Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5472 E. 2010/11099 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirket↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, TTK'nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebi yerinde olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf şirket ortağı olmak üzere davalı tarafa para verdiğini, buna karşılık usulünce gerçekleştirilmiş bir ortaklık işlemi bulunmadığını ileri sürerek, ödediği tutarın tahsili talebinde bulunmuş, davalı taraf ise davacıların ... Gıda A.Ş.'nin ortağı olduğunu savunmuştur. Her ne kadar dava dosyasına davacıların şirket ortağı olduğuna dair bir kısım belgeler sunulmuş ise de; Dairemize intikal eden dosyalardan davalı adına bünyesinde ikincil kayıtlar tutulduğu savunulduğundan, mahkemece bu belgelerle yetinilmeyerek davacı taraf davada bilirkişi deliline de dayandığından mahkemece uzman bir bilirkişi kurulu vasıtasıyla davacıların ortağı bulunduğu belirtilen şirket kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davacıların devraldığını bilrdirdiği payların anılan şirket sermayesi içinde yer alıp almadığı ve davacıların ortaklığının usulünce gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği üzerinde durulup dosya içerisinde bulunan fotokopi belgede davada savunulduğunun aksine devreden imzası altına ... imzasının olmasının ne anlama geldiği üzerinde durulup sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13782 E. 2012/4706 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… tokopi belgede davada savunulduğunun aksine devreden imzası altına ... imzasının olmasının ne anlama geldiği üzerinde durulup sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece davacının bu yöndeki iddiaları üzerinde durulup buna göre hüküm tesisi gerekirken, bu hususta karar yerinde de hiçbir gerekçeye yer verilmemesi doğru olmamış, «eksik incelemeye» dayalı olarak verilen kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davaya konu olan geminin, davalılardan ... tarafından kullanıldığının toplanan tüm delillerle sabit olduğu, diğer davalıların gemiyi kullandıklarına dair «kesin» ve açık bir delilin bulunmadığı, davalı ...'ın sözleşmeye aykırı olarak gemiyi kullanması ve gelir elde etmesinin BK. m.
41 ve devamı anlamında bir «haksız fiil» sayılacağı gerekçesiyle, 50.000,00 TL’nin davalı ...'dan tahsiline, diğer davalılara yönelik kanıtlanamayan davanın ise reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13706 E. 2011/6248 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13024 E. 2016/6604 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… tokopi belgede davada savunulduğunun aksine devreden imzası altına ... imzasının olmasının ne anlama geldiği üzerinde durulup sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, davalının tahsil edilen «cezai şartın» bir kısmının iade edildiği savunması üzerinde durulup böyle bir iadenin olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart · istirdat · tacir · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların özel hukuk tüzel kişisi ve «tacir» olmaları nedeniyle davalının idari yargı yerinin «görevli» olduğuna ilişkin savunmasının yerinde olmadığı, taraflar arasındaki sistem kullanma sözleşmelerinin 10. maddesi uyarınca davalının ilk ihlali tespit ettikten sonra ihlalin olmaması için davacıya süre vererek uyarıda bulunması gerekirken bu yöntem uygulanmadığından davacının ödediği cezanın «istirdadını» isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, taraflar arasındaki sistem kullanma anlaşmasına aykırı olarak davacıdan tahsil edildiği ileri sürülen «cezai şartın» iadesi istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalının sözleşmenin 10. maddesi uyarınca gerekli uyarıda bulunmadığı için davacının ödediği cezai şartın iadesini isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı tarafça dava konusu edilen «cezai şart» faturasına davacının itirazı üzerine kendisine 16.245,20 TL'nin iade edildiği savunulmuş ve buna ilişkin belgeler, cevap dilekçesine ekli olarak dosyaya sunulmuş olmasına rağmen ne bilirkişi raporunda ne de mahkeme kararında, bu savunma üzerinde durulmamış, herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Bu itibarla mahkemece, davalının tahsil edilen «cezai şartın» bir kısmının iade edildiği savunması üzerinde durulup böyle bir iadenin olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4820 E. 2010/11066 K.
Ortak:eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda… tokopi belgede davada savunulduğunun aksine devreden imzası altına ... imzasının olmasının ne anlama geldiği üzerinde durulup sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan, davacının ne şekilde, yani «sermaye artırımı» sırasında çıkarılan paylardan alım yapmak suretiyle mi yoksa, devir suretiyle mi şirkete ortak olduğu, davacının sahibi olduğu belirtilen hisselerin şirket sermayesi içinde yer alıp almadığı, pay değerlerinin ve davacı sermaye artırımı sırasında ortak olmuş ise kendisine verilen hisselerin nominal değerlerinin ne olduğu, davacıdan nominal değerin üzerinde tahsilat yapılmışsa, primli pay senedi çıkarılması konusunda karar olup olmadığı üzerinde durulup davalıların hukuki durumlarının ve mahkemenin HUMK 17. maddeye göre yetkisi hususunun buna göre değerlendirilerek, neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · sermaye artırımı · rehin · hisse senedi · pasif husumet · ihtar · kâr payı · taahhütname
Benzer bu karardaİnş.Tar.San.AŞ.’den «hisse senedi» alarak ortak olduğu, TTK’nun 329. maddesinde açıklandığı üzere, şirketin kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak da kabul edemeyeceği, davacının bu nedenle hisse senedi bedelini alamayacağı, ancak «kar payı» almasının mümkün olduğu,davalı şirketin ise 1998 yılından beri kar payı dağıtmadığı, sürekli zarar ettiği, ayrıca davalı ...Ş. yönünden, davacının bu davalı ile hukuki ilişkisinin bulunmadığı, yine davalı ... ile davacı arasında sözleşme ilişkisi olmadığı gibi, bu kişinin şirket adına işlem yaptığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden «pasif husumetten», diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkin olup,yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere, davacı istendiğinde geri verileceği «taahhüdü» ile para verdiğini, «ihtara» rağmen paranın iade edilmediğini ileri sürerek iş bu davayı açmış, davalı taraf ise davacının ...
Mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan, davacının ne şekilde, yani «sermaye artırımı» sırasında çıkarılan paylardan alım yapmak suretiyle mi yoksa, devir suretiyle mi şirkete ortak olduğu, davacının sahibi olduğu belirtilen hisselerin şirket sermayesi içinde yer alıp almadığı, pay değerlerinin ve davacı sermaye artırımı sırasında ortak olmuş ise kendisine verilen hisselerin nominal değerlerinin ne olduğu, davacıdan nominal değerin üzerinde tahsilat yapılmışsa, primli pay senedi çıkarılması konusunda karar olup olmadığı üzerinde durulup davalıların hukuki durumlarının ve mahkemenin HUMK 17. maddeye göre yetkisi hususunun buna göre değerlendirilerek, neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3747 E. 2012/10385 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, zarar yönünden benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, tedavi «masraflarına» ilişkin olarak 3.827 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4623 E. 2022/6469 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harç ikmali · davanın konusu · işlemiş faiz · yargılama gideri · harç · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, davacı tarafça takip ve dava tarihinden sonra alacağın tahsil edildiği, davalılar tarafından dava açılmasına sebebiyet verildiğinden davacı lehine «yargılama giderlerine» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle «davanın konusu» kalmadığı anlaşıldığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… istemine ilişkin olup, yukarıda yazılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece bozma ilamına uyularak dava açılmasına davalılarca sebebiyet verildiği gerekçesiyle «davanın konusu» kalmadığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve davacı taraf kendisini vekille «temsil» ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 6/2. maddesi uyarınca 12.606,60 TL «vekalet ücretinin» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca kabule göre de mahkemece, mümeyyiz davalı tarafça takipte itiraz edilmeyen kesimi de içine alacak şekilde hüküm kurulması ve davacı tarafa «harç ikmali» yaptırılmaksızın takip tutarının tümü üzerinden hesaplanan «vekalet ücretinin» mümeyyiz davalıdan tahsiline karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mümeyyiz davalı ...’in takibe itirazı sadece faiz oranı ve «işlemiş faizin» hesabındaki faiz oranına ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15237 E. 2016/7438 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… tokopi belgede davada savunulduğunun aksine devreden imzası altına ... imzasının olmasının ne anlama geldiği üzerinde durulup sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… nlaşılamadığından, mahkemece icra dosyası aslının getirtilip incelenmesi, icra takibine konu faturalarda yer alan mal ve hizmetlerin verilip verilmediği hususundaki «delillerin toplanması», böylece taraflar arasındaki «temel ilişkinin» belirlenerek taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeyle» davanın kabulüne hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temel ilişki · delillerin toplanmaması · ilamsız icra takibi · icra takibine itiraz · fatura · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · e-defter
Benzer bu kararda… ğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın 44.120,00 TL yönünden iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, faturaya dayalı olarak girişilen «ilamsız icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
… nlaşılamadığından, mahkemece icra dosyası aslının getirtilip incelenmesi, icra takibine konu faturalarda yer alan mal ve hizmetlerin verilip verilmediği hususundaki «delillerin toplanması», böylece taraflar arasındaki «temel ilişkinin» belirlenerek taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeyle» davanın kabulüne hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Davalı tarafça, davacı tarafın icra takibine konu ettiği faturalara ilişkin herhangi bir hizmet ya da mal alımı yapılmadığı, taraf şirketlerin yetkilisinin aynı kişi olması sebebiyle yetkilinin dava konusu «fatura» ve alacakları usulsüz olarak kayıtlara işlediği savunulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13790 E. 2012/4749 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · yönetim kurulu kararı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu paranın şirket adına davalı tarafından alındığı, buna göre davalının «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, davanın şirkete karşı açılması gerektiği gerekçesiyle davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı, davalının o tarihte «yönetim kurulu» başkanı olduğu şirkete ortak olmak amacıyla para verdiğini, ancak şirkete ortak edilmediğini savunmuş, davalı taraf ise diğer savunmalarının yanı sıra davacının şirket ortağı bulunduğunu savunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5472 E. , 2010/11099 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.01.2009 tarih ve 2007/476 - 2009/19 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 01.01.2001 tarihinde 66.828 Alman Mark'ı ödeyerek ... Gıda Sanayii ve Ticaret A.Ş.'ne ait 116 hisse senedini devraldıklarını, ancak hisse senetlerinin müvekkillerine teslim edilmediği gibi, müvekkillerine herhangi bir ortaklık hakkı tanınmadığını ve kâr payı verilmediğini, sözleşmenin gereklerinin davalılar tarafından yerine getirilmediğini ileri sürerek, sözleşmenin feshini ve anılan meblağın ödemenin yapıldığı 01.01.2001 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıya ödetilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri TTK'nun 405/2. maddesi gereğince anonim şirket ortaklarının şirkete sermaye olarak verdikleri şeyi geri isteyemeyeceklerini, ancak tasfiye payına ilişkin haklarının saklı olduğunu, müvekkil şirketin tasfiye halinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, TTK'nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebi yerinde olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf şirket ortağı olmak üzere davalı tarafa para verdiğini, buna karşılık usulünce gerçekleştirilmiş bir ortaklık işlemi bulunmadığını ileri sürerek, ödediği tutarın tahsili talebinde bulunmuş, davalı taraf ise davacıların ... Gıda A.Ş.'nin ortağı olduğunu savunmuştur. Her ne kadar dava dosyasına davacıların şirket ortağı olduğuna dair bir kısım belgeler sunulmuş ise de; Dairemize intikal eden dosyalardan davalı adına bünyesinde ikincil kayıtlar tutulduğu savunulduğundan, mahkemece bu belgelerle yetinilmeyerek davacı taraf davada bilirkişi deliline de dayandığından mahkemece uzman bir bilirkişi kurulu vasıtasıyla davacıların ortağı bulunduğu belirtilen şirket kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davacıların devraldığını bilrdirdiği payların anılan şirket sermayesi içinde yer alıp almadığı ve davacıların ortaklığının usulünce gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği üzerinde durulup dosya içerisinde bulunan fotokopi belgede davada savunulduğunun aksine devreden imzası altına ...
imzasının olmasının ne anlama geldiği üzerinde durulup sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034600200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz