6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/16000 E. 2011/12435 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacak davası asıl alacak hasar

Atıf yapılan mevzuat: İİK · HUMK — HUMK 21

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, sigortalı şirketin bahçesinden geçen sulama arkının bakım temizliği ve her türlü güvenliğinin özel mülkiyet içinde kalması nedeniyle sigortalıya ait olduğu, yağmurların fazla yağmasından dolayı sigortalı fabrika binası bahçesinde bulunan kanaldan suların taştığı ve fabrika binasının bodrum katına dolan sulardan ürünlerin zarar gördüğü, kanaldan suların taşmasında gerekli tedbirleri almayan davalının %10, sigortalının %90 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 362,36 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1) HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.400,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 31/03/2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir.

Mahkemece, 362,36 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu miktarın yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2) Davacı Belediye'ye ait kanalizasyondan taşan suların sigortalıya ait fabrikada bulunan ürünlere hasar verdiğini, hasarın Belediye'nin hizmet kusurundan kaynaklandığını ileri sürdüğüne göre, mahkemece davaya bakma görevinin idari yargıda olduğu nazara alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru olmamış, kararın görev noktasından re’sen bozulması gerekmiştir.

3) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9480 E. 2012/11616 K.

    Ortak:görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15691 E. 2013/92 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4828 E. 2013/4646 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1735 E. 2010/7428 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/16000 E.  ,  2011/12435 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Denizli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2009 tarih ve 2007/1529-2009/1329 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili tarafından yangın sigortası ile sigortalanan Abalıoğlu Yem Soya Teks. A.Ş.’ye ait yem fabrikası bahçesinden geçen Denizli Belediyesine ait kanalizasyon hattında suların taşarak buhar boruları kanalından geçip soya işletmesi ve siloların bulunduğu binanın bodrum katına dolarak hasar oluşturduğunu, sigortalıya 3.623,00 TL ödeme yaptıklarını, davalı hakkında başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, sigortalı şirketin bahçesinden geçen sulama arkının bakım temizliği ve her türlü güvenliğinin özel mülkiyet içinde kalması nedeniyle sigortalıya ait olduğu, yağmurların fazla yağmasından dolayı sigortalı fabrika binası bahçesinde bulunan kanaldan suların taştığı ve fabrika binasının bodrum katına dolan sulardan ürünlerin zarar gördüğü, kanaldan suların taşmasında gerekli tedbirleri almayan davalının %10, sigortalının %90 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 362,36 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1) HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.400,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 31/03/2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir.

Mahkemece, 362,36 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu miktarın yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2) Davacı Belediye'ye ait kanalizasyondan taşan suların sigortalıya ait fabrikada bulunan ürünlere hasar verdiğini, hasarın Belediye'nin hizmet kusurundan kaynaklandığını ileri sürdüğüne göre, mahkemece davaya bakma görevinin idari yargıda olduğu nazara alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru olmamış, kararın görev noktasından re’sen bozulması gerekmiştir.

3) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4.maddesi uyarınca REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın re’sen BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 10/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032832900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.