Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4607 E. 2010/10734 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pos cihazı↗ kredi kartı sözleşmesi↗ ispat külfeti↗ bloke↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının bankaca verilen pos cihazını kullanıldığı, bankanın gerekli provizyonu verdiği, satışın verilen provizyona onaya istinaden gerçekleştiği, davalının işlemlerin usulsüz ve sahte kredi kartı ile gerçekleştirmiş olduğundan bahisle üye iş yeriyle imzalanan kartlı ödemeler sözleşmeleri gereğince davacının hesabına 12.04.2007 tarihinde bloke koyduğu, ancak sahte kredi kartı işlemleriyle ilgili yasal belge sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sahte kredi kartı kullanılarak yapılan işlem nedeniyle üye iş yerine davalı banka tarafından ödenmeyen alacağının tahsiline ilişkindir.
Mahkemece, davalı bankanın sahte kredi kartıyla ilgili yasal belge sunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki üye iş yeri ve kredi kartı sözleşmeleri incelenmemiş, tarafların bu sözleşmeler uyarınca ilişkileri ve konumları değerlendirilmemiştir. Davada ispat külfeti davacı taraftadır. Davalı taraftan istenecek sözleşmeler incelenerek, bankanın sorumluluğu değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2786 E. 2011/2322 K.
Ortak:pos cihazı · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının bankaca verilen «pos cihazını» kullanıldığı, bankanın gerekli provizyonu verdiği, satışın verilen provizyona onaya istinaden gerçekleştiği, davalının işlemlerin usulsüz ve sahte kredi kartı ile gerçekleştirmiş olduğundan bahisle üye iş yeriyle imzalanan kartlı ödemeler sözleşmeleri gereğince davacının hesabına 12.04.2007 tarihinde «bloke» koyduğu, ancak sahte kredi kartı işlemleriyle ilgili yasal belge sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı taraftan istenecek sözleşmeler incelenerek, bankanın sorumluluğu değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ri almaması nedeniyle sorumluluğu bulunup bulunmadığı, üye işyeri sahibi olan davacının kendisine alış verişte sunulan kredi kartının sahte olup olmadığını ve kartı «ibraz» edenin gerçek «hamil» olup olmadığını tespit etmesinin olanaklı bulunup bulunmadığının dikkate alınarak davacıya atfı kabil bir «müterafik kusurun» bulunup bulunmadığının araştırılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken,yazılı olduğu şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · eksik araştırma · müterafik kusur · güven kurumu · dolandırıcılık · hamil · bilirkişi incelemesi · fatura
Benzer bu kararda… ik alt yapısının davalı bankaca kurulduğundan davacının sisteme müdahale olanağı bulunmadığı, davalı bankanın üye işyerine göre teknik yönden güçlü olması nedeniyle «dolandırıcılık» eylemlerine karşı önlem alması gerektiği, «güven kurumu» olan bankaların hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ve alınan rapora itibar edilmemiş ise de, yapılan inceleme «eksik araştırmaya» dayalıdır.
… ri almaması nedeniyle sorumluluğu bulunup bulunmadığı, üye işyeri sahibi olan davacının kendisine alış verişte sunulan kredi kartının sahte olup olmadığını ve kartı «ibraz» edenin gerçek «hamil» olup olmadığını tespit etmesinin olanaklı bulunup bulunmadığının dikkate alınarak davacıya atfı kabil bir «müterafik kusurun» bulunup bulunmadığının araştırılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken,yazılı olduğu şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, «üye işyeri sözleşmesi» gereği POS makinesi bağlanan işyerinin kredi kartının sahte olup olmadığını tespit etmesinin mümkün olup olmadığı ve davaya konu alış verişler nedeniyle provizyon verdiğine göre, davalı bankaya «kusur» izafe edilip edilmeyeceği noktasında toplanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9268 E. 2014/16537 K.
Ortak:bloke · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının bankaca verilen «pos cihazını» kullanıldığı, bankanın gerekli provizyonu verdiği, satışın verilen provizyona onaya istinaden gerçekleştiği, davalının işlemlerin usulsüz ve sahte kredi kartı ile gerçekleştirmiş olduğundan bahisle üye iş yeriyle imzalanan kartlı ödemeler sözleşmeleri gereğince davacının hesabına 12.04.2007 tarihinde «bloke» koyduğu, ancak sahte kredi kartı işlemleriyle ilgili yasal belge sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBankası hesabına ödenmesi işleminin ve davalı bankanın dava dışı Casım'a ait kredi kartı ile yapılan satış işleminden dolayı ödenmeyen 200 TL üzerine «bloke» koymasının sözleşme hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı bankanın dava dışı Casım'a ait kredi kartıyla yapılan satış işleminden dolayı ödenmeyen 200 TL üzerine de «bloke» koymasının, anılan işlemin sahte kartla yapılmaması ve dava dışı Casım tarafından işleme bir itirazda da bulunulmaması nedeniyle yerinde olmadığından bu miktar yönünden davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · sahtelik
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kopyalanmış kredi kartının «sahteliğinin» bankaca tespit edilemeyeceği, kart kullananların kimlik bilgilerini ve imzasını üye işyerinin kontrol ile yükümlü olduğu, kopya kart ile çekilen tutarın davalı bankaca G.
2- Dava, «üye işyeri sözleşmesine» dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1097 E. 2010/6772 K.
Ortak:pos cihazı · bloke · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının bankaca verilen «pos cihazını» kullanıldığı, bankanın gerekli provizyonu verdiği, satışın verilen provizyona onaya istinaden gerçekleştiği, davalının işlemlerin usulsüz ve sahte kredi kartı ile gerçekleştirmiş olduğundan bahisle üye iş yeriyle imzalanan kartlı ödemeler sözleşmeleri gereğince davacının hesabına 12.04.2007 tarihinde «bloke» koyduğu, ancak sahte kredi kartı işlemleriyle ilgili yasal belge sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı taraftan istenecek sözleşmeler incelenerek, bankanın sorumluluğu değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, banka hesabında «bloke» konulan paranın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı ile davalı Banka arasında «üye işyeri sözleşmesi» imzalandığı, davacının, bu davalının vermiş olduğu POS cihazıyla 02.02.2005 tarihinde diğer davalıya kredi kartıyla et satışı yaptığı, 3.500.00 YTL satış bedelinin hesaba geçmesine rağmen işlemin sahte kredi kartıyla gerçekleştirildiğinden bahisle davalı Banka tarafından «bloke» konulması sonucu ödenmediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Davacı taraf, satışta kullanılan kredi kartının davalı Banka tarafından verildiğini iddia etmiş, davalı Banka ise işlem yapılan kartın dava dışı başka bir banka tarafından üretildiğini, onaydan sonra kuşkulanılması sonucu kredi kartıyla ilgili yapılan araştırmada sahte olduğunun bildirilmesi nedeniyle satış bedeline «bloke» konulduğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · el koyma · sahtecilik · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · hamil · uyuşmazlık konusu · ihbar
Benzer bu karardaAncak, satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu işlemle ilgili olarak davalı Bankaya «sahtecilik» «ihbarı» yapılıp yapılmadığı, hangi kredi kartının kopyalandığı, asıl kredi kartı «hamilinin» kim olduğu, kart üreticisi bankanın işlem nedeniyle davalı Bankaya başvuruda bulunup bulunmadığı, davalının «bloke» koyduğu paranın iadesi zorunluluğunun doğup doğmadığı, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler alınması da «dahil» uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalı Bankanın alabileceği tedbirler olup olmadığı, tarafların kusurunun bulunup bulunmadığı husu …
… rdiği, sonradan sahte kredi kartıyla işlem yapıldığından bahisle paranın hesaba geçirilmediği ve davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne, 3.500.00 YTL’nın tahsiline karar verilmiştir.
Davacı ile davalı Banka arasında «üye işyeri sözleşmesi» imzalandığı, davacının, bu davalının vermiş olduğu POS cihazıyla 02.02.2005 tarihinde diğer davalıya kredi kartıyla et satışı yaptığı, 3.500.00 YTL satış bedelinin hesaba geçmesine rağmen işlemin sahte kredi kartıyla gerçekleştirildiğinden bahisle davalı Banka tarafından «bloke» konulması sonucu ödenmediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Taraflar arasında yapılan sözleşmeyle sahte kredi kartıyla işlem yapılması halinde davacı hesabına geçen para üzerinde davalı Bankaya «bloke» «koyma» hakkı verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4607 E. , 2010/10734 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2008 tarih ve 2007/753-2008/865 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin internet üzerinden kredi kartı ile ürün pazarladığını, müvekkiline internet üzerinden 28.03.2007 tarihinde 1.711,47 YTL tutarında sipariş verildiğini, onay ve provizyon işlemlerinin tamamlanmasından ve kredi kartı muhatabı banka tarafından onay işleminin tamamlanmasından sonra malların alıcısına teslim edildiğini, ancak davalı bankanın müvekkili hesabındaki paraya bloke koyduğunu ve geri çektiğini ileri sürerek, 1.711,47 YTL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, yargılamaya katılmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının bankaca verilen pos cihazını kullanıldığı, bankanın gerekli provizyonu verdiği, satışın verilen provizyona onaya istinaden gerçekleştiği, davalının işlemlerin usulsüz ve sahte kredi kartı ile gerçekleştirmiş olduğundan bahisle üye iş yeriyle imzalanan kartlı ödemeler sözleşmeleri gereğince davacının hesabına 12.04.2007 tarihinde bloke koyduğu, ancak sahte kredi kartı işlemleriyle ilgili yasal belge sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sahte kredi kartı kullanılarak yapılan işlem nedeniyle üye iş yerine davalı banka tarafından ödenmeyen alacağının tahsiline ilişkindir.
Mahkemece, davalı bankanın sahte kredi kartıyla ilgili yasal belge sunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki üye iş yeri ve kredi kartı sözleşmeleri incelenmemiş, tarafların bu sözleşmeler uyarınca ilişkileri ve konumları değerlendirilmemiştir. Davada ispat külfeti davacı taraftadır. Davalı taraftan istenecek sözleşmeler incelenerek, bankanın sorumluluğu değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032017500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz