6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü | Haksız rekabet

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/825 E. 2010/11154 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişli rapor mükerrerlik ziya denetime elverişlilik protokol dahili dava iltibas

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının 18, 24, 25, 35, 41, 42 nci sınıfta yer alan emtialarda POLO türevli 1997, 1980, 2000, 2002 ve 2003 yılına ait marka tescil belgelerinin bulunduğu, POLO + ŞEKİL markasının 24.06.1980 tarihinden geçerli olacak şekilde 24 ve 25. sınıflarda 126388 no ile ticaret markası olarak tescilli olduğu, davalının da PARK POLO CLUP + ŞEKİL markasını 23.06.2003 tarihinden geçerli olacak şekilde 18,35. sınıflarda 2003 16157 no ile hizmet-ticaret markası olarak tescil ettirdiği, her ne kadar TPE tarafından tanınmış marka statüsüne alınmış ise de, Polo’nun bir giyim markası olarak kendi sektöründe tanınmış olduğunu kabul etmenin zorunlu olduğu, davacının Pologarage markasını OHİM nezdinde 24, 25, 26. sınıflarda bir kısım emtiada Almanya'da 25.sınıfta Kuveyt’te, Ürdün’de, Birleşik Arap Emirliklerinde, Umman Sultanlığında, Lübnan’da ve Bulgaristan’da, Bahreyn’de (Pologarage Jeans ve Pologarage Sport markaları ile birlikte) Suudi Arabistan’da (Pologarage Sport ve Pologarage Jeans markaları ile birlikte), Honkong’da, Avusturalya’da tescil edildiği, Pologarage Sport, Pologarage Jeans ve Pologarage Active markalarının Madrid Protokolü çerçevesinde tescili için başvuruda bulunularak Romanya’da ve ABD’de tescilinin istendiği, tescil taleplerinin çok büyük bir çoğunluğunun 25.sınıfta yapılmış olmasının da, davacının Polo ve Pologarage markalarının ancak bu sınıflar içerisinde korunabileceğinin bir göstergesi olduğu, markanın birçok ülkede tescil edilmiş olması o markanın tanınmış kabul edilmesi için yeterli olmadığı,çünkü tek bir başvuru ile birçok ülkede tescili sağlamak mümkün olup, bu nedenle markanın 7/1-ı maddesine göre tanınmış olduğunun kabülü ile tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne karar verilmesinin mümkün olmadığı, davacının Polo kelimesi üzerinde öncelikli hak sahibi olduğunu, kendisi tarafından meşhur ve maruf hale getirildiğini ileri sürmekte ise de, davalının markası yalnızca Polo kelimesinden ibaret olmayıp, Park Polo Club ve şekilden oluşan davalı markasının, davacının yalnızca kelimelerden oluşan markaları ile bıraktığı genel izlenim nazara alındığında karıştırma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varıldığı, ancak davacıya ait 1980/126388 sayılı markasında "at üzerinde polo oynayan binici" şeklinin yer aldığı, davalı markasında da aynı şekle yer verilmesinin, markalar arasında iltibas yaratabilecek mahiyette benzerlik oluşturduğu, davacı markası 24. ve 25.sınıflarda muhtelif iç ve dış giysi bakımından tescilli olmasına rağmen, 18.02. ve 03. alt sınıflarda yer alan çanta, valiz, cüzdan, şemsiye, baston gibi emtianın, giysileri tamamlayıcı mahiyette yardımcı aksesuar olup, giysilerle birlikte mağazalarda satıldığı bilindiğinden benzer mal ve hizmetler oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı adına tescilli 2003 16157 nolu marka kapsamından 18.02 ve 18.03 alt sınıflardaki emtia ile 35.sınıfın 08.alt sınıfındaki hizmetlerin çıkarılmasına, tescilin 18.01, 18.04 ve 18.05. sınıflarda devamına karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davacı vekili, müvekkili adına tescilli “POLO” asıl unsurlu markaları ile “polo+şekil” markasına dayalı olarak söz konusu işaret üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu dava konusu 2003/161/57 sayılı 18 ve 35. sınıf mal ve hizmetler için tescilli “PARK POLOCLUP+şekil” markasında yer alan “POLO” kelimesi ile “at üzerinde polo oynayan sporcu” şeklinden oluşan işaretin müvekkili markaları ile iltibas yarattığını ve müvekkilinin “POLO” ve “POLO GARAGE” markalarının tanınmış marka haline getirilmesi nedeniyle, davalının marka tescili farklı sınıflarda olsa dahi hükümsüz kılınması gerektiğini iddia etmiştir.

Mahkemece, davacı adına tescilli “POLO GARAGE” markasının 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(i) anlamında tanınmış marka olduğunun kanıtlanamadığı, dava konusu “PARK POLOCLUB+Şekil” markasının yalnızca Polo ibaresinden oluşmayıp, genel izlenim itibariyle davacıya ait POLO ibareli kelime markalarıyla karıştırma ihtimali bulunmadığı, ancak davacı adına tescilli 1980/126388 sayılı markada yer alan “at üzerinde polo oynayan sporcu” şekli ile dava konusu markada yer alan aynı şekil nedeniyle dava konusu 2003/16157 sayılı marka ile 1980/126388 sayılı markayı oluşturan işaretlerin iltibas yaratabilecek derecede benzer oldukları gibi, davacı markasının kapsadığı 24 ve 25. sınıflardaki giysi emtiası ile dava konusu markanın tescilli olduğu 18. sınıfın (2) ve (3). alt grubundaki emtialar ve 35/8. altgrup hizmetlerin benzer oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı adına tescilli POLO ve POLO GARAGE markalarıyla, 18.sınıf emtialar da dahil olmak üzere “POLO” sözcüğünden türetilmiş önceki tarihlerde tescilli markaların esaslı ve ayırtedici unsuru “POLO” ibaresidir. Dava konusu 2003/16157 sayılı marka da birden ziyade kelime ve şekil unsurundan oluşmakla birlikte, söz konusu markanın da esaslı ve ayırtedici unsurlarından birisini “POLO” kelimesi oluşturmaktadır. Bu durumda, 556 Sayılı KHK’nin 8/1-(b) bendi uyarınca dava konusu işaretler arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere iltibas tehlikesine yol açacak şekilde benzerlik bulunduğu halde, mahkemenin davacının “POLO” ibareli kelime markaları ile dava konusu markanın iltibas yaratmayacağına ilişkin değerlendirmesi isabetli değildir.

Davacı tarafça, öncelikli marka hakkına, iltibas olgusuna ve tanınmışlığa dayalı olarak işbu davanın açıldığı ve dava konusu markaların esaslı unsurlarının “POLO” ibaresi olduğu gözetilerek, mahkemece kabul edilen 18. sınıfın (2) ve (3) altgrubundaki emtialar ile 35/8. sınıf hizmetler dışındaki 18. sınıfta yer alan emtialar bakımından da davacı adına önceki tarihli markalarının tescilli oldukları mal ve hizmetleri gösteren açıklamalı örneklerinin istenilmesi ve şayet bu markaların kapsadığı 18. Sınıftaki alt gruplarda yer alan emtiaların dava konusu markadaki 18. sınıf (1), (4) ve (5) altgruplardan farklı oldukları sonucuna varılması halinde; dava konusu 2003/16157 sayılı markanın başvuru tarihi itibariyle davacı adına tescilli “POLO” ve “POLOGARAGE” markalarının 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(i) ve 8/4. fıkraları anlamında tanınmış marka olup olmadıkları hakkında davacı tarafça dosyaya sunulan deliller üzerinde Dairemiz kararlarında açıklanan (18.06.2004 T, 5927/9302, 11.03.2010 T, 6734/2731) ilkelerde gözönüne alınarak uzman bilirkişiheyetinden görüş istenilmek suretiyle, tanınmış marka oldukları sonucuna varıldığı takdirde, farklı sınıf veya altgruplardaki ürünler bakımından söz konusu maddelerde sayılan koşulların gerçekleşme ihtimali bulunup bulunmadığı hususlarında denetime elverişli rapor düzenlettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ve 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(i), Paris Sözleşmesi’nin 1. mükerrer 6. maddesi ve TRIPS 16. maddesiyle aynı KHK’nin 8/4. maddesinde düzenlenen tanınmış marka hükümlerine aykırı değerlendirmelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/830 E. 2010/11234 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü | Haksız rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18184 E. 2013/18044 K.

    Ortak: · Marka hükümsüzlüğü | Haksız rekabet

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/822 E. 2010/11233 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü | Haksız rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2100 E. 2013/2940 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/838 E. 2010/11241 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/825 E.  ,  2010/11154 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.04.2008 tarih ve 2006/501-2008/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.11.2010 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Polo ticaret ünvanı ve markasının kullanarak POLO GARAGE ve POLO + şekil markalarını yurt içi ve dışında üstün bir kalite anlayışı ile tanıttığını, markayı meşhur ve maruf hale getiren gerçek hak sahibi olduğunu, TPE nezdinde tescil ettirerek POLO ve POLO GARAGE markalarını tanınmış marka haline getirdiğini, davalının müvekkiline ait markalar ile iltibas meydana getiren 2003 16157 sayılı Park Polo Club + şekil markasını 18 nci ve 35 nci sınıfta yer alan emtialar için adına tescil ettirerek müvekkilinin markasına tecavüz ve markalarının değerinden haksız kazanç sağlamak amacını güttüğünü, markanın temel unsurunun Polo olup, Park Club ibaresinin temel vurguyu ortadan kaldıracak nitelikte bulunmadığını, markada mevcut şekil vasıtasıyla da markaya açıkça tecavüz edildiğini, markanın farklı sınıflar için dahi tescilinin söz konusu olamayacağını ileri sürerek, davalı adına tescilli 2003 16157 sayılı PARK POLO CLUB markasının hükümsüzlüğüne, haksız rekabetin giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, Polo denildiği zaman akla gelenin davacının markası olmayıp, bir araba markasının hatırlandığını, tescilli markaları olan Park Polo Club’un davacının markası ile iltibas yaratacak bir yanının bulunmadığını, at üzerinde oynanan bir oyunu ifade eden Polo kelimesi ve resminin davacının tekelinde olmadığını, TPE nezdinde Polo ibaresini içeren 100'den fazla tescil bulunduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının 18, 24, 25, 35, 41, 42 nci sınıfta yer alan emtialarda POLO türevli 1997, 1980, 2000, 2002 ve 2003 yılına ait marka tescil belgelerinin bulunduğu, POLO + ŞEKİL markasının 24.06.1980 tarihinden geçerli olacak şekilde 24 ve 25. sınıflarda 126388 no ile ticaret markası olarak tescilli olduğu, davalının da PARK POLO CLUP + ŞEKİL markasını 23.06.2003 tarihinden geçerli olacak şekilde 18,35. sınıflarda 2003 16157 no ile hizmet-ticaret markası olarak tescil ettirdiği, her ne kadar TPE tarafından tanınmış marka statüsüne alınmış ise de, Polo’nun bir giyim markası olarak kendi sektöründe tanınmış olduğunu kabul etmenin zorunlu olduğu, davacının Pologarage markasını OHİM nezdinde 24, 25, 26.

sınıflarda bir kısım emtiada Almanya'da 25.sınıfta Kuveyt’te, Ürdün’de, Birleşik Arap Emirliklerinde, Umman Sultanlığında, Lübnan’da ve Bulgaristan’da, Bahreyn’de (Pologarage Jeans ve Pologarage Sport markaları ile birlikte) Suudi Arabistan’da (Pologarage Sport ve Pologarage Jeans markaları ile birlikte), Honkong’da, Avusturalya’da tescil edildiği, Pologarage Sport, Pologarage Jeans ve Pologarage Active markalarının Madrid Protokolü çerçevesinde tescili için başvuruda bulunularak Romanya’da ve ABD’de tescilinin istendiği, tescil taleplerinin çok büyük bir çoğunluğunun 25.sınıfta yapılmış olmasının da, davacının Polo ve Pologarage markalarının ancak bu sınıflar içerisinde korunabileceğinin bir göstergesi olduğu, markanın birçok ülkede tescil edilmiş olması o markanın tanınmış kabul edilmesi için yeterli olmadığı,çünkü tek bir başvuru ile birçok ülkede tescili sağlamak mümkün olup, bu nedenle markanın 7/1-ı maddesine göre tanınmış olduğunun kabülü ile tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne karar verilmesinin mümkün olmadığı, davacının Polo kelimesi üzerinde öncelikli hak sahibi olduğunu, kendisi tarafından meşhur ve maruf hale getirildiğini ileri sürmekte ise de, davalının markası yalnızca Polo kelimesinden ibaret olmayıp, Park Polo Club ve şekilden oluşan davalı markasının, davacının yalnızca kelimelerden oluşan markaları ile bıraktığı genel izlenim nazara alındığında karıştırma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varıldığı, ancak davacıya ait 1980/126388 sayılı markasında "at üzerinde polo oynayan binici" şeklinin yer aldığı, davalı markasında da aynı şekle yer verilmesinin, markalar arasında iltibas yaratabilecek mahiyette benzerlik oluşturduğu, davacı markası 24.

ve 25.sınıflarda muhtelif iç ve dış giysi bakımından tescilli olmasına rağmen, 18.02. ve 03. alt sınıflarda yer alan çanta, valiz, cüzdan, şemsiye, baston gibi emtianın, giysileri tamamlayıcı mahiyette yardımcı aksesuar olup, giysilerle birlikte mağazalarda satıldığı bilindiğinden benzer mal ve hizmetler oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı adına tescilli 2003 16157 nolu marka kapsamından 18.02 ve 18.03 alt sınıflardaki emtia ile 35.sınıfın 08.alt sınıfındaki hizmetlerin çıkarılmasına, tescilin 18.01, 18.04 ve 18.05. sınıflarda devamına karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davacı vekili, müvekkili adına tescilli “POLO” asıl unsurlu markaları ile “polo+şekil” markasına dayalı olarak söz konusu işaret üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu dava konusu 2003/161/57 sayılı 18 ve 35. sınıf mal ve hizmetler için tescilli “PARK POLOCLUP+şekil” markasında yer alan “POLO” kelimesi ile “at üzerinde polo oynayan sporcu” şeklinden oluşan işaretin müvekkili markaları ile iltibas yarattığını ve müvekkilinin “POLO” ve “POLO GARAGE” markalarının tanınmış marka haline getirilmesi nedeniyle, davalının marka tescili farklı sınıflarda olsa dahi hükümsüz kılınması gerektiğini iddia etmiştir.

Mahkemece, davacı adına tescilli “POLO GARAGE” markasının 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(i) anlamında tanınmış marka olduğunun kanıtlanamadığı, dava konusu “PARK POLOCLUB+Şekil” markasının yalnızca Polo ibaresinden oluşmayıp, genel izlenim itibariyle davacıya ait POLO ibareli kelime markalarıyla karıştırma ihtimali bulunmadığı, ancak davacı adına tescilli 1980/126388 sayılı markada yer alan “at üzerinde polo oynayan sporcu” şekli ile dava konusu markada yer alan aynı şekil nedeniyle dava konusu 2003/16157 sayılı marka ile 1980/126388 sayılı markayı oluşturan işaretlerin iltibas yaratabilecek derecede benzer oldukları gibi, davacı markasının kapsadığı 24 ve 25. sınıflardaki giysi emtiası ile dava konusu markanın tescilli olduğu 18.

sınıfın (2) ve (3). alt grubundaki emtialar ve 35/8. altgrup hizmetlerin benzer oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı adına tescilli POLO ve POLO GARAGE markalarıyla, 18.sınıf emtialar da dahil olmak üzere “POLO” sözcüğünden türetilmiş önceki tarihlerde tescilli markaların esaslı ve ayırtedici unsuru “POLO” ibaresidir. Dava konusu 2003/16157 sayılı marka da birden ziyade kelime ve şekil unsurundan oluşmakla birlikte, söz konusu markanın da esaslı ve ayırtedici unsurlarından birisini “POLO” kelimesi oluşturmaktadır. Bu durumda, 556 Sayılı KHK’nin 8/1-(b) bendi uyarınca dava konusu işaretler arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere iltibas tehlikesine yol açacak şekilde benzerlik bulunduğu halde, mahkemenin davacının “POLO” ibareli kelime markaları ile dava konusu markanın iltibas yaratmayacağına ilişkin değerlendirmesi isabetli değildir.

Davacı tarafça, öncelikli marka hakkına, iltibas olgusuna ve tanınmışlığa dayalı olarak işbu davanın açıldığı ve dava konusu markaların esaslı unsurlarının “POLO” ibaresi olduğu gözetilerek, mahkemece kabul edilen 18. sınıfın (2) ve (3) altgrubundaki emtialar ile 35/8. sınıf hizmetler dışındaki 18. sınıfta yer alan emtialar bakımından da davacı adına önceki tarihli markalarının tescilli oldukları mal ve hizmetleri gösteren açıklamalı örneklerinin istenilmesi ve şayet bu markaların kapsadığı 18. Sınıftaki alt gruplarda yer alan emtiaların dava konusu markadaki 18. sınıf (1), (4) ve (5) altgruplardan farklı oldukları sonucuna varılması halinde; dava konusu 2003/16157 sayılı markanın başvuru tarihi itibariyle davacı adına tescilli “POLO” ve “POLOGARAGE” markalarının 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(i) ve 8/4.

fıkraları anlamında tanınmış marka olup olmadıkları hakkında davacı tarafça dosyaya sunulan deliller üzerinde Dairemiz kararlarında açıklanan (18.06.2004 T, 5927/9302, 11.03.2010 T, 6734/2731) ilkelerde gözönüne alınarak uzman bilirkişiheyetinden görüş istenilmek suretiyle, tanınmış marka oldukları sonucuna varıldığı takdirde, farklı sınıf veya altgruplardaki ürünler bakımından söz konusu maddelerde sayılan koşulların gerçekleşme ihtimali bulunup bulunmadığı hususlarında denetime elverişli rapor düzenlettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ve 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(i), Paris Sözleşmesi’nin 1. mükerrer 6. maddesi ve TRIPS 16. maddesiyle aynı KHK’nin 8/4.

maddesinde düzenlenen tanınmış marka hükümlerine aykırı değerlendirmelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034916100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.