Icazet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13991 E. 2011/15860 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icazet↗ şikayet↗ şirket zararı↗ muvafakat↗ bilirkişi incelemesi↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yeni yönetim tarafından Bucak C. Başsavcılığına şikayette bulunulduğu, açılan kamu davasında Bucak Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/219 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılamada, şirket stok, defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, şirket zararın 16.654,00 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.654 TL tazminatın 19/10/2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı şirketin eski yöneticileri olan oavalıların eylemlerinden dolayı şirketin uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. TTK'nun 341 nci maddesi hükmüne göre, yöneticiler hakkında böyle bir davanın açılabilmesi için, şirket genel kurulunca davanın açılması yolunda karar alınması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekmektedir. Bu kurala uyulmayarak dava açılmış ise bu usuli noksanlıkların giderilebilmesi için davacı tarafa uygun süre verilerek, sonucuna göre karar verilir. Somut olayda, dava, şirket yönetimi tarafından açılmış olup, dava henüz dinlenebilir halde değildir. Bu durumda mahkemece, bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hakkında genel kurulun ve denetçilerin karar ve muvafakatinin alınması ve vekaletnamesinin ibrazı amacıyla davacı vekilince önel verilmesi, usuli noksanlık bu şekilde yerine getirildikten sonra işin esasına girilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12945 E. 2012/4556 K.
Ortak:icazet · muvafakat · ibraz
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında genel kurulun ve denetçilerin karar ve «muvafakatinin» alınması ve vekaletnamesinin «ibrazı» amacıyla davacı vekilince önel verilmesi, usuli noksanlık bu şekilde yerine getirildikten sonra işin esasına girilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaYukarıda anılan madde hükümleri izlenmeden dava açıldığı taktirde, mahkemece H.U....nun 39 ve 40.maddeleri gereğince, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında genel kurulun ve denetçilerin karar ve «muvafakatinin» alınması ve vekaletnamesinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline süre verilmesi, usulü noksanlık bu şekilde yerine getirildikten sonra işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gere …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:inkar tazminatı
Benzer bu kararda… isayar bedelinin ödenmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 7.488,90 TL üzerinden devamına, nakit alınan tutar üzerinden 2.115,20 TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. HD 2015/3398/2015/10387
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3398 E. 2015/10387 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13991 E. , 2011/15860 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bucak Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/06/2009 tarih ve 2007/121-2009/351 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22/11/2011 gününde davalılar avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 23/09/1998 tarihinde kurulduğunu ve tüzel kişilik kazandığını, davalıların 18/10/2000 tarihinden önce yönetim kurulu başkan ve temsile yetkili sorumluları olduklarını, şirket ana sözleşmesi çerçevesinde faaliyetlerde bulunulduğunu, Tekel Mamüllerinin Burdur il Müdürlüğünden alınıp, Bucak'da bulunan tekel mamül satıcılarına satışının yapıldığını, 18/10/2000 tarihinde yapılan genel kurulunda yeni yönetim kurulu seçiminin yapıldığını ve yeni yönetim kurulunun seçildiğini, 19/10/2000 tarihinde devir teslimin yapıldığını, devir teslim sırasında şirketin mal varlığında 10.360.000.000 TL görülebilir ve tespit edilebilir bir mal varlığının bulunmadığını ve müvekkili şirketin zarara uğratıldığının görüldüğünü, Bucak C.Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, davalılar hakkında Bucak Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/219 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, bu davaya hukuki haklarının saklı tutularak müdahil olunduğunu, kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda verilen zarar miktarının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırıldığını ve 12/10/2006 tarihli bilirkişi raporu ve 08/12/2006 tarihli ek bilirkişi raporlarıyla 16.654,10 YTL zararın belirlendiğini, bu nedenlerle davalıların 19/10/2000 tarihinden önceki faaliyeti sırasında kişisel tutumları ve davranışlarıyla verdikleri 16.654,10 YTL zararın verildiği ve öğrenildiği 19/10/2000 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin davacı şirketin mal varlığına zarar vermediklerini, zimmetlerine para geçirmediklerini, kasten veya ihmalleriyle şirketi zarara uğratmadıklarını, davalıların oda yönetiminde bulundukları dönemde yönetim kurulu kararı ile odaya ait şirketin mal varlığının, satışı, stokların kontrol edilmesini, malın alım-satımının, bedelini tahsil eden şirket çalışanı ... olduğunu savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yeni yönetim tarafından Bucak C. Başsavcılığına şikayette bulunulduğu, açılan kamu davasında Bucak Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/219 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılamada, şirket stok, defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, şirket zararın 16.654,00 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.654 TL tazminatın 19/10/2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı şirketin eski yöneticileri olan oavalıların eylemlerinden dolayı şirketin uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. TTK'nun 341 nci maddesi hükmüne göre, yöneticiler hakkında böyle bir davanın açılabilmesi için, şirket genel kurulunca davanın açılması yolunda karar alınması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekmektedir. Bu kurala uyulmayarak dava açılmış ise bu usuli noksanlıkların giderilebilmesi için davacı tarafa uygun süre verilerek, sonucuna göre karar verilir. Somut olayda, dava, şirket yönetimi tarafından açılmış olup, dava henüz dinlenebilir halde değildir. Bu durumda mahkemece, bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hakkında genel kurulun ve denetçilerin karar ve muvafakatinin alınması ve vekaletnamesinin ibrazı amacıyla davacı vekilince önel verilmesi, usuli noksanlık bu şekilde yerine getirildikten sonra işin esasına girilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara.verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034313400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz