6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1214 E. 2011/10303 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekil hamil reeskont faizi hamil bono ihtarname eksik inceleme temerrüt teslim

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hamili olduğu 18.000 TL bedelli bononun davalı bankaya teslim edildiği, davalı banka ile Ziraat Bankası Cihanbeyli Şubesi arasında yapılan yazışmalar sırasında bononun kaybolduğu, kaybolan bononun iadesi veya tazmini istemli ihtarnamenin davalıya 10.10.2008 tarihinde tebliğ edildiği, bononun iade edilmediği ve bedelinin karşılanmadığı, davalının 18.10.2008 tarihinde temerrüde düştüğü, hukuki ilişkinin davacı ile davalı banka arasında gerçekleşmesi karşısında tüm sorumluluğun davalı bankada olduğu, söz konusu bononun başka bir banka tarafından kaybedilmesinin davacı yönünden sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 18.000 TL'nin 18.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, senedin iadesine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, tahsil için davalı bankaya tevdi edilen bononun kaybedilmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği üzere (Bkz. G.Eriş, Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu Cilt 4, S.4454-1998/2253-4029) davacının vekil hamil durumunda bulunan bankaya başvurabilmesi için öncelikle zararının gerçekleşmiş olması gerekir. Davacının temel ilişkiye dayalı olarak yasal haklarını kullanması ve buna rağmen alacağını tahsil edememiş olması halinde zararın gerçekleştiği kabul edilmelidir.

Somut olayda, davacının kaybedilen bononun verilmesine neden olan temel ilişkiye dayalı olarak alacağını tahsil etmek için yasal yollara müracaat edip etmediği, bu yollara müracaat etmiş ise alacağına ulaşıp ulaşamadığı dosya kapsamından anlaşılamamıştır. Bu itibarla, mahkemece davacının temel ilişkiye dayalı olarak senet borçluları aleyhine yasal yollara müracaat edip etmediği ve yasal yollara müracaat etmiş olması halinde alacağını tahsil edip edemediği konusunda araştırma yapılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Vekil hamil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9750 E. 2011/2934 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İstirdatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18254 E. 2014/7640 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İstirdatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9795 E. 2011/2319 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/1214 E.  ,  2011/10303 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Konya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/10/2009 tarih ve 2009/15-2009/369 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu 18.000 TL bedelli bononun vadesinde ödenmemesi üzerine davalı bankaya protesto edilmesi amacıyla teslim edildiğini, söz konusu bononun müvekkilinin muvafakati olmaksızın davalı banka tarafından başka bir bankaya gönderildiği sırada kaybolduğunu, bu konuda müvekkiline hiçbir bildirim yapmayan davalı bankanın müvekkilinin alacağını tahsil etmesini güçleştirdiğini, zararın giderilmesi için davalı bankaya gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, kaybolan bononun aynen teslimine, bu mümkün olmadığı takdirde 18.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafından müvekkili bankaya teslim edilen bononun tahsil edilmesi için Ziraat Bankası Cihanbeyli Şubesi'ne gönderildiğini, bononun bu banka şubesinde kaybedildiğini, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hamili olduğu 18.000 TL bedelli bononun davalı bankaya teslim edildiği, davalı banka ile Ziraat Bankası Cihanbeyli Şubesi arasında yapılan yazışmalar sırasında bononun kaybolduğu, kaybolan bononun iadesi veya tazmini istemli ihtarnamenin davalıya 10.10.2008 tarihinde tebliğ edildiği, bononun iade edilmediği ve bedelinin karşılanmadığı, davalının 18.10.2008 tarihinde temerrüde düştüğü, hukuki ilişkinin davacı ile davalı banka arasında gerçekleşmesi karşısında tüm sorumluluğun davalı bankada olduğu, söz konusu bononun başka bir banka tarafından kaybedilmesinin davacı yönünden sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 18.000 TL'nin 18.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, senedin iadesine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, tahsil için davalı bankaya tevdi edilen bononun kaybedilmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği üzere (Bkz. G.Eriş, Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu Cilt 4, S.4454-1998/2253-4029) davacının vekil hamil durumunda bulunan bankaya başvurabilmesi için öncelikle zararının gerçekleşmiş olması gerekir. Davacının temel ilişkiye dayalı olarak yasal haklarını kullanması ve buna rağmen alacağını tahsil edememiş olması halinde zararın gerçekleştiği kabul edilmelidir.

Somut olayda, davacının kaybedilen bononun verilmesine neden olan temel ilişkiye dayalı olarak alacağını tahsil etmek için yasal yollara müracaat edip etmediği, bu yollara müracaat etmiş ise alacağına ulaşıp ulaşamadığı dosya kapsamından anlaşılamamıştır. Bu itibarla, mahkemece davacının temel ilişkiye dayalı olarak senet borçluları aleyhine yasal yollara müracaat edip etmediği ve yasal yollara müracaat etmiş olması halinde alacağını tahsil edip edemediği konusunda araştırma yapılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine,13/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031550800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.