6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yangın sigorta poliçesinden rücuen tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4184 E. 2010/10300 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta sözleşmesi rücuen tazminat bilirkişi incelemesi kusur

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 275HUMK 283HUMK 284HUMK 286

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yangının meydana geldiği binanın davalıya ait olmadığı, davalının binada kiracı olarak bulunduğu, yangının meydana gelmesinde kusuru, dikkatsizliği ve tedbirsizliği tespit edilemeyen davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, Yangın Sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünün hakim tarafından bilinemeyen özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek HUMK' nun 275. maddesine uygun olarak uzman bilirkişiden rapor alınmış, daha sonra bu rapora itibar edilmeyerek, davalı yanın yangının meydana gelmesinde kusuru, dikkatsizliği ve tedbirsizliği bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, HUMK'nun 286.maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamıyacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor

(HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek uyuşmazlığın çözümünün hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez. Kaldı ki, somut uyuşmazlığın çözümü de bilirkişinin rey ve mütaalasına başvurulmasını zorunlu kılar niteliktedir.

Bu durumda, mahkemece alınan rapora vaki itirazlar da değerlendirilerek yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7678 E. 2011/693 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14518 E. 2011/8620 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5420 E. 2012/13269 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2856 E. 2014/9447 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8038 E. 2010/3545 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Faydalı model belgesinin terkin | Hüküm özeti ilanı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4525 E. 2010/10719 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9462 E. 2010/480 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/464 E. 2011/10323 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/4184 E.  ,  2010/10300 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.09.2008 tarih ve 2002/942-2008/534 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalı işyerinin yanında bulunan davalıya ait işyerinde meydana gelen yangının sirayeti sonucunda oluşan hasar bedelini ödendiğini ileri sürerek, 3.629,00 TL'nın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yangının meydana geldiği binanın davalıya ait olmadığı, davalının binada kiracı olarak bulunduğu, yangının meydana gelmesinde kusuru, dikkatsizliği ve tedbirsizliği tespit edilemeyen davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, Yangın Sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünün hakim tarafından bilinemeyen özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek HUMK' nun 275. maddesine uygun olarak uzman bilirkişiden rapor alınmış, daha sonra bu rapora itibar edilmeyerek, davalı yanın yangının meydana gelmesinde kusuru, dikkatsizliği ve tedbirsizliği bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, HUMK'nun 286.maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamıyacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor

(HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek uyuşmazlığın çözümünün hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez. Kaldı ki, somut uyuşmazlığın çözümü de bilirkişinin rey ve mütaalasına başvurulmasını zorunlu kılar niteliktedir.

Bu durumda, mahkemece alınan rapora vaki itirazlar da değerlendirilerek yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034410000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.