Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1097 E. 2010/6772 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üye işyeri sözleşmesi↗ pos cihazı↗ el koyma↗ bloke↗ sahtecilik↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ hamil↗ uyuşmazlık konusu↗ ihbar↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı gerçek kişi hakkındaki davayı takip etmediği, bu davalıya et satışı yaptığı, satış bedelinin kredi kartıyla tahsil ettiği, davalının onay vermemesi gerekirken onay verdiği, sonradan sahte kredi kartıyla işlem yapıldığından bahisle paranın hesaba geçirilmediği ve davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne, 3.500.00 YTL’nın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş vekili temyiz etmiştir.
Dava, banka hesabında bloke konulan paranın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı ile davalı Banka arasında üye işyeri sözleşmesi imzalandığı, davacının, bu davalının vermiş olduğu POS cihazıyla 02.02.2005 tarihinde diğer davalıya kredi kartıyla et satışı yaptığı, 3.500.00 YTL satış bedelinin hesaba geçmesine rağmen işlemin sahte kredi kartıyla gerçekleştirildiğinden bahisle davalı Banka tarafından bloke konulması sonucu ödenmediği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece, salt satış işlemine onay verdiği gerekçesiyle davalı Banka hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Davacı taraf, satışta kullanılan kredi kartının davalı Banka tarafından verildiğini iddia etmiş, davalı Banka ise işlem yapılan kartın dava dışı başka bir banka tarafından üretildiğini, onaydan sonra kuşkulanılması sonucu kredi kartıyla ilgili yapılan araştırmada sahte olduğunun bildirilmesi nedeniyle satış bedeline bloke konulduğunu savunmuştur. Taraflar arasında yapılan sözleşmeyle sahte kredi kartıyla işlem yapılması halinde davacı hesabına geçen para üzerinde davalı Bankaya bloke koyma hakkı verilmiştir. Ancak, satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu işlemle ilgili olarak davalı Bankaya sahtecilik ihbarı yapılıp yapılmadığı, hangi kredi kartının kopyalandığı, asıl kredi kartı hamilinin kim olduğu, kart üreticisi bankanın işlem nedeniyle davalı Bankaya başvuruda bulunup bulunmadığı, davalının bloke koyduğu paranın iadesi zorunluluğunun doğup doğmadığı, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler alınması da dahil uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalı Bankanın alabileceği tedbirler olup olmadığı, tarafların kusurunun bulunup bulunmadığı hususları hiç değerlendirilmemiştir.
Bu durum karşısında, aralarında POS cihazının teknik olarak işleyişi bakımından bilgi sahibi uzmanın olduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6680 E. 2014/12535 K.
Ortak:pos cihazı · bloke
İncelediğiniz karardaDava, banka hesabında «bloke» konulan paranın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı ile davalı Banka arasında «üye işyeri sözleşmesi» imzalandığı, davacının, bu davalının vermiş olduğu POS cihazıyla 02.02.2005 tarihinde diğer davalıya kredi kartıyla et satışı yaptığı, 3.500.00 YTL satış bedelinin hesaba geçmesine rağmen işlemin sahte kredi kartıyla gerçekleştirildiğinden bahisle davalı Banka tarafından «bloke» konulması sonucu ödenmediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Davacı taraf, satışta kullanılan kredi kartının davalı Banka tarafından verildiğini iddia etmiş, davalı Banka ise işlem yapılan kartın dava dışı başka bir banka tarafından üretildiğini, onaydan sonra kuşkulanılması sonucu kredi kartıyla ilgili yapılan araştırmada sahte olduğunun bildirilmesi nedeniyle satış bedeline «bloke» konulduğunu savunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankaca yapılan «bloke» işleminin Konya 5.
Dava; davalı banka tarafından davacıya ait hesaplar üzerine haksız «bloke» konulmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/20 D.iş esas sayılı kararı uyarınca «bloke» konulduğu, yapılan işlemin hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · haksız eylem
Benzer bu karardaBu itibarla davalı banka tarafından mahkemece verilen kararın yanılgılı değerlendirilmesi sonucunda davacıya ait hesaplara haksız «bloke» konulduğu gözetilerek davacının bu «haksız eylem» nedeniyle bir zararının bulunup bulunmadığına ilişkin «delilleri toplanılmak» suretiyle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden dav …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4607 E. 2010/10734 K.
Ortak:pos cihazı · bloke · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, banka hesabında «bloke» konulan paranın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı ile davalı Banka arasında «üye işyeri sözleşmesi» imzalandığı, davacının, bu davalının vermiş olduğu POS cihazıyla 02.02.2005 tarihinde diğer davalıya kredi kartıyla et satışı yaptığı, 3.500.00 YTL satış bedelinin hesaba geçmesine rağmen işlemin sahte kredi kartıyla gerçekleştirildiğinden bahisle davalı Banka tarafından «bloke» konulması sonucu ödenmediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Davacı taraf, satışta kullanılan kredi kartının davalı Banka tarafından verildiğini iddia etmiş, davalı Banka ise işlem yapılan kartın dava dışı başka bir banka tarafından üretildiğini, onaydan sonra kuşkulanılması sonucu kredi kartıyla ilgili yapılan araştırmada sahte olduğunun bildirilmesi nedeniyle satış bedeline «bloke» konulduğunu savunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının bankaca verilen «pos cihazını» kullanıldığı, bankanın gerekli provizyonu verdiği, satışın verilen provizyona onaya istinaden gerçekleştiği, davalının işlemlerin usulsüz ve sahte kredi kartı ile gerçekleştirmiş olduğundan bahisle üye iş yeriyle imzalanan kartlı ödemeler sözleşmeleri gereğince davacının hesabına 12.04.2007 tarihinde «bloke» koyduğu, ancak sahte kredi kartı işlemleriyle ilgili yasal belge sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı taraftan istenecek sözleşmeler incelenerek, bankanın sorumluluğu değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı sözleşmesi · ispat külfeti
Benzer bu karardaMahkemece, davalı bankanın sahte kredi kartıyla ilgili yasal belge sunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki üye iş yeri ve «kredi kartı sözleşmeleri» incelenmemiş, tarafların bu sözleşmeler uyarınca ilişkileri ve konumları değerlendirilmemiştir.
Davada «ispat külfeti» davacı taraftadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12122 E. 2010/3476 K.
Ortak:bloke · hamil · ihbar · eksik inceleme · dahili dava · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu işlemle ilgili olarak davalı Bankaya «sahtecilik» «ihbarı» yapılıp yapılmadığı, hangi kredi kartının kopyalandığı, asıl kredi kartı «hamilinin» kim olduğu, kart üreticisi bankanın işlem nedeniyle davalı Bankaya başvuruda bulunup bulunmadığı, davalının «bloke» koyduğu paranın iadesi zorunluluğunun doğup doğmadığı, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler alınması da «dahil» uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalı Bankanın alabileceği tedbirler olup olmadığı, tarafların kusurunun bulunup bulunmadığı husu …
Dava, banka hesabında «bloke» konulan paranın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı ile davalı Banka arasında «üye işyeri sözleşmesi» imzalandığı, davacının, bu davalının vermiş olduğu POS cihazıyla 02.02.2005 tarihinde diğer davalıya kredi kartıyla et satışı yaptığı, 3.500.00 YTL satış bedelinin hesaba geçmesine rağmen işlemin sahte kredi kartıyla gerçekleştirildiğinden bahisle davalı Banka tarafından «bloke» konulması sonucu ödenmediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu karardaSomut olayda, kredi kartı «hamilinin» kimliğini yeterli şekilde kontrol etmeyen ve slip bölme suretiyle işlem yapan davacının taraflar arasındaki akde aykırı davrandığı sabit olup, yurtdışı bankasının çalıntı kart «ihbarı» üzerine davalının hesaba geçen para üzerine «bloke» «kaydı» koyması esasen sözleşmeye uygundur.
O halde, davalının «bloke» koyduğu paranın iadesi zorunluluğunun doğup doğmadığı, dava konusu alışverişler için davalı bankaya gönderilen para olup olmadığı, «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tam olarak tespit edilmesi, sahte kredi kartıyla satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler alınması da «dahil» uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalının alabileceği tedbirler olup olmadığı, kusurunun bulunup bulunmadığı, davalının yapılan iş …
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler «sözleşmesinden doğan» alacağın tahsili ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:chargeback · gerçek zarar · sözleşmeden doğan dava · reeskont faizi · sebepsiz zenginleşme · havale · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… ar edildiği, davacı hakkında kesinleşmiş beraat kararı bulunduğu, bu karara göre davacı üye işyeri sahibinin kusurlu bulunmadığı, banka vekilince verilen 28.04.2008 «havale» tarihli dilekçede Bankanın «sebepsiz zenginleşmeye» dayanarak dava açtığı ve zararı bulunduğunu iddia etmediği, bilirkişi raporlarının tümünde yurtdışı «chargeback» girişiminde bulunulmadığının belirtildiği ve manyetik olarak kopyalanmış sahte kredi kartlarını tespit edecek sistemin davalı bankaca kurulmaması nedeni ile bankanın gerekli önlemleri almadığından kusurlu bulunduğu, sözleşme hükümlerine göre bankanın parayı geri isteyebilmesi için işyerisahibinin kusurlu olması gerektiği, bankanın kusurlu olduğu durumlarda paranın geri istenemeyeceği gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kabulü ile 5.292,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler «sözleşmesinden doğan» alacağın tahsili ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, kredi kartı «hamilinin» kimliğini yeterli şekilde kontrol etmeyen ve slip bölme suretiyle işlem yapan davacının taraflar arasındaki akde aykırı davrandığı sabit olup, yurtdışı bankasının çalıntı kart «ihbarı» üzerine davalının hesaba geçen para üzerine «bloke» «kaydı» koyması esasen sözleşmeye uygundur.
Ancak, davalının bu işlem dolayısıyla «gerçekten zarara» uğrayıp uğramadığı, işlemde davalının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmamıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12425 E. 2009/429 K.
Ortak:üye işyeri sözleşmesi · eksik inceleme · dahili dava · Alacak
İncelediğiniz karardaDavacı ile davalı Banka arasında «üye işyeri sözleşmesi» imzalandığı, davacının, bu davalının vermiş olduğu POS cihazıyla 02.02.2005 tarihinde diğer davalıya kredi kartıyla et satışı yaptığı, 3.500.00 YTL satış bedelinin hesaba geçmesine rağmen işlemin sahte kredi kartıyla gerçekleştirildiğinden bahisle davalı Banka tarafından «bloke» konulması sonucu ödenmediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Ancak, satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu işlemle ilgili olarak davalı Bankaya «sahtecilik» «ihbarı» yapılıp yapılmadığı, hangi kredi kartının kopyalandığı, asıl kredi kartı «hamilinin» kim olduğu, kart üreticisi bankanın işlem nedeniyle davalı Bankaya başvuruda bulunup bulunmadığı, davalının «bloke» koyduğu paranın iadesi zorunluluğunun doğup doğmadığı, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler alınması da «dahil» uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalı Bankanın alabileceği tedbirler olup olmadığı, tarafların kusurunun bulunup bulunmadığı husu …
Bu durum karşısında, aralarında POS cihazının teknik olarak işleyişi bakımından bilgi sahibi uzmanın olduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik birtakım önlemler alınması «dahil» uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle tarafların «kusurlarının» bulunup bulunmadığı, sözleşme hükümleri dikkate alınarak, sözleşmenin hangi hükümlerini, hangi tarafın somut olayda sözleşmeyi nasıl ihlal ettiği hususlarında, aralarında bankacılık ve uluslararası kredi kartları konusunda ve POS makinesinin teknik yönünden işleyişi alanında uzmanın da yer aldığı yeni bir bilirkişi kurulu vasıtasıyla yeniden inceleme yaptırılıp, tarafların «kusur oranlarının» saptanması, rapora itirazın yeterince irdelendiği «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Dava, «üye işyeri sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, «üye işyeri sözleşmesi» gereği POS makinesi bağlanan davacı işyerinde kullanılan kredi kartının sahte olup olmadığının tespit edilmesinin mümkün olup olmadığı ve davaya konu alışverişler nedeniyle provizyon verdiğine göre, davalı bankaya «kusur» izafe edilip edilmeyeceği, sözleşme hükümleri de dikkate alınarak bu işlemlerden kimin sorumlu olacağı noktalarında toplanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli bilirkişi raporu · kusur oranı · denetime elverişlilik · kusur · ibraz
Benzer bu kararda… ıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik birtakım önlemler alınması «dahil» uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle tarafların «kusurlarının» bulunup bulunmadığı, sözleşme hükümleri dikkate alınarak, sözleşmenin hangi hükümlerini, hangi tarafın somut olayda sözleşmeyi nasıl ihlal ettiği hususlarında, aralarında bankacılık ve uluslararası kredi kartları konusunda ve POS makinesinin teknik yönünden işleyişi alanında uzmanın da yer aldığı yeni bir bilirkişi kurulu vasıtasıyla yeniden inceleme yaptırılıp, tarafların «kusur oranlarının» saptanması, rapora itirazın yeterince irdelendiği «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, banka kayıtlarına ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, POS makinesi slip kopyalarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, anılan makinenin «ibraz» edilen kredi kartına onay verdiği, davacının kredi kartının sahte olup olmadığını bilemeyeceği, kredi kartının sahte olması durumunda davalının onay vermemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, «üye işyeri sözleşmesi» gereği POS makinesi bağlanan davacı işyerinde kullanılan kredi kartının sahte olup olmadığının tespit edilmesinin mümkün olup olmadığı ve davaya konu alışverişler nedeniyle provizyon verdiğine göre, davalı bankaya «kusur» izafe edilip edilmeyeceği, sözleşme hükümleri de dikkate alınarak bu işlemlerden kimin sorumlu olacağı noktalarında toplanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/1097 E. , 2010/6772 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.09.2008 tarih ve 2005/452 - 2008/1052 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı gerçek kişiye 02.02.2005 tarihinde 350 kg et sattığını, peşin parası olmadığından diğer davalı tarafından verilen kredi kartıyla bedelinin tahsil edildiğini, kimliğin ve imzanın kontrol edildiğini, tek çekimde satış bedelinin tahsil edildiğini, faturanın düzenlendiğini, elden teslim edildiğinden sevk irsaliyesi düzenlenme- diğini, davalının onay verdiğini, ancak kartın çalıntı olduğundan bahisle hesaba geçen parayı ödemediğini ileri sürerek, 3.500.00 YTL’nın ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında işyeri üyelik sözleşmesi olduğunu, satış işleminden şüphelenildiğini, kart bankasından durumun sorulduğunu, sahte kredi kartıyla satışın yapıldığının tespit edildiğini, sözleşme uyarınca bloke konulduğunu, davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı gerçek kişi hakkındaki davayı takip etmediği, bu davalıya et satışı yaptığı, satış bedelinin kredi kartıyla tahsil ettiği, davalının onay vermemesi gerekirken onay verdiği, sonradan sahte kredi kartıyla işlem yapıldığından bahisle paranın hesaba geçirilmediği ve davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne, 3.500.00 YTL’nın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş vekili temyiz etmiştir.
Dava, banka hesabında bloke konulan paranın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı ile davalı Banka arasında üye işyeri sözleşmesi imzalandığı, davacının, bu davalının vermiş olduğu POS cihazıyla 02.02.2005 tarihinde diğer davalıya kredi kartıyla et satışı yaptığı, 3.500.00 YTL satış bedelinin hesaba geçmesine rağmen işlemin sahte kredi kartıyla gerçekleştirildiğinden bahisle davalı Banka tarafından bloke konulması sonucu ödenmediği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece, salt satış işlemine onay verdiği gerekçesiyle davalı Banka hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Davacı taraf, satışta kullanılan kredi kartının davalı Banka tarafından verildiğini iddia etmiş, davalı Banka ise işlem yapılan kartın dava dışı başka bir banka tarafından üretildiğini, onaydan sonra kuşkulanılması sonucu kredi kartıyla ilgili yapılan araştırmada sahte olduğunun bildirilmesi nedeniyle satış bedeline bloke konulduğunu savunmuştur.
Taraflar arasında yapılan sözleşmeyle sahte kredi kartıyla işlem yapılması halinde davacı hesabına geçen para üzerinde davalı Bankaya bloke koyma hakkı verilmiştir. Ancak, satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu işlemle ilgili olarak davalı Bankaya sahtecilik ihbarı yapılıp yapılmadığı, hangi kredi kartının kopyalandığı, asıl kredi kartı hamilinin kim olduğu, kart üreticisi bankanın işlem nedeniyle davalı Bankaya başvuruda bulunup bulunmadığı, davalının bloke koyduğu paranın iadesi zorunluluğunun doğup doğmadığı, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler alınması da dahil uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalı Bankanın alabileceği tedbirler olup olmadığı, tarafların kusurunun bulunup bulunmadığı hususları hiç değerlendirilmemiştir.
Bu durum karşısında, aralarında POS cihazının teknik olarak işleyişi bakımından bilgi sahibi uzmanın olduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021606700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz