdadır.
Ele alınan sorunlar
YK üyelerinin karşılıklı ibra oylamasına katılması ve muhalefet şerhi koşulu → kabul
İddia: Davacılar, genel kurulda alınan ibra ve ilgili kararların kanuna, ana sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 374/2 uyarınca yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin ibralarına ilişkin kararlarda oy hakkına sahip değildir; bu hüküm buyurucudur. Yönetim kurulu üyeleri birbirlerinin ibra oylamasına katılıp oy kullanmışsa, bu şekilde alınan genel kurul kararına karşı iptal davası açan ortaklar, muhalefet şerhlerini tutanağa yazdırmamış olsalar bile ibraya ilişkin kararın iptalini isteyebilir. Somut olayda ibraya yönelik hisse dikkate alındığında çoğunluk hisse ibra edilmeme yönünde olduğundan, ibra kararının iptaline karar verilmesi gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kâr payının düşük/gerçeğe aykırı gösterildiği iddiasının ispatı → ret
İddia: Davacılar, bilanço üzerinde oynama yapıldığını, kâr payının düşük gösterildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Kârın dağıtılmasına ilişkin genel kurul kararı oy birliğiyle alınmışsa ve bu durumun gerçeği yansıtmadığını ispat yükü altında bulunan davacı taraf bunu kanıtlayamamışsa, bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
YK üyelerinin karşılıklı ibra oylamasında oydan yoksunluğu (TTK 374/2) ve muhalefet şerhi olmadan ibra kararının iptalinin istenebilmesi yönünden emsal.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibra↗ oydan yoksunluk↗ muhalefet şerhi↗ genel kurul kararının iptali↗ ispat yükü↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetim kurulu üyelerinin ibrada oy kullanamaması ve karar nisabının denetimi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6337 E. 2014/12935 K.
Ortak:ibra · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaTTK’nun 374/2. madde hükmü karşısında, «yönetim kurulu» üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin «ibralarına» ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir.
Somut olayda, «yönetim kurulu» üyeleri, birbirlerinin «ibra» oylamasına katılmışlar ve oy kullanmışlardır.
Bu şekilde alınan genel kurul kararına karşı «iptal davası» açan ortaklar, «muhalefet şerhlerini» tutanağa yazdırmamış olsalar bile, «ibraya» ilişkin «genel kurul kararının iptalini» isteyebilirler.
Benzer bu karardaDavacı tarafça iptali istenen 7 nolu genel kurul kararında şirketin «yönetim kurulu» üyeleri ayrı ayrı «ibra» edilmişlerdir.
Ancak, somut olaya uygulanması gerekli mülga 6762 sayılı TTK’nun 374/2. maddesi hükmü karşısında, «yönetim kurulu» üyeleri kendilerinin ve diğer «yönetim kurulu üyelerinin ibralarına» ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir.
Somut olayda «yönetim kurulu» üyeleri ayrı ayrı «ibra» edilmiş olup, ibrada oy kullanamayacak olan kişilerin oyları çıkarıldığında, geriye kalan ret oyları kabul oylarından fazladır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar nisabı · mutlak butlan
Benzer bu karardaOylamaya katılmaması gereken ortağın oy kullanmasına rağmen bu oyların bulunmaması halinde dahi karar «nisabı» oluşuyorsa kararın «mutlak butlanla» batıl olduğu kabul edilemez.
Aksi halde, yani lehine izin kararı verilen «yönetim kurulu» üyesinin oylarının çıkarılması halinde karar «nisabı» oluşmuyorsa kararın «mutlak butlanla» batıl olduğu kabul edilmelidir.
Bu durumda, «ibra» için gerekli karar «nisabı» sağlanamamış olduğu halde bu yön üzerinde durulmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan gerekçe ile davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10145 E. 2011/2866 K.
Ortak:muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · ibra
İncelediğiniz karardaBu şekilde alınan genel kurul kararına karşı «iptal davası» açan ortaklar, «muhalefet şerhlerini» tutanağa yazdırmamış olsalar bile, «ibraya» ilişkin «genel kurul kararının iptalini» isteyebilirler.
2- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
TTK’nun 374/2. madde hükmü karşısında, «yönetim kurulu» üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin «ibralarına» ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir.
Benzer bu karardaBu şekilde alınan genel kurul kararına karşı «iptal davası» açan ortaklar, «muhalefet şerhlerini» tutanağa yazdırmamış olsalar bile, «ibraya» ilişkin «genel kurul kararının iptalini» isteyebilirler.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, genel kurulda alınan kararlara ret oyu veren davacılar, muhalif kaldıklarını «toplantı tutanağına» yazdırmadıklarından, genel kurulun iptaline ilişkin istemlerden «ibra» dışındakilerin reddine karar verilmesi gerektiği, yapılan harcamaların davalı şirketin otel işletmesi yararına olduğu, şirket yöneticilerinin şirketi iyi yönetmedikleri iddiasının kanıtlanmadığı, «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkin davanın sadece şirkete yöneltilebileceği, şirket yöneticileri ibraya ilişkin kararda kendi lehlerine oy kullanmaları nedeniyle alınan bu karar batıl ise de …
2- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyım atanması · toplantı tutanağı · kayyım · cy/cy şerhi · iptal davası · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaBu şekilde alınan genel kurul kararına karşı «iptal davası» açan ortaklar, «muhalefet şerhlerini» tutanağa yazdırmamış olsalar bile, «ibraya» ilişkin «genel kurul kararının iptalini» isteyebilirler.
3-Öte yandan, dava dilekçesi ile şirkete «kayyım atanması» istenmiş olmasına rağmen, bu konuda hiçbir gerekçe gösterilmeksizin red kararı verilmesi de doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, genel kurulda alınan kararlara ret oyu veren davacılar, muhalif kaldıklarını «toplantı tutanağına» yazdırmadıklarından, genel kurulun iptaline ilişkin istemlerden «ibra» dışındakilerin reddine karar verilmesi gerektiği, yapılan harcamaların davalı şirketin otel işletmesi yararına olduğu, şirket yöneticilerinin şirketi iyi yönetmedikleri iddiasının kanıtlanmadığı, «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkin davanın sadece şirkete yöneltilebileceği, şirket yöneticileri ibraya ilişkin kararda kendi lehlerine oy kullanmaları nedeniyle alınan bu karar batıl ise de …
2- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1843 E. 2015/8132 K.
Ortak:muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · ibra
İncelediğiniz karardaBu şekilde alınan genel kurul kararına karşı «iptal davası» açan ortaklar, «muhalefet şerhlerini» tutanağa yazdırmamış olsalar bile, «ibraya» ilişkin «genel kurul kararının iptalini» isteyebilirler.
2- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
TTK’nun 374/2. madde hükmü karşısında, «yönetim kurulu» üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin «ibralarına» ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir.
Benzer bu karardaTTK 374 ncü madde hükmü buyurucu niteliktedir.Bu şekilde alınan genel kurul kararına karşı ortaklar, «muhalefet şerhlerini» tutanağa yazdırmamış olsalar bile «ibraya» ilişkin «genel kurul kararının iptalini» isteyebilirler.
Oysa, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin kararın da iptali istenilmiş olup, TTK 374/2 nci madde hükmü karşısında,yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin «ibralarına» ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir.
Somut olayda, «yönetim kurulu» üyelerinin kendilerinin ve birbirlerinin «ibra» oylamasına katıldıkları ve olumlu oy kullandıkları anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:oy hakkından yoksunluk · peşin muhalefet · rekabet yasağı · pay sahipliği · cy/cy şerhi · oy yasağı · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaÖte yandan,mülga TTKnun 334-335 nci madde hükümleri çerçevesinde kendilerine genel kurul tarafından izin verilmesine ilişkin kararda «yönetim kurulu» üyeleri kendi menfaatlerini ilgilendiren bir konu olduğundan TTK.nun 374/1 ve 361/3 ncü madde hükümleri uyarınca oy «hakkından yoksundurlar».Diğer bir deyişle,TTK.nun 334-335 nci maddeleri çerçevesinde alınan kararlara hakkında izin verilen yönetim kurulu üyeleri oy vererek katılmaz.
Bu bağlamda, TTK'nun 361/3 ncü maddesi hükmünce «pay sahipleri» «muhalefet şerhi» yazmamış olsalar bile bu şekilde alınan kararın iptalini mahkemeden isteyebilirler.
Bu durumda, mahkemece, davaya konu edilen gündemin yönetim kurulunun ibrasına ilişkin (7 nolu) ve «rekabet yasağının» kaldırılmasına ilişkin (8 nolu) maddelerinin yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre işin esasına girilmesi gerekeceği kuşkusuz ol …
Mahkemece, salt davacıların alınan kararlara karşı «peşin muhalefetlerinin» dava hakkı vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,verilen bu karar Dairemizce de onanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/7064 E. , 2011/17661 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2009 tarih ve 2008/423 - 2009/973 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkili ...'ın davalı Şirketin kurucusu ve %20 hissesine sahip ortağı olduğunu, ayrıca yine %20 hisse ile davalı şirkete ortak olan diğer davacı Femko İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş.'nin temsilcisi bulunduğunu, müvekkilinin uzunca bir süredir şirket yönetimine katılmasının engellendiğini, bu nedenlerle daha önce fiilen bıraktığı şirket yönetim kurulu başkanlığından 18.07.2007 tarihinde istifa ettiğini, genel kurula hazırlık için istediği evrak ve belgelerin kendisine verilmediğini, 31.12.2007 tarihinde yapılan yapılan şirket genel kurulunda TTK'nun 377. maddesi uyarınca bilanço ve gelir gider tablosu ile ibra konusundaki görüşmelerin 31.01.2008 tarihine ertelendiğini, ancak istenen belgelerin müvekkiline bu defa da gönderilmediğini, genel kurulda müvekkilinin detaylı görüşme yapılması yönündeki talebinin oy çokluğu ile reddedildiğini, bunun üzerine toplantının 2.
defa ertelenmesinin talep edildiğini, ancak bu talebin de kabul görmediğini, TTK'nun 377. maddesi uyarınca alınan kararın iptalinin gerektiğini, kâr payının düşük olarak gösterildiğini, mevcut yönetim kurulu tarafından bilanço üzerinde oynamalar yapıldığını, %115 likidite oranına sahip şirketin borçlarını ödeyebilecek durumda bulunduğunu, kısa vadeli borç toplamının fahiş olduğunu ileri sürerek, bilanço ve kâr zarar cetvelindeki gerçeğe aykırı ve usulsüz işlemlerin tespit edilerek düzeltilmesine, bilanço ve kâr zarar cetvelinin tasdik olunamayacağına, ibra hakkındaki oylamanın geçersizliğinin tespitine, ibra edilmeyen denetçinin tekrar seçilmesine ilişkin kararın iptaline, müvekkili dışındaki yönetim kurulu üyelerinin şahsi sorumluluklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından talep edilen belge ve raporların şirket merkezinde tüm ortakların bilgisine sunulduğunu, 31.01.2008 tarihli genel kurul toplantısının şirket anasözleşmesine ve TTK'nun 388. maddesinde öngörülen toplantı ve karar nisabına uygun olarak yapıldığını, davacının bilanço hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, şahsi sorumluluk tespitine ilişkin davanın tüm yönetim kurulu üyelerine karşı açılmasının gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 31.01.2008 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların kanuna, anasözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı bir yönlerinin olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kârın dağıtılmasına ilişkin genel kurul kararının oy birliğiyle alınmış bulunmasına ve ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafın bu durumun gerçeği yansıtmadığını kanıtlayamamış olmasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
TTK’nun 374/2. madde hükmü karşısında, yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin ibralarına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir. Somut olayda, yönetim kurulu üyeleri, birbirlerinin ibra oylamasına katılmışlar ve oy kullanmışlardır. TTK'nun 374. maddesi hükmü buyurucu niteliktedir. Bu şekilde alınan genel kurul kararına karşı iptal davası açan ortaklar, muhalefet şerhlerini tutanağa yazdırmamış olsalar bile, ibraya ilişkin genel kurul kararının iptalini isteyebilirler.
Somut olayda, davalı şirketin 10.000 hissesinin bulunduğu, yönetim kurulu üyelerinin ibralarının ayrı ayrı oylandığı, davacı ... dışındaki yönetim kurulu üyelerinin ibrasında verilen “evet” oylarının yönetim kurulu üyesi olan ortaklara ait olduğu, ibraya yönelik hisse nazara alındığında çoğunluk hissenin ibra edilmeme yönünde bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, iptali istenen genel kurulun yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin maddesinin yukarıda yapılan açıklamalar ışığında iptaline karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039377900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz