Isticvap
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3752 E. 2011/15944 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
isticvap↗ yazılı delil↗ sermaye artırımı↗ ispat yükü↗ hamil↗ anonim şirket↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hamiline yazılı hisse senetlerinin genel kurul öncesi tevdi edildiğine dair belge bulunmadığı, şirketin bu şekilde bir uygulmasının bulunmadığı, davacının aksini yazılı delille ispatlayamadığı, davalılardan A.Edip Ağaoğulları'nın beyanında davacıdan hisselerini satın aldığını ifade ettiği ve gerçek kişi davalıların hisse adetlerindeki artışların davacının nizalı hisseleriyle oluştuğunun ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava davacının ortağı olduğu davalılardan anonim şirketin genel kurul toplantısına katılmak üzere şirkete tevdi edilen, ancak iade edilmeyerek diğer davalıların haksız ele geçirdiği iddia edilen hamiline yazılı hisse senetlerinin ve sermaye artırımına karşılık gelen davacı hisselerin teslimi konusunda çıkartılan muaraza üzerine bu senetlerin davacıya ait olduğunun tespiti ve teslimi istemine ilişkindir.
Davalı şirketin 18.04.2007 tarihli genel kurul toplantısına davacı, vekili aracılığıyla katılmıştır. Kural olarak genel kurul toplantısına katılmak için TTK'nun 360 ıncı maddesi uyarınca hamiline yazılı hisse senetlerinin şirkete tevdi edilmesi zorunlu olup, artık ortaklara geri iade edildiğinin kanıt yükü şirkete aittir. Somut olayda davacı elindeki hamiline hisse senetlerinin genel kurul öncesi şirketi tevdi edildiğinin ispat yükünün davacı tarafa yüklenerek, davalı savunmasına karşı davacının yazılı delil ibraz edemediğinden bahisle davanın reddi yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca yerinde olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, davalı şirketin 11.02.2009 tarihli cevabi yazısında belirtildiği üzere artırılan sermayeye karşılık gelen yeni hisse senetleri henüz basılmamış olduğundan 18.04.2007 tarihli genel kurulda sermaye artırımıyla davacının hak sahibi olduğu 8.000 adet yeni çıplak payın devrinin tabi bulunduğu şeklin davalı gerçek kişilerden ...’nın isticvabında 09.07.2009 tarihli duruşmada yaptığı satın alma savunmasının değerlendirilmemesi de yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, davalılardan ... hakkında davaya konu hisse senetlerini hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak suretiyle ele geçirdiği suçlamasıyla iddianame tanzim olunarak dava açıldığı anlaşıldığından mahkemece; bu dosya içeriğinin de araştırılıp, şirket kayıtları ve taraf delileri yukarıda açıklanan mevzuat ışığında tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4610 E. 2012/7312 K.
Ortak:hamil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hamiline» yazılı hisse senetlerinin genel kurul öncesi tevdi edildiğine dair belge bulunmadığı, şirketin bu şekilde bir uygulmasının bulunmadığı, davacının aksini yazılı del …
Dava davacının ortağı olduğu davalılardan «anonim şirketin» genel kurul toplantısına katılmak üzere şirkete tevdi edilen, ancak iade edilmeyerek diğer davalıların haksız ele geçirdiği iddia edilen «hamiline» yazılı hisse senetlerinin ve «sermaye artırımına» karşılık gelen davacı hisselerin «teslimi» konusunda çıkartılan muaraza üzerine bu senetlerin davacıya ait olduğunun tespiti ve teslimi istemine ilişkindir.
Kural olarak genel kurul toplantısına katılmak için TTK'nun 360 ıncı maddesi uyarınca «hamiline» yazılı hisse senetlerinin şirkete tevdi edilmesi zorunlu olup, artık ortaklara geri iade edildiğinin kanıt yükü şirkete aittir.
Benzer bu karardaMahkemece, «hamiline» yazılı hisse senetlerinin genel kurul öncesi tevdi edildiğine dair belge bulunmadığı, şirketin bu şekilde bir uygulmasının bulunmadığı, davacının aksini yazılı del …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10121 E. 2011/2970 K.
Ortak:isticvap · hamil · anonim şirket · teslim
İncelediğiniz karardaDava davacının ortağı olduğu davalılardan «anonim şirketin» genel kurul toplantısına katılmak üzere şirkete tevdi edilen, ancak iade edilmeyerek diğer davalıların haksız ele geçirdiği iddia edilen «hamiline» yazılı hisse senetlerinin ve «sermaye artırımına» karşılık gelen davacı hisselerin «teslimi» konusunda çıkartılan muaraza üzerine bu senetlerin davacıya ait olduğunun tespiti ve teslimi istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hamiline» yazılı hisse senetlerinin genel kurul öncesi tevdi edildiğine dair belge bulunmadığı, şirketin bu şekilde bir uygulmasının bulunmadığı, davacının aksini yazılı del …
Kural olarak genel kurul toplantısına katılmak için TTK'nun 360 ıncı maddesi uyarınca «hamiline» yazılı hisse senetlerinin şirkete tevdi edilmesi zorunlu olup, artık ortaklara geri iade edildiğinin kanıt yükü şirkete aittir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin genel kurul toplantılarına katılanların «hisse senedi» tevdi etmeleri şeklinde bir uygulamasının bulunmadığı, davacının bunun aksini yazılı delille kanıtlayamadığı, davacı tarafın davaya konu olan hisse senetlerinin «zayi» olduğu yönünde «iptal davası» açtığı, davalıların davaya konu hisse senetleri ile ilgili olarak muaraza yaratmasının söz konusu olmadığı, gerçek kişi davalıların pay oranlarındaki artışın «anonim şirketlerin» yapısı ve «hamiline» yazılı hisse senetlerinin devrine ilişkin hükümler sebebiyle davacının nizalı hisseleriyle ilgili olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veri …
Dava, «hamiline» yazılı hisse senetlerinin davacıya iadesi istemine ilişkin olup, davacı, davaya konu olan hamiline yazılı hisse senetlerinin davalı şirketin genel kurulu sırasında, yasa gereği şirkete tevdi edilmesine karşın iade edilmediğini, davalılar vekili ise müvekkili şirketin genel kurullar sırasında hisse senetlerini «teslim» alma uygulamasının olmadığını belirtmiştir.
… dığı ve davacı tarafça davaya konu olan hisse senetlerinin iptali için dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, TTK’nun 360. maddesi uyarınca «hamiline yazılı hisse senedi» sahiplerinin şirket genel kurulunda oy kullanabilmeleri için hisse senetlerini veya hisse senetleri üzerinde tasarruf hakkına sahip olduklarını gösteren belgeleri …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hamiline yazılı hisse senedi · hisse senedi · zayi · iptal davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin genel kurul toplantılarına katılanların «hisse senedi» tevdi etmeleri şeklinde bir uygulamasının bulunmadığı, davacının bunun aksini yazılı delille kanıtlayamadığı, davacı tarafın davaya konu olan hisse senetlerinin «zayi» olduğu yönünde «iptal davası» açtığı, davalıların davaya konu hisse senetleri ile ilgili olarak muaraza yaratmasının söz konusu olmadığı, gerçek kişi davalıların pay oranlarındaki artışın «anonim şirketlerin» yapısı ve «hamiline» yazılı hisse senetlerinin devrine ilişkin hükümler sebebiyle davacının nizalı hisseleriyle ilgili olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veri …
… dığı ve davacı tarafça davaya konu olan hisse senetlerinin iptali için dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, TTK’nun 360. maddesi uyarınca «hamiline yazılı hisse senedi» sahiplerinin şirket genel kurulunda oy kullanabilmeleri için hisse senetlerini veya hisse senetleri üzerinde tasarruf hakkına sahip olduklarını gösteren belgeleri …
Ayrıca «zayi» «iptal davası» bulması açılması da bu davanın dinlenmesine engel teşkil etmez.
Öte yandan, davacı tarafça, davaya konu olan hisse senetlerinin gerçek kişi davalılar tarafından devralındığı ileri sürüldüğüne göre, bu davalıların «isticvabı» ile davaya konu hisse senetlerini devralıp almadıkları, davalıların «hisse senedi» miktarındaki artışın kaynağının ne olduğu tespit edildikten sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle red hükmü kurulması doğru gör …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3752 E. , 2011/15944 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/12/2009 tarih ve 2008/279-2009/379 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan şirket nezdinde 8.000 adet hamiline yazılı hissesinin bulunduğunu, 18.04.2007 tarihinde yapılan şirket genel kurul toplantısıyla sermayenin 3.200.000,00 TL' ye yükseltilmesiyle müvekkili payının 16.000 adet hisseye yükseldiğini ancak bu hisselerin ve genel kurul öncesi tevdi ettiği eski hisselerin müvekkiline verilmediğini, bu hisselerin diğer davalılarca usulsüz işlemlerle ele geçirildiğini ileri sürerek, muarazanın men' ine, müvekkiline ait 16.000 paya ilişkin hisse senetlerinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, genel kurul öncesi hisse senetlerinin pay sahiplerinden alınması ve şirketçe muhafazası şeklinde bir uygulama bulunmadığını, hisselerini şirkete tevdi ettiği yönünde davacının bir belge de ibraz edemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hamiline yazılı hisse senetlerinin genel kurul öncesi tevdi edildiğine dair belge bulunmadığı, şirketin bu şekilde bir uygulmasının bulunmadığı, davacının aksini yazılı delille ispatlayamadığı, davalılardan A.Edip Ağaoğulları'nın beyanında davacıdan hisselerini satın aldığını ifade ettiği ve gerçek kişi davalıların hisse adetlerindeki artışların davacının nizalı hisseleriyle oluştuğunun ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava davacının ortağı olduğu davalılardan anonim şirketin genel kurul toplantısına katılmak üzere şirkete tevdi edilen, ancak iade edilmeyerek diğer davalıların haksız ele geçirdiği iddia edilen hamiline yazılı hisse senetlerinin ve sermaye artırımına karşılık gelen davacı hisselerin teslimi konusunda çıkartılan muaraza üzerine bu senetlerin davacıya ait olduğunun tespiti ve teslimi istemine ilişkindir.
Davalı şirketin 18.04.2007 tarihli genel kurul toplantısına davacı, vekili aracılığıyla katılmıştır. Kural olarak genel kurul toplantısına katılmak için TTK'nun 360 ıncı maddesi uyarınca hamiline yazılı hisse senetlerinin şirkete tevdi edilmesi zorunlu olup, artık ortaklara geri iade edildiğinin kanıt yükü şirkete aittir. Somut olayda davacı elindeki hamiline hisse senetlerinin genel kurul öncesi şirketi tevdi edildiğinin ispat yükünün davacı tarafa yüklenerek, davalı savunmasına karşı davacının yazılı delil ibraz edemediğinden bahisle davanın reddi yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca yerinde olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, davalı şirketin 11.02.2009 tarihli cevabi yazısında belirtildiği üzere artırılan sermayeye karşılık gelen yeni hisse senetleri henüz basılmamış olduğundan 18.04.2007 tarihli genel kurulda sermaye artırımıyla davacının hak sahibi olduğu 8.000 adet yeni çıplak payın devrinin tabi bulunduğu şeklin davalı gerçek kişilerden ...’nın isticvabında 09.07.2009 tarihli duruşmada yaptığı satın alma savunmasının değerlendirilmemesi de yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, davalılardan ... hakkında davaya konu hisse senetlerini hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak suretiyle ele geçirdiği suçlamasıyla iddianame tanzim olunarak dava açıldığı anlaşıldığından mahkemece; bu dosya içeriğinin de araştırılıp, şirket kayıtları ve taraf delileri yukarıda açıklanan mevzuat ışığında tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034521400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz