Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/488 E. 2011/10322 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
makine kırılması sigortası↗ ilk itiraz↗ savunma hakkının kısıtlanması↗ savunma hakkı↗ vekile tebliğ↗ yetki itirazı↗ kısıtlılık↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ yetki↗ hasar↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın teminat kapsamı içinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, makine kırılması sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili 19.02.2009 tarihli dilekçe ile yetki itirazında bulunmuştur. Yetki itirazı ilk itirazlardan olup, “hadise” prosedürü içinde incelenir. Buna göre, yetki itirazı mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur (HUMK. m.224/II). Mahkeme, davalı gelmese dahi yetki itirazını öncelikle ve esasa girişilmeden önce inceleyip, sonuçlandırır (HUMK.m. 190-196). Yetki itirazının reddine karar verilmiş ise, bu kararın oturumda bulunmayan davalıya tebliği gerekir (HUMK. m.225). Bu suretle mahkeme hem yetki itirazına ilişkin kararını davalıya bildirmiş hem de esasa ilişkin yargılamanın yapılacağı oturuma davalıyı davet etmiş olur.
Somut olayda, yetki itirazının reddine ilişkin karar oturumda bulunmayan davalı vekiline tebliğ edilmeden, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi savunma hakkını kısıtlayıcı ve hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte
bir usul hatasıdır (YHGK. 30.04.1997 gün, E.1996/2-990, K.1997/362.). Mahkemece, bu usul hükmüne riayet edilmeksizin işin esasın girilmesi ve yazılı olduğu şekilde karar tesisi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3924 E. 2010/9898 K.
Ortak:ilk itiraz · savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · yetki itirazı · kısıtlılık · yetki · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaSomut olayda, «yetki itirazının» reddine ilişkin karar oturumda bulunmayan davalı «vekiline tebliğ» edilmeden, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi «savunma hakkını kısıtlayıcı» ve hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte bir usul hatasıdır (YHGK.
Davalı vekili 19.02.2009 tarihli dilekçe ile «yetki itirazında» bulunmuştur.
Buna göre, «yetki itirazı» mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur (HUMK. m.224/II).
Benzer bu karardaYetki itirazının reddine ilişkin karar oturumda bulunmayan davalıya tebliğ edilmeden, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi «savunma hakkını kısıtlayıcı» ve hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte bir usul hatasıdır. (YHGK.
Buna göre, «yetki itirazı» mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden HUMK'nun 224/2. maddesi gereğince davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur.
Mahkeme, HUMK'nun 190-196. maddeleri hükmü uyarınca davalı gelmese dahi «yetki itirazını» öncelikle ve esasa girişilmeden önce inceleyip sonuçlandırır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki ilk itirazı · marka hakkına tecavüz · terkin · ilan · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların iştigal alanlarının aynı veya benzer olduğu, unvanlarının da «iltibasa» yol açabilecek biçimde aynı ibareyi (...) esas unsur olarak içerdiği, davacının önceki tarihli unvan tescili nedeniyle öncelikli bir hak sahibi olduğu, davalının, tescilli unvan kullanımı söz konusu olduğundan, tescille elde edilen bir hakkın, tescilin «terkini» yönünde bir karara kadar ki kullanımının «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, davalı şirketin unvanında yer alan “...” ibaresinin, davacının unvanı ve markası ile iltibasa yol açacak biçimde çakıştığı ve silinmesi gerektiği, davacı taraf kısmi terkin talebinde bulundu ise de geri kalan ibarelerin tanımlayıcı sözcükler olması nedeniyle unvanın tamamen silinmesi gerektiği, unvan iptaline ilişkin hükmün «ilanı» için yasal bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı unvanının sicilden terkinine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, unvan ve marka hakkına dayalı olarak, «haksız rekabetin» tespiti ile önlenmesi, davalı unvanındaki “...” ibaresinin «terkini», «marka hakkına tecavüzün» durdurularak giderilmesi ve «ilan» istemlerine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesin Mahkemesine sunduğu 02.11.2007 tarihli cevap dilekçesi ile «yetki ilk itirazında» bulunmuştur.
Mahkemece, davalının «yetki ilk itirazı» 10.12.2007 tarihli oturumda reddedilmiş, bu karar ise yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/338 E. 2010/996 K.
Ortak:ilk itiraz · vekile tebliğ · yetki itirazı · sigorta sözleşmesi · yetki · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaSomut olayda, «yetki itirazının» reddine ilişkin karar oturumda bulunmayan davalı «vekiline tebliğ» edilmeden, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi «savunma hakkını kısıtlayıcı» ve hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte bir usul hatasıdır (YHGK.
Davalı vekili 19.02.2009 tarihli dilekçe ile «yetki itirazında» bulunmuştur.
Buna göre, «yetki itirazı» mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur (HUMK. m.224/II).
Benzer bu karardaSomut olayda da dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, «yetki itirazında» bulunan davalı vekilinin bu itirazının, kendisinin bulunmadığı 14.11.2006 tarihli oturumda reddedildiği halde, mahkemece verilen bu ret kararının davalı «vekiline tebliğ» edildiği hususunun usulüne uygun şekilde belgelenemediği anlaşılmaktadır.
Buna göre «yetki itirazı» mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden, davalının bu itirazının incelendiği oturumda bulunmak zorunluluğu yoktur (HUMK.’nun 224/II.m.).
Bu durum karşısında mahkemece, verilen «yetki itirazının» reddi kararının duruşma günüyle birlikte davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi ve bundan sonra işin esasının incelenmesine geçilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm kurulması, hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte bir usul hatası olduğundan doğru görülmemiş ve bozmaya gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işyeri sigortası · iş bölümü
Benzer bu kararda1- Dava, «işyeri sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Ancak mahkemece, «yetki» ve iş «bölümü» itirazının reddine karar verilmiş ise bu kararın, oturumda bulunmayan davalıya tebliği gerekir (HUMK.’nun 225.m.).
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8968 E. 2011/1984 K.
Ortak:ilk itiraz · yetki itirazı · yetki · yetki/yetkisizlik · Tazminat
İncelediğiniz karardaDavalı vekili 19.02.2009 tarihli dilekçe ile «yetki itirazında» bulunmuştur.
Buna göre, «yetki itirazı» mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur (HUMK. m.224/II).
Mahkeme, davalı gelmese dahi «yetki itirazını» öncelikle ve esasa girişilmeden önce inceleyip, sonuçlandırır (HUMK.m.
Benzer bu karardaSait İlkbahar süresinde «yetki itirazında» bulunmuştur.
Yetki itirazı mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden HUMK.nun 224/II nci maddesi gereğince davalının «yetki itirazının» incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur.
Aynı Kanunun 190-196 ncı maddeleri uyarınca davalı gelmese dahi «yetki itirazının» öncelikle ve esasa girişilmeden önce incelenip, sonuçlandırılması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:idari para cezası · yargı yolu · kusursuz sorumluluk · tasdik kararı · kamu düzeni · uyuşmazlık konusu · ticari defter · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaDavacı şirketin «ticari defterlerinin» noter olarak görev yapan davalı ... tarafından «tasdik» edildiği, usulsüz defter tasdik ettirilmesi nedeniyle «idari para cezası» kesildiği ve bunun davacı tarafından ödendiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı noterin davacıya ait 2005 yılı yevmiye «defterinin» «tasdikini» yaptığı, usulsüz tasdik nedeniyle davacının «idari para cezası» ödediği, noterlerin sorumluluğunun «kusursuz sorumluluk» niteliğinde olduğu, ceza aslının 5.864.40 TL bulunduğu, bu zarardan davalı noter ve Birliğin sorumlu olduğu, gecikme nedeniyle ödenen kısımdan davacının kendisinin …
Noterler Birliği aleyhine açılan davada «yargı yolu» bakımından «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
1- Dava, davalı noterin usulsüz şekilde «defter» «tasdik» ettiği ve bu nedenle ödenmek zorunda kalındığı iddia edilen idari para cezasının davalılardan rucuan tazminine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/488 E. , 2011/10322 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.09.2009 tarih ve 2008/829 - 2009/841 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... şirketine sigortalı akaryakıt istasyonunda bulunan motorin tankının kapağının gevşek kapatılması sonucu akaryakıtının sızarak zayi olduğunu, hasar bedelinin davalı tarafından teminat kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle karşılanmadığını ileri sürerek, 10.676,30 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın teminat kapsamı içinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, makine kırılması sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili 19.02.2009 tarihli dilekçe ile yetki itirazında bulunmuştur. Yetki itirazı ilk itirazlardan olup, “hadise” prosedürü içinde incelenir. Buna göre, yetki itirazı mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur (HUMK. m.224/II). Mahkeme, davalı gelmese dahi yetki itirazını öncelikle ve esasa girişilmeden önce inceleyip, sonuçlandırır (HUMK.m. 190-196). Yetki itirazının reddine karar verilmiş ise, bu kararın oturumda bulunmayan davalıya tebliği gerekir (HUMK. m.225). Bu suretle mahkeme hem yetki itirazına ilişkin kararını davalıya bildirmiş hem de esasa ilişkin yargılamanın yapılacağı oturuma davalıyı davet etmiş olur.
Somut olayda, yetki itirazının reddine ilişkin karar oturumda bulunmayan davalı vekiline tebliğ edilmeden, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi savunma hakkını kısıtlayıcı ve hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte
bir usul hatasıdır (YHGK.
30. 04.1997 gün, E.1996/2-990, K.1997/362.). Mahkemece, bu usul hükmüne riayet edilmeksizin işin esasın girilmesi ve yazılı olduğu şekilde karar tesisi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031547500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz