6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4820 E. 2010/11066 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar payı sermaye artırımı rehin hisse senedi pasif husumet ihtar kâr payı taahhütname eksik inceleme husumet

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 17 · TTK — TTK 329

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı ... İnş.Tar.San.AŞ.’den hisse senedi alarak ortak olduğu, TTK’nun 329. maddesinde açıklandığı üzere, şirketin kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi rehin olarak da kabul edemeyeceği, davacının bu nedenle hisse senedi bedelini alamayacağı, ancak kar payı almasının mümkün olduğu,davalı şirketin ise 1998 yılından beri kar payı dağıtmadığı, sürekli zarar ettiği, ayrıca davalı ...Ş. yönünden, davacının bu davalı ile hukuki ilişkisinin bulunmadığı, yine davalı ... ile davacı arasında sözleşme ilişkisi olmadığı gibi, bu kişinin şirket adına işlem yaptığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden pasif husumetten, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, alacak istemine ilişkin olup,yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere, davacı istendiğinde geri verileceği taahhüdü ile para verdiğini, ihtara rağmen paranın iade edilmediğini ileri sürerek iş bu davayı açmış, davalı taraf ise davacının ... İnş.Tarım A.Ş.’nin ortağı olduğunu savunmuştur.

Mahkemece alınan bilirkişi raporuna istinaden davacının davalı ... İnş.Tarım A.Ş.’nin ortağı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve kurulan hükmü denetlemeye elverişli değildir. Mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan, davacının ne şekilde, yani sermaye artırımı sırasında çıkarılan paylardan alım yapmak suretiyle mi yoksa, devir suretiyle mi şirkete ortak olduğu, davacının sahibi olduğu belirtilen hisselerin şirket sermayesi içinde yer alıp almadığı, pay değerlerinin ve davacı sermaye artırımı sırasında ortak olmuş ise kendisine verilen hisselerin nominal değerlerinin ne olduğu, davacıdan nominal değerin üzerinde tahsilat yapılmışsa, primli pay senedi çıkarılması konusunda karar olup olmadığı üzerinde durulup davalıların hukuki durumlarının ve mahkemenin HUMK 17. maddeye göre yetkisi hususunun buna göre değerlendirilerek, neticesine göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kâr payı dağıtımı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/761 E. 2014/3102 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çelişkili davranış yasağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18046 E. 2015/4652 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5472 E. 2010/11099 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Bilirkişi ücreti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13763 E. 2012/21619 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/4820 E.  ,  2010/11066 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.11.2008 tarih ve 2007/85-2008/634 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketlerin Almanya’da yapılan toplantılar aracılığı ile müvekkilinden usulsüz ve hukuka aykırı olarak para topladığını, bu işlemin yapılması esasında müvekkilinin dini ve milli duygularının istismar edildiğini, “kâr ve zarara ortak olacaksınız” denilerek, hile ile müvekkilinin davalı şirkete ortak edildiğini, paraların ... Holding A.Ş. adına toplandığını, ancak ... Tarım ve İnşaat A.Ş. adına kâr payı verileceğinin belirtildiği,davacının 10.955 DM karşılığı olan 10.350 YTL’nın tahsilini,davalı şirketlerde ortak olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının müvekkili Holding ile arasında herhangi bir bağ olmadığını, diğer davalı ...’ın sorumlu tutulamayacağını, TTK 329 ve 405 maddesi gereğince talep hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı ... İnş.Tar.San.AŞ.’den hisse senedi alarak ortak olduğu, TTK’nun 329. maddesinde açıklandığı üzere, şirketin kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi rehin olarak da kabul edemeyeceği, davacının bu nedenle hisse senedi bedelini alamayacağı, ancak kar payı almasının mümkün olduğu,davalı şirketin ise 1998 yılından beri kar payı dağıtmadığı, sürekli zarar ettiği, ayrıca davalı ...Ş. yönünden, davacının bu davalı ile hukuki ilişkisinin bulunmadığı, yine davalı ... ile davacı arasında sözleşme ilişkisi olmadığı gibi, bu kişinin şirket adına işlem yaptığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden pasif husumetten, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, alacak istemine ilişkin olup,yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere, davacı istendiğinde geri verileceği taahhüdü ile para verdiğini, ihtara rağmen paranın iade edilmediğini ileri sürerek iş bu davayı açmış, davalı taraf ise davacının ... İnş.Tarım A.Ş.’nin ortağı olduğunu savunmuştur.

Mahkemece alınan bilirkişi raporuna istinaden davacının davalı ... İnş.Tarım A.Ş.’nin ortağı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve kurulan hükmü denetlemeye elverişli değildir. Mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan, davacının ne şekilde, yani sermaye artırımı sırasında çıkarılan paylardan alım yapmak suretiyle mi yoksa, devir suretiyle mi şirkete ortak olduğu, davacının sahibi olduğu belirtilen hisselerin şirket sermayesi içinde yer alıp almadığı, pay değerlerinin ve davacı sermaye artırımı sırasında ortak olmuş ise kendisine verilen hisselerin nominal değerlerinin ne olduğu, davacıdan nominal değerin üzerinde tahsilat yapılmışsa, primli pay senedi çıkarılması konusunda karar olup olmadığı üzerinde durulup davalıların hukuki durumlarının ve mahkemenin HUMK 17.

maddeye göre yetkisi hususunun buna göre değerlendirilerek, neticesine göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034586000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.