6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü | Haksız rekabet

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2100 E. 2013/2940 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya uyuşmazlık konusu ayırt edicilik fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi iltibas

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının POLOGARAGE' ibareli markasının tanınmış olduğu, 'POLO' ibareli markasının ise tanınmamış bulunduğu, esasen bu ibareli markanın davacıdan önce ... dışında başka kişilerce de kullanıldığı, müstakil 'POLO' ibareli markasının olmadığı, bitişik 'POLOGARAGE', 'POLOTİME', 'POLOMAX', 'POLOLAND' gibi ibarelerden teşkil ettiği, tüm markalarında 'POLO' ibaresinden ayrı ayırt edicilik sağlayıcı ekler aldığı, bu nedenle davacı markalarının korunması ve iltibasın varlığında tek başına 'POLO' ibaresinin dikkate alınmayacağı, bu nedenle davalı markası ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin olmadığı, 'POLO' ibaresini içerir çok sayıda markaların bulunduğu, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.

Davacının adına tescilli markalarının 'POLO' ve 'POLOGARAGE' ibarelerini içerdiği, hükümsüzlüğü talep edilen davalı markasının ise 'PLC POLO CLUP' ibaresinden oluştuğu, anılan markanın 18., .... ve 35. sınıf emtialarda kullanılmak üzere 29.09.2004 tarihinde tescil edildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davacı vekili, diğer iddialarının yanında müvekkilinin markaları ile davalı şirket adına tescil edilen markanın benzer olduğunu, 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında karışıklığa neden olacağını ileri sürmüştür.

556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi hükmü uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescili için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, marka sahibinin tescile itirazı üzerine başvurunun reddine karar verilir. Tescil edilmesi halinde de koşulları oluştuğunda anılan KHK'nin 42. maddesi uyarınca hükümsüzlüğü talep edilebilir.

İltibasın tespitinde, markaların farklılığından ziyade benzer kısımlarının değerlendirilmesi önemlidir. Marka hakkının ihlalinden söz edebilmek için, iltibas tehlikesi gerekli ve yeterlidir. Bu ihtimalin gerçekleşebilir olması önemlidir. Bunun tespitinde ortalama alıcılar dikkate alınacaktır.

Somut olayda taraf markaları bir bütün olarak ele alındığında ‘POLO' ibaresi itibariyle benzedikleri tartışmasızdır. Anılan ibarenin de markalarda asli unsur olarak kullanıldıkları, tescil edildikleri emtia bakımdan karakteristik bir özellik belirtmediği anlaşılmaktadır. Davacının müstakil olarak ‘POLO' ibareli markası olduğu gibi diğer markalarında da anılan ibare asli unsur olarak yer almıştır. O halde, markalar arasında asli unsurlar itibariyle benzerlik olduğu kabul edilmelidir. En azından, bu benzerliğin ortalama alıcılar nezdinde markaların sahibi firmalar arasında irtibat olduğu sonucunu doğurabilecek nitelikte bulunduğu benimsenmelidir. Esasen, taraflar arasında görülen ve ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2007/267 Esasına kayıtlı dava dosyasında davalı adına tescilli 'PLC POLO CLUP+Şekil' ibareli marka ile davacı markaları arasında benzerlik kabul edilerek, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş olup, anılan karar Dairemiz incelemesinden de geçerek kesinleşmiştir.

Bu durum karşısında, markalar arasında 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız rekabet | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3735 E. 2012/10329 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/830 E. 2010/11234 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/2100 E.  ,  2013/2940 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/.../2010 tarih ve 2007/40-2010/222 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen .../02/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, 'POLO' ibaresinin müvekkilinin unvanı olduğunu, aynı ibareli markalarının bulunduğunu, ''POLO' ve 'POLOGARAGE' markalarının tanınmış seviyede olduğunu, davalının 'PLC POLOCLUP' ibareli markayı müvekkili markalarıyla aynı sınıf emtiada kullanılmak üzere tescil ettirdiğini, ibareyi 1980 yılından beri kullandığını, öncelik hakkı bulunduğunu, davalı markasıyla müvekkili markalarının iltibasa neden olacağını, ayrıca tanınmışlığından faydalanacağını, kullanımın haksız rekabet oluşturacağını ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, iltibas ve haksız rekabetin giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, ibarenin spor dalını ifade ettiğini, tek başına kimsenin tekeline bırakılamayacağını, müvekkilinin imalatının deri çanta üzerinde yoğunlaştığını, benzerliğin bulunmadığını savunarak davanın reddine talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının POLOGARAGE' ibareli markasının tanınmış olduğu, 'POLO' ibareli markasının ise tanınmamış bulunduğu, esasen bu ibareli markanın davacıdan önce ... dışında başka kişilerce de kullanıldığı, müstakil 'POLO' ibareli markasının olmadığı, bitişik 'POLOGARAGE', 'POLOTİME', 'POLOMAX', 'POLOLAND' gibi ibarelerden teşkil ettiği, tüm markalarında 'POLO' ibaresinden ayrı ayırt edicilik sağlayıcı ekler aldığı, bu nedenle davacı markalarının korunması ve iltibasın varlığında tek başına 'POLO' ibaresinin dikkate alınmayacağı, bu nedenle davalı markası ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin olmadığı, 'POLO' ibaresini içerir çok sayıda markaların bulunduğu, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.

Davacının adına tescilli markalarının 'POLO' ve 'POLOGARAGE' ibarelerini içerdiği, hükümsüzlüğü talep edilen davalı markasının ise 'PLC POLO CLUP' ibaresinden oluştuğu, anılan markanın 18., .... ve 35. sınıf emtialarda kullanılmak üzere 29.09.2004 tarihinde tescil edildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davacı vekili, diğer iddialarının yanında müvekkilinin markaları ile davalı şirket adına tescil edilen markanın benzer olduğunu, 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında karışıklığa neden olacağını ileri sürmüştür.

556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi hükmü uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescili için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, marka sahibinin tescile itirazı üzerine başvurunun reddine karar verilir. Tescil edilmesi halinde de koşulları oluştuğunda anılan KHK'nin 42. maddesi uyarınca hükümsüzlüğü talep edilebilir.

İltibasın tespitinde, markaların farklılığından ziyade benzer kısımlarının değerlendirilmesi önemlidir. Marka hakkının ihlalinden söz edebilmek için, iltibas tehlikesi gerekli ve yeterlidir. Bu ihtimalin gerçekleşebilir olması önemlidir. Bunun tespitinde ortalama alıcılar dikkate alınacaktır.

Somut olayda taraf markaları bir bütün olarak ele alındığında ‘POLO' ibaresi itibariyle benzedikleri tartışmasızdır. Anılan ibarenin de markalarda asli unsur olarak kullanıldıkları, tescil edildikleri emtia bakımdan karakteristik bir özellik belirtmediği anlaşılmaktadır. Davacının müstakil olarak ‘POLO' ibareli markası olduğu gibi diğer markalarında da anılan ibare asli unsur olarak yer almıştır. O halde, markalar arasında asli unsurlar itibariyle benzerlik olduğu kabul edilmelidir. En azından, bu benzerliğin ortalama alıcılar nezdinde markaların sahibi firmalar arasında irtibat olduğu sonucunu doğurabilecek nitelikte bulunduğu benimsenmelidir. Esasen, taraflar arasında görülen ve ...

1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2007/267 Esasına kayıtlı dava dosyasında davalı adına tescilli 'PLC POLO CLUP+Şekil' ibareli marka ile davacı markaları arasında benzerlik kabul edilerek, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş olup, anılan karar Dairemiz incelemesinden de geçerek kesinleşmiştir.

Bu durum karşısında, markalar arasında 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/485091700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.