Muarazanın men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/10121 E. 2011/2970 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hamiline yazılı hisse senedi↗ isticvap↗ hisse senedi↗ zayi↗ hamil↗ iptal davası↗ anonim şirket↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin genel kurul toplantılarına katılanların hisse senedi tevdi etmeleri şeklinde bir uygulamasının bulunmadığı, davacının bunun aksini yazılı delille kanıtlayamadığı, davacı tarafın davaya konu olan hisse senetlerinin zayi olduğu yönünde iptal davası açtığı, davalıların davaya konu hisse senetleri ile ilgili olarak muaraza yaratmasının söz konusu olmadığı, gerçek kişi davalıların pay oranlarındaki artışın anonim şirketlerin yapısı ve hamiline yazılı hisse senetlerinin devrine ilişkin hükümler sebebiyle davacının nizalı hisseleriyle ilgili olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hamiline yazılı hisse senetlerinin davacıya iadesi istemine ilişkin olup, davacı, davaya konu olan hamiline yazılı hisse senetlerinin davalı şirketin genel kurulu sırasında, yasa gereği şirkete tevdi edilmesine karşın iade edilmediğini, davalılar vekili ise müvekkili şirketin genel kurullar sırasında hisse senetlerini teslim alma uygulamasının olmadığını belirtmiştir. Her ne kadar mahkemece, davalının bu savunmasının aksinin davacı tarafça yazılı belge ile kanıtlanamadığı ve davacı tarafça davaya konu olan hisse senetlerinin iptali için dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, TTK’nun 360. maddesi uyarınca hamiline yazılı hisse senedi sahiplerinin şirket genel kurulunda oy kullanabilmeleri için hisse senetlerini veya hisse senetleri üzerinde tasarruf hakkına sahip olduklarını gösteren belgeleri şirkete tevdi etmeleri zorunlu olduğundan ve davacı da anılan genel kurula hisse senetlerini tevdi ederek katıldığını ileri sürdüğünden yasa gereği hisse senetlerinin davalı şirkete tevdi edildiğinin kabulü gerekir ve bu karinenin aksinin yani genel kurula TTK'nun 360 ncı maddesinde öngörülen prosedüre uyulmadan katılındığının davalı şirket tarafından kanıtlanması gerekir. Ayrıca zayi iptal davası bulması açılması da bu davanın dinlenmesine engel teşkil etmez. Öte yandan, davacı tarafça, davaya konu olan hisse senetlerinin gerçek kişi davalılar tarafından devralındığı ileri sürüldüğüne göre, bu davalıların isticvabı ile davaya konu hisse senetlerini devralıp almadıkları, davalıların hisse senedi miktarındaki artışın kaynağının ne olduğu tespit edildikten sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle red hükmü kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3752 E. 2011/15944 K.
Ortak:isticvap · hamil · anonim şirket · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin genel kurul toplantılarına katılanların «hisse senedi» tevdi etmeleri şeklinde bir uygulamasının bulunmadığı, davacının bunun aksini yazılı delille kanıtlayamadığı, davacı tarafın davaya konu olan hisse senetlerinin «zayi» olduğu yönünde «iptal davası» açtığı, davalıların davaya konu hisse senetleri ile ilgili olarak muaraza yaratmasının söz konusu olmadığı, gerçek kişi davalıların pay oranlarındaki artışın «anonim şirketlerin» yapısı ve «hamiline» yazılı hisse senetlerinin devrine ilişkin hükümler sebebiyle davacının nizalı hisseleriyle ilgili olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veri …
Dava, «hamiline» yazılı hisse senetlerinin davacıya iadesi istemine ilişkin olup, davacı, davaya konu olan hamiline yazılı hisse senetlerinin davalı şirketin genel kurulu sırasında, yasa gereği şirkete tevdi edilmesine karşın iade edilmediğini, davalılar vekili ise müvekkili şirketin genel kurullar sırasında hisse senetlerini «teslim» alma uygulamasının olmadığını belirtmiştir.
… dığı ve davacı tarafça davaya konu olan hisse senetlerinin iptali için dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, TTK’nun 360. maddesi uyarınca «hamiline yazılı hisse senedi» sahiplerinin şirket genel kurulunda oy kullanabilmeleri için hisse senetlerini veya hisse senetleri üzerinde tasarruf hakkına sahip olduklarını gösteren belgeleri …
Benzer bu karardaDava davacının ortağı olduğu davalılardan «anonim şirketin» genel kurul toplantısına katılmak üzere şirkete tevdi edilen, ancak iade edilmeyerek diğer davalıların haksız ele geçirdiği iddia edilen «hamiline» yazılı hisse senetlerinin ve «sermaye artırımına» karşılık gelen davacı hisselerin «teslimi» konusunda çıkartılan muaraza üzerine bu senetlerin davacıya ait olduğunun tespiti ve teslimi istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hamiline» yazılı hisse senetlerinin genel kurul öncesi tevdi edildiğine dair belge bulunmadığı, şirketin bu şekilde bir uygulmasının bulunmadığı, davacının aksini yazılı del …
Kural olarak genel kurul toplantısına katılmak için TTK'nun 360 ıncı maddesi uyarınca «hamiline» yazılı hisse senetlerinin şirkete tevdi edilmesi zorunlu olup, artık ortaklara geri iade edildiğinin kanıt yükü şirkete aittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delil · sermaye artırımı · ispat yükü · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda davacı elindeki «hamiline» hisse senetlerinin genel kurul öncesi şirketi tevdi edildiğinin «ispat yükünün» davacı tarafa yüklenerek, davalı savunmasına karşı davacının «yazılı delil» «ibraz» edemediğinden bahisle davanın reddi yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca yerinde olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Dava davacının ortağı olduğu davalılardan «anonim şirketin» genel kurul toplantısına katılmak üzere şirkete tevdi edilen, ancak iade edilmeyerek diğer davalıların haksız ele geçirdiği iddia edilen «hamiline» yazılı hisse senetlerinin ve «sermaye artırımına» karşılık gelen davacı hisselerin «teslimi» konusunda çıkartılan muaraza üzerine bu senetlerin davacıya ait olduğunun tespiti ve teslimi istemine ilişkindir.
… 009 tarihli cevabi yazısında belirtildiği üzere artırılan sermayeye karşılık gelen yeni hisse senetleri henüz basılmamış olduğundan 18.04.2007 tarihli genel kurulda «sermaye artırımıyla» davacının hak sahibi olduğu 8.000 adet yeni çıplak payın devrinin tabi bulunduğu şeklin davalı gerçek kişilerden ...’nın «isticvabında» 09.07.2009 tarihli duruşmada yaptığı satın alma savunmasının değerlendirilmemesi de yerinde görülmemiştir.
… ce; bu dosya içeriğinin de araştırılıp, şirket kayıtları ve taraf delileri yukarıda açıklanan mevzuat ışığında tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/10121 E. , 2011/2970 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.04.2009 tarih ve 2009/277-2009/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 41.720 adet pay sahibi olduğunu, 18.04.2007 tarihli genel kurul toplantısı sonrasında hamiline yazılı olan hisse senetlerinin davalı şirket yetkilileri tarafından kendisine iade edilmediğini, diğer davalıları hisse oranlarında ise artış olduğunu ileri sürerek, davalıların davaya konu olan paylar üzerindeki muarazasının men’ine ve davaya konu payların müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin genel kurul toplantılarına katılanların hisse senedi tevdi etmeleri şeklinde bir uygulamasının bulunmadığı, davacının bunun aksini yazılı delille kanıtlayamadığı, davacı tarafın davaya konu olan hisse senetlerinin zayi olduğu yönünde iptal davası açtığı, davalıların davaya konu hisse senetleri ile ilgili olarak muaraza yaratmasının söz konusu olmadığı, gerçek kişi davalıların pay oranlarındaki artışın anonim şirketlerin yapısı ve hamiline yazılı hisse senetlerinin devrine ilişkin hükümler sebebiyle davacının nizalı hisseleriyle ilgili olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hamiline yazılı hisse senetlerinin davacıya iadesi istemine ilişkin olup, davacı, davaya konu olan hamiline yazılı hisse senetlerinin davalı şirketin genel kurulu sırasında, yasa gereği şirkete tevdi edilmesine karşın iade edilmediğini, davalılar vekili ise müvekkili şirketin genel kurullar sırasında hisse senetlerini teslim alma uygulamasının olmadığını belirtmiştir. Her ne kadar mahkemece, davalının bu savunmasının aksinin davacı tarafça yazılı belge ile kanıtlanamadığı ve davacı tarafça davaya konu olan hisse senetlerinin iptali için dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, TTK’nun 360. maddesi uyarınca hamiline yazılı hisse senedi sahiplerinin şirket genel kurulunda oy kullanabilmeleri için hisse senetlerini veya hisse senetleri üzerinde tasarruf hakkına sahip olduklarını gösteren belgeleri şirkete tevdi etmeleri zorunlu olduğundan ve davacı da anılan genel kurula hisse senetlerini tevdi ederek katıldığını ileri sürdüğünden yasa gereği hisse senetlerinin davalı şirkete tevdi edildiğinin kabulü gerekir ve bu karinenin aksinin yani genel kurula TTK'nun 360 ncı maddesinde öngörülen prosedüre uyulmadan katılındığının davalı şirket tarafından kanıtlanması gerekir.
Ayrıca zayi iptal davası bulması açılması da bu davanın dinlenmesine engel teşkil etmez. Öte yandan, davacı tarafça, davaya konu olan hisse senetlerinin gerçek kişi davalılar tarafından devralındığı ileri sürüldüğüne göre, bu davalıların isticvabı ile davaya konu hisse senetlerini devralıp almadıkları, davalıların hisse senedi miktarındaki artışın kaynağının ne olduğu tespit edildikten sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle red hükmü kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018015300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz