İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4217 E. 2010/10158 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket müdürü↗ limited şirket↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın şirket müdürü olan davalıya karşı değil, tarafların ortak oldukları şirkete karşı açılması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tarafların kuracakları limited şirket için harcanmak üzere davalı hesabına yatırılan paranın şirkete harcanmadığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında, davacı ile davalının içinde bulunduğu 3 kişi tarafından dava dışı ... Gaz Armatür ve Ekipmanları Limited Şirketi’nin kurulması konusunda sözleşme yapıldığı ve bu şirkete konulacak sermaye borcu ile şirketin kuruluş masrafları için davalının hesabına davacı ve diğer ortak tarafından para yatırıldığı hususlarında ihtilaf yoktur. İhtilaf, davalının hesabına yatırılan paranın şirket için harcanıp harcanmadığı veya bu paranın şirket hesaplarına girip girmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davanın şirkete karşı açılması gerektiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacının iddiası, davalı hesabına yatırılan paranın şirket kayıtlarına girmediği yönünde olmasına göre, bu iddia karşısında davalının yatırılan paranın şirket için harcandığını veya şirket kasasına girdiğini ispat etmesi gerekir. Aksi halde davalının anılan para nedeniyle nedensiz zenginleşmesi sözkonusudur.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yazılı açıklama doğrultusunda TTK’nın 512. maddesi de gözönüne alınmak suretiyle işin esasına girilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9961 E. 2015/6771 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:e-defter
Benzer bu kararda… verilen borçların şirket kasasına girip girmediğinin ispatlanamadığı” değerlendirilmesine rağmen Yargıtay bozma ilamına aykırı olarak “davacı tarafça tutulan şirket «defterleri» esas alınarak davacının davalıdan alacaklı olduğu” bildirilmiş olup söz konusu raporun alacak tespiti yönünden kabul edilebilir bulunmadığı, davacı tarafından borç …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7810 E. 2016/4478 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18196 E. 2014/18515 K.
Ortak:İtirazın iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · sebepsiz zenginleşme · işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · avans faizi
Benzer bu kararda… , davalının yatırılan paranın şirket için harcandığını veya şirket kasasına girdiğini ispat edemediği, bu şekilde davalının icra takibine konu edilen para nedeniyle «sebepsiz zenginleşmesinin» söz konusu olduğu ve itirazının haksız bulunduğu, alacağın harcanıp harcanmadığının yargılama ile belirleneceği ve bu nedenle likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 23.950 TL «asıl alacak» ve 1.002,99 TL «işlemiş faiz» üzerinden, alacaklının talebini geçmemek üzere «avans faizi» uygulanması suretiyle devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dolayısıyla alacağın miktarının tespiti yargılamayı gerektirmediğinden alacak likittir ve davacı yararına İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Ancak dava, «sebepsiz zenginleşme» iddiasına dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6973 E. 2016/7321 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:seçimlik yetki · kesin yetki kuralı · kesin yetki · re'sen gözetilme · sorumluluk davası · şirket merkezi mahkemesi · yetki · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının şirket ortağı aleyhine sorumluluk iddiasında bulunduğu, davacı «şirketin merkezinin» ...'da bulunduğu bu durumda HMK madde 14'te belirtilen «kesin yetki kuralı» gereğince davaya bakma «yetkisinin» ...
Ancak bu kural, madde metninden de anlaşılacağı üzere «seçimlik yetki» kuralı niteliğinde olup «kesin yetki kuralı» değildir.
Mahkemece; dava, şirketle ortağı arasındaki «sorumluluk davası» olarak nitelendirilmiş ve 6100 sayılı HMK'nın 14. maddesi gereğince «şirket merkezinin» bulunduğu yer mahkemesinin «kesin» yetkili olduğundan bahisle «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Ayrıca her ne kadar HMK'nın 14/2. maddesi «kesin yetki kuralını» ihtiva ediyor ise de; madde düzenlemesi özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileri ile sınırlı olmak üzere öngörülmüş olup, ilgili hükmün somut olaya uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4217 E. , 2010/10158 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2008 tarih ve 2008/132 - 2008/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının kuracakları limited şirkette kullanılmak üzere sermaye borcuna mahsuben açılan müşterek hesaba müvekkilinin 23.950 YTL para yatırdığını, ancak davalının hesaptan çektiği bu parayı şirket için kullanmadığı gibi, müvekkilinin sermaye borcu olarak şirket kayıtlarına da geçirmediğini, bu paranın davalının zimmetinde kaldığını, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın şirket müdürü olan davalıya karşı değil, tarafların ortak oldukları şirkete karşı açılması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tarafların kuracakları limited şirket için harcanmak üzere davalı hesabına yatırılan paranın şirkete harcanmadığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında, davacı ile davalının içinde bulunduğu 3 kişi tarafından dava dışı ... Gaz Armatür ve Ekipmanları Limited Şirketi’nin kurulması konusunda sözleşme yapıldığı ve bu şirkete konulacak sermaye borcu ile şirketin kuruluş masrafları için davalının hesabına davacı ve diğer ortak tarafından para yatırıldığı hususlarında ihtilaf yoktur. İhtilaf, davalının hesabına yatırılan paranın şirket için harcanıp harcanmadığı veya bu paranın şirket hesaplarına girip girmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davanın şirkete karşı açılması gerektiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacının iddiası, davalı hesabına yatırılan paranın şirket kayıtlarına girmediği yönünde olmasına göre, bu iddia karşısında davalının yatırılan paranın şirket için harcandığını veya şirket kasasına girdiğini ispat etmesi gerekir. Aksi halde davalının anılan para nedeniyle nedensiz zenginleşmesi sözkonusudur.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yazılı açıklama doğrultusunda TTK’nın 512. maddesi de gözönüne alınmak suretiyle işin esasına girilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034144500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz