Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9407 E. 2013/8054 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunun oluşa uygun olduğu ve tedavilerin poliçeyle uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
...- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Dava, davacı ... şirketiyle davalı arasında düzenlenen sağlık sigorta poliçesi gereğince davacı tarafça fazladan ödendiği iddia olunan tedavi giderlerinin iadesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının sigorta poliçesi tanzimi sırasında sağlığı ile ilgili rahatsızlıklarını beyan edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, davalının poliçe tanzimi sırasında doldurduğu başvuru formunda her hangi bir rahatsızlığının bulunmadığını bildirdiğini ancak davalının bel fıtığı ve kalp çarpıntısı rahatsızlığı sebebiyle tedavi gördüğünü ve tedavi giderlerinin vekili tarafından karşılandığını ancak davalının başvuru formunun tanzimi sırasında deyiminden rahatsızlıklarını beyan etmediğini ileri sürmüş, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda ise davalının kalp ritim bozukluğu ile ilgili rahatsızlığının poliçe tanzimi öncesinde de mevcut olduğu, bu rahatsızlığa ilişkin olarak doktor teşhisin konulmuş olduğu bildirilmiş ancak mahkemece söz konusu bilirkişi raporu üzerinde durularak değinilen husus karar yerinde tartışılmış değildir. Bu durumda davacının kalp ritim
bozukluğuna ilişkin olarak gördüğü tedaviye yönelik giderlerin iadesinin gerekip gerekmeyeceği hususu tartışılarak sonuca gidilmesi gerekirken, salt bilirkişi raporunun oluşa uygun olduğundan ve tedavilerin poliçeyle uyumlu olduğundan bahsedilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8061 E. 2018/1415 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cayma hakkı · bildirim yükümlülüğü · iyiniyet kuralı · sigorta ettiren · iyiniyet · riziko · yenileme · ihbar
Benzer bu karardaAnjioplasti (....) yapıldığı, bu durumun sigortacının «rizikoya» etki edecek gerçek durumu bilmesi halinde sözleşmeyi hiç yapmamasını veya sözleşmeyi daha ağır koşullarla yapmasını gerektirecek ölçüde rizikonun takdiri bakımından önemli olduğu, bu nedenle «sigorta ettirenin» «ihbar» («bildirim) yükümlülüğünü» ihlal ettiği ve davalı şirketin «cayma hakkını» haklı olarak kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının 2005 yılında yurtdışında kalp rahatsızlığından dolayı gerçekleştirilen .... işlemini davalı ... şirketine bildirmediği ve bu nedenle «sigorta ettirenin» «bildirim yükümlülüğünü» ihlal ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… kapsamında ödeme yapıp yapmadığı, sigorta şirketinin davacının kalp rahatsızlığından haberdar olduğu ve ödeme yaptığı kanaatine varılır ise bu durumun dürüstlük ve «iyiniyet kurallarına» aykırılık oluşturup oluşturmadığı hususları tartışılıp, ayrıca 6102 sayılı TTK'nın 1438. maddesi de gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanıl …
Oysa, dosya kapsamından, taraflar arasında ilk olarak 15.12.2004 tarihinde ".....i" düzenlendiği ve 15.12.2006 tarihli «yenilemeden» itibaren davacıya ömür boyu yenileme hakkı tanındığı, poliçenin iptal edildiği 14.04.2014 tarihine kadar da her yıl yenilendiği, davacıya poliçenin düzenlenmesinde …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16696 E. 2013/13933 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · illiyet bağı · temerrüt tarihi · ba formu · ticari faiz · sigorta sözleşmesi · iş bölümü · yasal faiz
Benzer bu kararda… ilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı ile Acil Tedavi Sigortası imzaladığı, davacının poliçe öncesinde hipertansiyon hastası olduğunu ilgili «formda» beyan etmediği, Acil Tedavi Sigortasının Özel Şartlar kapsamında ise VII. «bölüm» hizmetlerin kapsamı başlığı altında 15. maddede açıkça kalp krizi ve ritim bozuklukları, geçirilmekte olan kalp krizi vb.nin kapsam dahilinde olduğunun belirtildiği,davacıya ait doktor muayene bulguları ve anamnezi dikkate alındığından poliçenin düzenleme tarihinden önce hipertansiyon hastası olduğu, ancak bunun dava konusu acil durum ile «illiyet bağının» olmadığı, dava konusu rahatsızlığın Acil Tedavi Sigortasının Özel Şartlar kapsamında VII bölüm hizmetlerin kapsamı başlığı altında 15. maddede belirtilen acil durumlar kapsamında olduğu, dava konusu davacıya takılan malzemenin davacının acil tedavisi için gerekli olduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının alacağı «poliçe limitlerine» göre 2.000 Dolar'ın dava tarihindeki kur esas alınarak 2.991,20 TL nin davalı tarafından davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» göre davalının «temerrüde» düşüp düşmediği, temerrüde düşmüş ise «temerrüt tarihi» araştırılmaksızın ve sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların TTK'da düzenlenen ticari iş niteliğinde bulunmasına ve dava dilekçesinde de «ticari faiz» talep edilmesine rağmen «yasal faize» hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.
Bu nedenle taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesi» ve sözleşmenin genel şartları değerlendirilmek suretiyle davalının dava tarihinden önce «temerrüde» düşüp düşmediği, şayet temerrüde düşmüş ise «temerrüt tarihi» belirlenerek bu tarih itibariyle «avans faiz» oranına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne ve hükmedilen tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9407 E. , 2013/8054 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....03.2012 tarih ve 2009/430-2012/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ferdi sağlık sigorta poliçesi düzenlendiğini davalının, poliçe tanzimi sırasında doldurduğu başvuru formunda herhangi bir rahatsızlığının bulunmadığını bildirdiğini, davalının çarpıntı ve bel fıtığı nedeniyle gördüğü tedavi ücretlerinin müvekkilince karşılandığını ancak bu rahatsızlıkların daha önce de mevcut olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, ....972,50 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunun oluşa uygun olduğu ve tedavilerin poliçeyle uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
...- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Dava, davacı ... şirketiyle davalı arasında düzenlenen sağlık sigorta poliçesi gereğince davacı tarafça fazladan ödendiği iddia olunan tedavi giderlerinin iadesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının sigorta poliçesi tanzimi sırasında sağlığı ile ilgili rahatsızlıklarını beyan edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, davalının poliçe tanzimi sırasında doldurduğu başvuru formunda her hangi bir rahatsızlığının bulunmadığını bildirdiğini ancak davalının bel fıtığı ve kalp çarpıntısı rahatsızlığı sebebiyle tedavi gördüğünü ve tedavi giderlerinin vekili tarafından karşılandığını ancak davalının başvuru formunun tanzimi sırasında deyiminden rahatsızlıklarını beyan etmediğini ileri sürmüş, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda ise davalının kalp ritim bozukluğu ile ilgili rahatsızlığının poliçe tanzimi öncesinde de mevcut olduğu, bu rahatsızlığa ilişkin olarak doktor teşhisin konulmuş olduğu bildirilmiş ancak mahkemece söz konusu bilirkişi raporu üzerinde durularak değinilen husus karar yerinde tartışılmış değildir.
Bu durumda davacının kalp ritim
bozukluğuna ilişkin olarak gördüğü tedaviye yönelik giderlerin iadesinin gerekip gerekmeyeceği hususu tartışılarak sonuca gidilmesi gerekirken, salt bilirkişi raporunun oluşa uygun olduğundan ve tedavilerin poliçeyle uyumlu olduğundan bahsedilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/510107300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz