Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9268 E. 2014/16537 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üye işyeri sözleşmesi↗ sahtelik↗ bloke↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kopyalanmış kredi kartının sahteliğinin bankaca tespit edilemeyeceği, kart kullananların kimlik bilgilerini ve imzasını üye işyerinin kontrol ile yükümlü olduğu, kopya kart ile çekilen tutarın davalı bankaca G. Bankası hesabına ödenmesi işleminin ve davalı bankanın dava dışı Casım'a ait kredi kartı ile yapılan satış işleminden dolayı ödenmeyen 200 TL üzerine bloke koymasının sözleşme hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, üye işyeri sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı bankanın dava dışı Casım'a ait kredi kartıyla yapılan satış işleminden dolayı ödenmeyen 200 TL üzerine de bloke koymasının, anılan işlemin sahte kartla yapılmaması ve dava dışı Casım tarafından işleme bir itirazda da bulunulmaması nedeniyle yerinde olmadığından bu miktar yönünden davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4607 E. 2010/10734 K.
Ortak:bloke · Alacak
İncelediğiniz karardaBankası hesabına ödenmesi işleminin ve davalı bankanın dava dışı Casım'a ait kredi kartı ile yapılan satış işleminden dolayı ödenmeyen 200 TL üzerine «bloke» koymasının sözleşme hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı bankanın dava dışı Casım'a ait kredi kartıyla yapılan satış işleminden dolayı ödenmeyen 200 TL üzerine de «bloke» koymasının, anılan işlemin sahte kartla yapılmaması ve dava dışı Casım tarafından işleme bir itirazda da bulunulmaması nedeniyle yerinde olmadığından bu miktar yönünden davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının bankaca verilen «pos cihazını» kullanıldığı, bankanın gerekli provizyonu verdiği, satışın verilen provizyona onaya istinaden gerçekleştiği, davalının işlemlerin usulsüz ve sahte kredi kartı ile gerçekleştirmiş olduğundan bahisle üye iş yeriyle imzalanan kartlı ödemeler sözleşmeleri gereğince davacının hesabına 12.04.2007 tarihinde «bloke» koyduğu, ancak sahte kredi kartı işlemleriyle ilgili yasal belge sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pos cihazı · kredi kartı sözleşmesi · ispat külfeti · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının bankaca verilen «pos cihazını» kullanıldığı, bankanın gerekli provizyonu verdiği, satışın verilen provizyona onaya istinaden gerçekleştiği, davalının işlemlerin usulsüz ve sahte kredi kartı ile gerçekleştirmiş olduğundan bahisle üye iş yeriyle imzalanan kartlı ödemeler sözleşmeleri gereğince davacının hesabına 12.04.2007 tarihinde «bloke» koyduğu, ancak sahte kredi kartı işlemleriyle ilgili yasal belge sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı bankanın sahte kredi kartıyla ilgili yasal belge sunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki üye iş yeri ve «kredi kartı sözleşmeleri» incelenmemiş, tarafların bu sözleşmeler uyarınca ilişkileri ve konumları değerlendirilmemiştir.
Davada «ispat külfeti» davacı taraftadır.
Davalı taraftan istenecek sözleşmeler incelenerek, bankanın sorumluluğu değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yurtdışı çıkış yasağının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11772 E. 2010/1473 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:oy yasağı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu «yasağın» konulmasına neden olan kredi borcunun ödenmediği ve davalı bankanın davacı yönünden yurt dışına çıkış yasağı koymasında yasaya aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.06.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3918 E. 2013/3860 K.
Ortak:bloke
İncelediğiniz karardaBankası hesabına ödenmesi işleminin ve davalı bankanın dava dışı Casım'a ait kredi kartı ile yapılan satış işleminden dolayı ödenmeyen 200 TL üzerine «bloke» koymasının sözleşme hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı bankanın dava dışı Casım'a ait kredi kartıyla yapılan satış işleminden dolayı ödenmeyen 200 TL üzerine de «bloke» koymasının, anılan işlemin sahte kartla yapılmaması ve dava dışı Casım tarafından işleme bir itirazda da bulunulmaması nedeniyle yerinde olmadığından bu miktar yönünden davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının henüz bankaya dönmemiş veya iade edilmemiş 4 adet «çek» yaprağından dolayı «zamanaşımı» süresi boyunca riski bulunduğu, davalı bankanın riski bulunan, ödemekle yükümlü olduğu tazminat bedelini «depo» etme hakkının olduğu, davalı bankaca düzenlenen «kesin» ve süresiz «teminat mektubu» ile bankanın bağımsız ve belirli bir riski «garanti» ettiği ve bankanın sorumluluğunun riskin gerçekleşmesine bağlı olduğu, taraflarca riskin gerçekleştiğinin iddia ve savunulmadığı, davalı bankanın güvence altına aldığı risk gerçekleşmediğinden davalının teminat mektubu riski nedeni ile hesaba «bloke» koymasının haksız olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 3.500,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava «banka teminat mektubu» nedeniyle «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:banka teminat mektubu · ticari avans faizi · teminat mektubu · depo kararı · garantörlük · kredi sözleşmesi · çek · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının henüz bankaya dönmemiş veya iade edilmemiş 4 adet «çek» yaprağından dolayı «zamanaşımı» süresi boyunca riski bulunduğu, davalı bankanın riski bulunan, ödemekle yükümlü olduğu tazminat bedelini «depo» etme hakkının olduğu, davalı bankaca düzenlenen «kesin» ve süresiz «teminat mektubu» ile bankanın bağımsız ve belirli bir riski «garanti» ettiği ve bankanın sorumluluğunun riskin gerçekleşmesine bağlı olduğu, taraflarca riskin gerçekleştiğinin iddia ve savunulmadığı, davalı bankanın güvence altına aldığı risk gerçekleşmediğinden davalının teminat mektubu riski nedeni ile hesaba «bloke» koymasının haksız olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 3.500,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava «banka teminat mektubu» nedeniyle «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Ancak «teminat mektubu» düzenlenmesinin dayanağı olan taraflar arasındaki «kredi sözleşmesi» örneği getirtilip bu kredi sözleşmesine göre tarafların hak ve yetkileri değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmediğinden taraflar arasında teminat mektubu …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/9268 E. , 2014/16537 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 7. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 18/02/2010
NUMARASI 2009/508-2010/121
Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/02/2010 tarih ve 2009/508-2010/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava ve ıslah dilekçesi ile, müvekkiline ait işyerinden davalıya ait POS cihazı ile yapılan birinci alışveriş ile ilgili eksik ödeme yapıldığını, ikinci alışveriş ile ilgili ise davacı hesabına yatan para üzerine bloke konulduğunu, oysa müvekkilinin dava konusu alışverişlerle ilgili olarak üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini ileri sürerek, 5.032 TL'nin temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üye işyeri sözleşmesine aykırı davrandığını, dava konusu işlemlerden birisinin şüpheli, diğer işlemin ise sahte kart ile yapıldığını, müvekkilinin yaptığı işlemlerin ve almış olduğu tedbirlerin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kopyalanmış kredi kartının sahteliğinin bankaca tespit edilemeyeceği, kart kullananların kimlik bilgilerini ve imzasını üye işyerinin kontrol ile yükümlü olduğu, kopya kart ile çekilen tutarın davalı bankaca G. Bankası hesabına ödenmesi işleminin ve davalı bankanın dava dışı Casım'a ait kredi kartı ile yapılan satış işleminden dolayı ödenmeyen 200 TL üzerine bloke koymasının sözleşme hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, üye işyeri sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı bankanın dava dışı Casım'a ait kredi kartıyla yapılan satış işleminden dolayı ödenmeyen 200 TL üzerine de bloke koymasının, anılan işlemin sahte kartla yapılmaması ve dava dışı Casım tarafından işleme bir itirazda da bulunulmaması nedeniyle yerinde olmadığından bu miktar yönünden davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102097600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz