Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/464 E. 2011/10323 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tazmin↗ işyeri sigortası↗ sigorta sözleşmesi↗ rücuen tazminat↗ rücu↗ temerrüt faizi↗ bilirkişi incelemesi↗ hasar↗ dahili dava↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dahili su basması sonucu davalıya sigortalı işyerinde meydana gelen zarardan bina maliki olarak davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.315,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafından, davalının maliki olduğu işyerinin, müvekkilinin sigortalısı tarafından kiralandığı ve bu işyerinde meydana gelen su sızıntısı nedeniyle işyerinin hasarlandığı, bu hasardan davalının bina maliki olarak sorumlu olduğu iddia edilerek, hasar bedelinin rücuen tazmini talep edilmiş, mahkemece, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir husus olduğu kabul edilerek HUMK'nun 275. maddesine uygun olarak uzman bilirkişiden rapor alınmış, ancak, alınan raporda açıklanan hususlara itibar edilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Oysa, HUMK' nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek uyuşmazlığın çözümünün hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez. Kaldı ki, somut uyuşmazlığın çözümü de bilirkişinin rey ve mütalaasına başvurulmasını zorunlu kılar niteliktedir. Zira hasarın ne şekilde meydana geldiği ve bundan kimin sorumlu olduğunun tesbiti özel ve teknik bilgiyi gerektirmektedir.
Somut olayda, bilirkişi raporunda, davalının kiracısı, davacının da sigortalısı olan dava dışı şirketin 4 katlı işyerinin en üst katında bulunan tuvaletinde yaptığı tadilat nedeniyle temiz su borusunun patlamasından kaynaklı hasar oluştuğu, tadilatın bina maliki olan davalının izni dışına yapıldığı ve bu nedenle hasardan davalı malikin sorumlu olmadığı, kiracının sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Ancak, bilirkişi raporunda zarara neden olanın, davalının kiracısı ile davacının sigortalısının aynı kişiler olduğu açıkça ifade edildiği halde, mahkemece, davalının kiracısı ile davacının sigortalısının farklı kişiler olduğu kabul edilerek, kiracının yaptığı tadilattan davalı malikin sorumlu olduğu, davalının kiracısın rücu etme hakkının devam ettiği gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, alınan rapora vaki itirazlar da değerlendirilerek, gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, dosya içeriği ve dava konusu olayın özelliklerine uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7678 E. 2011/693 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaOysa, HUMK' nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Benzer bu karardaOysa, HUMK'nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · protokol · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… n veya oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden davacı tarafından mahkemeye sunulan ürünler üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle ve davalılardan ...ve ... ile «yapılan protokolde» davacıya ait tasarım belgesine konu sehpaların tekrar üretilmeyeceğine ilişkin beyanlar da gözönünde bulundurularak alınacak rapor doğrultusunda oluşacak sonuca gö …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait tasarımlar ile davalı ürünlerinin farklı olduğu gerekçesiyle, davalı ... ve ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5420 E. 2012/13269 K.
Ortak:işyeri sigortası · sigorta sözleşmesi · rücuen tazminat · bilirkişi incelemesi · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaDava, «işyeri sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
… dan kiralandığı ve bu işyerinde meydana gelen su sızıntısı nedeniyle işyerinin hasarlandığı, bu hasardan davalının bina maliki olarak sorumlu olduğu iddia edilerek, «hasar» bedelinin «rücuen tazmini» talep edilmiş, mahkemece, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir husus olduğu kabul edilerek HUMK'nun 275. maddesine uygun olarak uzman bilirkiş …
Oysa, HUMK' nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Benzer bu kararda2- Dava, «işyeri sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde meydana gelen «hasara» neden olan spiral borunun kullanım sonucu eskidiği ve bunda kiracı olan davalının sorumlu olduğu, bina malikinin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, HUMK’nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yangın sigorta poliçesinden rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4184 E. 2010/10300 K.
Ortak:sigorta sözleşmesi · rücuen tazminat · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaDava, «işyeri sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Oysa, HUMK' nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Benzer bu karardaDava, Yangın Sigorta sözleşmesine dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Oysa, HUMK'nun 286.maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamıyacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yangının meydana geldiği binanın davalıya ait olmadığı, davalının binada kiracı olarak bulunduğu, yangının meydana gelmesinde «kusuru», dikkatsizliği ve tedbirsizliği tespit edilemeyen davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünün hakim tarafından bilinemeyen özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek HUMK' nun 275. maddesine uygun olarak uzman bilirkişiden rapor alınmış, daha sonra bu rapora itibar edilmeyerek, davalı yanın yangının meydana gelmesinde «kusuru», dikkatsizliği ve tedbirsizliği bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2856 E. 2014/9447 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi · hasar · Tazminat
İncelediğiniz kararda… dan kiralandığı ve bu işyerinde meydana gelen su sızıntısı nedeniyle işyerinin hasarlandığı, bu hasardan davalının bina maliki olarak sorumlu olduğu iddia edilerek, «hasar» bedelinin «rücuen tazmini» talep edilmiş, mahkemece, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir husus olduğu kabul edilerek HUMK'nun 275. maddesine uygun olarak uzman bilirkiş …
Oysa, HUMK' nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Zira «hasarın» ne şekilde meydana geldiği ve bundan kimin sorumlu olduğunun tesbiti özel ve teknik bilgiyi gerektirmektedir.
Benzer bu kararda… hkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu emtianın 5 yıl boyunca fabrika sahasında tutulduğu, sıcaklık farklılıklarından dolayı «hasarın» meydana gelebileceği, bilirkişi raporlarında çatlamanın neden kaynaklandığına ilişkin «kesin» kanaate ulaşılamadığı, hasara ilişkin görüşlerin soyut nitelikte bulunduğu, bilimsel verilere dayanmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın …
Oysa, HUMK’nın 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 266 · rücuan tazminat · kesin hüküm
Benzer bu kararda… hkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu emtianın 5 yıl boyunca fabrika sahasında tutulduğu, sıcaklık farklılıklarından dolayı «hasarın» meydana gelebileceği, bilirkişi raporlarında çatlamanın neden kaynaklandığına ilişkin «kesin» kanaate ulaşılamadığı, hasara ilişkin görüşlerin soyut nitelikte bulunduğu, bilimsel verilere dayanmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın …
1- Dava, makine kırılma poliçesinden kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir halin varlığı kabul edilerek dava tarihinde yürürlükte olan HUMK’nın 275. ve sonradan yürürlüğe giren HMK'nın «266». maddesi uyarınca bilirkişi heyetlerinden raporlar alınmış ise de, bu raporlarada itibar edilmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14518 E. 2011/8620 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaOysa, HUMK' nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Benzer bu karardaOysa, HUMK' nun 286.maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hâkimi bağlamayacağı hükmü, hâkimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Bu durumda mahkemece, konunun teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek «bilirkişi incelemesine» gidildiğine göre, alınan rapora vaki itirazlarda değerlendirilerek gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı-karşı davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtarname · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin haklarını korumak için «ihtarname» göndermesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabet» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9462 E. 2010/480 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi · Tazminat
İncelediğiniz karardaOysa, HUMK' nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Benzer bu karardaOysa, HUMK'nun 286.maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hâkimi bağlamayacağı hükmü, hâkimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Bu durumda, mahkemece konunun teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek «bilirkişi incelemesine» gidildiğine ve alınan raporda davacının «internet bankacılığı» şifrelerinin «kötüniyetli» «üçüncü kişiler» eline geçmesinde davacının da kusurunun bulunduğu yönünde görüş belirtildiğine göre, gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle olayda davacının müterafi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif özen yükümlülüğü · özen yükümlülüğü · internet bankacılığı · üçüncü kişi · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın «internet bankacılığı» için gerekli güvenlik önlemlerini yeterli düzeyde almayarak «objektif özen yükümlülüğünü» yerine getirmediğinden oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece konunun teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek «bilirkişi incelemesine» gidildiğine ve alınan raporda davacının «internet bankacılığı» şifrelerinin «kötüniyetli» «üçüncü kişiler» eline geçmesinde davacının da kusurunun bulunduğu yönünde görüş belirtildiğine göre, gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle olayda davacının müterafi …
Dava, bankacılık işleminden kaynaklandığı iddia olunan alacak istemine ilişkin olup, davacı taraf davalı banka nezdinde bulunan mevduat hesabındaki paranın dava dışı kişilerce «internet bankacılığı» yoluyla çekildiğini ileri sürmüş, davalı ise şifrelerin davacının kusuruyla 3. kişiler eline geçtiğini savunmuştur.
-
Faydalı model belgesinin terkin | Hüküm özeti ilanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4525 E. 2010/10719 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaOysa, HUMK' nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Benzer bu karardaOysa, HUMK’nun 286 ncı maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Bu durumda mahkemece, konunun teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek «bilirkişi incelemesine» gidildiğine göre, alınan rapora vaki itirazlar da değerlendirilerek gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, rapora itibar edilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden asıl ve karşı davanın mümeyyiz yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, asıl davanın kısmen kabulüne davalı adına tescilli 2007/06410 nolu faydalı modelin iptaline ve sicilden terkinine, «ilana» ilişkin istemin ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8038 E. 2010/3545 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaOysa, HUMK' nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Benzer bu karardaOysa, HUMK’nun 286 ncı maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Bu durumda mahkemece, konunun teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek «bilirkişi incelemesine» gidildiğine göre, alınan rapora vaki itirazlar da değerlendirilerek gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi
Benzer bu kararda1- Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/464 E. , 2011/10323 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/07/2009 tarih ve 2007/954-2009/802 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkiline dâhili su basması rizikolarına karşı sigortalı işyerinin bulunduğu binanın maliki olduğunu, tuvalette bulunan spiral borunun patlaması sonucu sızan suların aynı zamanda davalının kiracısı olan sigortalı işyerinde hasara neden olduğunu, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 3.900,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kiracısının davacının sigortalısı olduğunu, kiracının müvekkilinden izinsiz olarak tuvalette tadilat yaptığını, hasarın bu nedenle meydana geldiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğun davacının sigortalısında bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dahili su basması sonucu davalıya sigortalı işyerinde meydana gelen zarardan bina maliki olarak davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.315,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafından, davalının maliki olduğu işyerinin, müvekkilinin sigortalısı tarafından kiralandığı ve bu işyerinde meydana gelen su sızıntısı nedeniyle işyerinin hasarlandığı, bu hasardan davalının bina maliki olarak sorumlu olduğu iddia edilerek, hasar bedelinin rücuen tazmini talep edilmiş, mahkemece, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir husus olduğu kabul edilerek HUMK'nun 275. maddesine uygun olarak uzman bilirkişiden rapor alınmış, ancak, alınan raporda açıklanan hususlara itibar edilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Oysa, HUMK' nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Yoksa hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek uyuşmazlığın çözümünün hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez. Kaldı ki, somut uyuşmazlığın çözümü de bilirkişinin rey ve mütalaasına başvurulmasını zorunlu kılar niteliktedir. Zira hasarın ne şekilde meydana geldiği ve bundan kimin sorumlu olduğunun tesbiti özel ve teknik bilgiyi gerektirmektedir.
Somut olayda, bilirkişi raporunda, davalının kiracısı, davacının da sigortalısı olan dava dışı şirketin 4 katlı işyerinin en üst katında bulunan tuvaletinde yaptığı tadilat nedeniyle temiz su borusunun patlamasından kaynaklı hasar oluştuğu, tadilatın bina maliki olan davalının izni dışına yapıldığı ve bu nedenle hasardan davalı malikin sorumlu olmadığı, kiracının sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Ancak, bilirkişi raporunda zarara neden olanın, davalının kiracısı ile davacının sigortalısının aynı kişiler olduğu açıkça ifade edildiği halde, mahkemece, davalının kiracısı ile davacının sigortalısının farklı kişiler olduğu kabul edilerek, kiracının yaptığı tadilattan davalı malikin sorumlu olduğu, davalının kiracısın rücu etme hakkının devam ettiği gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, alınan rapora vaki itirazlar da değerlendirilerek, gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, dosya içeriği ve dava konusu olayın özelliklerine uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/9/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031529100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz