6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/464 E. 2011/10323 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tazmin işyeri sigortası sigorta sözleşmesi rücuen tazminat rücu temerrüt faizi bilirkişi incelemesi hasar dahili dava temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 275HUMK 283HUMK 284HUMK 286

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dahili su basması sonucu davalıya sigortalı işyerinde meydana gelen zarardan bina maliki olarak davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.315,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.

Somut olayda, davacı tarafından, davalının maliki olduğu işyerinin, müvekkilinin sigortalısı tarafından kiralandığı ve bu işyerinde meydana gelen su sızıntısı nedeniyle işyerinin hasarlandığı, bu hasardan davalının bina maliki olarak sorumlu olduğu iddia edilerek, hasar bedelinin rücuen tazmini talep edilmiş, mahkemece, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir husus olduğu kabul edilerek HUMK'nun 275. maddesine uygun olarak uzman bilirkişiden rapor alınmış, ancak, alınan raporda açıklanan hususlara itibar edilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Oysa, HUMK' nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek uyuşmazlığın çözümünün hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez. Kaldı ki, somut uyuşmazlığın çözümü de bilirkişinin rey ve mütalaasına başvurulmasını zorunlu kılar niteliktedir. Zira hasarın ne şekilde meydana geldiği ve bundan kimin sorumlu olduğunun tesbiti özel ve teknik bilgiyi gerektirmektedir.

Somut olayda, bilirkişi raporunda, davalının kiracısı, davacının da sigortalısı olan dava dışı şirketin 4 katlı işyerinin en üst katında bulunan tuvaletinde yaptığı tadilat nedeniyle temiz su borusunun patlamasından kaynaklı hasar oluştuğu, tadilatın bina maliki olan davalının izni dışına yapıldığı ve bu nedenle hasardan davalı malikin sorumlu olmadığı, kiracının sorumlu olduğu belirtilmiştir.

Ancak, bilirkişi raporunda zarara neden olanın, davalının kiracısı ile davacının sigortalısının aynı kişiler olduğu açıkça ifade edildiği halde, mahkemece, davalının kiracısı ile davacının sigortalısının farklı kişiler olduğu kabul edilerek, kiracının yaptığı tadilattan davalı malikin sorumlu olduğu, davalının kiracısın rücu etme hakkının devam ettiği gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Bu itibarla, mahkemece, alınan rapora vaki itirazlar da değerlendirilerek, gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, dosya içeriği ve dava konusu olayın özelliklerine uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7678 E. 2011/693 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5420 E. 2012/13269 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Yangın sigorta poliçesinden rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4184 E. 2010/10300 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2856 E. 2014/9447 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14518 E. 2011/8620 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9462 E. 2010/480 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Faydalı model belgesinin terkin | Hüküm özeti ilanı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4525 E. 2010/10719 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8038 E. 2010/3545 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/464 E.  ,  2011/10323 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/07/2009 tarih ve 2007/954-2009/802 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının, müvekkiline dâhili su basması rizikolarına karşı sigortalı işyerinin bulunduğu binanın maliki olduğunu, tuvalette bulunan spiral borunun patlaması sonucu sızan suların aynı zamanda davalının kiracısı olan sigortalı işyerinde hasara neden olduğunu, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 3.900,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin kiracısının davacının sigortalısı olduğunu, kiracının müvekkilinden izinsiz olarak tuvalette tadilat yaptığını, hasarın bu nedenle meydana geldiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğun davacının sigortalısında bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dahili su basması sonucu davalıya sigortalı işyerinde meydana gelen zarardan bina maliki olarak davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.315,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.

Somut olayda, davacı tarafından, davalının maliki olduğu işyerinin, müvekkilinin sigortalısı tarafından kiralandığı ve bu işyerinde meydana gelen su sızıntısı nedeniyle işyerinin hasarlandığı, bu hasardan davalının bina maliki olarak sorumlu olduğu iddia edilerek, hasar bedelinin rücuen tazmini talep edilmiş, mahkemece, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir husus olduğu kabul edilerek HUMK'nun 275. maddesine uygun olarak uzman bilirkişiden rapor alınmış, ancak, alınan raporda açıklanan hususlara itibar edilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Oysa, HUMK' nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.

Yoksa hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek uyuşmazlığın çözümünün hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez. Kaldı ki, somut uyuşmazlığın çözümü de bilirkişinin rey ve mütalaasına başvurulmasını zorunlu kılar niteliktedir. Zira hasarın ne şekilde meydana geldiği ve bundan kimin sorumlu olduğunun tesbiti özel ve teknik bilgiyi gerektirmektedir.

Somut olayda, bilirkişi raporunda, davalının kiracısı, davacının da sigortalısı olan dava dışı şirketin 4 katlı işyerinin en üst katında bulunan tuvaletinde yaptığı tadilat nedeniyle temiz su borusunun patlamasından kaynaklı hasar oluştuğu, tadilatın bina maliki olan davalının izni dışına yapıldığı ve bu nedenle hasardan davalı malikin sorumlu olmadığı, kiracının sorumlu olduğu belirtilmiştir.

Ancak, bilirkişi raporunda zarara neden olanın, davalının kiracısı ile davacının sigortalısının aynı kişiler olduğu açıkça ifade edildiği halde, mahkemece, davalının kiracısı ile davacının sigortalısının farklı kişiler olduğu kabul edilerek, kiracının yaptığı tadilattan davalı malikin sorumlu olduğu, davalının kiracısın rücu etme hakkının devam ettiği gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Bu itibarla, mahkemece, alınan rapora vaki itirazlar da değerlendirilerek, gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, dosya içeriği ve dava konusu olayın özelliklerine uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/9/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031529100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.