İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/16000 E. 2011/12435 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacak davası↗ asıl alacak↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, sigortalı şirketin bahçesinden geçen sulama arkının bakım temizliği ve her türlü güvenliğinin özel mülkiyet içinde kalması nedeniyle sigortalıya ait olduğu, yağmurların fazla yağmasından dolayı sigortalı fabrika binası bahçesinde bulunan kanaldan suların taştığı ve fabrika binasının bodrum katına dolan sulardan ürünlerin zarar gördüğü, kanaldan suların taşmasında gerekli tedbirleri almayan davalının %10, sigortalının %90 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 362,36 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.400,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 31/03/2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
Mahkemece, 362,36 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu miktarın yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2) Davacı Belediye'ye ait kanalizasyondan taşan suların sigortalıya ait fabrikada bulunan ürünlere hasar verdiğini, hasarın Belediye'nin hizmet kusurundan kaynaklandığını ileri sürdüğüne göre, mahkemece davaya bakma görevinin idari yargıda olduğu nazara alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru olmamış, kararın görev noktasından re’sen bozulması gerekmiştir.
3) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9480 E. 2012/11616 K.
Ortak:görev/görevsizlik
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · tacir sıfatı · iş mahkemesi görev alanı · tacir
Benzer bu karardaOysa, davalının TTK'nun 3, 11, 12/11, 18/1. maddeleri ile 2560 sayılı Kanunun ilgili hükümleri karşısında davalının özel hukuk kurallarına göre faaliyet gösterdiği ve «tacir sıfatını» taşıdığının kabulü gerekir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, açılan davanın idari yargının «görev alanına» girdiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı işletmeye ait kanaldan geri tepen pis suların davacının sigortalısına ait iş yerine verdiği zararın «rücuen tazmini» istemine ilişkin olup, mahkemece, uyuşmazlığın idari yargının görevine girdiği sonucuna varılarak yazılı şekilde karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, «tacir» olan davalı KASKİ ile davacı arasında haksız eylemden kaynaklanan davaya bakma görevinin adli yargıya ait olduğu gözönünden bulundurularak, işin esasına girilmesi, taraf kanıtlarına göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15691 E. 2013/92 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy kaydı
Benzer bu kararda2) Ancak, eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat «kaydına» karar verilmesi gerekirken, bakiye harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca bu yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4828 E. 2013/4646 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz kararda2) Davacı Belediye'ye ait kanalizasyondan taşan suların sigortalıya ait fabrikada bulunan ürünlere «hasar» verdiğini, hasarın Belediye'nin hizmet kusurundan kaynaklandığını ileri sürdüğüne göre, mahkemece davaya bakma görevinin idari yargıda olduğu nazara alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru olmamış, kararın görev noktasından re’sen bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca, dava konusu «hasarın» olduğu işyerinin de içinde bulunduğu taşınmaz için ilgili Belediye Başkanlığından inşaat ruhsatı alınmış olmasına rağmen, ruhsat tarihi sonrasında 5 yıl içinde iskan raporu alınmadığı, verilen ruhsatın «geçersiz» sayıldığı, işyerinin de içinde bulunduğu taşınmazın atık suyunun ve yağmur suyunun ... kanalizasyon şebekesine bağlantısını gösterir ... tarafından onaylanmış herh …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca, dava konusu «hasarın» olduğu işyerinin de içinde bulunduğu taşınmaz için ilgili Belediye Başkanlığından inşaat ruhsatı alınmış olmasına rağmen, ruhsat tarihi sonrasında 5 yıl içinde iskan raporu alınmadığı, verilen ruhsatın «geçersiz» sayıldığı, işyerinin de içinde bulunduğu taşınmazın atık suyunun ve yağmur suyunun ... kanalizasyon şebekesine bağlantısını gösterir ... tarafından onaylanmış herh …
Mahkemece de uyuşmazlığın niteliğine göre «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1735 E. 2010/7428 K.
Ortak:alacak davası · hasar
İncelediğiniz kararda1) HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.400,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar, 31/03/2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
2) Davacı Belediye'ye ait kanalizasyondan taşan suların sigortalıya ait fabrikada bulunan ürünlere «hasar» verdiğini, hasarın Belediye'nin hizmet kusurundan kaynaklandığını ileri sürdüğüne göre, mahkemece davaya bakma görevinin idari yargıda olduğu nazara alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru olmamış, kararın görev noktasından re’sen bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda1-HUMK.nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000.000.000 TL.sını geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar 21.7.2004 hüküm tarihi itibariyle «kesin» olup, anılan 5219 sayılı Kanun ve 5236 sayılı Kanun uyarınca söz konusu miktar 01.01.2008 tarihi itibariyle 1.250.000.000 TL’na çıkarılmıştır.
3-Dava, konut «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davalıya sigortalı taşınmazın terastaki yer süzgecinin yoğun yağış veya başka bir nedenle tıkandığı, terasta biriken yağmur sularının tahliye olmaması nedeniyle taşan yağmur sularının binanın dış cephe kaplamasına ve birinci kat bina ön bölmesine zarar verdiği dosya kapsamı ile sabit olup, uyuşmazlık, binanın dış cephesinde meydana gelen «hasarın» da poliçe «teminatı kapsamında» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, yazılı gerekçe ile sigortalı binanın dış cephesinde meydana gelen hasarın da poliçe teminatı kapsamında ol …
Oysa, davanın dayanağını oluşturan poliçede «dahili» su klozu için «teminatı» verilmiş olup, meydana gelen «hasarın» bu kloz kapsamında değerlendirilmesi için hasarın yağmur sularının, kar veya buzların erimesi sonucu meydana gelen suların çatı veya saçaktan sızması, su olukları veya yağmur derelerinin tıkanması veya taşması sonucu bina içine girmesi şeklinde meydana gelmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta ettiren · teminat kapsamı · yargılama gideri · maddi tazminat · sigorta poliçesi · dahili dava · vekalet ücreti · teminat
Benzer bu kararda3-Dava, konut «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davalıya sigortalı taşınmazın terastaki yer süzgecinin yoğun yağış veya başka bir nedenle tıkandığı, terasta biriken yağmur sularının tahliye olmaması nedeniyle taşan yağmur sularının binanın dış cephe kaplamasına ve birinci kat bina ön bölmesine zarar verdiği dosya kapsamı ile sabit olup, uyuşmazlık, binanın dış cephesinde meydana gelen «hasarın» da poliçe «teminatı kapsamında» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, yazılı gerekçe ile sigortalı binanın dış cephesinde meydana gelen hasarın da poliçe teminatı kapsamında ol …
… ut olması halinde dahi bu durumu önlemeyeceği, tahliye edilmeyen yağmur suyunun taşmasına süpürgeliklerin engel teşkil etmeyeceği, hayatın olağan akışı içinde evini «sigorta ettiren» kişinin dış cephesini ayrık tutmasının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davalılardan sigorta şirketi yönünden davanın kısmen kabulü ile 4.700 YTL «maddi tazminatın» bu davalıdan tahsiline, diğer davalı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davanın dayanağını oluşturan poliçede «dahili» su klozu için «teminatı» verilmiş olup, meydana gelen «hasarın» bu kloz kapsamında değerlendirilmesi için hasarın yağmur sularının, kar veya buzların erimesi sonucu meydana gelen suların çatı veya saçaktan sızması, su olukları veya yağmur derelerinin tıkanması veya taşması sonucu bina içine girmesi şeklinde meydana gelmesi gerekmektedir.
Somut olayda, yukarıda açıklandığı ve dosya kapsamı ile de sabit olduğu üzere sigortalı tripleks taşınmazda oluşan «hasarın» yağmur sularından kaynaklandığı sabit ve çekişmesiz olup, anılan kloz çerçevesinde sigortalı binanın dış kısmında oluşan hasarın poliçe «teminatı kapsamında» bulunmadığının kabulü ile bu kalem hasar bedelinine ilişkin istemin reddi yerine , mahkemece, uyuşmazlık konusuyla örtüşmeyen yazılı gerekçelerle, bu kalem istemin …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/16000 E. , 2011/12435 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Denizli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2009 tarih ve 2007/1529-2009/1329 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından yangın sigortası ile sigortalanan Abalıoğlu Yem Soya Teks. A.Ş.’ye ait yem fabrikası bahçesinden geçen Denizli Belediyesine ait kanalizasyon hattında suların taşarak buhar boruları kanalından geçip soya işletmesi ve siloların bulunduğu binanın bodrum katına dolarak hasar oluşturduğunu, sigortalıya 3.623,00 TL ödeme yaptıklarını, davalı hakkında başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, sigortalı şirketin bahçesinden geçen sulama arkının bakım temizliği ve her türlü güvenliğinin özel mülkiyet içinde kalması nedeniyle sigortalıya ait olduğu, yağmurların fazla yağmasından dolayı sigortalı fabrika binası bahçesinde bulunan kanaldan suların taştığı ve fabrika binasının bodrum katına dolan sulardan ürünlerin zarar gördüğü, kanaldan suların taşmasında gerekli tedbirleri almayan davalının %10, sigortalının %90 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 362,36 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.400,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 31/03/2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
Mahkemece, 362,36 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu miktarın yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2) Davacı Belediye'ye ait kanalizasyondan taşan suların sigortalıya ait fabrikada bulunan ürünlere hasar verdiğini, hasarın Belediye'nin hizmet kusurundan kaynaklandığını ileri sürdüğüne göre, mahkemece davaya bakma görevinin idari yargıda olduğu nazara alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru olmamış, kararın görev noktasından re’sen bozulması gerekmiştir.
3) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4.maddesi uyarınca REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın re’sen BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 10/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032832900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz