Çek İstirdatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9795 E. 2011/2319 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekil hamil↗ iskonto↗ uygun illiyet bağı↗ yetkili hamil↗ illiyet bağı↗ zayi↗ hamil↗ iptal davası↗ kâr kaybı↗ bilirkişi incelemesi↗ çek↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yetkili hamil olan davacı tarafından tahsili için davalı bankaya teslim edilen çekin bankaca zayi edildiği, bankanın gerekli özeni göstermemesi nedeniyle alacağına geç kavuşan davacının faiz kaybı yanında sözleşmeyle yüklendiği edimini süresinde yerine getirmemesi nedeniyle dava dışı şirkete 15.033,20 TL iskonto bedeli ödemek zorunda kaldığı, zarar ile davalının eylemi arasında illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 3.277 USD ve 15.033,20 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, vekil hamil durumunda bulunan davalı bankanın tahsil edilen çeki kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan faiz kaybı ve iptal edilen iskonto nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği üzere (Bkz. G.Eriş, Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu Cilt 4, S.4454-1998/2253-4029) davacının vekil
hamil durumunda bulunan bankaya başvurabilmesi için öncelikle zararının gerçekleşmiş olması gerekir. Bunun için de davacının öncelikle kaybedilen çekle sorumlu olanlara başvurması ve şayet ispat zorluğu nedeniyle çek bedeli ve fer'ilerine kavuşamaması halinde vekili olan bankaya başvurması gerekir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere açılan zayi iptal davası sonrasında çek bedeli tahsil edilmiştir. Davacı çek borçlusuna karşı alacağını kanıtlayarak çek bedelini tahsli etmiş ve faizini istememiş ise BK'nun 113. maddesi uyarınca faiz alacağı düşmüş olacaktır. Bu durumda da vekil hamilin sorumlu olduğu bir faiz borcundan söz edilemeyecektir. Bu itibarla mahkemece davacının çek sorumlusundan hangi nedenle faiz alacağını tahsil edemediği üzerinde durulup neticesine göre bu husustaki istemin neticeye bağlanması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi davalı bankanın eylemi ile davacı tarafın iskonto ile ilgili zararı arasında uygun illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve zarara uğrayıp uğramadığı hususunda yeterli araştırma yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde, keşide tarihinde davacının, sözleşme ilişkisi bulunan dava dışı şirket kayıtlarına göre 198.074,73 TL, kendi kayıtlarına göre ise 187.978,86 TL borçlu olduğu saptanmış, ancak dava dışı şirket tarafından keşide edilen iskonto iptal faturasının davacı tarafından ödenip ödenmediği, faturanın davacı defterlerinde ne gibi işlem gördüğü ise saptanmamıştır. Diğer yandan, davacı şirketin mali yapısı, sözleşmeyle yüklendiği edimi yerine getirecek imkanı ile dava dışı şirkete olan borcunu mali imkanları çerçevesinde ödeyip ödemediği, iskonto iptal faturasının düzenlenmesinde bir kusurunun bulunup bulunmadığı üzerinde de durulmamıştır. O halde, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, gerekirse şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7622 E. 2014/14453 K.
Ortak:iskonto · hamil · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «yetkili hamil» olan davacı tarafından tahsili için davalı bankaya «teslim» edilen çekin bankaca «zayi» edildiği, bankanın gerekli özeni göstermemesi nedeniyle alacağına geç kavuşan davacının faiz «kaybı» yanında sözleşmeyle yüklendiği edimini süresinde yerine getirmemesi nedeniyle dava dışı şirkete 15.033,20 TL «iskonto» bedeli ödemek zorunda kaldığı, zarar ile davalının eylemi arasında «illiyet bağı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 3.277 USD ve 15.033,20 TL'nın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «vekil hamil» durumunda bulunan davalı bankanın tahsil edilen çeki kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan faiz «kaybı» ve iptal edilen «iskonto» nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Bu itibarla mahkemece davacının «çek» sorumlusundan hangi nedenle faiz alacağını tahsil edemediği üzerinde durulup neticesine göre bu husustaki istemin neticeye bağlanması gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi davalı bankanın eylemi ile davacı tarafın «iskonto» ile ilgili zararı arasında «uygun illiyet bağı» bulunup bulunmadığı ve zarara uğrayıp uğramadığı hususunda yeterli araştırma yapılmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacının «hamili» olduğu çekin davalı banka tarafından kaybedilmesi nedeniyle davacının tahsil edemediği faiz ile müşterisine ödemek zorunda kaldığı «iskonto» iptal bedelinin zarara sebebiyet veren davalıdan tahsilinin talep edildiği, davacı tarafından «çek» bedelinin tahsil edildiğinin anlaşıldığı ve bu bedeli tahsil ederken faiz hakkının mahfuz tutulmadığı hususu ve BK 113/1 ve 2 maddeleri nazara alındığında faiz talebinin yerine olmadığı, davacının müşterisine ödemek zorunda kaldığı iskonto bedelinin tahsili yönündeki talebinde ise dava dışı şirket kayıtlarına göre davacının dava dışı şirkete 189.174,73 TL, kendi kayıtlarına göre ise 187.978,86 TL borçlu olduğu, söz konusu çek bedelinin 98.320,24 USD olduğu, «keşide tarihi» itibariyle 124.521,74 TL'ye tekabül ettiği, dava dışı şirket tarafından davacı şirkete kesilen iskonto miktarının 15.033,20 TL olduğu, davacı şirketin dava dışı şi …
Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir. (1) Dava, davacının «hamili» olduğu çekin, davalı bankaca kaybedilmesi nedeniyle davacının tahsil edemediği faiz ile müşterisine ödemek zorunda kaldığı «iskonto» bedelinin, zarara sebebiyet veren davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizin 2012/16349 Esas, 2013/13022 Karar sayılı bozma ilamında, «iskonto» iptal faturasındaki bedelin davalı bankadan tahsiline yönelik talebe ilişkin ve varılan sonuca nasıl ulaşıldığı konusunda gerekçede herhangi bir açıklama yapılmadığı belirtilerek, mahkemece davacının ikinci alacak kalemi olan ve davalının «kusuru» nedeniyle ödenmek zorunda kalınan iskonto iptal bedeli konusunda Dairemiz bozma ilamına uygun ve gerekçe içerir bir şekilde karar verilmesi amacıyla mahkeme kararı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozmaya uyma · keşide tarihi · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · kusur · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDiğer taraftan, mahkemece bozma ilamına uyulmakla bir taraf yararına «usuli kazanılmış hak» doğacağından bozma dışına çıkılarak karar vermenin usuli kazanılmış hakkın ihlali anlamına geleceği de açıktır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacının «hamili» olduğu çekin davalı banka tarafından kaybedilmesi nedeniyle davacının tahsil edemediği faiz ile müşterisine ödemek zorunda kaldığı «iskonto» iptal bedelinin zarara sebebiyet veren davalıdan tahsilinin talep edildiği, davacı tarafından «çek» bedelinin tahsil edildiğinin anlaşıldığı ve bu bedeli tahsil ederken faiz hakkının mahfuz tutulmadığı hususu ve BK 113/1 ve 2 maddeleri nazara alındığında faiz talebinin yerine olmadığı, davacının müşterisine ödemek zorunda kaldığı iskonto bedelinin tahsili yönündeki talebinde ise dava dışı şirket kayıtlarına göre davacının dava dışı şirkete 189.174,73 TL, kendi kayıtlarına göre ise 187.978,86 TL borçlu olduğu, söz konusu çek bedelinin 98.320,24 USD olduğu, «keşide tarihi» itibariyle 124.521,74 TL'ye tekabül ettiği, dava dışı şirket tarafından davacı şirkete kesilen iskonto miktarının 15.033,20 TL olduğu, davacı şirketin dava dışı şi …
Dairemizin 2012/16349 Esas, 2013/13022 Karar sayılı bozma ilamında, «iskonto» iptal faturasındaki bedelin davalı bankadan tahsiline yönelik talebe ilişkin ve varılan sonuca nasıl ulaşıldığı konusunda gerekçede herhangi bir açıklama yapılmadığı belirtilerek, mahkemece davacının ikinci alacak kalemi olan ve davalının «kusuru» nedeniyle ödenmek zorunda kalınan iskonto iptal bedeli konusunda Dairemiz bozma ilamına uygun ve gerekçe içerir bir şekilde karar verilmesi amacıyla mahkeme kararı …
Öncelikle belirtmek gerekir ki, yerel mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kısa karar, bir davayı sona erdiren temyizi mümkün olan «son» kararlardandır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1214 E. 2011/10303 K.
Ortak:vekil hamil · hamil · eksik inceleme · temerrüt · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «yetkili hamil» olan davacı tarafından tahsili için davalı bankaya «teslim» edilen çekin bankaca «zayi» edildiği, bankanın gerekli özeni göstermemesi nedeniyle alacağına geç kavuşan davacının faiz «kaybı» yanında sözleşmeyle yüklendiği edimini süresinde yerine getirmemesi nedeniyle dava dışı şirkete 15.033,20 TL «iskonto» bedeli ödemek zorunda kaldığı, zarar ile davalının eylemi arasında «illiyet bağı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 3.277 USD ve 15.033,20 TL'nın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «vekil hamil» durumunda bulunan davalı bankanın tahsil edilen çeki kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan faiz «kaybı» ve iptal edilen «iskonto» nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
G.Eriş, Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu Cilt 4, S.4454-1998/2253-4029) davacının «vekil hamil» durumunda bulunan bankaya başvurabilmesi için öncelikle zararının gerçekleşmiş olması gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «hamili» olduğu 18.000 TL bedelli «bononun» davalı bankaya «teslim» edildiği, davalı banka ile Ziraat Bankası Cihanbeyli Şubesi arasında yapılan yazışmalar sırasında bononun kaybolduğu, kaybolan bononun iadesi veya tazmini istemli «ihtarnamenin» davalıya 10.10.2008 tarihinde tebliğ edildiği, bononun iade edilmediği ve bedelinin karşılanmadığı, davalının 18.10.2008 tarihinde «temerrüde» düştüğü, hukuki ilişkinin davacı ile davalı banka arasında gerçekleşmesi karşısında tüm sorumluluğun davalı bankada olduğu, söz konusu bononun başka bir banka tarafından kaybedilmesinin davacı yönünden sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 18.000 TL'nin 18.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, senedin iadesine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
G.Eriş, Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu Cilt 4, S.4454-1998/2253-4029) davacının «vekil hamil» durumunda bulunan bankaya başvurabilmesi için öncelikle zararının gerçekleşmiş olması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece davacının temel ilişkiye dayalı olarak senet borçluları aleyhine yasal yollara müracaat edip etmediği ve yasal yollara müracaat etmiş olması halinde alacağını tahsil edip edemediği konusunda araştırma yapılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · bono · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «hamili» olduğu 18.000 TL bedelli «bononun» davalı bankaya «teslim» edildiği, davalı banka ile Ziraat Bankası Cihanbeyli Şubesi arasında yapılan yazışmalar sırasında bononun kaybolduğu, kaybolan bononun iadesi veya tazmini istemli «ihtarnamenin» davalıya 10.10.2008 tarihinde tebliğ edildiği, bononun iade edilmediği ve bedelinin karşılanmadığı, davalının 18.10.2008 tarihinde «temerrüde» düştüğü, hukuki ilişkinin davacı ile davalı banka arasında gerçekleşmesi karşısında tüm sorumluluğun davalı bankada olduğu, söz konusu bononun başka bir banka tarafından kaybedilmesinin davacı yönünden sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 18.000 TL'nin 18.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, senedin iadesine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dava, tahsil için davalı bankaya tevdi edilen «bononun» kaybedilmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacının kaybedilen «bononun» verilmesine neden olan temel ilişkiye dayalı olarak alacağını tahsil etmek için yasal yollara müracaat edip etmediği, bu yollara müracaat etmiş ise alacağına ulaşıp ulaşamadığı dosya kapsamından anlaşılamamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/9795 E. , 2011/2319 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.05.2009 tarih ve 2008/164 - 2009/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin hamili, Dinamik Radyo Televizyon A.Ş'nin keşidecisi ve Vakıfbank Güneşli Şubesi'nin muhatabı olduğu 10.08.2007 tarih, 98.320,24 USD tutarlı çekin tahsili için davalı bankaya tevdi edildiğini ancak davalının çeki kaybederek tahsil edemediğini, müvekkilinin çek bedelini geç tahsil etmesi nedeniyle faiz kaybı olduğu gibi sözleşmeyle yüklendiği edimi yerine getirememesi nedeniyle 15.033,20 TL iskonto iptal bedeli ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, 3.277 USD faiz kaybı ile davalının kusuru nedeniyle ödemek zorunda kaldığı 15.033,20 TL iskonta iptal bedelinin temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın Perpa Şubesi'ne tahsil için verilen çekin süresinde muhatap banka şubesine kurye ile gönderildiğini, kargonun muhataba teslim edildiğini, ancak kargodan çek aslının çıkmadığı beyanı üzerine müvekkilince çek iptali kararı alınarak alacağın tahsilinin sağlandığını ve müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak, davanın husumet ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yetkili hamil olan davacı tarafından tahsili için davalı bankaya teslim edilen çekin bankaca zayi edildiği, bankanın gerekli özeni göstermemesi nedeniyle alacağına geç kavuşan davacının faiz kaybı yanında sözleşmeyle yüklendiği edimini süresinde yerine getirmemesi nedeniyle dava dışı şirkete 15.033,20 TL iskonto bedeli ödemek zorunda kaldığı, zarar ile davalının eylemi arasında illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 3.277 USD ve 15.033,20 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, vekil hamil durumunda bulunan davalı bankanın tahsil edilen çeki kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan faiz kaybı ve iptal edilen iskonto nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği üzere (Bkz. G.Eriş, Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu Cilt 4, S.4454-1998/2253-4029) davacının vekil
hamil durumunda bulunan bankaya başvurabilmesi için öncelikle zararının gerçekleşmiş olması gerekir. Bunun için de davacının öncelikle kaybedilen çekle sorumlu olanlara başvurması ve şayet ispat zorluğu nedeniyle çek bedeli ve fer'ilerine kavuşamaması halinde vekili olan bankaya başvurması gerekir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere açılan zayi iptal davası sonrasında çek bedeli tahsil edilmiştir. Davacı çek borçlusuna karşı alacağını kanıtlayarak çek bedelini tahsli etmiş ve faizini istememiş ise BK'nun 113. maddesi uyarınca faiz alacağı düşmüş olacaktır. Bu durumda da vekil hamilin sorumlu olduğu bir faiz borcundan söz edilemeyecektir. Bu itibarla mahkemece davacının çek sorumlusundan hangi nedenle faiz alacağını tahsil edemediği üzerinde durulup neticesine göre bu husustaki istemin neticeye bağlanması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi davalı bankanın eylemi ile davacı tarafın iskonto ile ilgili zararı arasında uygun illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve zarara uğrayıp uğramadığı hususunda yeterli araştırma yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde, keşide tarihinde davacının, sözleşme ilişkisi bulunan dava dışı şirket kayıtlarına göre 198.074,73 TL, kendi kayıtlarına göre ise 187.978,86 TL borçlu olduğu saptanmış, ancak dava dışı şirket tarafından keşide edilen iskonto iptal faturasının davacı tarafından ödenip ödenmediği, faturanın davacı defterlerinde ne gibi işlem gördüğü ise saptanmamıştır. Diğer yandan, davacı şirketin mali yapısı, sözleşmeyle yüklendiği edimi yerine getirecek imkanı ile dava dışı şirkete olan borcunu mali imkanları çerçevesinde ödeyip ödemediği, iskonto iptal faturasının düzenlenmesinde bir kusurunun bulunup bulunmadığı üzerinde de durulmamıştır. O halde, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, gerekirse şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016470000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz