Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13706 E. 2011/6248 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece anılan savunma üzerinde durulup davacının belirtilen şekilde Vergi Dairesine başvurmada bulunarak ve neticesine göre dava açarak zararını önlemesinin mümkün bulunup bulunmadığı üzerinde durulup neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13782 E. 2012/4706 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil · eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davaya konu olan geminin, davalılardan ... tarafından kullanıldığının toplanan tüm delillerle sabit olduğu, diğer davalıların gemiyi kullandıklarına dair «kesin» ve açık bir delilin bulunmadığı, davalı ...'ın sözleşmeye aykırı olarak gemiyi kullanması ve gelir elde etmesinin BK. m.
41 ve devamı anlamında bir «haksız fiil» sayılacağı gerekçesiyle, 50.000,00 TL’nin davalı ...'dan tahsiline, diğer davalılara yönelik kanıtlanamayan davanın ise reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacının bu yöndeki iddiaları üzerinde durulup buna göre hüküm tesisi gerekirken, bu hususta karar yerinde de hiçbir gerekçeye yer verilmemesi doğru olmamış, «eksik incelemeye» dayalı olarak verilen kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5472 E. 2010/11099 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, TTK'nun «anonim şirketler» ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebi yerinde olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
… tokopi belgede davada savunulduğunun aksine devreden imzası altına ... imzasının olmasının ne anlama geldiği üzerinde durulup sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8753 E. 2012/14927 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icazet · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu kararda2- Ancak, davalı taraf davacının hesabının aktif olduğunu, dava konusu paraların çekildiği 31.10.2008 ve 11.11.2008 tarihlerinden sonra da davacının işlemler yaptığını, bunun yapılan işlemlere davacının «icazet» verdiği anlamına geleceğini savunduğu halde, mahkemece bu husus üzerinde durulup, inceleme ve araştırma yapılmadan «eksik inceleme» ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı banka çalışanının davalı ...'a ödemede bulunduğu, buna ilişkin olarak talimat asıllarının «ibraz» edilmediği, banka çalışanının teftiş raporunda kusurlu bulunduğu, ödeme yapılırken gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 79.500 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12715 E. 2010/7583 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon alacağı · komisyon · eksik inceleme · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, sözleşmede davalı şirketin projedeki bir taşınmazın satışını yaparsa %12 oranında «komisyon alacağının» kararlaştırıldığı, davacının satışa aracılık etmediğini duruşmada beyan ettiği, bu durumda TTK’nun 405 nci maddesine dayalı alacağının doğmadığı, davalılardan tellâllik akdine dayalı bir alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bu maddenin «son» cümlesi ile sözleşmenin diğer maddeleri bir bütün halinde değerlendirilerek, davacının sözleşmeden kaynaklandığını iddia ettiği alacağı hak edip etmediği üzerinde yeterince durulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, sözleşmenin anılan maddesinin sadece ilk cümlesi değerlendirilip, sözleşmenin diğer maddeleri gözden kaçırılarak, yazılı gerekçelerle davanın reddi «eksik incelemeye» ve yanlış nitelemeye dayalı olup, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı ile davalılardan Ltd.Şti.’ni «temsilen» genel müdür diğer davalı arasında imzalanan işbirliği sözleşmesinin 3.3 ncü maddesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4346 E. 2015/8654 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap · ibra · kötü niyet tazminatı · protokol · kötü niyet · taahhütname · ibraz · temsil
Benzer bu karardaAyrıca, «ibra» mahiyetinde görülen «taahhütname» bizzat davacı tarafından dava dilekçesi ekinde «ibraz» edilmiş olup davacı, taahhütname, «protokol» ve yine dava dilekçesi ekinde ibraz edilen davalı şirketin iki ortağının da imzasını içeren «cari hesap» tablolarını sunmuş ve bu belgelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini bildirmiş ve taahhütnamede "... şirket «temsilcileri» tarafından şerhsiz ve şartsız olarak kabul edilenler şirket borcu sayılacaktır ..." şeklindeki belirlemenin değerlendirme dışında bırakıldığını beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, icra takibine dayanak yapılan banka makbuzları aracılığı ile davalıya borç para verildiği iddiasının ispatlanamadığı, davalının davacıya 05/12/2012 tarihi itibari ile borcunun bulunmadığının «taahhütname» başlıklı sözleşmeden de açıkça anlaşıldığı gerekçesiyle davanın ve davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davacının «ibraz» ettiği tüm deliller birlikte değerlendirilmek ve davacı ile davalı şirketin diğer ortağının imzasını içeren «cari hesap» tablosunun hangi aşamada düzenlendiği üzerinde de durulup «taahhütname» karşısında geçerliliği tartışılmak suretiyle bir karar vermek gerekirken eksik değerlendirmeyle karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava, borç verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, davacının borç para verdiğini ispatlayamadığı ve taraflar arasında düzenlenen «taahhütnameden» borcun bulunmadığının anlaşıldığı, bu belgenin «ibra» mahiyetinde olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13706 E. , 2011/6248 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/05/2009 tarih ve 2008/118-2009/988 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı .... nezdinde en son 20.06.2006 tarihinde olmak üzere İHEVA hisse senetlerini satın aldığını, hisse senedi maliyetinin 1,52 TL olduğunu, 08.12.2006 tarihinde bu hisseleri Deniz Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.'ye virman ettiğini, ancak davalının bu devir sırasında hisse senetlerini alım tarihini bildirmediğini ve hisse senedi maliyetini 1,02 TL olarak bildirdiğini, 30.07.2007 tarihinde hisse senetlerini sattığını, alım tarihinden itibaren 1 yıl sonra yapılan satımlarda ve maliyetinin altındaki satımlarda vergi ödeme yükümlülüğünün olmadığını, davalının bu işlemleri eksik yapması nedeniyle kar üzerinden 2.733 TL. vergi ödemek zorunda kaldığını, davalıya yaptığı başvuru üzerine satıştan sonra 07.11.2007 tarihinde hisse senetlerinin alım tarihinin ve maliyetinin Deniz Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.'ye bildirildiğini, bu şekilde müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek 2.733 TL'nin 30.07.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin, hisselerin alım tarihi ve maliyetini 29.12.2006 tarihinde bildirdiğini, davacının hisse senetlerinin ise 30.07.2007 tarihinde satıldığını, müvekkilinin hatası olmadığını, ayrıca vergi dairesini verilecek düzeltme beyannamesi ile paranın geri alınabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalının, davacının hisse senetlerinin dava dışı Deniz Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.'ye virman yapılırken hisse senetlerinin alım tarihleri ile hisse senedi maliyetlerini bildirmediği, bu nedenle davacı tarafından kâr üzerinden vergi ödemek zorunda kalındığı, davalının 29.12.2006 tarihinde bu bilgileri gönderdiğini kanıtlayamadığı, ödenen vergi miktarının 2.583,07 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.583,07 TL'nin 25.12.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı .... tarafından davacıya ait hisse senetlerinin dava dışı Deniz Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.'ye gönderilirken hisse senetlerinin alım tarihi ve hisse senedi bedellerinin bildirilmemesi nedeniyle davacı tarafından ödenen vergi miktarının tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre hisse senedi alım satımı yapan davalı vekili diğer savunmalarının yanısıra, davacı tarafından vergi dairesine düzeltme talebinde bulunularak ödenen vergiyi geri alabileceği ve bu şekilde zararının giderilebileceğini bildirdiği halde, mahkemece davacının vergi dairesine düzeltme başvurusunda bulunup bulunmadığı ve ödenen verginin iade edilip edilemeyeceği hususları araştırılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece anılan savunma üzerinde durulup davacının belirtilen şekilde Vergi Dairesine başvurmada bulunarak ve neticesine göre dava açarak zararını önlemesinin mümkün bulunup bulunmadığı üzerinde durulup neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 23.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027813600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz