6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16696 E. 2013/13933 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
poliçe limiti özel dava şartı ticari dava niteliği illiyet bağı temerrüt tarihi ba formu ticari faiz sigorta sözleşmesi iş bölümü yasal faiz avans faizi temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı ile Acil Tedavi Sigortası imzaladığı, davacının poliçe öncesinde hipertansiyon hastası olduğunu ilgili formda beyan etmediği, Acil Tedavi Sigortasının Özel Şartlar kapsamında ise VII. bölüm hizmetlerin kapsamı başlığı altında 15. maddede açıkça kalp krizi ve ritim bozuklukları, geçirilmekte olan kalp krizi vb.nin kapsam dahilinde olduğunun belirtildiği,davacıya ait doktor muayene bulguları ve anamnezi dikkate alındığından poliçenin düzenleme tarihinden önce hipertansiyon hastası olduğu, ancak bunun dava konusu acil durum ile illiyet bağının olmadığı, dava konusu rahatsızlığın Acil Tedavi Sigortasının Özel Şartlar kapsamında VII bölüm hizmetlerin kapsamı başlığı altında 15. maddede belirtilen acil durumlar kapsamında olduğu, dava konusu davacıya takılan malzemenin davacının acil tedavisi için gerekli olduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının alacağı poliçe limitlerine göre 2.000 Dolar'ın dava tarihindeki kur esas alınarak 2.991,20 TL nin davalı tarafından davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, sağlık sigortası bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne ve hükmedilen tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ancak dava dilekçesinde sigorta bedelinin 09.06.2009 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istenmiştir. Mahkemece taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine göre davalının temerrüde düşüp düşmediği, temerrüde düşmüş ise temerrüt tarihi araştırılmaksızın ve sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların TTK'da düzenlenen ticari iş niteliğinde bulunmasına ve dava dilekçesinde de ticari faiz talep edilmesine rağmen yasal faize hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Bu nedenle taraflar arasındaki sigorta sözleşmesi ve sözleşmenin genel şartları değerlendirilmek suretiyle davalının dava tarihinden önce temerrüde düşüp düşmediği, şayet temerrüde düşmüş ise temerrüt tarihi belirlenerek bu tarih itibariyle avans faiz oranına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9407 E. 2013/8054 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Beyan yükümlülüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13846 E. 2013/13190 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sağlık sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12135 E. 2012/3183 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Cayma hakkı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8061 E. 2018/1415 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/16696 E.  ,  2013/13933 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.04.2012 tarih ve 2010/637-2012/473 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 07.12.2006 tarihinde Garanti Bankası'ndan aldığı 27.000,00 TL tüketici kredisi ile araç satın aldığını, satıcı firmanın yanı zamanda Güven Sigorta A.Ş. yetkili satıcısı olarak KTK gereğince zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ve Axa Oyak Sigorta Maksimum Kasko Poliçesi düzenlendiğini, aynı zamanda müvekkilinin medline acıl tedavi kapsamında olması gerektiği yolunda telkinde bulunarak ikna ettiğini, müvekkili ile eşinin bilgilerini Medline'a ilettiğini, müvekkilinin kısa bir süre sonra imza ve kaşe içermeyen medline ait imzaladığını ve sigorta merkezine gönderdiğini, sözleşmenin sonraki 2 yıl daha uzatıldığını, davacının 06.06.2009 günü rahatsızlanması nedeniyle medline ile irtibata geçtiğini, sigortalı kurumun önerisi üzerine...

Hastanesi'ne götürüldüğünü, hastanede davacının rahatsızlıklarının sigorta kapsamında olmadığının söylendiğini ve davacının tıp fakültesi hastanesine götürüldüğünü, Medline'nın talep edilmesine rağmen ambulans hizmeti vermediğini, müvekkilinin tıp fakültesi hastanesinde kalp krizi geçirmekte olduğunun saptandığını, davalı şirketin müvekkilinin kalp krizi geçirirken acil tedavi hizmeti vermediğini, sözleşme edimlerini yerine getirmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin yapmış olduğu 4.467,45 TL tedavi masrafının 09.06.2009 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının rahatsızlığının geçmişten geldiğini, sigorta sözleşmesi yapılırken bu durumun sigorta şirketine bildirilmediğini, geçmişten gelen rahatsızlıkların acil tedavi sigorta poliçesi kapsamında yer almadığını, davacının yapılan operasyonlarla ilgili SGK'ya başvurduğu ve SGK tarafından ödeme yapıldığını, davacının müvekkili şirketten provizyon talebinde bulunduğunu, konuya ilişkin hastane kayıtları, faturaların değerlendirilmesi, ve sigorta şirketleri ile yapılan görüşmeler neticesinde reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı ile Acil Tedavi Sigortası imzaladığı, davacının poliçe öncesinde hipertansiyon hastası olduğunu ilgili formda beyan etmediği, Acil Tedavi Sigortasının Özel Şartlar kapsamında ise VII. bölüm hizmetlerin kapsamı başlığı altında 15. maddede açıkça kalp krizi ve ritim bozuklukları, geçirilmekte olan kalp krizi vb.nin kapsam dahilinde olduğunun belirtildiği,davacıya ait doktor muayene bulguları ve anamnezi dikkate alındığından poliçenin düzenleme tarihinden önce hipertansiyon hastası olduğu, ancak bunun dava konusu acil durum ile illiyet bağının olmadığı, dava konusu rahatsızlığın Acil Tedavi Sigortasının Özel Şartlar kapsamında VII bölüm hizmetlerin kapsamı başlığı altında 15.

maddede belirtilen acil durumlar kapsamında olduğu, dava konusu davacıya takılan malzemenin davacının acil tedavisi için gerekli olduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının alacağı poliçe limitlerine göre 2.000 Dolar'ın dava tarihindeki kur esas alınarak 2.991,20 TL nin davalı tarafından davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, sağlık sigortası bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne ve hükmedilen tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ancak dava dilekçesinde sigorta bedelinin 09.06.2009 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istenmiştir. Mahkemece taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine göre davalının temerrüde düşüp düşmediği, temerrüde düşmüş ise temerrüt tarihi araştırılmaksızın ve sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların TTK'da düzenlenen ticari iş niteliğinde bulunmasına ve dava dilekçesinde de ticari faiz talep edilmesine rağmen yasal faize hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.

Bu nedenle taraflar arasındaki sigorta sözleşmesi ve sözleşmenin genel şartları değerlendirilmek suretiyle davalının dava tarihinden önce temerrüde düşüp düşmediği, şayet temerrüde düşmüş ise temerrüt tarihi belirlenerek bu tarih itibariyle avans faiz oranına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 183,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038733700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.