Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13790 E. 2012/4749 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet ehliyeti↗ husumet ehliyeti↗ pasif husumet↗ taraf ehliyeti↗ yönetim kurulu kararı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu paranın şirket adına davalı tarafından alındığı, buna göre davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davanın şirkete karşı açılması gerektiği gerekçesiyle davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı, davalının o tarihte yönetim kurulu başkanı olduğu şirkete ortak olmak amacıyla para verdiğini, ancak şirkete ortak edilmediğini savunmuş, davalı taraf ise diğer savunmalarının yanı sıra davacının şirket ortağı bulunduğunu savunmuştur. Davacı şirket ortağı yapılmadığını ve verilen paradan davalının da sorumlu olduğunu ileri sürdüğüne göre uyuşmazlığın hallinde TTK.'nun 336/5 maddesi hükümlerinin uygulanması söz konusu olabileceğinden mahkemece öncelikle davacının davalı şirkete ortak olup olmadığı üzerinde durulup, ortaklığın gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde TTK.'nun 336/5 maddesi uyarınca davalının sorumlu bulunup bulunmadığı değerlendirilmek ve Dairemizce temyiz incelemesi yapılan benzer dava dosyalarından davalı hakkında ayrıca bir cezai soruşturmanın söz konusu olduğu ileri sürüldüğünden bu husus üzerinde durularakneticesine göre bir karar vermek gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/358 E. 2011/8632 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emredici hüküm · ihbar
Benzer bu kararda… r arasında imzalanmış Genel Kredi Sözleşmesi gereği kullanılan Dövize endeksli Ticari Kredinin erken ödenmesi üzerine davacının hesabından erken ödeme ücreti olarak «ihbarda» bulunmaksızın ücret kesilmesinin Genel Kredi Sözleşmesi’nde düzenlenmiş olduğu, bu düzenlenmenin hukuka ve «emredici» hukuk kurallarına aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2838 E. 2014/5104 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket pay devri · pay devri · ticari işletme · usulden reddi · limited şirket · görevsizlik kararı · tacir · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… lı TTK'nın 4. maddesine göre belirlenmesi gerektiği, bu düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın da «tacir» olması ve «ticari işletmeleriyle» ilgili hususlardan doğması gerektiği, TTK'nın 4/2. maddesine göre ise tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğan uyuşmazlıkların ticari dava sayıldığı, taraflarında tacir olmadığının dava dilekçesi içeriği ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu, uyuşmazlıkta asliye hukuk mahkemesi «görevli» olup 6100 sayılı HMK’nın 114/1. fıkrası (c) bendine göre görevin dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Taraflar arasında «limited şirket pay devri» yapıldığına ve davacı da bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek işbu davayı açtığına göre, davanın hallinde Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanmak durumundadır.
Zira, uyuşmazlığın çözümünde «pay devrinin» ne şekilde ve hangi koşullarda geçerli olacağı hususları da incelenip değerlendirileceğinden ticari bir uyuşmazlık söz konusudur.
Bu itibarla, mahkemece, uyuşmazlığın esası ile ilgili karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2163 E. 2015/7347 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya göre, şirket ortağı davalılar yönünden ayrıca bir sorumluluk hukuki nedeni ileri sürülmediği, gönderilen paradan şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle 27.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı B..
T.. kendisini vekil aracılığıyla «temsil» ettirmiştir.
T.. yönünden dava reddedildiğine göre, bu davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı K..
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5472 E. 2010/11099 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, TTK'nun «anonim şirketler» ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebi yerinde olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
… tokopi belgede davada savunulduğunun aksine devreden imzası altına ... imzasının olmasının ne anlama geldiği üzerinde durulup sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13790 E. , 2012/4749 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/06/2010 tarih ve 2010/53-2010/330 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya'da yaşayan müvekkilinin davalının şirketlerine ortak olmak amacıyla davalıya 11.01.2000 tarihinde 20.000 Alman Markı verdiğini ve bunun karşılığında iştirak hissesi adı altında imzalanan belgenin müvekkiline teslim edildiğini, aradan geçen zamana rağmen kendisine kar payı vs. verilmeyen müvekkilinin yaptığı araştırmada şirkete resmiyette herhangi bir ortaklığının bulunmadığını öğrendiğini, davalının müvekkiline ait parayı elinde bulundurup kullandığını, vaad ettiği şekilde şirkete ortak yapmayarak ve şirket faaliyetleri sonucu elde edilen kardan yararlandırılmayarak sebepsiz zenginleştiğini belirterek, 20.000 Alman Markının teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve şirketin yönetici ortağı olan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının şirket ortağı olduğunu belirterek, davanın yetki, husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu paranın şirket adına davalı tarafından alındığı, buna göre davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davanın şirkete karşı açılması gerektiği gerekçesiyle davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı, davalının o tarihte yönetim kurulu başkanı olduğu şirkete ortak olmak amacıyla para verdiğini, ancak şirkete ortak edilmediğini savunmuş, davalı taraf ise diğer savunmalarının yanı sıra davacının şirket ortağı bulunduğunu savunmuştur. Davacı şirket ortağı yapılmadığını ve verilen paradan davalının da sorumlu olduğunu ileri sürdüğüne göre uyuşmazlığın hallinde TTK.'nun 336/5 maddesi hükümlerinin uygulanması söz konusu olabileceğinden mahkemece öncelikle davacının davalı şirkete ortak olup olmadığı üzerinde durulup, ortaklığın gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde TTK.'nun 336/5 maddesi uyarınca davalının sorumlu bulunup bulunmadığı değerlendirilmek ve Dairemizce temyiz incelemesi yapılan benzer dava dosyalarından davalı hakkında ayrıca bir cezai soruşturmanın söz konusu olduğu ileri sürüldüğünden bu husus üzerinde durularakneticesine göre bir karar vermek gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048800300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz