6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/9462 E. 2010/480 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
objektif özen yükümlülüğü özen yükümlülüğü internet bankacılığı üçüncü kişi bilirkişi incelemesi kötüniyet

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 275HUMK 283HUMK 284HUMK 286

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın internet bankacılığı için gerekli güvenlik önlemlerini yeterli düzeyde almayarak objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, bankacılık işleminden kaynaklandığı iddia olunan alacak istemine ilişkin olup, davacı taraf davalı banka nezdinde bulunan mevduat hesabındaki paranın dava dışı kişilerce internet bankacılığı yoluyla çekildiğini ileri sürmüş, davalı ise şifrelerin davacının kusuruyla 3. kişiler eline geçtiğini savunmuştur.

HUMK’nun 275. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği durumlarda bilirkişilerin oy ve görüşünün alınması gerekir.

Somut olayda mahkemece de, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde hâkim tarafından bilinemeyen özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir halin varlığı kabul edilerek HUMK'nun 275.maddesine uygun olarak uzman bilirkişiden rapor alınmış, daha sonra bu rapora itibar edilmeyerek farklı karar verilmiştir.

Oysa, HUMK'nun 286.maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hâkimi bağlamayacağı hükmü, hâkimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa hâkimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek uyuşmazlığın çözümünün hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez. Kaldı ki, somut olayda eylemin bilişim yoluyla işlenmesi de bilirkişinin rey ve mütalaasına başvurulmasını zorunlu kılar niteliktedir. Dairemizin yerleşen içtihatları da bu yöndedir ( 2008/6659 E,2009/11319 K).

Bu durumda, mahkemece konunun teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi incelemesine gidildiğine ve alınan raporda davacının internet bankacılığı şifrelerinin kötüniyetli üçüncü kişiler eline geçmesinde davacının da kusurunun bulunduğu yönünde görüş belirtildiğine göre, gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle olayda davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14518 E. 2011/8620 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7678 E. 2011/693 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yangın sigorta poliçesinden rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4184 E. 2010/10300 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5420 E. 2012/13269 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2856 E. 2014/9447 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü | Tasarım hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11146 E. 2010/1988 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Faydalı model belgesinin terkin | Hüküm özeti ilanı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4525 E. 2010/10719 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8038 E. 2010/3545 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/9462 E.  ,  2010/480 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/02/2008 tarih ve 2007/217-2008/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, davalı bankadaki hesabından iradesi dışında internet bankacılığı aracılığıyla dava dışı 3. kişi hesabına havale yapıldığını ve zarardan bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, 4.801,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, zararın oluşumunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın internet bankacılığı için gerekli güvenlik önlemlerini yeterli düzeyde almayarak objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, bankacılık işleminden kaynaklandığı iddia olunan alacak istemine ilişkin olup, davacı taraf davalı banka nezdinde bulunan mevduat hesabındaki paranın dava dışı kişilerce internet bankacılığı yoluyla çekildiğini ileri sürmüş, davalı ise şifrelerin davacının kusuruyla 3. kişiler eline geçtiğini savunmuştur.

HUMK’nun 275. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği durumlarda bilirkişilerin oy ve görüşünün alınması gerekir.

Somut olayda mahkemece de, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde hâkim tarafından bilinemeyen özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir halin varlığı kabul edilerek HUMK'nun 275.maddesine uygun olarak uzman bilirkişiden rapor alınmış, daha sonra bu rapora itibar edilmeyerek farklı karar verilmiştir.

Oysa, HUMK'nun 286.maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hâkimi bağlamayacağı hükmü, hâkimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa hâkimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek uyuşmazlığın çözümünün hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez. Kaldı ki, somut olayda eylemin bilişim yoluyla işlenmesi de bilirkişinin rey ve mütalaasına başvurulmasını zorunlu kılar niteliktedir. Dairemizin yerleşen içtihatları da bu yöndedir ( 2008/6659 E,2009/11319 K).

Bu durumda, mahkemece konunun teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi incelemesine gidildiğine ve alınan raporda davacının internet bankacılığı şifrelerinin kötüniyetli üçüncü kişiler eline geçmesinde davacının da kusurunun bulunduğu yönünde görüş belirtildiğine göre, gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle olayda davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008344700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.