6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Isticvap

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3752 E. 2011/15944 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
isticvap yazılı delil sermaye artırımı ispat yükü hamil anonim şirket eksik inceleme ibraz teslim

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 360

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hamiline yazılı hisse senetlerinin genel kurul öncesi tevdi edildiğine dair belge bulunmadığı, şirketin bu şekilde bir uygulmasının bulunmadığı, davacının aksini yazılı delille ispatlayamadığı, davalılardan A.Edip Ağaoğulları'nın beyanında davacıdan hisselerini satın aldığını ifade ettiği ve gerçek kişi davalıların hisse adetlerindeki artışların davacının nizalı hisseleriyle oluştuğunun ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava davacının ortağı olduğu davalılardan anonim şirketin genel kurul toplantısına katılmak üzere şirkete tevdi edilen, ancak iade edilmeyerek diğer davalıların haksız ele geçirdiği iddia edilen hamiline yazılı hisse senetlerinin ve sermaye artırımına karşılık gelen davacı hisselerin teslimi konusunda çıkartılan muaraza üzerine bu senetlerin davacıya ait olduğunun tespiti ve teslimi istemine ilişkindir.

Davalı şirketin 18.04.2007 tarihli genel kurul toplantısına davacı, vekili aracılığıyla katılmıştır. Kural olarak genel kurul toplantısına katılmak için TTK'nun 360 ıncı maddesi uyarınca hamiline yazılı hisse senetlerinin şirkete tevdi edilmesi zorunlu olup, artık ortaklara geri iade edildiğinin kanıt yükü şirkete aittir. Somut olayda davacı elindeki hamiline hisse senetlerinin genel kurul öncesi şirketi tevdi edildiğinin ispat yükünün davacı tarafa yüklenerek, davalı savunmasına karşı davacının yazılı delil ibraz edemediğinden bahisle davanın reddi yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca yerinde olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.

Ayrıca, davalı şirketin 11.02.2009 tarihli cevabi yazısında belirtildiği üzere artırılan sermayeye karşılık gelen yeni hisse senetleri henüz basılmamış olduğundan 18.04.2007 tarihli genel kurulda sermaye artırımıyla davacının hak sahibi olduğu 8.000 adet yeni çıplak payın devrinin tabi bulunduğu şeklin davalı gerçek kişilerden ...’nın isticvabında 09.07.2009 tarihli duruşmada yaptığı satın alma savunmasının değerlendirilmemesi de yerinde görülmemiştir.

Öte yandan, davalılardan ... hakkında davaya konu hisse senetlerini hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak suretiyle ele geçirdiği suçlamasıyla iddianame tanzim olunarak dava açıldığı anlaşıldığından mahkemece; bu dosya içeriğinin de araştırılıp, şirket kayıtları ve taraf delileri yukarıda açıklanan mevzuat ışığında tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Muarazanın Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4610 E. 2012/7312 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Muarazanın men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10121 E. 2011/2970 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/3752 E.  ,  2011/15944 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/12/2009 tarih ve 2008/279-2009/379 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan şirket nezdinde 8.000 adet hamiline yazılı hissesinin bulunduğunu, 18.04.2007 tarihinde yapılan şirket genel kurul toplantısıyla sermayenin 3.200.000,00 TL' ye yükseltilmesiyle müvekkili payının 16.000 adet hisseye yükseldiğini ancak bu hisselerin ve genel kurul öncesi tevdi ettiği eski hisselerin müvekkiline verilmediğini, bu hisselerin diğer davalılarca usulsüz işlemlerle ele geçirildiğini ileri sürerek, muarazanın men' ine, müvekkiline ait 16.000 paya ilişkin hisse senetlerinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, genel kurul öncesi hisse senetlerinin pay sahiplerinden alınması ve şirketçe muhafazası şeklinde bir uygulama bulunmadığını, hisselerini şirkete tevdi ettiği yönünde davacının bir belge de ibraz edemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hamiline yazılı hisse senetlerinin genel kurul öncesi tevdi edildiğine dair belge bulunmadığı, şirketin bu şekilde bir uygulmasının bulunmadığı, davacının aksini yazılı delille ispatlayamadığı, davalılardan A.Edip Ağaoğulları'nın beyanında davacıdan hisselerini satın aldığını ifade ettiği ve gerçek kişi davalıların hisse adetlerindeki artışların davacının nizalı hisseleriyle oluştuğunun ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava davacının ortağı olduğu davalılardan anonim şirketin genel kurul toplantısına katılmak üzere şirkete tevdi edilen, ancak iade edilmeyerek diğer davalıların haksız ele geçirdiği iddia edilen hamiline yazılı hisse senetlerinin ve sermaye artırımına karşılık gelen davacı hisselerin teslimi konusunda çıkartılan muaraza üzerine bu senetlerin davacıya ait olduğunun tespiti ve teslimi istemine ilişkindir.

Davalı şirketin 18.04.2007 tarihli genel kurul toplantısına davacı, vekili aracılığıyla katılmıştır. Kural olarak genel kurul toplantısına katılmak için TTK'nun 360 ıncı maddesi uyarınca hamiline yazılı hisse senetlerinin şirkete tevdi edilmesi zorunlu olup, artık ortaklara geri iade edildiğinin kanıt yükü şirkete aittir. Somut olayda davacı elindeki hamiline hisse senetlerinin genel kurul öncesi şirketi tevdi edildiğinin ispat yükünün davacı tarafa yüklenerek, davalı savunmasına karşı davacının yazılı delil ibraz edemediğinden bahisle davanın reddi yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca yerinde olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.

Ayrıca, davalı şirketin 11.02.2009 tarihli cevabi yazısında belirtildiği üzere artırılan sermayeye karşılık gelen yeni hisse senetleri henüz basılmamış olduğundan 18.04.2007 tarihli genel kurulda sermaye artırımıyla davacının hak sahibi olduğu 8.000 adet yeni çıplak payın devrinin tabi bulunduğu şeklin davalı gerçek kişilerden ...’nın isticvabında 09.07.2009 tarihli duruşmada yaptığı satın alma savunmasının değerlendirilmemesi de yerinde görülmemiştir.

Öte yandan, davalılardan ... hakkında davaya konu hisse senetlerini hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak suretiyle ele geçirdiği suçlamasıyla iddianame tanzim olunarak dava açıldığı anlaşıldığından mahkemece; bu dosya içeriğinin de araştırılıp, şirket kayıtları ve taraf delileri yukarıda açıklanan mevzuat ışığında tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034521400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.