Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3150 E. 2011/15837 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta teminatı kapsamı↗ sigorta teminatı↗ temerrüt tarihi↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ temerrüt faizi↗ bilirkişi incelemesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait ayva ağaçlarında meyve oluşumu döneminde nisan ayında meydana gelen don olayı nedeniyle hasar oluştuğu, rizikonun teminat kapsamı içinde kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 11.812,00 TL.’nin 03.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki ilişkinin TTK'da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklanmış olmasına ve buna göre ticari işlerde uygulanan temerrüt faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, tarım sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece doğru olarak uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek içinde ziraatçı bilirkişinin de bulunduğu heyetin görüşüne başvurulmuş ve bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda dondan kaynaklanan hasarın ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiği, bunun da teminat dışı olduğu belirtilmiş, ancak mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinin hazırladığı rapora itibar edilmeyerek, aynı mahkemede açılan benzer davalarda alınan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, HUMK’nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa, hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek resen veya benzer dosyalarda alınan bilirkişi raporunu esas alarak karar verebileceği düşünülemez.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda uyuşmazlığın teknik uzmanlığı gerektirdiğinin kabulü ile bilirkişilerden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınmak ve emsal dosyalarda alınan bilirkişi raporları da gözetilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bununla birlikte, mahkemece hasarın sigorta teminatı kapsamında kaldığı kabul edildiği halde hasar bedeline ilişkin bilirkişi raporu alınmadan dayanağı belirtilmeden resen hesaplama yapılarak hüküm kurulması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak ekspertiz incelemesinin yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasar tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, temerrüt tarihinin buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3103 E. 2011/15645 K.
Ortak:temerrüt tarihi · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · temerrüt faizi · bilirkişi incelemesi · hasar · eksik inceleme · avans faizi · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait ayva ağaçlarında meyve oluşumu döneminde nisan ayında meydana gelen don olayı nedeniyle «hasar» oluştuğu, «rizikonun» «teminat kapsamı» içinde kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 11.812,00 TL.’nin 03.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak ekspertiz incelemesinin yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasar tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
… ın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki ilişkinin TTK'da düzenlenen «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanmış olmasına ve buna göre ticari işlerde uygulanan «temerrüt faizine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmi …
Benzer bu kararda… davalı bünyesinde yer alan Başak Sigorta A.Ş.'ye sigortalandığı, 16-17 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle davacıya ait ürünlerin %98-99 oranında «hasar» gördüğü, davalı tarafından 2007 yılının Nisan ayında geçici ekspertizin, Haziran ayında ise «kesin» ekspertizin yapıldığı, kesin ekspertiz raporlarında, don olayının ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin belirtildiği, bu raporların davacı tarafından da imzalandığı, alınan bilirkişi raporunda da, don olayının çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin ve hasarın sigorta kapsamı içerisinde kalmadığının bildirildiği, ancak ekspertiz raporunun don olayının meydana geldiği tarihten 2 ay sonra yapıldığı, aradan geçen zaman gözetildiğinde ortaya çıkan bulguların kaybolmuş olma ihtimalinin bulunduğu, hasarın çiçeklenme döneminde meydana gelmesinin çiftçi açısından ne anlama geleceğinin bilinemeyeceği, sigorta konusunda bilgisi olmayan çiftçinin imzaladığı rapor nedeniyle sigortadan «mahrum» bırakmanın kanunun çıkış amacına aykırı olduğu, ayrıca aynı olaya dayalı olarak açılan başka davalarda alınan raporlarda don olayının meyve oluşum aşamasında meydana geldiğinin açıklandığı, «tanık beyanlarının» da bu doğrultuda olduğu, bu durumda riskin «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.860 TL'nin 26.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar ihbarının» yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
… ın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki ilişkinin TTK’da düzenlenen «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanmış olmasına ve ticari işlerde uygulanan «temerrüt faizine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · tanık beyanı · kâr mahrumiyeti · ihbar · kesin hüküm
Benzer bu kararda… davalı bünyesinde yer alan Başak Sigorta A.Ş.'ye sigortalandığı, 16-17 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle davacıya ait ürünlerin %98-99 oranında «hasar» gördüğü, davalı tarafından 2007 yılının Nisan ayında geçici ekspertizin, Haziran ayında ise «kesin» ekspertizin yapıldığı, kesin ekspertiz raporlarında, don olayının ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin belirtildiği, bu raporların davacı tarafından da imzalandığı, alınan bilirkişi raporunda da, don olayının çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin ve hasarın sigorta kapsamı içerisinde kalmadığının bildirildiği, ancak ekspertiz raporunun don olayının meydana geldiği tarihten 2 ay sonra yapıldığı, aradan geçen zaman gözetildiğinde ortaya çıkan bulguların kaybolmuş olma ihtimalinin bulunduğu, hasarın çiçeklenme döneminde meydana gelmesinin çiftçi açısından ne anlama geleceğinin bilinemeyeceği, sigorta konusunda bilgisi olmayan çiftçinin imzaladığı rapor nedeniyle sigortadan «mahrum» bırakmanın kanunun çıkış amacına aykırı olduğu, ayrıca aynı olaya dayalı olarak açılan başka davalarda alınan raporlarda don olayının meyve oluşum aşamasında meydana geldiğinin açıklandığı, «tanık beyanlarının» da bu doğrultuda olduğu, bu durumda riskin «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.860 TL'nin 26.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar ihbarının» yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3104 E. 2011/17286 K.
Ortak:temerrüt tarihi · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · hasar · eksik inceleme · avans faizi · temerrüt · teminat · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait ayva ağaçlarında meyve oluşumu döneminde nisan ayında meydana gelen don olayı nedeniyle «hasar» oluştuğu, «rizikonun» «teminat kapsamı» içinde kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 11.812,00 TL.’nin 03.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak ekspertiz incelemesinin yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasar tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Bununla birlikte, mahkemece «hasarın» «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı kabul edildiği halde hasar bedeline ilişkin bilirkişi raporu alınmadan dayanağı belirtilmeden resen hesaplama yapılarak hüküm kurulması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… işi raporuna dayanılarak, davacıya ait taşınmazlarda bulunan ayva bahçelerindeki ürünün 16-17 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle %94-96 oranında «hasar» gördüğü, davalı tarafından 2007 yılının Nisan ayında geçici ekspertizin, Haziran ayında ise «kesin» ekspertizin yapıldığı, kesin ekspertiz raporlarında, don olayının ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin belirtildiği, bu raporların davacı tarafından da imzalandığı, ancak ekspertiz raporunun don olayının meydana geldiği tarihten 2 ay sonra yapıldığı, aradan geçen zaman gözetildiğinde ortaya çıkan bulguların kaybolmuş olma ihtimalinin bulunduğu, hasarın çiçeklenme döneminde meydana gelmesinin çiftçi açısından ne anlama geleceğinin bilinemeyeceği, sigorta konusunda bilgisi olmayan çiftçinin imzaladığı rapor nedeniyle sigortadan «mahrum» bırakmanın kanunun çıkış amacına aykırı olduğu, benimsenen bilirkişi raporuna göre belirlenen sıcaklık değerlerine göre meydana gelen % 90’ın üzerinde oluşan hasarın bitkinin meyve aşamasına geçtiğinin işareti olduğu, çiçeklenme döneminde don olayı olsaydı hasarın %10 civarında olacağı, don olayının meyve oluşum aşamasında meydana geldiğinin bildirildiği, bu durumda hasarın «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle, 22.700 TL'nin 26.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak ekspertiz incelemesinin yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
… yuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek ziraatçı bilirkişi görüşüne başvurulmuş ve bilirkişi tarafından hazırlanan raporda dondan kaynaklanan «hasarın» meyvelenme döneminde meydana geldiği, bunun da «teminat kapsamında» olduğu belirtilmiş ise de, davalı vekilinin «bilirkişi raporuna itirazında» aynı mahkemede açılan benzer davalarda alınan ve hasarın çiçeklenme döneminde olduğundan bahisle teminat dışı kaldığı görüşünü içeren bilirkişi raporları sunmuştur …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · kâr mahrumiyeti · kesin hüküm
Benzer bu kararda… işi raporuna dayanılarak, davacıya ait taşınmazlarda bulunan ayva bahçelerindeki ürünün 16-17 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle %94-96 oranında «hasar» gördüğü, davalı tarafından 2007 yılının Nisan ayında geçici ekspertizin, Haziran ayında ise «kesin» ekspertizin yapıldığı, kesin ekspertiz raporlarında, don olayının ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin belirtildiği, bu raporların davacı tarafından da imzalandığı, ancak ekspertiz raporunun don olayının meydana geldiği tarihten 2 ay sonra yapıldığı, aradan geçen zaman gözetildiğinde ortaya çıkan bulguların kaybolmuş olma ihtimalinin bulunduğu, hasarın çiçeklenme döneminde meydana gelmesinin çiftçi açısından ne anlama geleceğinin bilinemeyeceği, sigorta konusunda bilgisi olmayan çiftçinin imzaladığı rapor nedeniyle sigortadan «mahrum» bırakmanın kanunun çıkış amacına aykırı olduğu, benimsenen bilirkişi raporuna göre belirlenen sıcaklık değerlerine göre meydana gelen % 90’ın üzerinde oluşan hasarın bitkinin meyve aşamasına geçtiğinin işareti olduğu, çiçeklenme döneminde don olayı olsaydı hasarın %10 civarında olacağı, don olayının meyve oluşum aşamasında meydana geldiğinin bildirildiği, bu durumda hasarın «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle, 22.700 TL'nin 26.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… yuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek ziraatçı bilirkişi görüşüne başvurulmuş ve bilirkişi tarafından hazırlanan raporda dondan kaynaklanan «hasarın» meyvelenme döneminde meydana geldiği, bunun da «teminat kapsamında» olduğu belirtilmiş ise de, davalı vekilinin «bilirkişi raporuna itirazında» aynı mahkemede açılan benzer davalarda alınan ve hasarın çiçeklenme döneminde olduğundan bahisle teminat dışı kaldığı görüşünü içeren bilirkişi raporları sunmuştur …
-
Yangın sigorta poliçesinden rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4184 E. 2010/10300 K.
Ortak:sigorta sözleşmesi · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz kararda… ın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki ilişkinin TTK'da düzenlenen «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanmış olmasına ve buna göre ticari işlerde uygulanan «temerrüt faizine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmi …
2- Dava, tarım «sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Oysa, HUMK’nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Benzer bu karardaOysa, HUMK'nun 286.maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamıyacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazminat · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yangının meydana geldiği binanın davalıya ait olmadığı, davalının binada kiracı olarak bulunduğu, yangının meydana gelmesinde «kusuru», dikkatsizliği ve tedbirsizliği tespit edilemeyen davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, Yangın Sigorta sözleşmesine dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünün hakim tarafından bilinemeyen özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek HUMK' nun 275. maddesine uygun olarak uzman bilirkişiden rapor alınmış, daha sonra bu rapora itibar edilmeyerek, davalı yanın yangının meydana gelmesinde «kusuru», dikkatsizliği ve tedbirsizliği bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4879 E. 2012/4521 K.
Ortak:sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · temerrüt tarihi · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · hasar · eksik inceleme · temerrüt · Tazminat
İncelediğiniz karardaBununla birlikte, mahkemece «hasarın» «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı kabul edildiği halde hasar bedeline ilişkin bilirkişi raporu alınmadan dayanağı belirtilmeden resen hesaplama yapılarak hüküm kurulması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak ekspertiz incelemesinin yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasar tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait ayva ağaçlarında meyve oluşumu döneminde nisan ayında meydana gelen don olayı nedeniyle «hasar» oluştuğu, «rizikonun» «teminat kapsamı» içinde kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 11.812,00 TL.’nin 03.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait üç bahçedeki ayva ürününün meyve aşamasında don olayı nedeniyle «hasara» uğradığı, bu nedenle riskin «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı sonucuna varılarak, davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 17.600,00 TL tazminatın 29.04.2007 tarihli ekspertiz raporunun 8 iş günü sonrası olan 08.05. …
2-Ayrıca, kabule göre de mahkemece, faiz başlangıcı olarak ekspertiz incelemesinin yapıldığı tarihten 8 iş günü sonrası kabul edilmiş ise de taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
… yuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek ziraatçı bilirkişi görüşüne başvurulmuş ve bilirkişi tarafından hazırlanan raporda dondan kaynaklanan «hasarın» meyvelenme döneminde meydana geldiği, bunun da «teminat kapsamında» olduğu belirtilmiş ise de davalı vekilinin «bilirkişi raporuna itirazında» aynı mahkemede açılan benzer davalarda alınan ve hasarın çiçeklenme döneminde olduğundan bahisle teminat dışı kaldığı görüşünü içeren bilirkişi raporları sunmuştur …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda1-Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
… yuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek ziraatçı bilirkişi görüşüne başvurulmuş ve bilirkişi tarafından hazırlanan raporda dondan kaynaklanan «hasarın» meyvelenme döneminde meydana geldiği, bunun da «teminat kapsamında» olduğu belirtilmiş ise de davalı vekilinin «bilirkişi raporuna itirazında» aynı mahkemede açılan benzer davalarda alınan ve hasarın çiçeklenme döneminde olduğundan bahisle teminat dışı kaldığı görüşünü içeren bilirkişi raporları sunmuştur …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6643 E. 2012/10332 K.
Ortak:temerrüt tarihi · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · hasar · eksik inceleme · temerrüt · teminat · Tazminat
İncelediğiniz kararda3- Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak ekspertiz incelemesinin yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasar tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait ayva ağaçlarında meyve oluşumu döneminde nisan ayında meydana gelen don olayı nedeniyle «hasar» oluştuğu, «rizikonun» «teminat kapsamı» içinde kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 11.812,00 TL.’nin 03.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bununla birlikte, mahkemece «hasarın» «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı kabul edildiği halde hasar bedeline ilişkin bilirkişi raporu alınmadan dayanağı belirtilmeden resen hesaplama yapılarak hüküm kurulması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2)Ayrıca, kabule göre mahkemece, «faiz başlangıç tarihi» olarak «ihbar» tarihinden 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
… yuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek ziraatçı bilirkişi görüşüne başvurulmuş ve bilirkişi tarafından hazırlanan raporda dondan kaynaklanan «hasarın» meyvelenme döneminde meydana geldiği, bunun da «teminat kapsamında» olduğu belirtilmiş ise de, davalı vekili itiraz dilekçesi ekinde aynı mahkemede açılan benzer davalarda alınan ve hasarın çiçeklenme döneminde olduğundan bahisle t …
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu don olayının ayvada çiçeklerin meyveye dönüşmüş olduğu dönemde «hasar» yaptığı, ürünün %98'ine zarar verdiği, müşterek sigorta oranının %50 olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · ihbar
Benzer bu kararda2)Ayrıca, kabule göre mahkemece, «faiz başlangıç tarihi» olarak «ihbar» tarihinden 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6896 E. 2012/16463 K.
Ortak:teminat kapsamı · riziko · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait ayva ağaçlarında meyve oluşumu döneminde nisan ayında meydana gelen don olayı nedeniyle «hasar» oluştuğu, «rizikonun» «teminat kapsamı» içinde kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 11.812,00 TL.’nin 03.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bununla birlikte, mahkemece «hasarın» «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı kabul edildiği halde hasar bedeline ilişkin bilirkişi raporu alınmadan dayanağı belirtilmeden resen hesaplama yapılarak hüküm kurulması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
… ektirdiği kabul edilerek içinde ziraatçı bilirkişinin de bulunduğu heyetin görüşüne başvurulmuş ve bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda dondan kaynaklanan «hasarın» ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiği, bunun da «teminat» dışı olduğu belirtilmiş, ancak mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinin hazırladığı rapora itibar edilmeyerek, aynı mahkemede açılan benzer davalarda alın …
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki uyuşmazlık, «teminat kapsamına» alınan «rizikoların» gerçekleşip gerçekleşmediği, davalının bu nedenle tazminat ödeyip ödemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasara» neden olan don olayının meyve oluşumu döneminde meydana geldiği, hasarın «teminat» dahilinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, bitkisel ürün «sigortaları poliçesi» ile sigortalanan üründe meydana gelen «hasarın» tazminine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartı · eksper raporu · özel dava şartı · ziya · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDavacıya ait birden «ziyade» ayva bahçesinin düzenlenen «sigorta poliçeleriyle» don, dolu ve fırtına «rizikolarını» kapsar şekilde geçerli olarak davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığı hususu çekişmesizdir.
Davalı vekili, «poliçe özel şartlarına» göre zararın «teminat» dışı olduğunu savunmuştur.
Dava, bitkisel ürün «sigortaları poliçesi» ile sigortalanan üründe meydana gelen «hasarın» tazminine ilişkindir.
Davacı taraf, «sigorta poliçesinde» yazılı don «rizikosunun» gerçekleştiğini, ayva bahçelerinin zarara uğradığını ileri sürmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3150 E. , 2011/15837 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Pamukova Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2009 tarih ve 2008/38 - 2009/852 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 14.200 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ayva bahçelerinin “don” rizikolarına karşı davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığını, 2007 yılı Nisan ayı içinde meydana gelen don olayı nedeniyle ayva ağaçlarındaki meyvelerin zarar gördüğünü, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 12.400,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, don olayının meydana geldiği tarihte ağaçlardaki çiçeklenmenin devam ettiğini, meyve oluşumunun başlamadığını, bu nedenle hasarın teminat kapsamı dışında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait ayva ağaçlarında meyve oluşumu döneminde nisan ayında meydana gelen don olayı nedeniyle hasar oluştuğu, rizikonun teminat kapsamı içinde kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 11.812,00 TL.’nin 03.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki ilişkinin TTK'da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklanmış olmasına ve buna göre ticari işlerde uygulanan temerrüt faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, tarım sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece doğru olarak uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek içinde ziraatçı bilirkişinin de bulunduğu heyetin görüşüne başvurulmuş ve bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda dondan kaynaklanan hasarın ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiği, bunun da teminat dışı olduğu belirtilmiş, ancak mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinin hazırladığı rapora itibar edilmeyerek, aynı mahkemede açılan benzer davalarda alınan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, HUMK’nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa, hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek resen veya benzer dosyalarda alınan bilirkişi raporunu esas alarak karar verebileceği düşünülemez.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda uyuşmazlığın teknik uzmanlığı gerektirdiğinin kabulü ile bilirkişilerden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınmak ve emsal dosyalarda alınan bilirkişi raporları da gözetilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bununla birlikte, mahkemece hasarın sigorta teminatı kapsamında kaldığı kabul edildiği halde hasar bedeline ilişkin bilirkişi raporu alınmadan dayanağı belirtilmeden resen hesaplama yapılarak hüküm kurulması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak ekspertiz incelemesinin yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasar tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, temerrüt tarihinin buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034299300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz