Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1735 E. 2010/7428 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta ettiren↗ teminat kapsamı↗ alacak davası↗ yargılama gideri↗ maddi tazminat↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ teminat↗ temsil↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, sigortalı taşınmazın ikinci katında bulunan üstü açık terastaki yer süzgecinin yoğun yağış veya başka bir nedenle tıkandığı, terasta biriken yağmur sularının tahliye olmamasından dolayı taştığı, taşan yağmur suyunun binanın dış cephe kaplaması olan kayrak taşlarının bir bölümünü kaldırarak düşürdüğü, ayrıca birinci kat bina ön bölmesine su akıntısından dolayı zarar verdiği, terasta sürpürgeliklerin mevcut olması halinde dahi bu durumu önlemeyeceği, tahliye edilmeyen yağmur suyunun taşmasına süpürgeliklerin engel teşkil etmeyeceği, hayatın olağan akışı içinde evini sigorta ettiren kişinin dış cephesini ayrık tutmasının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davalılardan sigorta şirketi yönünden davanın kısmen kabulü ile 4.700 YTL maddi tazminatın bu davalıdan tahsiline, diğer davalı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
1-HUMK.nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000.000.000 TL.sını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.7.2004 hüküm tarihi itibariyle kesin olup, anılan 5219 sayılı Kanun ve 5236 sayılı Kanun uyarınca söz konusu miktar 01.01.2008 tarihi itibariyle 1.250.000.000 TL’na çıkarılmıştır.
Somut olayda davacı taraf 5.000,00-YTL.nın tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4.700-,00-YTL.nın davalıdan tahsiline karar verilmiş olup,yargılama sonucunda davacının ret edilen alacak miktarı, yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davalıya sigortalı taşınmazın terastaki yer süzgecinin yoğun yağış veya başka bir nedenle tıkandığı, terasta biriken yağmur sularının tahliye olmaması nedeniyle taşan yağmur sularının binanın dış cephe kaplamasına ve birinci kat bina ön bölmesine zarar verdiği dosya kapsamı ile sabit olup, uyuşmazlık, binanın dış cephesinde meydana gelen hasarın da poliçe teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, yazılı gerekçe ile sigortalı binanın dış cephesinde meydana gelen hasarın da poliçe teminatı kapsamında olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davanın dayanağını oluşturan poliçede dahili su klozu için teminatı verilmiş olup, meydana gelen hasarın bu kloz kapsamında değerlendirilmesi için hasarın yağmur sularının, kar veya buzların erimesi sonucu meydana gelen suların çatı veya saçaktan sızması, su olukları veya yağmur derelerinin tıkanması veya taşması sonucu bina içine girmesi şeklinde meydana gelmesi gerekmektedir. Somut olayda, yukarıda açıklandığı ve dosya kapsamı ile de sabit olduğu üzere sigortalı tripleks taşınmazda oluşan hasarın yağmur sularından kaynaklandığı sabit ve çekişmesiz olup, anılan kloz çerçevesinde sigortalı binanın dış kısmında oluşan hasarın poliçe teminatı kapsamında bulunmadığının kabulü ile bu kalem hasar bedelinine ilişkin istemin reddi yerine , mahkemece, uyuşmazlık konusuyla örtüşmeyen yazılı gerekçelerle, bu kalem isteminde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
4-Öte yandan davanın kısmen kabul edilmesine rağmen kendisini vekile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi de kabul şekli bakımından keza doğru görülmemiştir.
5-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin yargılama giderine ilişen temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15440 E. 2012/5295 K.
Ortak:teminat kapsamı · sigorta poliçesi · hasar · dahili dava · teminat · Sigorta
İncelediğiniz kararda3-Dava, konut «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davalıya sigortalı taşınmazın terastaki yer süzgecinin yoğun yağış veya başka bir nedenle tıkandığı, terasta biriken yağmur sularının tahliye olmaması nedeniyle taşan yağmur sularının binanın dış cephe kaplamasına ve birinci kat bina ön bölmesine zarar verdiği dosya kapsamı ile sabit olup, uyuşmazlık, binanın dış cephesinde meydana gelen «hasarın» da poliçe «teminatı kapsamında» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, yazılı gerekçe ile sigortalı binanın dış cephesinde meydana gelen hasarın da poliçe teminatı kapsamında ol …
Oysa, davanın dayanağını oluşturan poliçede «dahili» su klozu için «teminatı» verilmiş olup, meydana gelen «hasarın» bu kloz kapsamında değerlendirilmesi için hasarın yağmur sularının, kar veya buzların erimesi sonucu meydana gelen suların çatı veya saçaktan sızması, su olukları veya yağmur derelerinin tıkanması veya taşması sonucu bina içine girmesi şeklinde meydana gelmesi gerekmektedir.
Somut olayda, yukarıda açıklandığı ve dosya kapsamı ile de sabit olduğu üzere sigortalı tripleks taşınmazda oluşan «hasarın» yağmur sularından kaynaklandığı sabit ve çekişmesiz olup, anılan kloz çerçevesinde sigortalı binanın dış kısmında oluşan hasarın poliçe «teminatı kapsamında» bulunmadığının kabulü ile bu kalem hasar bedelinine ilişkin istemin reddi yerine , mahkemece, uyuşmazlık konusuyla örtüşmeyen yazılı gerekçelerle, bu kalem istemin …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların «hasarın» oluşumunda %50-%50 kusurlu oldukları, hasar miktarının 15.000,00.TL olduğu, hasarın poliçe «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 7.500,00 TL tazminatın «temerrüt tarihi» olan 15.8.2009 tarihinden itibaren talep dikkate alınarak uygulamada mevduat faizlerinin gerek Merkez Bankasının belirlediği kısa vadeli krediler için öngörülen «avans faizi», gerekse yasal faizden daha düşük olması nedeniyle kamu bankalarınca 1 yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar veri …
Bu nedenle, «hasarın» poliçe «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, davalı ... tarafından yangın «sigorta poliçesi» ile sigortalanan iş yerinde meydana gelen «hasar» bedelinin davalı ... şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların «hasarın» oluşumunda %50-%50 kusurlu oldukları, hasar miktarının 15.000,00.TL olduğu, hasarın poliçe «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 7.500,00 TL tazminatın «temerrüt tarihi» olan 15.8.2009 tarihinden itibaren talep dikkate alınarak uygulamada mevduat faizlerinin gerek Merkez Bankasının belirlediği kısa vadeli krediler için öngörülen «avans faizi», gerekse yasal faizden daha düşük olması nedeniyle kamu bankalarınca 1 yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar veri …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4045 E. 2013/5572 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusur
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Kurum tarafından yapılan yağmur suyu tesislerinin mevsim normallerindeki yağmur sularını taşımaya elverişli olduğu, bu nedenle davalının yağmur suyu tesislerinin yapılmasında özensiz davrandığından ve «kusuru» olduğundan söz edilemeyeceği, davalının davaya konu zararın doğmasında kusurunun olmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4828 E. 2013/4646 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz kararda3-Dava, konut «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davalıya sigortalı taşınmazın terastaki yer süzgecinin yoğun yağış veya başka bir nedenle tıkandığı, terasta biriken yağmur sularının tahliye olmaması nedeniyle taşan yağmur sularının binanın dış cephe kaplamasına ve birinci kat bina ön bölmesine zarar verdiği dosya kapsamı ile sabit olup, uyuşmazlık, binanın dış cephesinde meydana gelen «hasarın» da poliçe «teminatı kapsamında» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, yazılı gerekçe ile sigortalı binanın dış cephesinde meydana gelen hasarın da poliçe teminatı kapsamında ol …
Oysa, davanın dayanağını oluşturan poliçede «dahili» su klozu için «teminatı» verilmiş olup, meydana gelen «hasarın» bu kloz kapsamında değerlendirilmesi için hasarın yağmur sularının, kar veya buzların erimesi sonucu meydana gelen suların çatı veya saçaktan sızması, su olukları veya yağmur derelerinin tıkanması veya taşması sonucu bina içine girmesi şeklinde meydana gelmesi gerekmektedir.
Somut olayda, yukarıda açıklandığı ve dosya kapsamı ile de sabit olduğu üzere sigortalı tripleks taşınmazda oluşan «hasarın» yağmur sularından kaynaklandığı sabit ve çekişmesiz olup, anılan kloz çerçevesinde sigortalı binanın dış kısmında oluşan hasarın poliçe «teminatı kapsamında» bulunmadığının kabulü ile bu kalem hasar bedelinine ilişkin istemin reddi yerine , mahkemece, uyuşmazlık konusuyla örtüşmeyen yazılı gerekçelerle, bu kalem istemin …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca, dava konusu «hasarın» olduğu işyerinin de içinde bulunduğu taşınmaz için ilgili Belediye Başkanlığından inşaat ruhsatı alınmış olmasına rağmen, ruhsat tarihi sonrasında 5 yıl içinde iskan raporu alınmadığı, verilen ruhsatın «geçersiz» sayıldığı, işyerinin de içinde bulunduğu taşınmazın atık suyunun ve yağmur suyunun ... kanalizasyon şebekesine bağlantısını gösterir ... tarafından onaylanmış herh …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca, dava konusu «hasarın» olduğu işyerinin de içinde bulunduğu taşınmaz için ilgili Belediye Başkanlığından inşaat ruhsatı alınmış olmasına rağmen, ruhsat tarihi sonrasında 5 yıl içinde iskan raporu alınmadığı, verilen ruhsatın «geçersiz» sayıldığı, işyerinin de içinde bulunduğu taşınmazın atık suyunun ve yağmur suyunun ... kanalizasyon şebekesine bağlantısını gösterir ... tarafından onaylanmış herh …
Mahkemece de uyuşmazlığın niteliğine göre «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/294 E. 2017/3141 K.
Ortak:sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda3-Dava, konut «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davalıya sigortalı taşınmazın terastaki yer süzgecinin yoğun yağış veya başka bir nedenle tıkandığı, terasta biriken yağmur sularının tahliye olmaması nedeniyle taşan yağmur sularının binanın dış cephe kaplamasına ve birinci kat bina ön bölmesine zarar verdiği dosya kapsamı ile sabit olup, uyuşmazlık, binanın dış cephesinde meydana gelen «hasarın» da poliçe «teminatı kapsamında» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, yazılı gerekçe ile sigortalı binanın dış cephesinde meydana gelen hasarın da poliçe teminatı kapsamında ol …
Benzer bu kararda1-Dava, ürün «sigorta poliçesi» ve birleşik ürün «abonman sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, rücuen tazminat davaları, sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi değerlendirilerek «görevli» mahkemenin belirlenmesi gerekir .Davacı ... şirketi «halefiyet» hakkına dayalı olarak bu davayı açtığına göre, halefi olduğu sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin mahiyetine bakılarak görevli mahkeme tespit edilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira ilişkisi · abonman sigorta poliçesi · halefiyet · rücuen tazminat · dava şartı yokluğu · rücu · usulden reddi · iş mahkemesi görev alanı
Benzer bu kararda1-Dava, ürün «sigorta poliçesi» ve birleşik ürün «abonman sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, rücuen tazminat davaları, sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi değerlendirilerek «görevli» mahkemenin belirlenmesi gerekir .Davacı ... şirketi «halefiyet» hakkına dayalı olarak bu davayı açtığına göre, halefi olduğu sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin mahiyetine bakılarak görevli mahkeme tespit edilecektir.
Açıklanan nedenlerle mahkemenin uyuşmazlıkta «görevli» olmaması, ihtilafın «görev alanına» girmesi nedeniyle HMK 114 ve 115 maddesi gereğince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasının incelenerek hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
… ers basınç nedeni ile geri tepme sonucu çatı oluklarının taşmasına sebebiyet vermesi nedeniyle, sigorta şirketinin sigortalısına ödediği bedeli davalı bina sahibine «rücu» edebileceği, bina sahibinin zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. ./..
Davacının sigortalısı ile davalı arasında düzenlenen «kira ilişkisi» mevcut olduğu nazara alındığında, dava, HMK'nın 4. maddesine göre görev alanındadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/1735 E. , 2010/7428 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.08.2008 tarih ve 2006/1270 - 2008/1099 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar tarafından konut poliçesi ile sigortalanan müvekkiline ait taşınmazın hasarlanmasına rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 5.000,00-YTL hasar bedelinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili,dava konusu edilen hasarın taşınmazın dış cephesindeki kayrak taşlarının düşmesinden meydana geldiğini, sigorta hukuku anlamında bir hasarın riziko olarak nitelendirilebilmesi için önceden bilinmeyen beklenmedik, ani gelişen olaylardan olması gerektiğini, davaya konu zararın ise ani gelişen beklenmedik olmayıp iklim mevsim koşulları, zaman, binanın oturması, inşaat özellikleri, kalitesiz malzeme işçilik vs. gibi sebeple zaman içinde gelişen nitelik taşıdığı bu nedenle sigorta teminat kapsamında olmayan istemin reddedildiğini, isteme konu miktarın makul dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, sigortalı taşınmazın ikinci katında bulunan üstü açık terastaki yer süzgecinin yoğun yağış veya başka bir nedenle tıkandığı, terasta biriken yağmur sularının tahliye olmamasından dolayı taştığı, taşan yağmur suyunun binanın dış cephe kaplaması olan kayrak taşlarının bir bölümünü kaldırarak düşürdüğü, ayrıca birinci kat bina ön bölmesine su akıntısından dolayı zarar verdiği, terasta sürpürgeliklerin mevcut olması halinde dahi bu durumu önlemeyeceği, tahliye edilmeyen yağmur suyunun taşmasına süpürgeliklerin engel teşkil etmeyeceği, hayatın olağan akışı içinde evini sigorta ettiren kişinin dış cephesini ayrık tutmasının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davalılardan sigorta şirketi yönünden davanın kısmen kabulü ile 4.700 YTL maddi tazminatın bu davalıdan tahsiline, diğer davalı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
1-HUMK.nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000.000.000 TL.sını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.7.2004 hüküm tarihi itibariyle kesin olup, anılan 5219 sayılı Kanun ve 5236 sayılı Kanun uyarınca söz konusu miktar 01.01.2008 tarihi itibariyle 1.250.000.000 TL’na çıkarılmıştır.
Somut olayda davacı taraf 5.000,00-YTL.nın tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4.700-,00-YTL.nın davalıdan tahsiline karar verilmiş olup,yargılama sonucunda davacının ret edilen alacak miktarı, yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davalıya sigortalı taşınmazın terastaki yer süzgecinin yoğun yağış veya başka bir nedenle tıkandığı, terasta biriken yağmur sularının tahliye olmaması nedeniyle taşan yağmur sularının binanın dış cephe kaplamasına ve birinci kat bina ön bölmesine zarar verdiği dosya kapsamı ile sabit olup, uyuşmazlık, binanın dış cephesinde meydana gelen hasarın da poliçe teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, yazılı gerekçe ile sigortalı binanın dış cephesinde meydana gelen hasarın da poliçe teminatı kapsamında olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davanın dayanağını oluşturan poliçede dahili su klozu için teminatı verilmiş olup, meydana gelen hasarın bu kloz kapsamında değerlendirilmesi için hasarın yağmur sularının, kar veya buzların erimesi sonucu meydana gelen suların çatı veya saçaktan sızması, su olukları veya yağmur derelerinin tıkanması veya taşması sonucu bina içine girmesi şeklinde meydana gelmesi gerekmektedir. Somut olayda, yukarıda açıklandığı ve dosya kapsamı ile de sabit olduğu üzere sigortalı tripleks taşınmazda oluşan hasarın yağmur sularından kaynaklandığı sabit ve çekişmesiz olup, anılan kloz çerçevesinde sigortalı binanın dış kısmında oluşan hasarın poliçe teminatı kapsamında bulunmadığının kabulü ile bu kalem hasar bedelinine ilişkin istemin reddi yerine , mahkemece, uyuşmazlık konusuyla örtüşmeyen yazılı gerekçelerle, bu kalem isteminde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
4-Öte yandan davanın kısmen kabul edilmesine rağmen kendisini vekile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi de kabul şekli bakımından keza doğru görülmemiştir.
5-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin yargılama giderine ilişen temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) ve (4) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (5) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin yargılama giderine ilişen temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde aşağıda yazılı 46.35 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı sigortaya iadesine, 28.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023987400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz