Yetki ilk itirazı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3924 E. 2010/9898 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki ilk itirazı↗ ilk itiraz↗ savunma hakkının kısıtlanması↗ savunma hakkı↗ yetki itirazı↗ kısıtlılık↗ marka hakkına tecavüz↗ içtihadı birleştirme kararı↗ yetki↗ terkin↗ ilan↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların iştigal alanlarının aynı veya benzer olduğu, unvanlarının da iltibasa yol açabilecek biçimde aynı ibareyi (...) esas unsur olarak içerdiği, davacının önceki tarihli unvan tescili nedeniyle öncelikli bir hak sahibi olduğu, davalının, tescilli unvan kullanımı söz konusu olduğundan, tescille elde edilen bir hakkın, tescilin terkini yönünde bir karara kadar ki kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalı şirketin unvanında yer alan “...” ibaresinin, davacının unvanı ve markası ile iltibasa yol açacak biçimde çakıştığı ve silinmesi gerektiği, davacı taraf kısmi terkin talebinde bulundu ise de geri kalan ibarelerin tanımlayıcı sözcükler olması nedeniyle unvanın tamamen silinmesi gerektiği, unvan iptaline ilişkin hükmün ilanı için yasal bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı unvanının sicilden terkinine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, unvan ve marka hakkına dayalı olarak, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi, davalı unvanındaki “...” ibaresinin terkini, marka hakkına tecavüzün durdurularak giderilmesi ve ilan istemlerine ilişkindir.
Yetki itirazı ilk itirazlardan olup, “hadise” prosedürü içinde incelenir. Buna göre, yetki itirazı mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden HUMK'nun 224/2. maddesi gereğince davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur. Mahkeme, HUMK'nun 190-196. maddeleri hükmü uyarınca davalı gelmese dahi yetki itirazını öncelikle ve esasa girişilmeden önce inceleyip sonuçlandırır. Anılan Yasa'nın 225. maddesine göre yetki itirazının reddine karar verilmiş ise, bu kararın oturumda bulunmayan davalıya tebliği gerekmektedir. Bu suretle mahkeme, hem yetki itirazına ilişkin kararını davalıya bildirmiş hem de esasa ilişkin yargılamanın yapılacağı oturuma davalıyı davet etmiş olur.
Somut olayda, davalı tarafa dava dilekçesi 26.10.2007 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesin Mahkemesine sunduğu 02.11.2007 tarihli cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunmuştur. Mahkemece, davalının yetki ilk itirazı 10.12.2007 tarihli oturumda reddedilmiş, bu karar ise yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.
Yetki itirazının reddine ilişkin karar oturumda bulunmayan davalıya tebliğ edilmeden, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi savunma hakkını kısıtlayıcı ve hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte bir usul hatasıdır. (YHGK. 30.04.1997 Tarih.1996/2-990 E 1997/362K.) Mahkemece, bu usul hükmüne riayet edilmeksizin işin esasına girilmesi ve yazılı olduğu şekilde karar tesisi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesine karar vermek gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; Davalı vekilinin temyiz dilekçesi, davacı vekiline 13.03.2009 günü tebliğ edilmiş olup, hüküm aynı vekil tarafından HUMK'nun 433. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra, 26.03.2009 günü katılma yolu ile temyiz edilmiştir.
01.03.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, bu gibi hallerde Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/488 E. 2011/10322 K.
Ortak:ilk itiraz · savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · yetki itirazı · kısıtlılık · yetki · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaYetki itirazının reddine ilişkin karar oturumda bulunmayan davalıya tebliğ edilmeden, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi «savunma hakkını kısıtlayıcı» ve hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte bir usul hatasıdır. (YHGK.
Buna göre, «yetki itirazı» mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden HUMK'nun 224/2. maddesi gereğince davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur.
Mahkeme, HUMK'nun 190-196. maddeleri hükmü uyarınca davalı gelmese dahi «yetki itirazını» öncelikle ve esasa girişilmeden önce inceleyip sonuçlandırır.
Benzer bu karardaSomut olayda, «yetki itirazının» reddine ilişkin karar oturumda bulunmayan davalı «vekiline tebliğ» edilmeden, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi «savunma hakkını kısıtlayıcı» ve hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte bir usul hatasıdır (YHGK.
Davalı vekili 19.02.2009 tarihli dilekçe ile «yetki itirazında» bulunmuştur.
Buna göre, «yetki itirazı» mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur (HUMK. m.224/II).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:makine kırılması sigortası · vekile tebliğ · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · hasar · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» «teminat kapsamı» içinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava, «makine kırılması sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, «yetki itirazının» reddine ilişkin karar oturumda bulunmayan davalı «vekiline tebliğ» edilmeden, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi «savunma hakkını kısıtlayıcı» ve hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte bir usul hatasıdır (YHGK.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/338 E. 2010/996 K.
Ortak:ilk itiraz · yetki itirazı · yetki · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBuna göre, «yetki itirazı» mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden HUMK'nun 224/2. maddesi gereğince davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur.
Mahkeme, HUMK'nun 190-196. maddeleri hükmü uyarınca davalı gelmese dahi «yetki itirazını» öncelikle ve esasa girişilmeden önce inceleyip sonuçlandırır.
Anılan Yasa'nın 225. maddesine göre «yetki itirazının» reddine karar verilmiş ise, bu kararın oturumda bulunmayan davalıya tebliği gerekmektedir.
Benzer bu karardaBuna göre «yetki itirazı» mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden, davalının bu itirazının incelendiği oturumda bulunmak zorunluluğu yoktur (HUMK.’nun 224/II.m.).
Somut olayda da dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, «yetki itirazında» bulunan davalı vekilinin bu itirazının, kendisinin bulunmadığı 14.11.2006 tarihli oturumda reddedildiği halde, mahkemece verilen bu ret kararının davalı «vekiline tebliğ» edildiği hususunun usulüne uygun şekilde belgelenemediği anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, verilen «yetki itirazının» reddi kararının duruşma günüyle birlikte davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi ve bundan sonra işin esasının incelenmesine geçilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm kurulması, hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte bir usul hatası olduğundan doğru görülmemiş ve bozmaya gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekile tebliğ · işyeri sigortası · sigorta sözleşmesi · iş bölümü
Benzer bu kararda1- Dava, «işyeri sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Ancak mahkemece, «yetki» ve iş «bölümü» itirazının reddine karar verilmiş ise bu kararın, oturumda bulunmayan davalıya tebliği gerekir (HUMK.’nun 225.m.).
Somut olayda da dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, «yetki itirazında» bulunan davalı vekilinin bu itirazının, kendisinin bulunmadığı 14.11.2006 tarihli oturumda reddedildiği halde, mahkemece verilen bu ret kararının davalı «vekiline tebliğ» edildiği hususunun usulüne uygun şekilde belgelenemediği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8968 E. 2011/1984 K.
Ortak:ilk itiraz · yetki itirazı · yetki · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBuna göre, «yetki itirazı» mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden HUMK'nun 224/2. maddesi gereğince davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur.
Mahkeme, HUMK'nun 190-196. maddeleri hükmü uyarınca davalı gelmese dahi «yetki itirazını» öncelikle ve esasa girişilmeden önce inceleyip sonuçlandırır.
Anılan Yasa'nın 225. maddesine göre «yetki itirazının» reddine karar verilmiş ise, bu kararın oturumda bulunmayan davalıya tebliği gerekmektedir.
Benzer bu karardaSait İlkbahar süresinde «yetki itirazında» bulunmuştur.
Yetki itirazı mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden HUMK.nun 224/II nci maddesi gereğince davalının «yetki itirazının» incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur.
Aynı Kanunun 190-196 ncı maddeleri uyarınca davalı gelmese dahi «yetki itirazının» öncelikle ve esasa girişilmeden önce incelenip, sonuçlandırılması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:idari para cezası · yargı yolu · kusursuz sorumluluk · tasdik kararı · kamu düzeni · uyuşmazlık konusu · ticari defter · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaDavacı şirketin «ticari defterlerinin» noter olarak görev yapan davalı ... tarafından «tasdik» edildiği, usulsüz defter tasdik ettirilmesi nedeniyle «idari para cezası» kesildiği ve bunun davacı tarafından ödendiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı noterin davacıya ait 2005 yılı yevmiye «defterinin» «tasdikini» yaptığı, usulsüz tasdik nedeniyle davacının «idari para cezası» ödediği, noterlerin sorumluluğunun «kusursuz sorumluluk» niteliğinde olduğu, ceza aslının 5.864.40 TL bulunduğu, bu zarardan davalı noter ve Birliğin sorumlu olduğu, gecikme nedeniyle ödenen kısımdan davacının kendisinin …
Noterler Birliği aleyhine açılan davada «yargı yolu» bakımından «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
1- Dava, davalı noterin usulsüz şekilde «defter» «tasdik» ettiği ve bu nedenle ödenmek zorunda kalındığı iddia edilen idari para cezasının davalılardan rucuan tazminine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/3924 E. , 2010/9898 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.05.2008 tarih ve 2007/189 - 2008/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili “... Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş.”nin 13.09.1989 tarihinde ticaret sicilinde tescil ve ilan edildiğini, tarım ürünlerini üretip pazarladığını, kurucularının da önceki tarihlerde aynı işi yaptıklarını, öte yandan, davacının “...+Şekil” ibareli markasının bulunduğunu, davalının marka ve unvan ile iltibas yaratacak biçimde “... Tarım Ürünleri Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.” unvanını 13.02.1990 tarihinden itibaren kullanmasının 556 sayılı KHK’ye aykırı olduğu gibi TTK’nin 56 ve devamı maddeleri gereğince haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, davalı unvanında bulunan “...” ibaresinin sicilden terkinine, marka haklarına tecavüzün durdurularak giderilmesine ve ilana karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların iştigal alanlarının aynı veya benzer olduğu, unvanlarının da iltibasa yol açabilecek biçimde aynı ibareyi (...) esas unsur olarak içerdiği, davacının önceki tarihli unvan tescili nedeniyle öncelikli bir hak sahibi olduğu, davalının, tescilli unvan kullanımı söz konusu olduğundan, tescille elde edilen bir hakkın, tescilin terkini yönünde bir karara kadar ki kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalı şirketin unvanında yer alan “...” ibaresinin, davacının unvanı ve markası ile iltibasa yol açacak biçimde çakıştığı ve silinmesi gerektiği, davacı taraf kısmi terkin talebinde bulundu ise de geri kalan ibarelerin tanımlayıcı sözcükler olması nedeniyle unvanın tamamen silinmesi gerektiği, unvan iptaline ilişkin hükmün ilanı için yasal bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı unvanının sicilden terkinine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, unvan ve marka hakkına dayalı olarak, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi, davalı unvanındaki “...” ibaresinin terkini, marka hakkına tecavüzün durdurularak giderilmesi ve ilan istemlerine ilişkindir.
Yetki itirazı ilk itirazlardan olup, “hadise” prosedürü içinde incelenir. Buna göre, yetki itirazı mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden HUMK'nun 224/2. maddesi gereğince davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur. Mahkeme, HUMK'nun 190-196. maddeleri hükmü uyarınca davalı gelmese dahi yetki itirazını öncelikle ve esasa girişilmeden önce inceleyip sonuçlandırır. Anılan Yasa'nın 225. maddesine göre yetki itirazının reddine karar verilmiş ise, bu kararın oturumda bulunmayan davalıya tebliği gerekmektedir. Bu suretle mahkeme, hem yetki itirazına ilişkin kararını davalıya bildirmiş hem de esasa ilişkin yargılamanın yapılacağı oturuma davalıyı davet etmiş olur.
Somut olayda, davalı tarafa dava dilekçesi 26.10.2007 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesin Mahkemesine sunduğu 02.11.2007 tarihli cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunmuştur. Mahkemece, davalının yetki ilk itirazı 10.12.2007 tarihli oturumda reddedilmiş, bu karar ise yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.
Yetki itirazının reddine ilişkin karar oturumda bulunmayan davalıya tebliğ edilmeden, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi savunma hakkını kısıtlayıcı ve hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte bir usul hatasıdır. (YHGK.
30. 04.1997 Tarih.1996/2-990 E 1997/362K.) Mahkemece, bu usul hükmüne riayet edilmeksizin işin esasına girilmesi ve yazılı olduğu şekilde karar tesisi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesine karar vermek gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; Davalı vekilinin temyiz dilekçesi, davacı vekiline 13.03.2009 günü tebliğ edilmiş olup, hüküm aynı vekil tarafından HUMK'nun 433. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra, 26.03.2009 günü katılma yolu ile temyiz edilmiştir.
01.03.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, bu gibi hallerde Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının ŞİMDİLİK İNCELENMEMESİNE, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031769700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz