Ifaya ekli cezai şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4592 E. 2013/20362 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifaya ekli cezai şart↗ danışmanlık sözleşmesi↗ know-how↗ ifaya ekli ceza↗ haklı fesih↗ haklı nedenle fesih↗ tenkis↗ kişilik hakları↗ haksız eylem↗ sözleşmenin feshi↗ hakkaniyet↗ cezai şart↗ fesih↗ yetkisizlik kararı↗ vekalet ücreti↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan feshin haksız olduğu, bu nedenle davacı-karşı davalıya sözleşmenin 5.1. maddesi gereğince ödenmesi gereken ancak ödenmeyen aylığı 7.000-USD' dan 2005 yılı 10 ve 11. aylara ilişkin 2 aylık 14.000 USD ücret alacağı talebinin haklı olduğu, bu alacak kalemi için talep yönünde dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince değişken oranlarda USD faizi uygulanması gerekeceği, buna karşılık sözleşmenin süresinden önce feshi sebebiyle sözleşmenin sona ereceği 31.03.2006 tarihine kadar ödenmesi gereken 28.000 USD tutarındaki ücret talebinin TTK'nın 20/2 m. ile BK'nın 98/2, 42/2, 43/1 maddeleri nazara alınarak takdiren 1/2 oranında tenkisinin hakkaniyete uygun bulunduğu, bu alacak kalemi için talep yönünde dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince değişen oranlarda USD faizi uygulanması gerekeceği, buna karşılık takdiren yapılan bu tenkisin davalı-karşı davacı lehine vekalet ücreti hakkı doğurmayacağı, davacı-karşı davalının sözleşmenin 7.maddesine dayanarak talep ettiği ifaya ekli cezai şart niteliğindeki 25.000 USD cezai şart talebinde haklı olduğu, ancak bu talebin de BK'nın 42/2 ve 43/1 maddeleri nazara alınarak takdiren 1/2 oranında tenkisinin hakkaniyete uygun bulunduğu, buna karşılık takdiren yapılan bu tenkisin davalı-karşı davacı lehine vekalet ücreti hakkı doğurmayacağı, bu alacak kalemi için talep edilmemekle faiz uygulanmasına yer olmadığı, davacı-karşı davalının manevi tazminat talebinin ise, salt sözleşmeye aykırı davranışın varlığı, manevi tazminat isteminin kabulü için yeterli olmayıp, aykırılığın niteliğinden veya özel hal ve şartlar nedeniyle aynı zamanda davacının kişilik haklarının TMK'nın 24. maddesi anlamında zedelenmesi ve bu nedenle de BK'nın 41. maddesi hükmü uyarınca, haksız bir eylem olarak nitelendirilebilmesi gerekliliği ve davalı-karşı davacının sözleşmenin feshinin davacı-karşı davalının şahsi hak ve menfaatlerini ihlal ettiğine ilişkin kanıt ve belge sunulmaması karşısında TMK’nın 24. ve BK’nın 49. maddeleri uyarınca yasal şartları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddi ve yine sözleşmeyi tek taraflı olarak fesheden davalı- karşı davacının fesih gerekçelerinde haklı bulunmadığı gerekçesiyle, karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, danışmanlık sözleşmesinden kaynaklanan ücret ve cezai şart istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, sözleşmenin davalı-karşı davacı tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, dolayısıyla cezai şarta hangi tarafın hak kazandığı noktasında toplanmaktadır. Sözleşmenin haklı nedenle fesih sebeplerinden olarak davalı-karşı davacı tarafın ileri sürdüğü 4.9 maddesinin son fıkrası “Danışman işbu sözleşme ile yükümlendiği hizmetleri yerine getirirken meydana getirdiği her türlü ürüne ilişkin master kasetleri, prototip ürünleri, ham kasetleri ve ham ürünleri, her türlü yazı, yazışma, iş süreçleri, sunumları, eskizleri, akış diyagramlarını ve diğer her türlü verdiği hizmetlerle ilgili know-how'u yani hizmetin başlangıcından son ürüne kadar geçen aşamalarda kullandığı tüm malzemeyi işverene teslim edecektir...” şeklindedir. Sözleşmenin bu açıklığı karşısında bilirkişi kurulunun "davacı-karşı davalının dava konusu taeserler üzerinde birlikte eser sahiplerinden biri olan senaryo yazarı ve diyalog yazarının işlerini görürken meydana getirilen taeserler üzerindeki mali hakları kullanma yetkisine sahip olduğu ve FSEK çerçevesinde dava konusu taeserlerin birlikte eser sahipliğinden kaynaklanan mali hakları bulunduğu, davalı-karşı davacıya işbu sözleşme kapsamında dava konusu taeserlerin devredildiğinin kabul edilebilmesi için taeserlerin birlikte eser sahiplerinin tümünün eserler üzerindeki haklarını devretmelerinin gerektiği, davalı-karşı davacının, dava konusu taeserlerin tek başına hak sahibi olmayıp, taeserler üzerinde birlikte eser sahipliği söz konusu olduğundan sözleşmenin 4.9 maddesinin davacı-karşı davalı tarafça tek başına yerine getirilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki dava konusu taeserlerin yaratılması sürecinde katkısı olan dava dışı prodüksiyon şirketi, davalı-karşı davacı tarafından seçilmiş olup, master kasetleri, prototip ürünleri, ham kasetleri ve ham ürünlerin tesliminin de, ürünlerin bu prodüksiyon şirketi yedinde olmasının ihtimal dahilinde olduğu, bu nedenle yapılan feshin haksız olduğu'' gerekçesiyle sözleşmenin haklı fesih nedeni sayılmayacağı yönündeki görüşünün benimsenmesi doğru olmayıp, sözleşme kapsamında belirlenen ürünlerin teslim edilmemesi haklı nedenle fesih sebebidir. Bu itibarla, davalı-karşı davacının cezai şart talebinin kabulü, davacı-karşı davalının cezai şart talebinin ise reddi gerekirken, yazılı olduğu şekil ve gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10586 E. 2010/1700 K.
Ortak:danışmanlık sözleşmesi · tenkis · sözleşmenin feshi · cezai şart · fesih · teslim · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… 6 tarihine kadar ödenmesi gereken 28.000 USD tutarındaki ücret talebinin TTK'nın 20/2 m. ile BK'nın 98/2, 42/2, 43/1 maddeleri nazara alınarak takdiren 1/2 oranında «tenkisinin» «hakkaniyete» uygun bulunduğu, bu alacak kalemi için talep yönünde dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince değişen oranlarda USD faizi uygulanması gerekeceği, buna karşılık takdiren yapılan bu tenkisin davalı-karşı davacı lehine «vekalet ücreti» hakkı doğurmayacağı, davacı-karşı davalının sözleşmenin 7.maddesine dayanarak talep ettiği «ifaya ekli cezai şart» niteliğindeki 25.000 USD cezai şart talebinde haklı olduğu, ancak bu talebin de BK'nın 42/2 ve 43/1 maddeleri nazara alınarak takdiren 1/2 oranında tenkisinin hakkaniyete uygun bulunduğu, buna karşılık takdiren yapılan bu tenkisin davalı-karşı davacı lehine vekalet ücreti hakkı doğurmayacağı, bu alacak kalemi için talep edilmemekle faiz uygulanmasına yer olmadığı, davacı-karşı davalının manevi tazminat talebinin ise, salt sözleşmeye aykırı davranışın varlığı, manevi tazminat isteminin kabulü için yeterli olmayıp, aykırılığın niteliğinden veya özel hal ve şartlar nedeniyle aynı zamanda davacının «kişilik haklarının» TMK'nın 24. maddesi anlamında zedelenmesi ve bu nedenle de BK'nın 41. maddesi hükmü uyarınca, haksız bir eylem olarak nitelendirilebilmesi gerekliliği ve davalı-karşı davacının «sözleşmenin feshinin» davacı-karşı davalının şahsi hak ve menfaatlerini ihlal ettiğine ilişkin kanıt ve belge sunulmaması karşısında TMK’nın 24. ve BK’nın 49. maddeleri uyarınca yasal şartları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddi ve yine sözleşmeyi tek taraflı olarak fesheden davalı- karşı davacının «fesih» gerekçelerinde haklı bulunmadığı gerekçesiyle, karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Sözleşmenin «haklı nedenle fesih» sebeplerinden olarak davalı-karşı davacı tarafın ileri sürdüğü 4.9 maddesinin «son» fıkrası “Danışman işbu sözleşme ile yükümlendiği hizmetleri yerine getirirken meydana getirdiği her türlü ürüne ilişkin master kasetleri, prototip ürünleri, ham kasetleri ve ham ürünleri, her türlü yazı, yazışma, iş süreçleri, sunumları, eskizleri, akış diyagramlarını ve diğer her türlü verdiği hizmetlerle ilgili «know-how»'u yani hizmetin başlangıcından son ürüne kadar geçen aşamalarda kullandığı tüm malzemeyi işverene «teslim» edecektir...” şeklindedir.
2- Dava, «danışmanlık sözleşmesinden» kaynaklanan ücret ve «cezai şart» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… mece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sözleşmenin davalı-karşı davacı tarafça 23.09.2005 ve 18.10.2005 tarihlerinde çekilen «ihtarnamelerle» feshedildiği, ilk «fesih» nedeni olarak gösterilen ve «teslim» edilmediği bildirilen teaserlerden sadece 2005 yılı 8 nci ve 9 ncu aylara ilişkin 1 adet 30 saniyelik teaserin eksik olduğu, ancak bu eksikliğini davacı-karşı davalı danışman tarafından davalı-karşı davacı işverene sunulan teaser fikirlerinin onay almamasından kaynaklandığı, neyi niçin beğenmediği ve ne yapılmasını istediğini yazılı olarak bildirmediği, ikinci fesih nedeni olan sözleşmenin 4.9 ncu maddesine aykırılığın, başka bir anlatılma her tür master kasetinin, prototip ürünün, ham kaset ve ürünün tesliminin mesleki «teamül» ve uygulamalara, Bern Sözleşmesinin 6 ncı maddesine ve FSEK.na aykırılık teşkil ettiği, anılan düzenlemenin hükümsüz olduğu, dava dışı prodüksiyon şirketinden haksız yere 2.500 USD alındığının kanıtlanmadığı, «sözleşmenin feshini» gerektiren bir durumun bulunmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, davacı-karşı davalının iki aylık alacağı ile sözleşme sonuna kadar aylık alacağını ve «cezai şartı» talep edebileceği, ancak «son» iki kalem alacağın TTK.nun 20, BK.nun 98, 42 ve 43 ncü maddeleri uyarınca 1/2 oranında «tenkis» edildiği, karşı davanın yerinde olmadığı gerekçesiyle 40.000 USD alacağının tahsiline, fazlaya ilişkin talep ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
1-Asıl ve karşı dava, sözleşmeden kaynaklanan ücret alacağı ile «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Sözleşme her ne kadar «danışmanlık sözleşmesi» olarak nitelendirilmiş ise de davacı-karşı davalı anılan sözleşme ile davalı-karşı davacının yayına sokacağı ‘S’NEK’ logosu ile yayın yapacak kanalla ilgili olarak dava dışı prodüksiyon firmasına danışmanlık hizmeti sunacağı gibi, 4.1 nci maddesinde açıklandığı üzere logo, müzik cıngılları ve teaser çalışmaları yapmayı da üstlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teamül · ihtisas mahkemesi · ifa · uyuşmazlık konusu · görevsizlik kararı · ihtarname · dahili dava · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… mece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sözleşmenin davalı-karşı davacı tarafça 23.09.2005 ve 18.10.2005 tarihlerinde çekilen «ihtarnamelerle» feshedildiği, ilk «fesih» nedeni olarak gösterilen ve «teslim» edilmediği bildirilen teaserlerden sadece 2005 yılı 8 nci ve 9 ncu aylara ilişkin 1 adet 30 saniyelik teaserin eksik olduğu, ancak bu eksikliğini davacı-karşı davalı danışman tarafından davalı-karşı davacı işverene sunulan teaser fikirlerinin onay almamasından kaynaklandığı, neyi niçin beğenmediği ve ne yapılmasını istediğini yazılı olarak bildirmediği, ikinci fesih nedeni olan sözleşmenin 4.9 ncu maddesine aykırılığın, başka bir anlatılma her tür master kasetinin, prototip ürünün, ham kaset ve ürünün tesliminin mesleki «teamül» ve uygulamalara, Bern Sözleşmesinin 6 ncı maddesine ve FSEK.na aykırılık teşkil ettiği, anılan düzenlemenin hükümsüz olduğu, dava dışı prodüksiyon şirketinden haksız yere 2.500 USD alındığının kanıtlanmadığı, «sözleşmenin feshini» gerektiren bir durumun bulunmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, davacı-karşı davalının iki aylık alacağı ile sözleşme sonuna kadar aylık alacağını ve «cezai şartı» talep edebileceği, ancak «son» iki kalem alacağın TTK.nun 20, BK.nun 98, 42 ve 43 ncü maddeleri uyarınca 1/2 oranında «tenkis» edildiği, karşı davanın yerinde olmadığı gerekçesiyle 40.000 USD alacağının tahsiline, fazlaya ilişkin talep ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 10.05.2005 tarihinde ‘Danışmanlık Sözleşmesi’ başlıklı yazılı sözleşme imzalandığı, davacı-karşı davalının, edimlerin yerine getirilmesine rağmen davalı-karşı davacının bakiye ücret alacağını ödememek için bu sözleşmeyi haksız yere feshettiğini, davalı-karşı davacının da davacı-karşı davalının edimlerini gereği gibi «ifa» etmediğinden haklı nedenle feshedildiğini iddia ettikleri hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Anılan Kanunun 76 ncı maddesinde bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan davalarda, dava konusunun miktarına ve Kanunda gösterilen cezanın derecesine bakılmaksızın «görevli» mahkemenin Adalet Bakanlığı tarafından kurulacak «ihtisas» mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.
O halde, mahkemece uyuşmazlığın çözümünün anılan maddede belirtilen «ihtisas» mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek davanın bu mahkemede görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7954 E. 2013/12791 K.
Ortak:tenkis · cezai şart · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… 6 tarihine kadar ödenmesi gereken 28.000 USD tutarındaki ücret talebinin TTK'nın 20/2 m. ile BK'nın 98/2, 42/2, 43/1 maddeleri nazara alınarak takdiren 1/2 oranında «tenkisinin» «hakkaniyete» uygun bulunduğu, bu alacak kalemi için talep yönünde dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince değişen oranlarda USD faizi uygulanması gerekeceği, buna karşılık takdiren yapılan bu tenkisin davalı-karşı davacı lehine «vekalet ücreti» hakkı doğurmayacağı, davacı-karşı davalının sözleşmenin 7.maddesine dayanarak talep ettiği «ifaya ekli cezai şart» niteliğindeki 25.000 USD cezai şart talebinde haklı olduğu, ancak bu talebin de BK'nın 42/2 ve 43/1 maddeleri nazara alınarak takdiren 1/2 oranında tenkisinin hakkaniyete uygun bulunduğu, buna karşılık takdiren yapılan bu tenkisin davalı-karşı davacı lehine vekalet ücreti hakkı doğurmayacağı, bu alacak kalemi için talep edilmemekle faiz uygulanmasına yer olmadığı, davacı-karşı davalının manevi tazminat talebinin ise, salt sözleşmeye aykırı davranışın varlığı, manevi tazminat isteminin kabulü için yeterli olmayıp, aykırılığın niteliğinden veya özel hal ve şartlar nedeniyle aynı zamanda davacının «kişilik haklarının» TMK'nın 24. maddesi anlamında zedelenmesi ve bu nedenle de BK'nın 41. maddesi hükmü uyarınca, haksız bir eylem olarak nitelendirilebilmesi gerekliliği ve davalı-karşı davacının «sözleşmenin feshinin» davacı-karşı davalının şahsi hak ve menfaatlerini ihlal ettiğine ilişkin kanıt ve belge sunulmaması karşısında TMK’nın 24. ve BK’nın 49. maddeleri uyarınca yasal şartları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddi ve yine sözleşmeyi tek taraflı olarak fesheden davalı- karşı davacının «fesih» gerekçelerinde haklı bulunmadığı gerekçesiyle, karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «danışmanlık sözleşmesinden» kaynaklanan ücret ve «cezai şart» istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, sözleşmenin davalı-karşı davacı tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, dolayısıyla «cezai şarta» hangi tarafın hak kazandığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda2- Ancak, karar tarihinde yürürlükte olan BK'nın 161/«son» maddesi hükmünce «cezai şart» miktarının fahiş olup olmadığının takdiri hakime ait olup, davacının önceden bunu öngörüp takdir etmesi düşünülemez.
Bu itibarla, sözleşme ile tayin edilen «cezai şartın» tahsilini istemek hakkına sahip olan davacının açmış olduğu birleşen dava sonunda cezai şartın hakim tarafından fahiş görülerek «tenkis» edilmesi sonucu tenkis edilen miktardan dolayı davacı taraf aleyhine avukatlık ücretine ve «yargılama giderine» hükmedilmesi doğru değildir.
Mahkemece, asıl davada davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğine ilişkin talebinin reddine, alacak olarak belirtilen 9.000 TL'nin davalıdan tahsiline, «cezai şarta» ilişkin talebin reddine, birleştirilen dava yönünden 60.000 USD cezai şartın davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri
Benzer bu karardaBu itibarla, sözleşme ile tayin edilen «cezai şartın» tahsilini istemek hakkına sahip olan davacının açmış olduğu birleşen dava sonunda cezai şartın hakim tarafından fahiş görülerek «tenkis» edilmesi sonucu tenkis edilen miktardan dolayı davacı taraf aleyhine avukatlık ücretine ve «yargılama giderine» hükmedilmesi doğru değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4592 E. , 2013/20362 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.07.2012 tarih ve 2010/175-2012/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili ile davalı arasında danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin davalının yayına sokacağı eğlence kanalının hazırlanmasında, yine davalı tarafından temin edilecek prodüksiyon şirketine sözleşmenin ekinde belirtilen hususlarda logo dahil, cıngıllar, müzik ve kısa kliplerin yapımı sırasında danışmanlık görevini üstlendiğini, müvekkilinin tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, kanalın faaliyete geçtiğini ve 6 aylık süre içerisinde hemen hemen sözleşmenin hitamına karar davalı-karşı davacının sahip olmak istediği hususların temin edildiğini, davalı-karşı davacının bir kısım ücret alacağını ödediğini, bakiye borcunu ödememek için ihtarname gönderdiğini, müvekkilinin cevabi ihtarname göndererek haklarının ödenmesini talep ettiğini, davalı-karşı davacının müvekkilinin sözleşme gereği yükümlülüğü olmayan hususlardaki taleplerini tekrarlayarak sözleşmeyi haksız yere tek taraflı feshettiğini ileri sürerek, sözleşmenin 5.1 maddesi uyarınca kendisine ödenmeyen Ekim, Kasım 2005 aylarına ait 14.000 USD ile 5.2 maddesi uyarınca yasal temerrüt faizi oranında gecikme faizinin, sözleşmenin süresinden evvel feshi sebebiyle 31.03.2006 tarihine kadar ödenmesi gereken 28.000 USD ücret ile gecikme faizinin, sözleşmenin 7.maddesine istinaden 25.000 USD cezai şart ile feshin müvekkilinin piyasa imajına verdiği zarar nedeniyle 15.000 YTL manevi tazminatın davalı-karşı davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davada ise, müvekkilinin sözleşme gereğince kendisine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirdiğini, bunun davalı-karşı davacı şirket yetkilisi tarafından da teyit edildiğini, müvekkilinin dava dışı Ay Yapım unvanlı şirketten herhangi bir ücret almadığını, davalı-karşı davacının ceza-i şart talep etme hakkının bulunmadığını, zira sözleşmeyi kendisinin haksız olarak feshettiğini savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacı-karşı davalının yükümlendiği edimlerden teaserleri eksik veya hiç teslim etmediğini, ayrıca sözleşmenin 4.9. maddesi uyarınca davacı-karşı davalının meydana getirmiş olduğu master kasetleri, prototip ürünleri, ham kasetleri ve ürünleri teslim etme zorunluluğu bulunmasına rağmen bu yükümlülüğünü de yerine getirmediğini ve sözleşmeye aykırı şekilde temin edilen prodüksiyon firmasından haksız olarak 2.500 USD tahsil ettiğini, durumun kendisine ihtar edildiğini, davacı-karşı davalının cevabi ihtarına gönderdiğini ve bunun üzerine müvekkili tarafından ihtarname gönderilerek sözleşmenin feshedildiğini ve 50.000 USD cezai şart talep edildiğini, davacı-karşı davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, bu nedenle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davada ise, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 USD cezai şartın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan feshin haksız olduğu, bu nedenle davacı-karşı davalıya sözleşmenin 5.1. maddesi gereğince ödenmesi gereken ancak ödenmeyen aylığı 7.000-USD' dan 2005 yılı 10 ve 11. aylara ilişkin 2 aylık 14.000 USD ücret alacağı talebinin haklı olduğu, bu alacak kalemi için talep yönünde dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince değişken oranlarda USD faizi uygulanması gerekeceği, buna karşılık sözleşmenin süresinden önce feshi sebebiyle sözleşmenin sona ereceği 31.03.2006 tarihine kadar ödenmesi gereken 28.000 USD tutarındaki ücret talebinin TTK'nın 20/2 m. ile BK'nın 98/2, 42/2, 43/1 maddeleri nazara alınarak takdiren 1/2 oranında tenkisinin hakkaniyete uygun bulunduğu, bu alacak kalemi için talep yönünde dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince değişen oranlarda USD faizi uygulanması gerekeceği, buna karşılık takdiren yapılan bu tenkisin davalı-karşı davacı lehine vekalet ücreti hakkı doğurmayacağı, davacı-karşı davalının sözleşmenin 7.maddesine dayanarak talep ettiği ifaya ekli cezai şart niteliğindeki 25.000 USD cezai şart talebinde haklı olduğu, ancak bu talebin de BK'nın 42/2 ve 43/1 maddeleri nazara alınarak takdiren 1/2 oranında tenkisinin hakkaniyete uygun bulunduğu, buna karşılık takdiren yapılan bu tenkisin davalı-karşı davacı lehine vekalet ücreti hakkı doğurmayacağı, bu alacak kalemi için talep edilmemekle faiz uygulanmasına yer olmadığı, davacı-karşı davalının manevi tazminat talebinin ise, salt sözleşmeye aykırı davranışın varlığı, manevi tazminat isteminin kabulü için yeterli olmayıp, aykırılığın niteliğinden veya özel hal ve şartlar nedeniyle aynı zamanda davacının kişilik haklarının TMK'nın 24.
maddesi anlamında zedelenmesi ve bu nedenle de BK'nın 41. maddesi hükmü uyarınca, haksız bir eylem olarak nitelendirilebilmesi gerekliliği ve davalı-karşı davacının sözleşmenin feshinin davacı-karşı davalının şahsi hak ve menfaatlerini ihlal ettiğine ilişkin kanıt ve belge sunulmaması karşısında TMK’nın 24. ve BK’nın 49. maddeleri uyarınca yasal şartları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddi ve yine sözleşmeyi tek taraflı olarak fesheden davalı- karşı davacının fesih gerekçelerinde haklı bulunmadığı gerekçesiyle, karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, danışmanlık sözleşmesinden kaynaklanan ücret ve cezai şart istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, sözleşmenin davalı-karşı davacı tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, dolayısıyla cezai şarta hangi tarafın hak kazandığı noktasında toplanmaktadır. Sözleşmenin haklı nedenle fesih sebeplerinden olarak davalı-karşı davacı tarafın ileri sürdüğü 4.9 maddesinin son fıkrası “Danışman işbu sözleşme ile yükümlendiği hizmetleri yerine getirirken meydana getirdiği her türlü ürüne ilişkin master kasetleri, prototip ürünleri, ham kasetleri ve ham ürünleri, her türlü yazı, yazışma, iş süreçleri, sunumları, eskizleri, akış diyagramlarını ve diğer her türlü verdiği hizmetlerle ilgili know-how'u yani hizmetin başlangıcından son ürüne kadar geçen aşamalarda kullandığı tüm malzemeyi işverene teslim edecektir...” şeklindedir.
Sözleşmenin bu açıklığı karşısında bilirkişi kurulunun "davacı-karşı davalının dava konusu taeserler üzerinde birlikte eser sahiplerinden biri olan senaryo yazarı ve diyalog yazarının işlerini görürken meydana getirilen taeserler üzerindeki mali hakları kullanma yetkisine sahip olduğu ve FSEK çerçevesinde dava konusu taeserlerin birlikte eser sahipliğinden kaynaklanan mali hakları bulunduğu, davalı-karşı davacıya işbu sözleşme kapsamında dava konusu taeserlerin devredildiğinin kabul edilebilmesi için taeserlerin birlikte eser sahiplerinin tümünün eserler üzerindeki haklarını devretmelerinin gerektiği, davalı-karşı davacının, dava konusu taeserlerin tek başına hak sahibi olmayıp, taeserler üzerinde birlikte eser sahipliği söz konusu olduğundan sözleşmenin 4.9 maddesinin davacı-karşı davalı tarafça tek başına yerine getirilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki dava konusu taeserlerin yaratılması sürecinde katkısı olan dava dışı prodüksiyon şirketi, davalı-karşı davacı tarafından seçilmiş olup, master kasetleri, prototip ürünleri, ham kasetleri ve ham ürünlerin tesliminin de, ürünlerin bu prodüksiyon şirketi yedinde olmasının ihtimal dahilinde olduğu, bu nedenle yapılan feshin haksız olduğu'' gerekçesiyle sözleşmenin haklı fesih nedeni sayılmayacağı yönündeki görüşünün benimsenmesi doğru olmayıp, sözleşme kapsamında belirlenen ürünlerin teslim edilmemesi haklı nedenle fesih sebebidir.
Bu itibarla, davalı-karşı davacının cezai şart talebinin kabulü, davacı-karşı davalının cezai şart talebinin ise reddi gerekirken, yazılı olduğu şekil ve gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031727100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz