Dikkat ve özen yükümlülüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3426 E. 2012/2784 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dikkat ve özen yükümlülüğü↗ ödemeden men kararı↗ ciro silsilesi↗ özen yükümlülüğü↗ kıymetli evrak↗ ciranta↗ ticari dava niteliği↗ basiretli tacir↗ eş rızası↗ ciro↗ reeskont faizi↗ keşideci↗ temerrüt faizi↗ çek↗ tacir↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ ibraz↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, çek hakkında keşideci tarafından çalıntı olduğundan bahisle ödemeden men talimatı verilmiş olup bankanın çek bedelini ödememesinin yerinde olduğu, ancak çekin bankaya ibrazı üzerine kurulan kanuni borç ilişkisi ile muhatap bilgi amaçlı olarak kendisine ibraz edilen çekle ilgili olarak karşılığının bulunup bulunmadığını, ödemeden men talimatı verilip verilmediğini bildirmesi gerektiği, davacının 21.04.2005 tarihinde çekle ilgili olarak
./...
2011/3426
2012/2784
S:2
Ziraat Bankası İpsala Şubesi aracılığıyla İş Bankası’ndan herhangi bir problem olup olmadığı konusunda bilgi aldığı halde keşidecinin ödemeden men talimatının kendisine bildirilmediği, davacının güvenerek borç ilişkisi içine girdiği ve ciro ederek çeki kabul ettiği, davalı bankanın kusurlu olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranmayarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, davalı ciranta ...’ın ise ciro silsilesinde yer alarak çek bedeli bakımından sorumluluğunun bulunduğu, davalı ...'in elinden çek rızası hilafına çkıtığı için TTK'nun 711/3. maddesi gereği ödemeden men talimatı verebileceği gerekçesiyle davalılar İş Bankası ve ... hakkındaki davanın kabulüne, 40.000,00 TL’nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle müteselsilen tahsiline, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, çeke dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili ticari iş niteliğindeki işbu davada TTK'nun 3, 4 ve 21. maddeleri uyarınca avans faiziyle tahsil isteminde bulunabileceği halde, avans faiziyle yasal faiz oranları arasındaki bir oranı ifade eden "reeskont" faiz oranı nispetinde temerrüt faizi isteminde bulunduğuna göre mahkemece, davacı vekilinin talebi doğrultusunda "reeskont" faiziyle tahsile karar verilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, davacı lehine bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı Banka vekilinin temyizine gelince; yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalı Banka'ya çekle ilgili hatalı beyanda bulunması nedeniyle husumet yöneltilmiştir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, banka aleyhine dava açılabilmesi için öncelikle davacının zararının gerçekleşmiş olması gerekir. Davacının zararının gerçekleştiğinin kabulü için ise, davacının çek ilgililerine başvurarak temel ilişkiye ve kıymetli evrak hukuku ilkelerine göre çek bedelinin ödenmesini talep etmesi, alacağını bu kişilerden tahsil edememesi halinde kusurlu fiili bulunan davalı bankayı dava ederek, çek bedelini ondan istemesinin mümkün olacağı gözönünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken, bu süreç dikkate alınmaksızın davalı banka aleyhine de hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
4-Kabule göre de, davacı tarafın ticari ilişkiye girdiği kimseleri seçmede gereken özeni göstermemesi nedeniyle müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının ve varsa oranının tartışılıp değerlendirilmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12782 E. 2014/17296 K.
Ortak:ödemeden men kararı · ciranta · eş rızası · ciro · keşideci · çek · ibraz
İncelediğiniz kararda2011/3426 2012/2784 S:2 Ziraat Bankası İpsala Şubesi aracılığıyla İş Bankası’ndan herhangi bir problem olup olmadığı konusunda bilgi aldığı halde «keşidecinin» «ödemeden men» talimatının kendisine bildirilmediği, davacının güvenerek borç ilişkisi içine girdiği ve «ciro» ederek çeki kabul ettiği, davalı bankanın kusurlu olduğu ve basiretli bir «tacir» gibi davranmayarak dikkat ve «özen yükümlülüğünü» yerine getirmediği, davalı «ciranta» ...’ın ise «ciro silsilesinde» yer alarak «çek» bedeli bakımından sorumluluğunun bulunduğu, davalı ...'in elinden çek «rızası» hilafına çkıtığı için TTK'nun 711/3. maddesi gereği ödemeden men talimatı verebileceği gerekçesiyle davalılar İş Bankası ve ... hakkındaki davanın kabulüne, 40.000 …
Mahkemece, «çek» hakkında «keşideci» tarafından çalıntı olduğundan bahisle «ödemeden men» talimatı verilmiş olup bankanın çek bedelini ödememesinin yerinde olduğu, ancak çekin bankaya «ibrazı» üzerine kurulan kanuni borç ilişkisi ile muhatap bilgi amaçlı olarak kendisine ibraz edilen çekle ilgili olarak karşılığının bulunup bulunmadığını, ödemeden men ta …
Davacının zararının gerçekleştiğinin kabulü için ise, davacının «çek» ilgililerine başvurarak temel ilişkiye ve «kıymetli evrak» hukuku ilkelerine göre çek bedelinin ödenmesini talep etmesi, alacağını bu kişilerden tahsil edememesi halinde kusurlu fiili bulunan davalı bankayı dava ederek, çe …
Benzer bu karardaŞubesi'nin ise kendisine mahkemece verilmiş bir «ödemeden men yasağı» sunulmadan, diğer davalı bankanın talebi ile «çek» aslını davacıya iade etmemesinin doğru olmadığı, davalıların kusurlu eylemleri neticesinde davacının çek ile ilgili olarak yasal haklarını kullanamayarak zarara uğradığı, çekin «takasa» «ibraz» tarihinde «keşideci» hesabında karşılığının bulunmadığı gözetilerek davalı T..
Ancak mahkemece, «keşidecinin» «ibraz» tarihinde çekle ilgili hesap bakiyesinin sıfır olduğuna dair araştırma dışında, dava konusu çekin sahte olup olmadığı, çekin keşideci ve «cirantalardan» tahsil kabiliyeti bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'nın 711/3. maddesindeki "Keşideci çekin kendisinin veya üçüncü bir kimsinin elinden «rızası» olmaksızın çıkmış olduğu iddiasında ise muhatabı çeki ödemekten men edebilir."şeklindeki hükmün «çek» keşide tarihinden önce 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Yasa'nın 32/19. maddesi ile iptal edildiği, davalı T..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödemeden men yasağı · müterafik kusur · takas · zayi · oy yasağı · hamil · ihbar · kusur
Benzer bu karardaA.Ş'nin «takasa» «ibraz» edilen çeki «ödemeden men yasağı» bulunmaksızın "«zayi» veya çalıntı" açıklaması ile iade isteme hakkı olmadığı, davalı Ziraat Bankası A.Ş. ...
Katılım Bank A.Ş'nin «ödemeden men yasağı» bulunmayan çekin iadesini "«zayi» veya çalıntı" açıklaması ile iade isteme hakkı bulunmadığından %75, diğer davalı bankanın da çeki «hamile» iade etmemekle %25 kusurlu olduğu gerekçesiyle, «çek» bedelinin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Şubesi'nin ise kendisine mahkemece verilmiş bir «ödemeden men yasağı» sunulmadan, diğer davalı bankanın talebi ile «çek» aslını davacıya iade etmemesinin doğru olmadığı, davalıların kusurlu eylemleri neticesinde davacının çek ile ilgili olarak yasal haklarını kullanamayarak zarara uğradığı, çekin «takasa» «ibraz» tarihinde «keşideci» hesabında karşılığının bulunmadığı gözetilerek davalı T..
2-Dava, «hamil» tarafından «ibraz» edilen çeke çalıntı «ihbarı» nedeniyle ibraz edilen bankaca el konulmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1687 E. 2012/8615 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin süre · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «kesin süreye» rağmen dava dilekçesinin 9,11,28 ve 32.sıralarındaki çeklerle ilgili gerekli bilgileri vermediği,bu çeklere yönelik davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile söz konusu çekler hakkındaki davanın reddine, diğer çeklerin iptaline karar verilmiştir.
2-Ancak,mahkemece, dava dilekçesinin 28. ve 32. sırasında yer alan Ziraat Bankası Ankara Şubesi'nden verilme çeklerle ilgili gerekli bilgilerin «kesin süre» içerisinde verilmediğinden bahisle bu çeklerle ilgili davanın ispatlanamadığı kabul edilmiş ise de, ilgili bankanın dosyada mevcut 21.06.2010 tarihli yazısıyla dav …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3426 E. , 2012/2784 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
1-...
2-...
3-...
4-... VEKİLİ: AV....
DAVALILAR 1-... VEKİLİ: AV....
2-TÜRKİYE İŞ BANKASI
VEKİLİ ...
3-...
Taraflar arasında görülen davada İpsala Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.03.2009 tarih ve 2005/152 - 2009/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, 21.04.2005 tarihinde davalı ...’ın, keşidecisi ... olan ve değeri 40.000,00 TL olan çeki müvekkiline vererek karşılığında 15 adet büyükbaş hayvanın alım satımı konusunda anlaştıklarını, çekin karşılığının bulunup bulunmadığının araştırılması için Ziraat Bankası’na gittiklerini ve çeki teslim ettiğini, banka görevlisinin İş Bankası’na gönderildiğini, geldiğinde çekin karşılığının bulunduğunu, çek keşidecisinin güvenilir bir kişi olduğunu öğrendiğini, bunun üzerine müvekkilinin çeki tahsil etmek üzere Ziraat Bankası İpsala Şubesi’ne teslim ettiğini, çekin tahsili ile Ziraat Bankası’na olan borcunun mahsup edilmesini istediğini, çeki ciro ederek ...’a 15 adet büyükbaş hayvanı verdiğini, ancak keşide tarihi olan 30.05.2005 tarihinde müvekkilinin Ziraat Bankası’na gittiğinde çekin çalıntı olduğunu, hesabın müsait olduğunu ancak keşidecinin talimatı üzerine ödemenin yapılamayacağının bildirildiğini, çeki alarak İş Bankasına gittiğinde ise çekin karşılığı olmadığı için ödenemeyeceğini öğrendiğini, İş Bankası Kasımpaşa Şubesi'nin ağır kusurlu olduğunu zira 21.04.2005 tarihinde olumlu yanıt vererek hesabın müsait olduğunu bildirdiklerini, ancak ...’in 22.10.2004 tarihinde çalıntı çek ile ilgili bankaya müracaat ederek çeklerin çalıntı olduğunu bildirip ödememe talimatı verdiğini, buna rağmen banka tarafından çeklerin ödenebileceğinin söylendiğini, müvekkilinin zarara uğradığını, ayrıca keşidecinin men talimatının tedbir mahiyetinde olup ödemeden men kararı ile birlikte çek iptal kararı olmadıkça keşidecinin dilekçesinin dayanağı olmadığını ileri sürerek 40.000,00 TL’nın 30.05.2005 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin taraf sıfatının bulunmadığını, maddi olayların gerçek olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, çek hakkında keşideci tarafından çalıntı olduğundan bahisle ödemeden men talimatı verilmiş olup bankanın çek bedelini ödememesinin yerinde olduğu, ancak çekin bankaya ibrazı üzerine kurulan kanuni borç ilişkisi ile muhatap bilgi amaçlı olarak kendisine ibraz edilen çekle ilgili olarak karşılığının bulunup bulunmadığını, ödemeden men talimatı verilip verilmediğini bildirmesi gerektiği, davacının 21.04.2005 tarihinde çekle ilgili olarak
./...
2011/3426
2012/2784
S:2
Ziraat Bankası İpsala Şubesi aracılığıyla İş Bankası’ndan herhangi bir problem olup olmadığı konusunda bilgi aldığı halde keşidecinin ödemeden men talimatının kendisine bildirilmediği, davacının güvenerek borç ilişkisi içine girdiği ve ciro ederek çeki kabul ettiği, davalı bankanın kusurlu olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranmayarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, davalı ciranta ...’ın ise ciro silsilesinde yer alarak çek bedeli bakımından sorumluluğunun bulunduğu, davalı ...'in elinden çek rızası hilafına çkıtığı için TTK'nun 711/3. maddesi gereği ödemeden men talimatı verebileceği gerekçesiyle davalılar İş Bankası ve ... hakkındaki davanın kabulüne, 40.000,00 TL’nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle müteselsilen tahsiline, davalı ...
hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, çeke dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili ticari iş niteliğindeki işbu davada TTK'nun 3, 4 ve 21. maddeleri uyarınca avans faiziyle tahsil isteminde bulunabileceği halde, avans faiziyle yasal faiz oranları arasındaki bir oranı ifade eden "reeskont" faiz oranı nispetinde temerrüt faizi isteminde bulunduğuna göre mahkemece, davacı vekilinin talebi doğrultusunda "reeskont" faiziyle tahsile karar verilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, davacı lehine bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı Banka vekilinin temyizine gelince; yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalı Banka'ya çekle ilgili hatalı beyanda bulunması nedeniyle husumet yöneltilmiştir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, banka aleyhine dava açılabilmesi için öncelikle davacının zararının gerçekleşmiş olması gerekir. Davacının zararının gerçekleştiğinin kabulü için ise, davacının çek ilgililerine başvurarak temel ilişkiye ve kıymetli evrak hukuku ilkelerine göre çek bedelinin ödenmesini talep etmesi, alacağını bu kişilerden tahsil edememesi halinde kusurlu fiili bulunan davalı bankayı dava ederek, çek bedelini ondan istemesinin mümkün olacağı gözönünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken, bu süreç dikkate alınmaksızın davalı banka aleyhine de hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
4-Kabule göre de, davacı tarafın ticari ilişkiye girdiği kimseleri seçmede gereken özeni göstermemesi nedeniyle müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının ve varsa oranının tartışılıp değerlendirilmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ...Ş. yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı ...'na iadesine, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
01.03.2012 - HŞ
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1036262200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz