6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticaret unvanı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/9780 E. 2012/1361 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı kâr kaybı maddi ve manevi tazminat maddi tazminat haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 42BK 49 · TTK — TTK 57TTK 58

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu internet alan adının davalı şirketin çalışanı Mustafa Sait Durak tarafından alındığı, davalının bu eylem nedeniyle BK. M. 55 gereğince sorumlu olduğu ve eylemin haksız rekabet oluşturduğu ancak davacının maddi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine ve önlenmesine, davalı tarafından kurulan web sitesinin kapatılmasına, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmişlerdir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, TTK’nun 57/5 ve 59. maddeleri hükümlerine göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2– Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanını içeren internet alan adının davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü ile birlikte davacının maddi zararının bulunmadığı gerekçesi ile maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı itibari ile mahkemece, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğu yönündeki değerlendirme isabetli olmakla birlikte, bu durumun davacı açısından maddi kayba yol açacağı kuşkusuzdur. Ancak somut olayda olduğu gibi zararının varlığı mevcut olup miktarının belirlenemediği

..../....

2010/9780

2012/1361

S.2

hallerde BK’nun 42. maddesi gereğince zararın boyutu hâkim tarafından belirlenmeli ve uygun bir tazminata hükmedilmelidir. Bu bağlamda, davacı lehine BK'nun 42 ncı maddesi hükmü uyarınca bir miktar maddi tazminata hükmetmek yerine bu kalem tazminat isteminin kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3– Öte yandan, davacı tarafça, davalının eylemi nedeniyle manevi tazminat da talep edilmiş olup mahkemece, olayda BK’nun 49 ve TTK’nun 58/1-e maddeleri göz önüne alınarak, davacının manevi zararının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken, değinilen husus karar yerinde tartışılmaksızın, davacının maddi zararının bulunmadığından söz edilerek talebin reddi yönünde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3046 E. 2011/14657 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/9780 E.  ,  2012/1361 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

VEKİLİ Av. ...

VEKİLİ Av. ...

Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2009 tarih ve 2005/507-2009/465 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin faaliyet alanlarının aynı olduğunu, davalının, müvekkilinin ticaret unvanını EkremNarin.com alan internet adı olarak kullandığını ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, 5.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu internet alan adının davalı şirketin çalışanı Mustafa Sait Durak tarafından alındığı, davalının bu eylem nedeniyle BK. M. 55 gereğince sorumlu olduğu ve eylemin haksız rekabet oluşturduğu ancak davacının maddi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine ve önlenmesine, davalı tarafından kurulan web sitesinin kapatılmasına, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmişlerdir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, TTK’nun 57/5 ve 59. maddeleri hükümlerine göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2– Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanını içeren internet alan adının davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü ile birlikte davacının maddi zararının bulunmadığı gerekçesi ile maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı itibari ile mahkemece, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğu yönündeki değerlendirme isabetli olmakla birlikte, bu durumun davacı açısından maddi kayba yol açacağı kuşkusuzdur. Ancak somut olayda olduğu gibi zararının varlığı mevcut olup miktarının belirlenemediği

..../....

2010/9780

2012/1361

S.2

hallerde BK’nun 42. maddesi gereğince zararın boyutu hâkim tarafından belirlenmeli ve uygun bir tazminata hükmedilmelidir. Bu bağlamda, davacı lehine BK'nun 42 ncı maddesi hükmü uyarınca bir miktar maddi tazminata hükmetmek yerine bu kalem tazminat isteminin kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3– Öte yandan, davacı tarafça, davalının eylemi nedeniyle manevi tazminat da talep edilmiş olup mahkemece, olayda BK’nun 49 ve TTK’nun 58/1-e maddeleri göz önüne alınarak, davacının manevi zararının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken, değinilen husus karar yerinde tartışılmaksızın, davacının maddi zararının bulunmadığından söz edilerek talebin reddi yönünde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Davalı

21,15 H

17,15 PH

04,00 BK

16.02.2012 Y.K

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1036531400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.