6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4243 E. 2010/10013 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkisizlik kararının kesinleşmesi hizmet kusuru yargı yolu maktu vekalet ücreti tüzel kişilik hukuki yarar yargılama gideri karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi taşıyan yetkisizlik kararı kusur vekalet ücreti karar verilmesine yer olmadığına temsil i̇i̇k 72/son görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve sunulan kanıtlara göre, dava konusu meblağ yetkisizlik kararının kesinleşmesinden önce davacıya ödendiğinden davanın konusunun kalmadığı, davacı vekilinin davayı yetkili mahkemeye getirmesinde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava, davacının İmar Bankası’ndaki mevduat alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme kararının gerekçe kısmında, yetkisizlik kararının ödemeden sonra kesinleşmesi nedeniyle davacı vekilinin dosyayı mahkemeye getirmesinde hukuki yararı bulunmadığından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalılar, kendisini vekille temsil ettirdiğinden yararlarına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği açıklandıktan sonra, kararın hüküm fıkrasında yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 500 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek, kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmıştır. HUMK.nun388 nci maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca, kararın hüküm sonucu kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Kararın, hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Mahkemece, anılan Yasa hükmüne aykırı olarak, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2- Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 27.05.2002 gün 2002/21-22 E-K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, kamu tüzel kişiliğini haiz Fon tarafından, kendisine devredilen bankaların mudileri hakkında kamu gücüne dayalı re’sen ve tek yanlı olarak tesis edilen ve idari nitelik taşıyan işlemler nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların giderilmesi amacıyla Fon aleyhine açılan davada, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun yürütülüp yürütülmediğinin zararın doğumunda hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının idare hukuku ilkelerine göre, idari yargı yerinde saptanması gerekmektedir. (Dairemizin 04.07.2005 gün 2005/7147 K sayılı ve 04.12.2006 gün 2006/12680 K sayılı kararları) Yargı yolu, dava şartı olması nedeniyle, yargılamada re’sen ve ilk incelenecek hususlardan olup, yargı yeri bakımından idari yargının görevli olduğu davada, davanın konusuz kaldığından bahisle adli yargıda bir karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2606 E. 2010/9174 K.

    Ortak: · dava şartı · görev/görevsizlik · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8609 E. 2013/7352 K.

    Ortak: · dava şartı · görev/görevsizlik · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/694 E. 2015/1399 K.

    Ortak: · dava şartı · görev/görevsizlik · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Paranın iadesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1152 E. 2013/17871 K.

    Ortak: · dava şartı · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kararın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6808 E. 2016/746 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kararın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17253 E. 2015/2034 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/4243 E.  ,  2010/10013 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.09.2008 tarih ve 2008/308-2008/385 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...Ş’nin Antalya şubesine hazine bonosu hesabını kapatmak suretiyle açılan mevduat hesabında bulunan paranın davalı banka tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 20.000.000.000 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, yetki, yargı yolu ve esas yönlerinden davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma ve sunulan kanıtlara göre, dava konusu meblağ yetkisizlik kararının kesinleşmesinden önce davacıya ödendiğinden davanın konusunun kalmadığı, davacı vekilinin davayı yetkili mahkemeye getirmesinde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava, davacının İmar Bankası’ndaki mevduat alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme kararının gerekçe kısmında, yetkisizlik kararının ödemeden sonra kesinleşmesi nedeniyle davacı vekilinin dosyayı mahkemeye getirmesinde hukuki yararı bulunmadığından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalılar, kendisini vekille temsil ettirdiğinden yararlarına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği açıklandıktan sonra, kararın hüküm fıkrasında yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 500 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek, kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmıştır.

HUMK.nun388 nci maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca, kararın hüküm sonucu kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Kararın, hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Mahkemece, anılan Yasa hükmüne aykırı olarak, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2- Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 27.05.2002 gün 2002/21-22 E-K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, kamu tüzel kişiliğini haiz Fon tarafından, kendisine devredilen bankaların mudileri hakkında kamu gücüne dayalı re’sen ve tek yanlı olarak tesis edilen ve idari nitelik taşıyan işlemler nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların giderilmesi amacıyla Fon aleyhine açılan davada, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun yürütülüp yürütülmediğinin zararın doğumunda hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının idare hukuku ilkelerine göre, idari yargı yerinde saptanması gerekmektedir. (Dairemizin 04.07.2005 gün 2005/7147 K sayılı ve 04.12.2006 gün 2006/12680 K sayılı kararları) Yargı yolu, dava şartı olması nedeniyle, yargılamada re’sen ve ilk incelenecek hususlardan olup, yargı yeri bakımından idari yargının görevli olduğu davada, davanın konusuz kaldığından bahisle adli yargıda bir karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına, BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031833700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.