Ticaret unvanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/9780 E. 2012/1361 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu internet alan adının davalı şirketin çalışanı Mustafa Sait Durak tarafından alındığı, davalının bu eylem nedeniyle BK. M. 55 gereğince sorumlu olduğu ve eylemin haksız rekabet oluşturduğu ancak davacının maddi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine ve önlenmesine, davalı tarafından kurulan web sitesinin kapatılmasına, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, TTK’nun 57/5 ve 59. maddeleri hükümlerine göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2– Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanını içeren internet alan adının davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü ile birlikte davacının maddi zararının bulunmadığı gerekçesi ile maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı itibari ile mahkemece, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğu yönündeki değerlendirme isabetli olmakla birlikte, bu durumun davacı açısından maddi kayba yol açacağı kuşkusuzdur. Ancak somut olayda olduğu gibi zararının varlığı mevcut olup miktarının belirlenemediği
..../....
2010/9780
2012/1361
S.2
hallerde BK’nun 42. maddesi gereğince zararın boyutu hâkim tarafından belirlenmeli ve uygun bir tazminata hükmedilmelidir. Bu bağlamda, davacı lehine BK'nun 42 ncı maddesi hükmü uyarınca bir miktar maddi tazminata hükmetmek yerine bu kalem tazminat isteminin kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3– Öte yandan, davacı tarafça, davalının eylemi nedeniyle manevi tazminat da talep edilmiş olup mahkemece, olayda BK’nun 49 ve TTK’nun 58/1-e maddeleri göz önüne alınarak, davacının manevi zararının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken, değinilen husus karar yerinde tartışılmaksızın, davacının maddi zararının bulunmadığından söz edilerek talebin reddi yönünde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3046 E. 2011/14657 K.
Ortak:kâr kaybı · maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda2– Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili, müvekkilinin «ticaret unvanını» içeren internet alan adının davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin kabulü ile birlikte davacının maddi zararının bulunmadığı gerekçesi ile «maddi tazminat» isteminin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamı itibari ile mahkemece, davalının eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu yönündeki değerlendirme isabetli olmakla birlikte, bu durumun davacı açısından maddi «kayba» yol açacağı kuşkusuzdur.
55 gereğince sorumlu olduğu ve eylemin «haksız rekabet» oluşturduğu ancak davacının maddi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine ve önlenmesine, davalı tarafından kurulan web sitesinin kapatılmasına, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya ait sertifika numarasını ürünlerinde kullandığı, bu şekilde davalının «haksız rekabetinin» kanıtlandığı ancak davacının bu nedenle uğradığı zararın hesaplanamadığı gerekçesiyle «maddi tazminat» talebinin reddi ile 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2 - Davacı vekili, müvekkiline ait sebze ve meyve taşıma kasası üretim sertifika numarasının davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalının davacıya ait sertifika numarasını ürünlerinde kullandığı ve eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiği kabul edilmiş ancak davacının bu nedenle uğradığı zararın hesaplanamadığı gerekçesi ile «maddi tazminat» isteminin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamı itibari ile mahkemece, davalının eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu yönündeki değerlendirme isabetli olmakla birlikte, bu durumun davacı açısından maddi «kayba» yol açacağı kuşkusuzdur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/9780 E. , 2012/1361 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
VEKİLİ Av. ...
VEKİLİ Av. ...
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2009 tarih ve 2005/507-2009/465 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin faaliyet alanlarının aynı olduğunu, davalının, müvekkilinin ticaret unvanını EkremNarin.com alan internet adı olarak kullandığını ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, 5.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu internet alan adının davalı şirketin çalışanı Mustafa Sait Durak tarafından alındığı, davalının bu eylem nedeniyle BK. M. 55 gereğince sorumlu olduğu ve eylemin haksız rekabet oluşturduğu ancak davacının maddi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine ve önlenmesine, davalı tarafından kurulan web sitesinin kapatılmasına, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, TTK’nun 57/5 ve 59. maddeleri hükümlerine göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2– Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanını içeren internet alan adının davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü ile birlikte davacının maddi zararının bulunmadığı gerekçesi ile maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı itibari ile mahkemece, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğu yönündeki değerlendirme isabetli olmakla birlikte, bu durumun davacı açısından maddi kayba yol açacağı kuşkusuzdur. Ancak somut olayda olduğu gibi zararının varlığı mevcut olup miktarının belirlenemediği
..../....
2010/9780
2012/1361
S.2
hallerde BK’nun 42. maddesi gereğince zararın boyutu hâkim tarafından belirlenmeli ve uygun bir tazminata hükmedilmelidir. Bu bağlamda, davacı lehine BK'nun 42 ncı maddesi hükmü uyarınca bir miktar maddi tazminata hükmetmek yerine bu kalem tazminat isteminin kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3– Öte yandan, davacı tarafça, davalının eylemi nedeniyle manevi tazminat da talep edilmiş olup mahkemece, olayda BK’nun 49 ve TTK’nun 58/1-e maddeleri göz önüne alınarak, davacının manevi zararının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken, değinilen husus karar yerinde tartışılmaksızın, davacının maddi zararının bulunmadığından söz edilerek talebin reddi yönünde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Davalı
21,15 H
17,15 PH
04,00 BK
16.02.2012 Y.K
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1036531400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz