6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Faydalı model belgesinin terkin | Hüküm özeti ilanı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4525 E. 2010/10719 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi incelemesi terkin ilan

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 283HUMK 284HUMK 286

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, asıl davanın kısmen kabulüne davalı adına tescilli 2007/06410 nolu faydalı modelin iptaline ve sicilden terkinine, ilana ilişkin istemin ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Asıl ve karşı dava faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü ve terkinİ istemine ilişkin olup, mahkemece, gerek davacı (karşı davalı) gerekse davalı (karşı davacı)'ya ait faydalı model konusu ürünlerin yeni ve ayırt edici nitelikte oldukları ve birbirlerİne benzemedikleri sonucuna varan bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek yazılı gerekçe ile asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. Oysa, HUMK’nun 286 ncı maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa, hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek uyuşmazlığın çözümünün hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez.

Bu durumda mahkemece, konunun teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi incelemesine gidildiğine göre, alınan rapora vaki itirazlar da değerlendirilerek gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, rapora itibar edilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden asıl ve karşı davanın mümeyyiz yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8038 E. 2010/3545 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7678 E. 2011/693 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14518 E. 2011/8620 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Yangın sigorta poliçesinden rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4184 E. 2010/10300 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5420 E. 2012/13269 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2856 E. 2014/9447 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9462 E. 2010/480 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü | Tasarım hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11146 E. 2010/1988 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/4525 E.  ,  2010/10719 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 tarih ve 2008/41-2008/305 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardan beri çocuk giyim sektöründe faaliyet gösterdiğini, sünnet iç çamaşırı buluşunun üretim ve pazarlaması ile uğraştığını, müvekkilinin buluşunu "koruyucu yapı içeren bir iç çamaşır" buluş başlığı ile tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinin buluşunu TPE nezdinde kendi buluşuymuş gibi tescil başvurusunda bulunduğunu, oysa davalının başvurusunun yenilik özelliğinin bulunmadığını ileri sürerek,davalının faydalı model tescil belgelerinin terkinine ve hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı /karşı davacı vekili, müvekkilinin tescilinin yeni ve ayırt edici özelliklerinin mevcut olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, karşı dava olarak da, davacının faydalı modelinin hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini ve hüküm özetininin ilanını talep etmiştir.

Davacı/karşı davalı vekili, karşı davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, asıl davanın kısmen kabulüne davalı adına tescilli 2007/06410 nolu faydalı modelin iptaline ve sicilden terkinine, ilana ilişkin istemin ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Asıl ve karşı dava faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü ve terkinİ istemine ilişkin olup, mahkemece, gerek davacı (karşı davalı) gerekse davalı (karşı davacı)'ya ait faydalı model konusu ürünlerin yeni ve ayırt edici nitelikte oldukları ve birbirlerİne benzemedikleri sonucuna varan bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek yazılı gerekçe ile asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. Oysa, HUMK’nun 286 ncı maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.

Yoksa, hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek uyuşmazlığın çözümünün hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez.

Bu durumda mahkemece, konunun teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi incelemesine gidildiğine göre, alınan rapora vaki itirazlar da değerlendirilerek gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, rapora itibar edilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden asıl ve karşı davanın mümeyyiz yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı/karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl ve karşı davanın mümeyyiz yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032002800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.