Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3103 E. 2011/15645 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hasar ihbarı↗ tanık beyanı↗ kâr mahrumiyeti↗ temerrüt tarihi↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ ihbar↗ temerrüt faizi↗ bilirkişi incelemesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ temerrüt↗ teminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait taşınmazlarda bulunan ayva bahçelerindeki ürünün davalı bünyesinde yer alan Başak Sigorta A.Ş.'ye sigortalandığı, 16-17 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle davacıya ait ürünlerin %98-99 oranında hasar gördüğü, davalı tarafından 2007 yılının Nisan ayında geçici ekspertizin, Haziran ayında ise kesin ekspertizin yapıldığı, kesin ekspertiz raporlarında, don olayının ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin belirtildiği, bu raporların davacı tarafından da imzalandığı, alınan bilirkişi raporunda da, don olayının çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin ve hasarın sigorta kapsamı içerisinde kalmadığının bildirildiği, ancak ekspertiz raporunun don olayının meydana geldiği tarihten 2 ay sonra yapıldığı, aradan geçen zaman gözetildiğinde ortaya çıkan bulguların kaybolmuş olma ihtimalinin bulunduğu, hasarın çiçeklenme döneminde meydana gelmesinin çiftçi açısından ne anlama geleceğinin bilinemeyeceği, sigorta konusunda bilgisi olmayan çiftçinin imzaladığı rapor nedeniyle sigortadan mahrum bırakmanın kanunun çıkış amacına aykırı olduğu, ayrıca aynı olaya dayalı olarak açılan başka davalarda alınan raporlarda don olayının meyve oluşum aşamasında meydana geldiğinin açıklandığı, tanık beyanlarının da bu doğrultuda olduğu, bu durumda riskin teminat kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.860 TL'nin 26.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki ilişkinin TTK’da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklanmış olmasına ve ticari işlerde uygulanan temerrüt faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, tarım sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek içinde ziraatçı bilirkişinin de bulunduğu heyetin görüşüne başvurulmuş ve bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda dondan kaynaklanan hasarın ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiği, bunun da teminat dışı olduğu belirtilmiş, ancak mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinin hazırladığı rapora itibar edilmeyerek, aynı mahkemede açılan benzer davalarda alınan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, HUMK’nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa, hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek resen veya benzer dosyalarda alınan bilirkişi raporunu esas alarak karar verebileceği düşünülemez.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda uyuşmazlığın teknik uzmanlığı gerektirdiğinin kabulü ile bilirkişilerden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak hasar ihbarının yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, temerrüt tarihinin buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3104 E. 2011/17286 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · temerrüt tarihi · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · hasar · eksik inceleme · avans faizi · temerrüt · Tazminat
İncelediğiniz kararda… davalı bünyesinde yer alan Başak Sigorta A.Ş.'ye sigortalandığı, 16-17 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle davacıya ait ürünlerin %98-99 oranında «hasar» gördüğü, davalı tarafından 2007 yılının Nisan ayında geçici ekspertizin, Haziran ayında ise «kesin» ekspertizin yapıldığı, kesin ekspertiz raporlarında, don olayının ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin belirtildiği, bu raporların davacı tarafından da imzalandığı, alınan bilirkişi raporunda da, don olayının çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin ve hasarın sigorta kapsamı içerisinde kalmadığının bildirildiği, ancak ekspertiz raporunun don olayının meydana geldiği tarihten 2 ay sonra yapıldığı, aradan geçen zaman gözetildiğinde ortaya çıkan bulguların kaybolmuş olma ihtimalinin bulunduğu, hasarın çiçeklenme döneminde meydana gelmesinin çiftçi açısından ne anlama geleceğinin bilinemeyeceği, sigorta konusunda bilgisi olmayan çiftçinin imzaladığı rapor nedeniyle sigortadan «mahrum» bırakmanın kanunun çıkış amacına aykırı olduğu, ayrıca aynı olaya dayalı olarak açılan başka davalarda alınan raporlarda don olayının meyve oluşum aşamasında meydana geldiğinin açıklandığı, «tanık beyanlarının» da bu doğrultuda olduğu, bu durumda riskin «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.860 TL'nin 26.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar ihbarının» yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
… ın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki ilişkinin TTK’da düzenlenen «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanmış olmasına ve ticari işlerde uygulanan «temerrüt faizine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmi …
Benzer bu kararda… işi raporuna dayanılarak, davacıya ait taşınmazlarda bulunan ayva bahçelerindeki ürünün 16-17 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle %94-96 oranında «hasar» gördüğü, davalı tarafından 2007 yılının Nisan ayında geçici ekspertizin, Haziran ayında ise «kesin» ekspertizin yapıldığı, kesin ekspertiz raporlarında, don olayının ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin belirtildiği, bu raporların davacı tarafından da imzalandığı, ancak ekspertiz raporunun don olayının meydana geldiği tarihten 2 ay sonra yapıldığı, aradan geçen zaman gözetildiğinde ortaya çıkan bulguların kaybolmuş olma ihtimalinin bulunduğu, hasarın çiçeklenme döneminde meydana gelmesinin çiftçi açısından ne anlama geleceğinin bilinemeyeceği, sigorta konusunda bilgisi olmayan çiftçinin imzaladığı rapor nedeniyle sigortadan «mahrum» bırakmanın kanunun çıkış amacına aykırı olduğu, benimsenen bilirkişi raporuna göre belirlenen sıcaklık değerlerine göre meydana gelen % 90’ın üzerinde oluşan hasarın bitkinin meyve aşamasına geçtiğinin işareti olduğu, çiçeklenme döneminde don olayı olsaydı hasarın %10 civarında olacağı, don olayının meyve oluşum aşamasında meydana geldiğinin bildirildiği, bu durumda hasarın «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle, 22.700 TL'nin 26.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak ekspertiz incelemesinin yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
… yuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek ziraatçı bilirkişi görüşüne başvurulmuş ve bilirkişi tarafından hazırlanan raporda dondan kaynaklanan «hasarın» meyvelenme döneminde meydana geldiği, bunun da «teminat kapsamında» olduğu belirtilmiş ise de, davalı vekilinin «bilirkişi raporuna itirazında» aynı mahkemede açılan benzer davalarda alınan ve hasarın çiçeklenme döneminde olduğundan bahisle teminat dışı kaldığı görüşünü içeren bilirkişi raporları sunmuştur …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz
Benzer bu kararda… yuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek ziraatçı bilirkişi görüşüne başvurulmuş ve bilirkişi tarafından hazırlanan raporda dondan kaynaklanan «hasarın» meyvelenme döneminde meydana geldiği, bunun da «teminat kapsamında» olduğu belirtilmiş ise de, davalı vekilinin «bilirkişi raporuna itirazında» aynı mahkemede açılan benzer davalarda alınan ve hasarın çiçeklenme döneminde olduğundan bahisle teminat dışı kaldığı görüşünü içeren bilirkişi raporları sunmuştur …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3150 E. 2011/15837 K.
Ortak:temerrüt tarihi · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · temerrüt faizi · bilirkişi incelemesi · hasar · eksik inceleme · avans faizi · Tazminat
İncelediğiniz kararda… davalı bünyesinde yer alan Başak Sigorta A.Ş.'ye sigortalandığı, 16-17 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle davacıya ait ürünlerin %98-99 oranında «hasar» gördüğü, davalı tarafından 2007 yılının Nisan ayında geçici ekspertizin, Haziran ayında ise «kesin» ekspertizin yapıldığı, kesin ekspertiz raporlarında, don olayının ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin belirtildiği, bu raporların davacı tarafından da imzalandığı, alınan bilirkişi raporunda da, don olayının çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin ve hasarın sigorta kapsamı içerisinde kalmadığının bildirildiği, ancak ekspertiz raporunun don olayının meydana geldiği tarihten 2 ay sonra yapıldığı, aradan geçen zaman gözetildiğinde ortaya çıkan bulguların kaybolmuş olma ihtimalinin bulunduğu, hasarın çiçeklenme döneminde meydana gelmesinin çiftçi açısından ne anlama geleceğinin bilinemeyeceği, sigorta konusunda bilgisi olmayan çiftçinin imzaladığı rapor nedeniyle sigortadan «mahrum» bırakmanın kanunun çıkış amacına aykırı olduğu, ayrıca aynı olaya dayalı olarak açılan başka davalarda alınan raporlarda don olayının meyve oluşum aşamasında meydana geldiğinin açıklandığı, «tanık beyanlarının» da bu doğrultuda olduğu, bu durumda riskin «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.860 TL'nin 26.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar ihbarının» yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
… ın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki ilişkinin TTK’da düzenlenen «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanmış olmasına ve ticari işlerde uygulanan «temerrüt faizine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmi …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait ayva ağaçlarında meyve oluşumu döneminde nisan ayında meydana gelen don olayı nedeniyle «hasar» oluştuğu, «rizikonun» «teminat kapsamı» içinde kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 11.812,00 TL.’nin 03.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak ekspertiz incelemesinin yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasar tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
… ın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki ilişkinin TTK'da düzenlenen «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanmış olmasına ve buna göre ticari işlerde uygulanan «temerrüt faizine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · riziko
Benzer bu karardaBununla birlikte, mahkemece «hasarın» «sigorta teminatı kapsamında» kaldığı kabul edildiği halde hasar bedeline ilişkin bilirkişi raporu alınmadan dayanağı belirtilmeden resen hesaplama yapılarak hüküm kurulması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait ayva ağaçlarında meyve oluşumu döneminde nisan ayında meydana gelen don olayı nedeniyle «hasar» oluştuğu, «rizikonun» «teminat kapsamı» içinde kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 11.812,00 TL.’nin 03.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8432 E. 2014/15555 K.
Ortak:teminat kapsamı · hasar · eksik inceleme · teminat
İncelediğiniz kararda… davalı bünyesinde yer alan Başak Sigorta A.Ş.'ye sigortalandığı, 16-17 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle davacıya ait ürünlerin %98-99 oranında «hasar» gördüğü, davalı tarafından 2007 yılının Nisan ayında geçici ekspertizin, Haziran ayında ise «kesin» ekspertizin yapıldığı, kesin ekspertiz raporlarında, don olayının ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin belirtildiği, bu raporların davacı tarafından da imzalandığı, alınan bilirkişi raporunda da, don olayının çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin ve hasarın sigorta kapsamı içerisinde kalmadığının bildirildiği, ancak ekspertiz raporunun don olayının meydana geldiği tarihten 2 ay sonra yapıldığı, aradan geçen zaman gözetildiğinde ortaya çıkan bulguların kaybolmuş olma ihtimalinin bulunduğu, hasarın çiçeklenme döneminde meydana gelmesinin çiftçi açısından ne anlama geleceğinin bilinemeyeceği, sigorta konusunda bilgisi olmayan çiftçinin imzaladığı rapor nedeniyle sigortadan «mahrum» bırakmanın kanunun çıkış amacına aykırı olduğu, ayrıca aynı olaya dayalı olarak açılan başka davalarda alınan raporlarda don olayının meyve oluşum aşamasında meydana geldiğinin açıklandığı, «tanık beyanlarının» da bu doğrultuda olduğu, bu durumda riskin «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.860 TL'nin 26.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ektirdiği kabul edilerek içinde ziraatçı bilirkişinin de bulunduğu heyetin görüşüne başvurulmuş ve bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda dondan kaynaklanan «hasarın» ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiği, bunun da «teminat» dışı olduğu belirtilmiş, ancak mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinin hazırladığı rapora itibar edilmeyerek, aynı mahkemede açılan benzer davalarda alın …
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda uyuşmazlığın teknik uzmanlığı gerektirdiğinin kabulü ile bilirkişilerden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, bitkisel ürün «sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece don olayının çiçeklenme döneminde gerçekleştiği, bu nedenle oluşan «hasarın» poliçe «teminatı kapsamında» kalmadığı kabul edilmiş ise de, bu konuda mahkemece benimsenen 2. bilirkişi heyeti raporu ve 1. bilirkişi heyeti raporu ile aynı olay ile ilgili Akçadağ Sulh Hukuk …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen 2. bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının sigortalı ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiği, bu nedenle «hasarın» «teminat» dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak, bu suretle dava konusu «rizikonun» hangi dönemde meydana geldiği tespit edilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:riziko · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, bitkisel ürün «sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece don olayının çiçeklenme döneminde gerçekleştiği, bu nedenle oluşan «hasarın» poliçe «teminatı kapsamında» kalmadığı kabul edilmiş ise de, bu konuda mahkemece benimsenen 2. bilirkişi heyeti raporu ve 1. bilirkişi heyeti raporu ile aynı olay ile ilgili Akçadağ Sulh Hukuk …
Bu durumda, mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak, bu suretle dava konusu «rizikonun» hangi dönemde meydana geldiği tespit edilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6643 E. 2012/10332 K.
Ortak:temerrüt tarihi · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · ihbar · hasar · eksik inceleme · temerrüt · teminat · Tazminat
İncelediğiniz kararda3- Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar ihbarının» yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
… davalı bünyesinde yer alan Başak Sigorta A.Ş.'ye sigortalandığı, 16-17 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle davacıya ait ürünlerin %98-99 oranında «hasar» gördüğü, davalı tarafından 2007 yılının Nisan ayında geçici ekspertizin, Haziran ayında ise «kesin» ekspertizin yapıldığı, kesin ekspertiz raporlarında, don olayının ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin belirtildiği, bu raporların davacı tarafından da imzalandığı, alınan bilirkişi raporunda da, don olayının çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin ve hasarın sigorta kapsamı içerisinde kalmadığının bildirildiği, ancak ekspertiz raporunun don olayının meydana geldiği tarihten 2 ay sonra yapıldığı, aradan geçen zaman gözetildiğinde ortaya çıkan bulguların kaybolmuş olma ihtimalinin bulunduğu, hasarın çiçeklenme döneminde meydana gelmesinin çiftçi açısından ne anlama geleceğinin bilinemeyeceği, sigorta konusunda bilgisi olmayan çiftçinin imzaladığı rapor nedeniyle sigortadan «mahrum» bırakmanın kanunun çıkış amacına aykırı olduğu, ayrıca aynı olaya dayalı olarak açılan başka davalarda alınan raporlarda don olayının meyve oluşum aşamasında meydana geldiğinin açıklandığı, «tanık beyanlarının» da bu doğrultuda olduğu, bu durumda riskin «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.860 TL'nin 26.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki ilişkinin TTK’da düzenlenen «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanmış olmasına ve ticari işlerde uygulanan «temerrüt faizine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmi …
Benzer bu kararda2)Ayrıca, kabule göre mahkemece, «faiz başlangıç tarihi» olarak «ihbar» tarihinden 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
… yuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek ziraatçı bilirkişi görüşüne başvurulmuş ve bilirkişi tarafından hazırlanan raporda dondan kaynaklanan «hasarın» meyvelenme döneminde meydana geldiği, bunun da «teminat kapsamında» olduğu belirtilmiş ise de, davalı vekili itiraz dilekçesi ekinde aynı mahkemede açılan benzer davalarda alınan ve hasarın çiçeklenme döneminde olduğundan bahisle t …
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu don olayının ayvada çiçeklerin meyveye dönüşmüş olduğu dönemde «hasar» yaptığı, ürünün %98'ine zarar verdiği, müşterek sigorta oranının %50 olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi
Benzer bu kararda2)Ayrıca, kabule göre mahkemece, «faiz başlangıç tarihi» olarak «ihbar» tarihinden 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3105 E. 2012/2354 K.
Ortak:tanık beyanı · temerrüt tarihi · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · hasar · eksik inceleme · temerrüt · teminat
İncelediğiniz kararda… davalı bünyesinde yer alan Başak Sigorta A.Ş.'ye sigortalandığı, 16-17 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle davacıya ait ürünlerin %98-99 oranında «hasar» gördüğü, davalı tarafından 2007 yılının Nisan ayında geçici ekspertizin, Haziran ayında ise «kesin» ekspertizin yapıldığı, kesin ekspertiz raporlarında, don olayının ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin belirtildiği, bu raporların davacı tarafından da imzalandığı, alınan bilirkişi raporunda da, don olayının çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin ve hasarın sigorta kapsamı içerisinde kalmadığının bildirildiği, ancak ekspertiz raporunun don olayının meydana geldiği tarihten 2 ay sonra yapıldığı, aradan geçen zaman gözetildiğinde ortaya çıkan bulguların kaybolmuş olma ihtimalinin bulunduğu, hasarın çiçeklenme döneminde meydana gelmesinin çiftçi açısından ne anlama geleceğinin bilinemeyeceği, sigorta konusunda bilgisi olmayan çiftçinin imzaladığı rapor nedeniyle sigortadan «mahrum» bırakmanın kanunun çıkış amacına aykırı olduğu, ayrıca aynı olaya dayalı olarak açılan başka davalarda alınan raporlarda don olayının meyve oluşum aşamasında meydana geldiğinin açıklandığı, «tanık beyanlarının» da bu doğrultuda olduğu, bu durumda riskin «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.860 TL'nin 26.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar ihbarının» yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
… ın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki ilişkinin TTK’da düzenlenen «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanmış olmasına ve ticari işlerde uygulanan «temerrüt faizine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmi …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, don olayının sabit olduğu, ekspertiz raporuna göre bu «hasarın» çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin açıklandığı, raporların davacı tarafından imzalandığı, tarım sigortalarının davacı gibi çiftçilerce tam anlaşılmadığı, bilirkişi raporunda zararın meyve aşamasında meydana geldiğinin açıklandığı, «tanık beyanlarının» bu durumu desteklediği, armut ağaçlarıyla ilgili olarak davalının tazminatı bankaya yatırdığı, zararın belirlendiği gerekçesiyle 16.000.00 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 14.05.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
2-Ayrıca, kabule göre mahkemece, «temerrüt tarihinin» başlangıcı olarak ekspertiz incelemesinin yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, temerrüt tarihinin buna göre …
… yuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek ziraatçı bilirkişi görüşüne başvurulmuş ve bilirkişi tarafından hazırlanan raporda dondan kaynaklanan «hasarın» meyvelenme döneminde meydana geldiği, bunun da «teminat kapsamında» olduğu belirtilmiş ise de, davalı vekili «bilirkişi raporuna itirazında» aynı mahkemede açılan benzer davalarda alınan ve hasarın çiçeklenme döneminde olduğundan bahisle teminat dışı kaldığı görüşünü içeren bilirkişi raporları sunmuştur …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · bilirkişi raporuna itiraz
Benzer bu kararda1-Dava, tarım «sigorta sözleşmesine» dayalı «sigorta tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
… yuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek ziraatçı bilirkişi görüşüne başvurulmuş ve bilirkişi tarafından hazırlanan raporda dondan kaynaklanan «hasarın» meyvelenme döneminde meydana geldiği, bunun da «teminat kapsamında» olduğu belirtilmiş ise de, davalı vekili «bilirkişi raporuna itirazında» aynı mahkemede açılan benzer davalarda alınan ve hasarın çiçeklenme döneminde olduğundan bahisle teminat dışı kaldığı görüşünü içeren bilirkişi raporları sunmuştur …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6896 E. 2012/16463 K.
Ortak:teminat kapsamı · hasar · teminat
İncelediğiniz kararda… davalı bünyesinde yer alan Başak Sigorta A.Ş.'ye sigortalandığı, 16-17 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle davacıya ait ürünlerin %98-99 oranında «hasar» gördüğü, davalı tarafından 2007 yılının Nisan ayında geçici ekspertizin, Haziran ayında ise «kesin» ekspertizin yapıldığı, kesin ekspertiz raporlarında, don olayının ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin belirtildiği, bu raporların davacı tarafından da imzalandığı, alınan bilirkişi raporunda da, don olayının çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin ve hasarın sigorta kapsamı içerisinde kalmadığının bildirildiği, ancak ekspertiz raporunun don olayının meydana geldiği tarihten 2 ay sonra yapıldığı, aradan geçen zaman gözetildiğinde ortaya çıkan bulguların kaybolmuş olma ihtimalinin bulunduğu, hasarın çiçeklenme döneminde meydana gelmesinin çiftçi açısından ne anlama geleceğinin bilinemeyeceği, sigorta konusunda bilgisi olmayan çiftçinin imzaladığı rapor nedeniyle sigortadan «mahrum» bırakmanın kanunun çıkış amacına aykırı olduğu, ayrıca aynı olaya dayalı olarak açılan başka davalarda alınan raporlarda don olayının meyve oluşum aşamasında meydana geldiğinin açıklandığı, «tanık beyanlarının» da bu doğrultuda olduğu, bu durumda riskin «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.860 TL'nin 26.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ektirdiği kabul edilerek içinde ziraatçı bilirkişinin de bulunduğu heyetin görüşüne başvurulmuş ve bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda dondan kaynaklanan «hasarın» ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiği, bunun da «teminat» dışı olduğu belirtilmiş, ancak mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinin hazırladığı rapora itibar edilmeyerek, aynı mahkemede açılan benzer davalarda alın …
3- Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar ihbarının» yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasara» neden olan don olayının meyve oluşumu döneminde meydana geldiği, hasarın «teminat» dahilinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, «teminat kapsamına» alınan «rizikoların» gerçekleşip gerçekleşmediği, davalının bu nedenle tazminat ödeyip ödemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Dava, bitkisel ürün «sigortaları poliçesi» ile sigortalanan üründe meydana gelen «hasarın» tazminine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartı · eksper raporu · özel dava şartı · ziya · riziko · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDavacıya ait birden «ziyade» ayva bahçesinin düzenlenen «sigorta poliçeleriyle» don, dolu ve fırtına «rizikolarını» kapsar şekilde geçerli olarak davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığı hususu çekişmesizdir.
Davacı taraf, «sigorta poliçesinde» yazılı don «rizikosunun» gerçekleştiğini, ayva bahçelerinin zarara uğradığını ileri sürmüştür.
Davalı vekili, «poliçe özel şartlarına» göre zararın «teminat» dışı olduğunu savunmuştur.
Dava, bitkisel ürün «sigortaları poliçesi» ile sigortalanan üründe meydana gelen «hasarın» tazminine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3103 E. , 2011/15645 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Pamukova Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2009 tarih ve 2008/36-2009/851 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup dava konusu meblağ 14,200 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin üç adet ayva bahçesini, davalı sigorta işletmesine tarım sigortası kapsamında sigorta ettirdiğini, sigorta poliçelerinde, don sebebi ile ürünün zarar görmesi halinde zarar miktarının %50'sinin tazminat olarak ödeneceğinin düzenlendiğini, 16-17 Nisan 2007 tarihlerinde meydana gelen don sebebi ile poliçe kapsamındaki ürünlerin zarar gördüğünü, ancak buna rağmen davalının müvekkiline hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek, 6.860 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu hasarın sigortalı ürünün çiçeklenme döneminde meydana geldiğini, teminatın ise çiçeklenmenin son bulması yani meyve oluşumu ile başladığını, bu nedenle meydana gelen hasarın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait taşınmazlarda bulunan ayva bahçelerindeki ürünün davalı bünyesinde yer alan Başak Sigorta A.Ş.'ye sigortalandığı, 16-17 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle davacıya ait ürünlerin %98-99 oranında hasar gördüğü, davalı tarafından 2007 yılının Nisan ayında geçici ekspertizin, Haziran ayında ise kesin ekspertizin yapıldığı, kesin ekspertiz raporlarında, don olayının ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin belirtildiği, bu raporların davacı tarafından da imzalandığı, alınan bilirkişi raporunda da, don olayının çiçeklenme döneminde meydana geldiğinin ve hasarın sigorta kapsamı içerisinde kalmadığının bildirildiği, ancak ekspertiz raporunun don olayının meydana geldiği tarihten 2 ay sonra yapıldığı, aradan geçen zaman gözetildiğinde ortaya çıkan bulguların kaybolmuş olma ihtimalinin bulunduğu, hasarın çiçeklenme döneminde meydana gelmesinin çiftçi açısından ne anlama geleceğinin bilinemeyeceği, sigorta konusunda bilgisi olmayan çiftçinin imzaladığı rapor nedeniyle sigortadan mahrum bırakmanın kanunun çıkış amacına aykırı olduğu, ayrıca aynı olaya dayalı olarak açılan başka davalarda alınan raporlarda don olayının meyve oluşum aşamasında meydana geldiğinin açıklandığı, tanık beyanlarının da bu doğrultuda olduğu, bu durumda riskin teminat kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.860 TL'nin 26.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki ilişkinin TTK’da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklanmış olmasına ve ticari işlerde uygulanan temerrüt faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, tarım sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek içinde ziraatçı bilirkişinin de bulunduğu heyetin görüşüne başvurulmuş ve bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda dondan kaynaklanan hasarın ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiği, bunun da teminat dışı olduğu belirtilmiş, ancak mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinin hazırladığı rapora itibar edilmeyerek, aynı mahkemede açılan benzer davalarda alınan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, HUMK’nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa, hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek resen veya benzer dosyalarda alınan bilirkişi raporunu esas alarak karar verebileceği düşünülemez.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda uyuşmazlığın teknik uzmanlığı gerektirdiğinin kabulü ile bilirkişilerden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, kabule göre mahkemece, faiz başlangıcı olarak hasar ihbarının yapıldığı tarihten 8 gün sonrası kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, temerrüt tarihinin buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034235200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz