Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10586 E. 2010/1700 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
danışmanlık sözleşmesi↗ sözleşmenin nitelendirilmesi↗ tenkis↗ teamül↗ ihtisas mahkemesi↗ sözleşmenin feshi↗ cezai şart↗ ifa↗ fesih↗ uyuşmazlık konusu↗ görevsizlik kararı↗ ihtarname↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ dahili dava↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sözleşmenin davalı-karşı davacı tarafça 23.09.2005 ve 18.10.2005 tarihlerinde çekilen ihtarnamelerle feshedildiği, ilk fesih nedeni olarak gösterilen ve teslim edilmediği bildirilen teaserlerden sadece 2005 yılı 8 nci ve 9 ncu aylara ilişkin 1 adet 30 saniyelik teaserin eksik olduğu, ancak bu eksikliğini davacı-karşı davalı danışman tarafından davalı-karşı davacı işverene sunulan teaser fikirlerinin onay almamasından kaynaklandığı, neyi niçin beğenmediği ve ne yapılmasını istediğini yazılı olarak bildirmediği, ikinci fesih nedeni olan sözleşmenin 4.9 ncu maddesine aykırılığın, başka bir anlatılma her tür master kasetinin, prototip ürünün, ham kaset ve ürünün tesliminin mesleki teamül ve uygulamalara, Bern Sözleşmesinin 6 ncı maddesine ve FSEK.na aykırılık teşkil ettiği, anılan düzenlemenin hükümsüz olduğu, dava dışı prodüksiyon şirketinden haksız yere 2.500 USD alındığının kanıtlanmadığı, sözleşmenin feshini gerektiren bir durumun bulunmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, davacı-karşı davalının iki aylık alacağı ile sözleşme sonuna kadar aylık alacağını ve cezai şartı talep edebileceği, ancak son iki kalem alacağın TTK.nun 20, BK.nun 98, 42 ve 43 ncü maddeleri uyarınca 1/2 oranında tenkis edildiği, karşı davanın yerinde olmadığı gerekçesiyle 40.000 USD alacağının tahsiline, fazlaya ilişkin talep ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl ve karşı dava, sözleşmeden kaynaklanan ücret alacağı ile cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 10.05.2005 tarihinde ‘Danışmanlık Sözleşmesi’ başlıklı yazılı sözleşme imzalandığı, davacı-karşı davalının, edimlerin yerine getirilmesine rağmen davalı-karşı davacının bakiye ücret alacağını ödememek için bu sözleşmeyi haksız yere feshettiğini, davalı-karşı davacının da davacı-karşı davalının edimlerini gereği gibi ifa etmediğinden haklı nedenle feshedildiğini iddia ettikleri hususları uyuşmazlık konusu değildir. Sözleşme her ne kadar danışmanlık sözleşmesi olarak nitelendirilmiş ise de davacı-karşı davalı anılan sözleşme ile davalı-karşı davacının yayına sokacağı ‘S’NEK’ logosu ile yayın yapacak kanalla ilgili olarak dava dışı prodüksiyon firmasına danışmanlık hizmeti sunacağı gibi, 4.1 nci maddesinde açıklandığı üzere logo, müzik cıngılları ve teaser çalışmaları yapmayı da üstlenmiştir. Aynı sözleşmenin 4.9 ncu maddesiyle de FSEK anlamında doğan tüm haklarını davalı-karşı davacıya devir ettiğini, yükümlendiği hizmetleri yerine getirirken meydana getirdiği her türlü ürüne ilişkin master kasetleri, prototip ürünleri, ham kasetleri ve ham ürünleri, her türlü yazı, yazışma, iş süreçleri, sunumları, eskizleri, akış diyagramlarını ve diğer her türlü verdiği hizmetlerle ilgili know-howu teslim etmeyi kabul etmiştir. Esasen, davalı-karşı davacı vekili de savunması ve karşı davasında davacı-karşı davalının teaserleri eksik teslim ettiğinden ve hizmetleriyle ilgili master kasetleri dahil diğer çalışma hazırlıkların zamanında teslim etmediğinden sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini açıklamıştır. Bu sözleşmenin konusu, feshinin yerinde olup olmadığının tespiti ve edimlerin niteliğinin incelenmesi bakımından FSEK’nun hükümlerinin de değerlendirilmesi gerekmektedir. Başka bir anlatımla, uyuşmazlığın FSEK’nu ilgilendiren yönü de bulunmaktadır. Anılan Kanunun 76 ncı maddesinde bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan davalarda, dava konusunun miktarına ve Kanunda gösterilen cezanın derecesine bakılmaksızın görevli mahkemenin Adalet Bakanlığı tarafından kurulacak ihtisas mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. O halde, mahkemece uyuşmazlığın çözümünün anılan maddede belirtilen ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek davanın bu mahkemede görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4592 E. 2013/20362 K.
Ortak:danışmanlık sözleşmesi · tenkis · sözleşmenin feshi · cezai şart · fesih · teslim · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… mece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sözleşmenin davalı-karşı davacı tarafça 23.09.2005 ve 18.10.2005 tarihlerinde çekilen «ihtarnamelerle» feshedildiği, ilk «fesih» nedeni olarak gösterilen ve «teslim» edilmediği bildirilen teaserlerden sadece 2005 yılı 8 nci ve 9 ncu aylara ilişkin 1 adet 30 saniyelik teaserin eksik olduğu, ancak bu eksikliğini davacı-karşı davalı danışman tarafından davalı-karşı davacı işverene sunulan teaser fikirlerinin onay almamasından kaynaklandığı, neyi niçin beğenmediği ve ne yapılmasını istediğini yazılı olarak bildirmediği, ikinci fesih nedeni olan sözleşmenin 4.9 ncu maddesine aykırılığın, başka bir anlatılma her tür master kasetinin, prototip ürünün, ham kaset ve ürünün tesliminin mesleki «teamül» ve uygulamalara, Bern Sözleşmesinin 6 ncı maddesine ve FSEK.na aykırılık teşkil ettiği, anılan düzenlemenin hükümsüz olduğu, dava dışı prodüksiyon şirketinden haksız yere 2.500 USD alındığının kanıtlanmadığı, «sözleşmenin feshini» gerektiren bir durumun bulunmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, davacı-karşı davalının iki aylık alacağı ile sözleşme sonuna kadar aylık alacağını ve «cezai şartı» talep edebileceği, ancak «son» iki kalem alacağın TTK.nun 20, BK.nun 98, 42 ve 43 ncü maddeleri uyarınca 1/2 oranında «tenkis» edildiği, karşı davanın yerinde olmadığı gerekçesiyle 40.000 USD alacağının tahsiline, fazlaya ilişkin talep ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
1-Asıl ve karşı dava, sözleşmeden kaynaklanan ücret alacağı ile «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Sözleşme her ne kadar «danışmanlık sözleşmesi» olarak nitelendirilmiş ise de davacı-karşı davalı anılan sözleşme ile davalı-karşı davacının yayına sokacağı ‘S’NEK’ logosu ile yayın yapacak kanalla ilgili olarak dava dışı prodüksiyon firmasına danışmanlık hizmeti sunacağı gibi, 4.1 nci maddesinde açıklandığı üzere logo, müzik cıngılları ve teaser çalışmaları yapmayı da üstlenmiştir.
Benzer bu kararda… 6 tarihine kadar ödenmesi gereken 28.000 USD tutarındaki ücret talebinin TTK'nın 20/2 m. ile BK'nın 98/2, 42/2, 43/1 maddeleri nazara alınarak takdiren 1/2 oranında «tenkisinin» «hakkaniyete» uygun bulunduğu, bu alacak kalemi için talep yönünde dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince değişen oranlarda USD faizi uygulanması gerekeceği, buna karşılık takdiren yapılan bu tenkisin davalı-karşı davacı lehine «vekalet ücreti» hakkı doğurmayacağı, davacı-karşı davalının sözleşmenin 7.maddesine dayanarak talep ettiği «ifaya ekli cezai şart» niteliğindeki 25.000 USD cezai şart talebinde haklı olduğu, ancak bu talebin de BK'nın 42/2 ve 43/1 maddeleri nazara alınarak takdiren 1/2 oranında tenkisinin hakkaniyete uygun bulunduğu, buna karşılık takdiren yapılan bu tenkisin davalı-karşı davacı lehine vekalet ücreti hakkı doğurmayacağı, bu alacak kalemi için talep edilmemekle faiz uygulanmasına yer olmadığı, davacı-karşı davalının manevi tazminat talebinin ise, salt sözleşmeye aykırı davranışın varlığı, manevi tazminat isteminin kabulü için yeterli olmayıp, aykırılığın niteliğinden veya özel hal ve şartlar nedeniyle aynı zamanda davacının «kişilik haklarının» TMK'nın 24. maddesi anlamında zedelenmesi ve bu nedenle de BK'nın 41. maddesi hükmü uyarınca, haksız bir eylem olarak nitelendirilebilmesi gerekliliği ve davalı-karşı davacının «sözleşmenin feshinin» davacı-karşı davalının şahsi hak ve menfaatlerini ihlal ettiğine ilişkin kanıt ve belge sunulmaması karşısında TMK’nın 24. ve BK’nın 49. maddeleri uyarınca yasal şartları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddi ve yine sözleşmeyi tek taraflı olarak fesheden davalı- karşı davacının «fesih» gerekçelerinde haklı bulunmadığı gerekçesiyle, karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Sözleşmenin «haklı nedenle fesih» sebeplerinden olarak davalı-karşı davacı tarafın ileri sürdüğü 4.9 maddesinin «son» fıkrası “Danışman işbu sözleşme ile yükümlendiği hizmetleri yerine getirirken meydana getirdiği her türlü ürüne ilişkin master kasetleri, prototip ürünleri, ham kasetleri ve ham ürünleri, her türlü yazı, yazışma, iş süreçleri, sunumları, eskizleri, akış diyagramlarını ve diğer her türlü verdiği hizmetlerle ilgili «know-how»'u yani hizmetin başlangıcından son ürüne kadar geçen aşamalarda kullandığı tüm malzemeyi işverene «teslim» edecektir...” şeklindedir.
2- Dava, «danışmanlık sözleşmesinden» kaynaklanan ücret ve «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifaya ekli cezai şart · know-how · ifaya ekli ceza · haklı fesih · haklı nedenle fesih · kişilik hakları · hakkaniyet · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… 6 tarihine kadar ödenmesi gereken 28.000 USD tutarındaki ücret talebinin TTK'nın 20/2 m. ile BK'nın 98/2, 42/2, 43/1 maddeleri nazara alınarak takdiren 1/2 oranında «tenkisinin» «hakkaniyete» uygun bulunduğu, bu alacak kalemi için talep yönünde dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince değişen oranlarda USD faizi uygulanması gerekeceği, buna karşılık takdiren yapılan bu tenkisin davalı-karşı davacı lehine «vekalet ücreti» hakkı doğurmayacağı, davacı-karşı davalının sözleşmenin 7.maddesine dayanarak talep ettiği «ifaya ekli cezai şart» niteliğindeki 25.000 USD cezai şart talebinde haklı olduğu, ancak bu talebin de BK'nın 42/2 ve 43/1 maddeleri nazara alınarak takdiren 1/2 oranında tenkisinin hakkaniyete uygun bulunduğu, buna karşılık takdiren yapılan bu tenkisin davalı-karşı davacı lehine vekalet ücreti hakkı doğurmayacağı, bu alacak kalemi için talep edilmemekle faiz uygulanmasına yer olmadığı, davacı-karşı davalının manevi tazminat talebinin ise, salt sözleşmeye aykırı davranışın varlığı, manevi tazminat isteminin kabulü için yeterli olmayıp, aykırılığın niteliğinden veya özel hal ve şartlar nedeniyle aynı zamanda davacının «kişilik haklarının» TMK'nın 24. maddesi anlamında zedelenmesi ve bu nedenle de BK'nın 41. maddesi hükmü uyarınca, haksız bir eylem olarak nitelendirilebilmesi gerekliliği ve davalı-karşı davacının «sözleşmenin feshinin» davacı-karşı davalının şahsi hak ve menfaatlerini ihlal ettiğine ilişkin kanıt ve belge sunulmaması karşısında TMK’nın 24. ve BK’nın 49. maddeleri uyarınca yasal şartları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddi ve yine sözleşmeyi tek taraflı olarak fesheden davalı- karşı davacının «fesih» gerekçelerinde haklı bulunmadığı gerekçesiyle, karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
… er üzerinde birlikte eser sahiplerinden biri olan senaryo yazarı ve diyalog yazarının işlerini görürken meydana getirilen taeserler üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisine» sahip olduğu ve FSEK çerçevesinde dava konusu taeserlerin birlikte eser sahipliğinden kaynaklanan mali hakları bulunduğu, davalı-karşı davacıya işbu sözleşme kapsamında dava konusu taeserlerin devredildiğinin kabul edilebilmesi için taeserlerin birlikte eser sahiplerinin tümünün eserler üzerindeki haklarını devretmelerinin gerektiği, davalı-karşı davacının, dava konusu taeserlerin tek başına hak sahibi olmayıp, taeserler üzerinde birlikte eser sahipliği söz konusu olduğundan sözleşmenin 4.9 maddesinin davacı-karşı davalı tarafça tek başına yerine getirilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki dava konusu taeserlerin yaratılması sürecinde katkısı olan dava dışı prodüksiyon şirketi, davalı-karşı davacı tarafından seçilmiş olup, master kasetleri, prototip ürünleri, ham kasetleri ve ham ürünlerin «tesliminin» de, ürünlerin bu prodüksiyon şirketi yedinde olmasının ihtimal dahilinde olduğu, bu nedenle yapılan feshin haksız olduğu'' gerekçesiyle sözleşmenin «haklı fesih» nedeni sayılmayacağı yönündeki görüşünün benimsenmesi doğru olmayıp, sözleşme kapsamında belirlenen ürünlerin teslim edilmemesi «haklı nedenle fesih» sebebidir.
Sözleşmenin «haklı nedenle fesih» sebeplerinden olarak davalı-karşı davacı tarafın ileri sürdüğü 4.9 maddesinin «son» fıkrası “Danışman işbu sözleşme ile yükümlendiği hizmetleri yerine getirirken meydana getirdiği her türlü ürüne ilişkin master kasetleri, prototip ürünleri, ham kasetleri ve ham ürünleri, her türlü yazı, yazışma, iş süreçleri, sunumları, eskizleri, akış diyagramlarını ve diğer her türlü verdiği hizmetlerle ilgili «know-how»'u yani hizmetin başlangıcından son ürüne kadar geçen aşamalarda kullandığı tüm malzemeyi işverene «teslim» edecektir...” şeklindedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2810 E. 2013/8280 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ihlali · taahhütname · maddi tazminat
Benzer bu kararda… davalının bu yöndeki fiillerinin sözleşmede edimler yerine getirilmediği taktirde iade edilmesi gereken miktarın %40'ına tekabül ettiği, buna göre sözleşmede iadesi «taahhüt» edilen ....000,00 TL'nin %60'ına tekabül eden ....000,00 TL üzerinden «maddi tazminat» miktarının kabulü gerektiği, davacı yönünden manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile ....000,00 TL maddi, ....000,00 TL …
Sözleşmeye dayalı olarak açılan işbu davada davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle davacının maddi zarara uğradığının kabulü ile «maddi tazminata» hükmedilmesi yerinde ise de sözleşmeye aykırı davranmanın hangi nedenle ve ne şekilde davacının manevi zararına yol açtığı hususunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Mahkemece, somut olayda manevi tazminat koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmadan sadece «sözleşmenin ihlali» nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi yerinde olmadığından davalının bu yöne ilişkin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle kararın onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, manevi tazminata ilişkin olarak verilen hüküm yönünden kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/10586 E. , 2010/1700 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.10.2007 tarih ve 2005/556-2007/552 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-k.davacı vekili ile katılma yoluyla davacı-k.davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 10.05.2005 tarihinde danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin davalının yayına sokacağı eğlence kanalının hazırlanmasında sözleşmenin ekinde belirtilen hususlarda logo dahil, cıngıllar, müzik ve kısa kliplerin hazırlanmasında yine davalının temin edeceği prodüksiyon şirketine danışmanlık hizmeti vereceğinin kararlaştırıldığını, tüm hizmetlerin yerine getirildiğini, davalının bir kısım ücret alacağını ödediğini, bakiye borcunu ödememek için sözleşmeyi haksız yere feshettiğini, maddi ve manevi zararının doğduğunu ileri sürerek, Ekim ve Kasım aylarına ilişkin 14.000 USD alacağının, süresinden önce fesih nedeniyle 31.03.2006 tarihine kadar ödenmesi gereken 28.000 USD ücret ile 25.000 USD cezai şartın ve 15.000 YTL manevi zararının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yükümlendiği edimlerden teaserleri eksik veya hiç teslim etmediğini, meydana getirmiş olduğu master kasetleri, prototip ürünleri, ham kasetleri ve ürünleri zamanında vermediğini, sözleşmeye aykırı şekilde temin edilen prodüksiyon firmasından haksız olarak 2.500 USD tahsil ettiğini, durumun ihtar edildiğini, sözleşmeye aykırı davrandığını, haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davasında da; cezai şart alacağı olan 50.000 USD’nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sözleşmenin davalı-karşı davacı tarafça 23.09.2005 ve 18.10.2005 tarihlerinde çekilen ihtarnamelerle feshedildiği, ilk fesih nedeni olarak gösterilen ve teslim edilmediği bildirilen teaserlerden sadece 2005 yılı 8 nci ve 9 ncu aylara ilişkin 1 adet 30 saniyelik teaserin eksik olduğu, ancak bu eksikliğini davacı-karşı davalı danışman tarafından davalı-karşı davacı işverene sunulan teaser fikirlerinin onay almamasından kaynaklandığı, neyi niçin beğenmediği ve ne yapılmasını istediğini yazılı olarak bildirmediği, ikinci fesih nedeni olan sözleşmenin 4.9 ncu maddesine aykırılığın, başka bir anlatılma her tür master kasetinin, prototip ürünün, ham kaset ve ürünün tesliminin mesleki teamül ve uygulamalara, Bern Sözleşmesinin 6 ncı maddesine ve FSEK.na aykırılık teşkil ettiği, anılan düzenlemenin hükümsüz olduğu, dava dışı prodüksiyon şirketinden haksız yere 2.500 USD alındığının kanıtlanmadığı, sözleşmenin feshini gerektiren bir durumun bulunmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, davacı-karşı davalının iki aylık alacağı ile sözleşme sonuna kadar aylık alacağını ve cezai şartı talep edebileceği, ancak son iki kalem alacağın TTK.nun 20, BK.nun 98, 42 ve 43 ncü maddeleri uyarınca 1/2 oranında tenkis edildiği, karşı davanın yerinde olmadığı gerekçesiyle 40.000 USD alacağının tahsiline, fazlaya ilişkin talep ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl ve karşı dava, sözleşmeden kaynaklanan ücret alacağı ile cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 10.05.2005 tarihinde ‘Danışmanlık Sözleşmesi’ başlıklı yazılı sözleşme imzalandığı, davacı-karşı davalının, edimlerin yerine getirilmesine rağmen davalı-karşı davacının bakiye ücret alacağını ödememek için bu sözleşmeyi haksız yere feshettiğini, davalı-karşı davacının da davacı-karşı davalının edimlerini gereği gibi ifa etmediğinden haklı nedenle feshedildiğini iddia ettikleri hususları uyuşmazlık konusu değildir. Sözleşme her ne kadar danışmanlık sözleşmesi olarak nitelendirilmiş ise de davacı-karşı davalı anılan sözleşme ile davalı-karşı davacının yayına sokacağı ‘S’NEK’ logosu ile yayın yapacak kanalla ilgili olarak dava dışı prodüksiyon firmasına danışmanlık hizmeti sunacağı gibi, 4.1 nci maddesinde açıklandığı üzere logo, müzik cıngılları ve teaser çalışmaları yapmayı da üstlenmiştir.
Aynı sözleşmenin 4.9 ncu maddesiyle de FSEK anlamında doğan tüm haklarını davalı-karşı davacıya devir ettiğini, yükümlendiği hizmetleri yerine getirirken meydana getirdiği her türlü ürüne ilişkin master kasetleri, prototip ürünleri, ham kasetleri ve ham ürünleri, her türlü yazı, yazışma, iş süreçleri, sunumları, eskizleri, akış diyagramlarını ve diğer her türlü verdiği hizmetlerle ilgili know-howu teslim etmeyi kabul etmiştir. Esasen, davalı-karşı davacı vekili de savunması ve karşı davasında davacı-karşı davalının teaserleri eksik teslim ettiğinden ve hizmetleriyle ilgili master kasetleri dahil diğer çalışma hazırlıkların zamanında teslim etmediğinden sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini açıklamıştır.
Bu sözleşmenin konusu, feshinin yerinde olup olmadığının tespiti ve edimlerin niteliğinin incelenmesi bakımından FSEK’nun hükümlerinin de değerlendirilmesi gerekmektedir. Başka bir anlatımla, uyuşmazlığın FSEK’nu ilgilendiren yönü de bulunmaktadır. Anılan Kanunun 76 ncı maddesinde bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan davalarda, dava konusunun miktarına ve Kanunda gösterilen cezanın derecesine bakılmaksızın görevli mahkemenin Adalet Bakanlığı tarafından kurulacak ihtisas mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. O halde, mahkemece uyuşmazlığın çözümünün anılan maddede belirtilen ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek davanın bu mahkemede görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 15.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009086100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz