Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13797 E. 2010/10264 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
idari işlem↗ yargı yolu↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve mevzuatı ile ilgili olduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2 nci maddesinin (b) bendinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlarca açılacak tam yargı davalarında idari yargının görevli bulunduğunun düzenlenmiş olduğu gerekçesiyle davanın idari iş mahiyetinde olmasından dolayı yargı yolu yokluğu nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma hizmetinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın idari iş mahiyetinde olduğu gerekçesiyle yargı yolu yokluğu nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davacı, işbu davada davalılara bağlı okullarda eğitim gören öğrencileri taşıdığını ileri sürerek, bu işten doğan taşıma bedelinin tahsilini istemiştir. Davada taşıma işinin yapılmasına ilişkin olarak gerçekleştirilmiş bulunan ihalenin iptaline ilişkin bir istem yoktur. Davacı, ihaleden önceki dönemde, sonraki dönemde ve ihalesiz olmak üzere yaptığı taşımaların bedelini istemektedir. Bu durumda davaya konu uyuşmazlık davalıların tek taraflı olarak yaptıkları idari işlem ve eylemlerden kaynaklanmayıp, TTK’nun 4/1 nci maddesi uyarınca ticari dava sayılan taşıma bedelinden kaynaklandığından işbu davada davacının taşıma bedeli isteminin yerinde olup olmadığı, davalıların bu bedelden sorumlu olup olmadıkları hususlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. O halde mahkemece, çözümü tamamen özel hukuk alanına tabi bulunan taşıma bedelinin tahsiline ilişkin bu davaya bakmanın Adli Yargı’nın görev alanında bulunduğunun kabulü ile yargılamaya devam olunması gerekirken, yazılı şekilde davanın idari iş mahiyetinde olduğundan bahisle yargı yolu yokluğu nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12115 E. 2014/19413 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi zarar · makul süre · sözleşmenin iptali · hizmet sözleşmesi · mahsup · fesih · ek tasfiye · eksik inceleme
Benzer bu kararda… osya kapsamına göre; davalı yüklenicinin ihaleye fesat karıştırmak suçlaması ile hakkında ceza davası açılması nedeniyle davacı idare tarafından yapılan sözleşmenin «fesih» edildiği, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 21.maddesinin "yüklenicinin ihale süresince kamu ihale kanunu gereğince yasak fiil ve davranışlarda bulunduğunun sözleşme yapıldıktan sonra tespit edilmesi halinde «kesin» «teminat» ve ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre «tasfiye» edilir" hükmüne göre taraflar arasında yapılan «hizmet sözleşmesinin iptal» edilmesine davalı yanın sebebiyet vermesi nedeniyle, davacının aynı iş için yapmış olduğu ikinci ihaledeki iş bedelinin yükselmesinden dolayı oluşan zararın bu zararın oluşmasına neden olan davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiği,davacı idarenin ihale değişikliğinden dolayı 4.630,00 TL zararının meydana geldiği, bu zararın 1.699,69 TL'lik kısmının kesin teminatından «mahsup» tahsil edildiği gerekçesiyle kalan 2.936,31 TL zarar için açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, «menfi zararın» ilk ihalede davalıdan sonra en iyi ikinci teklif fiyatı ile 2. ihale fiyatı arasındaki fiyatın karşılaştırılarak aradaki farkın dikkate alınması suretiyle hesaplanması gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ihalenin haklı nedenle feshi ve taşıma işinin yeniden ihalesi nedeniyle uğranılan «menfi zararın» tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, davalı ile yapılan taşıma ihalesine ilişkin sözleşmenin, davalı yüklenicinin ihale sürecinde yasaklı davranışlarda bulunduğunun anlaşılması üzerine feshedildiğini ve aynı taşıma işine ilişkin ikinci kez ihale yapılmak zorunda kalındığını iddia ederek, iki ihale arasındaki farkın «menfi zarar» olarak davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece de talebin kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16966 E. 2013/22229 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · şirket zararı · kâr kaybı · teminat
Benzer bu kararda… mu İhale Kanunu’nun 11, 17 ve 58. maddeleri ile 4735 Sayılı Kamu Sözleşmeleri Yasası’nın 21, 22 ve 25. maddeleri uyarınca sözleşmeyi feshetmesinin yerinde olmadığı, «kar kaybı» olarak davacı «şirketin zararının» 39.000 TL, «teminat» mektuplarının paraya çevrilmesinden dolayı uğranılan zararın 230.000 TL olduğu, birleşen dosya davacısı bankanın feshi haklı olmadığından teminat mektuplarının nak …
Bu açıklamalar karşısında somut olaya gelince; asıl davada davacı, birleşen davada davalı şirketin eski %50'den fazla paya sahip ortağı ve aynı zamanda «şirket müdürü» olan ... hakkında, bu yasa kapsamında yapılan bir ihaleden dolayı kamu davası açılması nedeniyle bu ceza davası sonuçlanıncaya kadar, şirketin bu kanun kapsamındaki bir kamu kurum ve kuruluşunun ihalesine katılma olanağı yoktur.
Ayrıca ihaleden önce hakkında kamu davası açılan büyük ortağın, şirketteki hissesini diğer ortağı devri ve «şirket müdürlüğünden» istifası sonucu değiştirmez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10494 E. 2018/4975 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminatın iadesi · feragat · geçersizlik · teminat · teslim · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… satış şartnamesi ve ekinde yer almadığı, davacının önceden var olan ancak kendisinin tespit edemeyeceği eksiklikler ile birlikte yani ayıplı halde balıkçı teknesini «teslim» alması sözkonusu olamayacağından davacının ihaleden vazgeçmesinin haklı nedenlere dayandığı, ihale şartnamesine konulan gizli ayıptan önceden «feragat» edildiğine ilişkin hükmünde «geçersiz» olduğu, ihale haklı nedenle feshedildiğinden davacının yatırmış olduğu geçici «teminatın» kendisine iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, ihtiyari ihale sonucu yapılan gemi satışı nedeniyle verilen geçici «teminatın iadesi» istemine ilişkindir.
Bu nedenle, ihale şartnamesinin 8/«son» maddesi uyarınca ihalede belirtilen tutarı süresinde yatırmadığından gçici «teminatın» davalı bankaya gelir kaydedilmesinde herhangi bir usulsüzlük yoktur.
Davacının, davalı tarafından satışa çıkarılan geminin ihalesine katıldığı ve bu ihaleye katılmak için gerekli geçici «teminatı» yatırdığı ve ihalenin davacı üzerinde kaldığı taraflar arasında çekişmesizdir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1055 E. 2017/1895 K.
Ortak:görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… ama Usulü Kanunu’nun 2 nci maddesinin (b) bendinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlarca açılacak tam yargı davalarında idari yargının «görevli» bulunduğunun düzenlenmiş olduğu gerekçesiyle davanın idari iş mahiyetinde olmasından dolayı «yargı yolu» yokluğu nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yazılı gerekçe ile idari yargının «görevli» olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de «uyuşmazlık konusu» ihale, öğrenci taşıma işine ilişkin olup taşıma işleri TTK’da düzenlendiğinden, uyuşmazlık idarenin özel hukuk hükümlerine tabi sözleşmesinden kaynaklanmakta ve ayrıca davacı «ihalenin feshi» nedeniyle uğradığı «kar kaybını» da talep etmekte olduğundan mahkemenin, sözleşmenin yapılmasına kadar geçen sürece ilişkin uyuşmazlık olduğu ve idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar vermesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihalenin feshi · kar kaybı · alacak davası · uyuşmazlık konusu · kâr kaybı · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, yazılı gerekçe ile idari yargının «görevli» olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de «uyuşmazlık konusu» ihale, öğrenci taşıma işine ilişkin olup taşıma işleri TTK’da düzenlendiğinden, uyuşmazlık idarenin özel hukuk hükümlerine tabi sözleşmesinden kaynaklanmakta ve ayrıca davacı «ihalenin feshi» nedeniyle uğradığı «kar kaybını» da talep etmekte olduğundan mahkemenin, sözleşmenin yapılmasına kadar geçen sürece ilişkin uyuşmazlık olduğu ve idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar vermesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, ihalenin feshinden kaynaklanan zarara ilişkin «alacak davası» olduğu, söz konusu zararın idarece yapılan işlem sonucunda meydana geldiği, sözleşmenin yapılmasına kadar geçen sürece ilişkin olarak hazırlık aşamasından kaynakla …
1- Dava, öğrenci taşıma işine ilişkin «ihalenin feshi» nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13797 E. , 2010/10264 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2008/226-2008/450 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Beyoğlu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okulun onarımı nedeniyle bu okulun öğrencilerini başka okullara taşıma işini yaptığını, yapılan ihaleyi de müvekkilinin kazandığını, ancak ihalenin taşıma işinin başlamasından önce yapılması gerektiği belirtilerek davalıların müvekkilinin hak edişini ödemediklerini, müvekkilinin davalıların istediği hizmeti tamamen yerine getirmiş olduğunu, ihalenin geç yapılmasında sorumluluğu ve kusurunun olmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.000,00 YTL alacağın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın konusunun okul servis işinin ihalesi ile ilgili olduğundan İhale Kanununa tabi bulunduğunu, bu nedenle davanın idare mahkemelerinde görülmesi gerektiğini davacının taşıma işini yaptıktan sonra ihalenin yapılmış olduğunu, talep edilen servis ücretinin velilerden veya davacıya ihaleyi verme sözünü veren ilgili idarecilerden tahsilinin gerektiğini savunarak, müvekkili İdare aleyhine açılan davanın usul ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve mevzuatı ile ilgili olduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2 nci maddesinin (b) bendinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlarca açılacak tam yargı davalarında idari yargının görevli bulunduğunun düzenlenmiş olduğu gerekçesiyle davanın idari iş mahiyetinde olmasından dolayı yargı yolu yokluğu nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma hizmetinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın idari iş mahiyetinde olduğu gerekçesiyle yargı yolu yokluğu nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davacı, işbu davada davalılara bağlı okullarda eğitim gören öğrencileri taşıdığını ileri sürerek, bu işten doğan taşıma bedelinin tahsilini istemiştir. Davada taşıma işinin yapılmasına ilişkin olarak gerçekleştirilmiş bulunan ihalenin iptaline ilişkin bir istem yoktur. Davacı, ihaleden önceki dönemde, sonraki dönemde ve ihalesiz olmak üzere yaptığı taşımaların bedelini istemektedir. Bu durumda davaya konu uyuşmazlık davalıların tek taraflı olarak yaptıkları idari işlem ve eylemlerden kaynaklanmayıp, TTK’nun 4/1 nci maddesi uyarınca ticari dava sayılan taşıma bedelinden kaynaklandığından işbu davada davacının taşıma bedeli isteminin yerinde olup olmadığı, davalıların bu bedelden sorumlu olup olmadıkları hususlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
O halde mahkemece, çözümü tamamen özel hukuk alanına tabi bulunan taşıma bedelinin tahsiline ilişkin bu davaya bakmanın Adli Yargı’nın görev alanında bulunduğunun kabulü ile yargılamaya devam olunması gerekirken, yazılı şekilde davanın idari iş mahiyetinde olduğundan bahisle yargı yolu yokluğu nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031759000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz