Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8968 E. 2011/1984 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
idari para cezası↗ yargı yolu↗ ilk itiraz↗ kusursuz sorumluluk↗ yetki itirazı↗ tasdik kararı↗ kamu düzeni↗ uyuşmazlık konusu↗ fer'i müdahil↗ ticari defter↗ görevsizlik kararı↗ yetki↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı noterin davacıya ait 2005 yılı yevmiye defterinin tasdikini yaptığı, usulsüz tasdik nedeniyle davacının idari para cezası ödediği, noterlerin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk niteliğinde olduğu, ceza aslının 5.864.40 TL bulunduğu, bu zarardan davalı noter ve Birliğin sorumlu olduğu, gecikme nedeniyle ödenen kısımdan davacının kendisinin sorumlu bulunduğu, davalı ... şirketi hakkındaki davanın da yerinde olmadığı gerekçesiyle 5.864.40 TL’nin davalı ... şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Noterler Birliği vekili, davalı ... ve fer’i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı noterin usulsüz şekilde defter tasdik ettiği ve bu nedenle ödenmek zorunda kalındığı iddia edilen idari para cezasının davalılardan rucuan tazminine ilişkindir.
Davacı şirketin ticari defterlerinin noter olarak görev yapan davalı ... tarafından tasdik edildiği, usulsüz defter tasdik ettirilmesi nedeniyle idari para cezası kesildiği ve bunun davacı tarafından ödendiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davalı noterin eylemi nedeniyle Türkiye Noterler Birliği aleyhine de dava açılmıştır. 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 121-122 nci maddeleri uyarınca noterlerin denetim ve gözetimi Türkiye Noterler Birliği’nin görevleri arasındadır. Bu görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusurunu oluşturur. Esasen, davalı Birlik kamu kurumu niteliğindedir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalı Birlik, görevi nedeniyle verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan dolayı açılan davalar, İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunu’nun 2 nci maddesi hükmü uyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. O halde, davalı ... Noterler Birliği aleyhine açılan davada yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, davalı noter M. Sait İlkbahar süresinde yetki itirazında bulunmuştur. Yetki itirazı ilk itirazlardan olup, ‘hadise’ prosedürü içinde incelenir. Yetki itirazı mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden HUMK.nun 224/II nci maddesi gereğince davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur. Aynı Kanunun 190-196 ncı maddeleri uyarınca davalı gelmese dahi yetki itirazının öncelikle ve esasa girişilmeden önce incelenip, sonuçlandırılması gerekir. Anılan Kanunun 225 nci maddesine göre yetki itirazının reddine karar verilmiş ise, bu kararın oturumda bulunmayan davalıya tebliği zorunludur. Bu suretle mahkeme hem yetki itirazına ilişkin kararını davalıya bildirmiş, hem de esasa ilişkin yargılamanın yapılacağı oturuma davalıyı davet etmiş olur. Somut olayda davalı ... yokluğunda yapılan celsede yetki itirazının reddine karar verilmiş, ancak bu karar davalıya tebliğ edilmeden hüküm kurulmuştur. Yetki itirazının reddine ilişkin karar oturumda bulunmayan davalıya tebliğ edilmeden, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte bir usul hatasıdır. O halde, mahkemece bahse konu usul hükmüne riayet edilmeksizin işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekillerine göre, davalılar Türkiye Noterler Birliği ve Fer’i Müdahil vekilleri ile davalı ...’ın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı ... Noterler Birliği ve Fer’i Müdahil vekilleri ile davalı ...’ın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 31,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Noterler Birliği'nden alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 269,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden ...'dan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 268,30 TL temyiz ilam harcının ise temyiz eden fer'i müdahilden alınmasına, 28.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/488 E. 2011/10322 K.
Ortak:ilk itiraz · yetki itirazı · yetki · yetki/yetkisizlik · Tazminat
İncelediğiniz karardaSait İlkbahar süresinde «yetki itirazında» bulunmuştur.
Yetki itirazı mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden HUMK.nun 224/II nci maddesi gereğince davalının «yetki itirazının» incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur.
Aynı Kanunun 190-196 ncı maddeleri uyarınca davalı gelmese dahi «yetki itirazının» öncelikle ve esasa girişilmeden önce incelenip, sonuçlandırılması gerekir.
Benzer bu karardaDavalı vekili 19.02.2009 tarihli dilekçe ile «yetki itirazında» bulunmuştur.
Buna göre, «yetki itirazı» mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur (HUMK. m.224/II).
Mahkeme, davalı gelmese dahi «yetki itirazını» öncelikle ve esasa girişilmeden önce inceleyip, sonuçlandırır (HUMK.m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:makine kırılması sigortası · savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · vekile tebliğ · kısıtlılık · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · hasar
Benzer bu karardaSomut olayda, «yetki itirazının» reddine ilişkin karar oturumda bulunmayan davalı «vekiline tebliğ» edilmeden, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi «savunma hakkını kısıtlayıcı» ve hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte bir usul hatasıdır (YHGK.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» «teminat kapsamı» içinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava, «makine kırılması sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/338 E. 2010/996 K.
Ortak:ilk itiraz · yetki itirazı · yetki · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaSait İlkbahar süresinde «yetki itirazında» bulunmuştur.
Yetki itirazı mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden HUMK.nun 224/II nci maddesi gereğince davalının «yetki itirazının» incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur.
Aynı Kanunun 190-196 ncı maddeleri uyarınca davalı gelmese dahi «yetki itirazının» öncelikle ve esasa girişilmeden önce incelenip, sonuçlandırılması gerekir.
Benzer bu karardaBuna göre «yetki itirazı» mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden, davalının bu itirazının incelendiği oturumda bulunmak zorunluluğu yoktur (HUMK.’nun 224/II.m.).
Somut olayda da dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, «yetki itirazında» bulunan davalı vekilinin bu itirazının, kendisinin bulunmadığı 14.11.2006 tarihli oturumda reddedildiği halde, mahkemece verilen bu ret kararının davalı «vekiline tebliğ» edildiği hususunun usulüne uygun şekilde belgelenemediği anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, verilen «yetki itirazının» reddi kararının duruşma günüyle birlikte davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi ve bundan sonra işin esasının incelenmesine geçilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm kurulması, hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte bir usul hatası olduğundan doğru görülmemiş ve bozmaya gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekile tebliğ · işyeri sigortası · sigorta sözleşmesi · iş bölümü
Benzer bu kararda1- Dava, «işyeri sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Ancak mahkemece, «yetki» ve iş «bölümü» itirazının reddine karar verilmiş ise bu kararın, oturumda bulunmayan davalıya tebliği gerekir (HUMK.’nun 225.m.).
Somut olayda da dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, «yetki itirazında» bulunan davalı vekilinin bu itirazının, kendisinin bulunmadığı 14.11.2006 tarihli oturumda reddedildiği halde, mahkemece verilen bu ret kararının davalı «vekiline tebliğ» edildiği hususunun usulüne uygun şekilde belgelenemediği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3924 E. 2010/9898 K.
Ortak:ilk itiraz · yetki itirazı · yetki · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaSait İlkbahar süresinde «yetki itirazında» bulunmuştur.
Yetki itirazı mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden HUMK.nun 224/II nci maddesi gereğince davalının «yetki itirazının» incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur.
Aynı Kanunun 190-196 ncı maddeleri uyarınca davalı gelmese dahi «yetki itirazının» öncelikle ve esasa girişilmeden önce incelenip, sonuçlandırılması gerekir.
Benzer bu karardaBuna göre, «yetki itirazı» mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden HUMK'nun 224/2. maddesi gereğince davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur.
Mahkeme, HUMK'nun 190-196. maddeleri hükmü uyarınca davalı gelmese dahi «yetki itirazını» öncelikle ve esasa girişilmeden önce inceleyip sonuçlandırır.
Anılan Yasa'nın 225. maddesine göre «yetki itirazının» reddine karar verilmiş ise, bu kararın oturumda bulunmayan davalıya tebliği gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki ilk itirazı · savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık · marka hakkına tecavüz · terkin · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda1-Dava, unvan ve marka hakkına dayalı olarak, «haksız rekabetin» tespiti ile önlenmesi, davalı unvanındaki “...” ibaresinin «terkini», «marka hakkına tecavüzün» durdurularak giderilmesi ve «ilan» istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların iştigal alanlarının aynı veya benzer olduğu, unvanlarının da «iltibasa» yol açabilecek biçimde aynı ibareyi (...) esas unsur olarak içerdiği, davacının önceki tarihli unvan tescili nedeniyle öncelikli bir hak sahibi olduğu, davalının, tescilli unvan kullanımı söz konusu olduğundan, tescille elde edilen bir hakkın, tescilin «terkini» yönünde bir karara kadar ki kullanımının «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği, davalı şirketin unvanında yer alan “...” ibaresinin, davacının unvanı ve markası ile iltibasa yol açacak biçimde çakıştığı ve silinmesi gerektiği, davacı taraf kısmi terkin talebinde bulundu ise de geri kalan ibarelerin tanımlayıcı sözcükler olması nedeniyle unvanın tamamen silinmesi gerektiği, unvan iptaline ilişkin hükmün «ilanı» için yasal bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı unvanının sicilden terkinine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Yetki itirazının reddine ilişkin karar oturumda bulunmayan davalıya tebliğ edilmeden, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi «savunma hakkını kısıtlayıcı» ve hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte bir usul hatasıdır. (YHGK.
Asliye Hukuk Mahkemesin Mahkemesine sunduğu 02.11.2007 tarihli cevap dilekçesi ile «yetki ilk itirazında» bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8968 E. , 2011/1984 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Iğdır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.01.2009 tarih ve 2007/137-2009/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Noterler Birliği ve fer'i müdahil vekilleri ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Iğdır SSK İl Başkanlığının incelemesi sonucu müvekkiline ait yevmiye defterinin noter tasdikinin usulsüz olduğunun ortaya çıktığını, tasdik işlemini bu tarih itibariyle Aralık Noteri olan davalı ...’ın yaptığını, müvekkiline idari para cezası kesildiğini, itirazlarının kabul görmediğini, kesinleşmesi sonucu ödeme yaptığını, müvekkilinin zararının doğduğunu ileri sürerek, 7.182.83 YTL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Noterler Birliği vekili, davalı noterin yaptığı işlemle ilgili olarak müvekkiline husumet düşmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Mersin Mahkemeleri olduğunu, davanın sorumluluk sigortacısına ihbar edilmesi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı vekili, dava konusunu ve olayı kapsayan müvekkili poliçesinin olmadığını savunarak, davanın husumetten dolayı reddinin gerektiğini açıklamıştır.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı noterin davacıya ait 2005 yılı yevmiye defterinin tasdikini yaptığı, usulsüz tasdik nedeniyle davacının idari para cezası ödediği, noterlerin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk niteliğinde olduğu, ceza aslının 5.864.40 TL bulunduğu, bu zarardan davalı noter ve Birliğin sorumlu olduğu, gecikme nedeniyle ödenen kısımdan davacının kendisinin sorumlu bulunduğu, davalı ... şirketi hakkındaki davanın da yerinde olmadığı gerekçesiyle 5.864.40 TL’nin davalı ... şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Noterler Birliği vekili, davalı ... ve fer’i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı noterin usulsüz şekilde defter tasdik ettiği ve bu nedenle ödenmek zorunda kalındığı iddia edilen idari para cezasının davalılardan rucuan tazminine ilişkindir.
Davacı şirketin ticari defterlerinin noter olarak görev yapan davalı ... tarafından tasdik edildiği, usulsüz defter tasdik ettirilmesi nedeniyle idari para cezası kesildiği ve bunun davacı tarafından ödendiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davalı noterin eylemi nedeniyle Türkiye Noterler Birliği aleyhine de dava açılmıştır. 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 121-122 nci maddeleri uyarınca noterlerin denetim ve gözetimi Türkiye Noterler Birliği’nin görevleri arasındadır. Bu görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusurunu oluşturur. Esasen, davalı Birlik kamu kurumu niteliğindedir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalı Birlik, görevi nedeniyle verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir.
Hizmet kusurundan dolayı açılan davalar, İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunu’nun 2 nci maddesi hükmü uyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. O halde, davalı ... Noterler Birliği aleyhine açılan davada yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, davalı noter M. Sait İlkbahar süresinde yetki itirazında bulunmuştur. Yetki itirazı ilk itirazlardan olup, ‘hadise’ prosedürü içinde incelenir. Yetki itirazı mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden HUMK.nun 224/II nci maddesi gereğince davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur. Aynı Kanunun 190-196 ncı maddeleri uyarınca davalı gelmese dahi yetki itirazının öncelikle ve esasa girişilmeden önce incelenip, sonuçlandırılması gerekir. Anılan Kanunun 225 nci maddesine göre yetki itirazının reddine karar verilmiş ise, bu kararın oturumda bulunmayan davalıya tebliği zorunludur. Bu suretle mahkeme hem yetki itirazına ilişkin kararını davalıya bildirmiş, hem de esasa ilişkin yargılamanın yapılacağı oturuma davalıyı davet etmiş olur.
Somut olayda davalı ... yokluğunda yapılan celsede yetki itirazının reddine karar verilmiş, ancak bu karar davalıya tebliğ edilmeden hüküm kurulmuştur. Yetki itirazının reddine ilişkin karar oturumda bulunmayan davalıya tebliğ edilmeden, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte bir usul hatasıdır. O halde, mahkemece bahse konu usul hükmüne riayet edilmeksizin işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekillerine göre, davalılar Türkiye Noterler Birliği ve Fer’i Müdahil vekilleri ile davalı ...’ın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı ... Noterler Birliği ve Fer’i Müdahil vekilleri ile davalı ...’ın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 31,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Noterler Birliği'nden alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 269,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden ...'dan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 268,30 TL temyiz ilam harcının ise temyiz eden fer'i müdahilden alınmasına, 28.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014695700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz