6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13790 E. 2012/4749 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet ehliyeti husumet ehliyeti pasif husumet taraf ehliyeti yönetim kurulu kararı husumet

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu paranın şirket adına davalı tarafından alındığı, buna göre davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davanın şirkete karşı açılması gerektiği gerekçesiyle davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı, davalının o tarihte yönetim kurulu başkanı olduğu şirkete ortak olmak amacıyla para verdiğini, ancak şirkete ortak edilmediğini savunmuş, davalı taraf ise diğer savunmalarının yanı sıra davacının şirket ortağı bulunduğunu savunmuştur. Davacı şirket ortağı yapılmadığını ve verilen paradan davalının da sorumlu olduğunu ileri sürdüğüne göre uyuşmazlığın hallinde TTK.'nun 336/5 maddesi hükümlerinin uygulanması söz konusu olabileceğinden mahkemece öncelikle davacının davalı şirkete ortak olup olmadığı üzerinde durulup, ortaklığın gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde TTK.'nun 336/5 maddesi uyarınca davalının sorumlu bulunup bulunmadığı değerlendirilmek ve Dairemizce temyiz incelemesi yapılan benzer dava dosyalarından davalı hakkında ayrıca bir cezai soruşturmanın söz konusu olduğu ileri sürüldüğünden bu husus üzerinde durularakneticesine göre bir karar vermek gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/358 E. 2011/8632 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2838 E. 2014/5104 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2163 E. 2015/7347 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5472 E. 2010/11099 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/13790 E.  ,  2012/4749 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/06/2010 tarih ve 2010/53-2010/330 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Almanya'da yaşayan müvekkilinin davalının şirketlerine ortak olmak amacıyla davalıya 11.01.2000 tarihinde 20.000 Alman Markı verdiğini ve bunun karşılığında iştirak hissesi adı altında imzalanan belgenin müvekkiline teslim edildiğini, aradan geçen zamana rağmen kendisine kar payı vs. verilmeyen müvekkilinin yaptığı araştırmada şirkete resmiyette herhangi bir ortaklığının bulunmadığını öğrendiğini, davalının müvekkiline ait parayı elinde bulundurup kullandığını, vaad ettiği şekilde şirkete ortak yapmayarak ve şirket faaliyetleri sonucu elde edilen kardan yararlandırılmayarak sebepsiz zenginleştiğini belirterek, 20.000 Alman Markının teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve şirketin yönetici ortağı olan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının şirket ortağı olduğunu belirterek, davanın yetki, husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu paranın şirket adına davalı tarafından alındığı, buna göre davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davanın şirkete karşı açılması gerektiği gerekçesiyle davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı, davalının o tarihte yönetim kurulu başkanı olduğu şirkete ortak olmak amacıyla para verdiğini, ancak şirkete ortak edilmediğini savunmuş, davalı taraf ise diğer savunmalarının yanı sıra davacının şirket ortağı bulunduğunu savunmuştur. Davacı şirket ortağı yapılmadığını ve verilen paradan davalının da sorumlu olduğunu ileri sürdüğüne göre uyuşmazlığın hallinde TTK.'nun 336/5 maddesi hükümlerinin uygulanması söz konusu olabileceğinden mahkemece öncelikle davacının davalı şirkete ortak olup olmadığı üzerinde durulup, ortaklığın gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde TTK.'nun 336/5 maddesi uyarınca davalının sorumlu bulunup bulunmadığı değerlendirilmek ve Dairemizce temyiz incelemesi yapılan benzer dava dosyalarından davalı hakkında ayrıca bir cezai soruşturmanın söz konusu olduğu ileri sürüldüğünden bu husus üzerinde durularakneticesine göre bir karar vermek gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048800300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.