Vekil hamil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9750 E. 2011/2934 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekil hamil↗ güven kurumu↗ zayi↗ hamil↗ keşideci↗ iptal davası↗ kâr kaybı↗ çek↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından bankaya tahsile verilen çeklerin kaybolduğu, güven kurumu olan bankaların çekin kaybından ve oluşan zarardan dolayı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 32.235,43 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının hamili bulunduğu ve tahsil için bankaya verdiği çekin, kaybedilmesi nedeniyle faiz kaybına dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı bankanın vekil hamili olduğu çeki kaybetmesi nedeniyle Dairemizin emsal içtihatlarında belirtildiği üzere, (01.06.1998 gün ve 1998/2253-4029 E.K.) davacının bankaya başvurabilmesi için zararın gerçekleşmesi gerekir. Davacı, zararın tazminini ancak çek borçlusuna karşı alacağını kanıtlayamamış olması durumunda isteyebilir. Dava konusu olayda ise davacı, açılan zayi iptal davası sonrasında, keşidecilerden yeni çekler almıştır. Davacının, faiz kaybı nedeniyle bankaya başvurması için bu davaya konu yaptığı miktar bakımından öncellikle çek borçlularına başvuruda bulunması, çek borçlusundan asıl alacağı tahsil eden davacının faizi de borçludan istemesi ve bunu kanıtlayamaması halinde vekil hamil durumunda bulunan bankaya başvurması gerekir. Şayet davacı, çek borçlusuna başvuru aşamasında faizi isteyebilecekken istememiş ve asıl alacağı tahsil etmekle yetinmiş ise BK 113 ncü maddesi uyarınca faiz isteme hakkı düşmüş olacağından, davalı bankadan faiz istemesi de mümkün değildir.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda açıklanan hususlarda araştırma ve inceleme yapılıp neticesine göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9777 E. 2011/14097 K.
Ortak:güven kurumu
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından bankaya tahsile verilen çeklerin kaybolduğu, «güven kurumu» olan bankaların çekin kaybından ve oluşan zarardan dolayı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 32.235,43 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacı tarafından bankaya tahsile verilen çeklerin kaybolduğu, «güven kurumu» olan bankaların çekin kaybından ve oluşan zarardan dolayı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 32.235,43 TL'nın davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1214 E. 2011/10303 K.
Ortak:vekil hamil · hamil · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDavalı bankanın «vekil hamili» olduğu çeki kaybetmesi nedeniyle Dairemizin emsal içtihatlarında belirtildiği üzere, (01.06.1998 gün ve 1998/2253-4029 E.K.) davacının bankaya başvurabilmesi için zararın gerçekleşmesi gerekir.
Davacının, faiz «kaybı» nedeniyle bankaya başvurması için bu davaya konu yaptığı miktar bakımından öncellikle «çek» borçlularına başvuruda bulunması, çek borçlusundan asıl alacağı tahsil eden davacının faizi de borçludan istemesi ve bunu kanıtlayamaması halinde «vekil hamil» durumunda bulunan bankaya başvurması gerekir.
Dava, davacının «hamili» bulunduğu ve tahsil için bankaya verdiği çekin, kaybedilmesi nedeniyle faiz «kaybına» dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaG.Eriş, Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu Cilt 4, S.4454-1998/2253-4029) davacının «vekil hamil» durumunda bulunan bankaya başvurabilmesi için öncelikle zararının gerçekleşmiş olması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «hamili» olduğu 18.000 TL bedelli «bononun» davalı bankaya «teslim» edildiği, davalı banka ile Ziraat Bankası Cihanbeyli Şubesi arasında yapılan yazışmalar sırasında bononun kaybolduğu, kaybolan bononun iadesi veya tazmini istemli «ihtarnamenin» davalıya 10.10.2008 tarihinde tebliğ edildiği, bononun iade edilmediği ve bedelinin karşılanmadığı, davalının 18.10.2008 tarihinde «temerrüde» düştüğü, hukuki ilişkinin davacı ile davalı banka arasında gerçekleşmesi karşısında tüm sorumluluğun davalı bankada olduğu, söz konusu bononun başka bir banka tarafından kaybedilmesinin davacı yönünden sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 18.000 TL'nin 18.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, senedin iadesine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacının temel ilişkiye dayalı olarak senet borçluları aleyhine yasal yollara müracaat edip etmediği ve yasal yollara müracaat etmiş olması halinde alacağını tahsil edip edemediği konusunda araştırma yapılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · bono · ihtarname · temerrüt · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «hamili» olduğu 18.000 TL bedelli «bononun» davalı bankaya «teslim» edildiği, davalı banka ile Ziraat Bankası Cihanbeyli Şubesi arasında yapılan yazışmalar sırasında bononun kaybolduğu, kaybolan bononun iadesi veya tazmini istemli «ihtarnamenin» davalıya 10.10.2008 tarihinde tebliğ edildiği, bononun iade edilmediği ve bedelinin karşılanmadığı, davalının 18.10.2008 tarihinde «temerrüde» düştüğü, hukuki ilişkinin davacı ile davalı banka arasında gerçekleşmesi karşısında tüm sorumluluğun davalı bankada olduğu, söz konusu bononun başka bir banka tarafından kaybedilmesinin davacı yönünden sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 18.000 TL'nin 18.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, senedin iadesine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dava, tahsil için davalı bankaya tevdi edilen «bononun» kaybedilmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacının kaybedilen «bononun» verilmesine neden olan temel ilişkiye dayalı olarak alacağını tahsil etmek için yasal yollara müracaat edip etmediği, bu yollara müracaat etmiş ise alacağına ulaşıp ulaşamadığı dosya kapsamından anlaşılamamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4943 E. 2010/11060 K.
Ortak:vekil hamil · zayi · hamil · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDavalı bankanın «vekil hamili» olduğu çeki kaybetmesi nedeniyle Dairemizin emsal içtihatlarında belirtildiği üzere, (01.06.1998 gün ve 1998/2253-4029 E.K.) davacının bankaya başvurabilmesi için zararın gerçekleşmesi gerekir.
Davacının, faiz «kaybı» nedeniyle bankaya başvurması için bu davaya konu yaptığı miktar bakımından öncellikle «çek» borçlularına başvuruda bulunması, çek borçlusundan asıl alacağı tahsil eden davacının faizi de borçludan istemesi ve bunu kanıtlayamaması halinde «vekil hamil» durumunda bulunan bankaya başvurması gerekir.
Dava, davacının «hamili» bulunduğu ve tahsil için bankaya verdiği çekin, kaybedilmesi nedeniyle faiz «kaybına» dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2- Davalı banka «vekil hamil» olduğu, kendisine tahsil için verilen bonoyu kaybetmesinden ötürü meydana gelen zararlardan kural olarak sorumludur.
Bono borçlusundan asıl alacağı tahsil eden davacının faizi de borçludan istemesi ve bunu kanıtlayamaması halinde «vekil hamil» durumunda bulunan bankaya başvurması gerekir.
Dava konusu olayda ise senedin kaybolmasından sonra davacı aldığı «zayi» iptal kararına istinaden «bono» borçlusuna başvurmuş ve senet bedelini tahsil etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bono
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu «bononun» banka tarafından Yenimahalle şubesine posta yoluyla gönderilirken kaybolduğu, bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.390,33 YTL'nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak davacı, zararının tazminini ancak, esas «bono» borçlusuna karşı alacağını kanıtlayamamış olması, yani zararının oluştuğu durumda isteyebilir.
Dava konusu olayda ise senedin kaybolmasından sonra davacı aldığı «zayi» iptal kararına istinaden «bono» borçlusuna başvurmuş ve senet bedelini tahsil etmiştir.
Şayet davacı, «bono» borçlusuna başvuru aşamasında faizi isteyebilecekken istememiş ve esas alacağı bono borçlusundan tahsil etmiş ise BK 113.maddesi uyarınca faiz isteme hakkı düşmüş olacağından, davalı bankadan faiz istemesi de mümkün değildir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9795 E. 2011/2319 K.
Ortak:vekil hamil · zayi · hamil · iptal davası · kâr kaybı · çek · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDavacının, faiz «kaybı» nedeniyle bankaya başvurması için bu davaya konu yaptığı miktar bakımından öncellikle «çek» borçlularına başvuruda bulunması, çek borçlusundan asıl alacağı tahsil eden davacının faizi de borçludan istemesi ve bunu kanıtlayamaması halinde «vekil hamil» durumunda bulunan bankaya başvurması gerekir.
Dava, davacının «hamili» bulunduğu ve tahsil için bankaya verdiği çekin, kaybedilmesi nedeniyle faiz «kaybına» dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı bankanın «vekil hamili» olduğu çeki kaybetmesi nedeniyle Dairemizin emsal içtihatlarında belirtildiği üzere, (01.06.1998 gün ve 1998/2253-4029 E.K.) davacının bankaya başvurabilmesi için zararın gerçekleşmesi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «yetkili hamil» olan davacı tarafından tahsili için davalı bankaya «teslim» edilen çekin bankaca «zayi» edildiği, bankanın gerekli özeni göstermemesi nedeniyle alacağına geç kavuşan davacının faiz «kaybı» yanında sözleşmeyle yüklendiği edimini süresinde yerine getirmemesi nedeniyle dava dışı şirkete 15.033,20 TL «iskonto» bedeli ödemek zorunda kaldığı, zarar ile davalının eylemi arasında «illiyet bağı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 3.277 USD ve 15.033,20 TL'nın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «vekil hamil» durumunda bulunan davalı bankanın tahsil edilen çeki kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan faiz «kaybı» ve iptal edilen «iskonto» nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere açılan «zayi» «iptal davası» sonrasında «çek» bedeli tahsil edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iskonto · uygun illiyet bağı · yetkili hamil · illiyet bağı · bilirkişi incelemesi · temerrüt · teslim · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «yetkili hamil» olan davacı tarafından tahsili için davalı bankaya «teslim» edilen çekin bankaca «zayi» edildiği, bankanın gerekli özeni göstermemesi nedeniyle alacağına geç kavuşan davacının faiz «kaybı» yanında sözleşmeyle yüklendiği edimini süresinde yerine getirmemesi nedeniyle dava dışı şirkete 15.033,20 TL «iskonto» bedeli ödemek zorunda kaldığı, zarar ile davalının eylemi arasında «illiyet bağı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 3.277 USD ve 15.033,20 TL'nın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece davacının «çek» sorumlusundan hangi nedenle faiz alacağını tahsil edemediği üzerinde durulup neticesine göre bu husustaki istemin neticeye bağlanması gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi davalı bankanın eylemi ile davacı tarafın «iskonto» ile ilgili zararı arasında «uygun illiyet bağı» bulunup bulunmadığı ve zarara uğrayıp uğramadığı hususunda yeterli araştırma yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan «bilirkişi incelemesinde», keşide tarihinde davacının, sözleşme ilişkisi bulunan dava dışı şirket kayıtlarına göre 198.074,73 TL, kendi kayıtlarına göre ise 187.978,86 TL borçlu olduğu saptanmış, ancak dava dışı şirket tarafından keşide edilen «iskonto» iptal faturasının davacı tarafından ödenip ödenmediği, faturanın davacı «defterlerinde» ne gibi işlem gördüğü ise saptanmamıştır.
Dava, «vekil hamil» durumunda bulunan davalı bankanın tahsil edilen çeki kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan faiz «kaybı» ve iptal edilen «iskonto» nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/9750 E. , 2011/2934 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.10.2008 tarih ve 2007/269-2008/442 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'da ticari hesabının bulunduğunu, zaman zaman tahsil cirosuyla bankaya kambiyo senedi teslim ettiğini, bu bağlamda 3 adet 197.770 TL bedelli çeki hesabına aktarmak üzere bankaya verdiğini, sonradan çeklerin kaybolduğunu öğrendiğini, keşidecilerin çek iptali sonrası ödemede bulunacaklarını belirttiklerini, keşidecilerle anlaşarak aynı bedelde 4 adet çek aldığını, çeklerin geç olarak tahsil etmesi nedeniyle zararı olduğunu ileri sürerek, kaybedilen çeklerin keşide tarihlerinden, yeni alınan çeklerin keşide tarihlerine kadar işleyecek avans faizi tutarı olarak 10.000 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 32.235,43 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, dava konusu 3 adet çekin çalındığını, çek iptal davası açılarak ödeme yasağı kararı alındığını, keşidecilerden davacıya keşide tarihinde ödeme yapmalarının istendiğini, yine mükerrer ödeme yapılırsa zararın karşılanacağının taahhüt edildiğini, buna rağmen ödemede bulunmadıklarını, bankanın üzerine düşen vazifeleri yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından bankaya tahsile verilen çeklerin kaybolduğu, güven kurumu olan bankaların çekin kaybından ve oluşan zarardan dolayı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 32.235,43 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının hamili bulunduğu ve tahsil için bankaya verdiği çekin, kaybedilmesi nedeniyle faiz kaybına dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı bankanın vekil hamili olduğu çeki kaybetmesi nedeniyle Dairemizin emsal içtihatlarında belirtildiği üzere, (01.06.1998 gün ve 1998/2253-4029 E.K.) davacının bankaya başvurabilmesi için zararın gerçekleşmesi gerekir. Davacı, zararın tazminini ancak çek borçlusuna karşı alacağını kanıtlayamamış olması durumunda isteyebilir. Dava konusu olayda ise davacı, açılan zayi iptal davası sonrasında, keşidecilerden yeni çekler almıştır. Davacının, faiz kaybı nedeniyle bankaya başvurması için bu davaya konu yaptığı miktar bakımından öncellikle çek borçlularına başvuruda bulunması, çek borçlusundan asıl alacağı tahsil eden davacının faizi de borçludan istemesi ve bunu kanıtlayamaması halinde vekil hamil durumunda bulunan bankaya başvurması gerekir.
Şayet davacı, çek borçlusuna başvuru aşamasında faizi isteyebilecekken istememiş ve asıl alacağı tahsil etmekle yetinmiş ise BK 113 ncü maddesi uyarınca faiz isteme hakkı düşmüş olacağından, davalı bankadan faiz istemesi de mümkün değildir.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda açıklanan hususlarda araştırma ve inceleme yapılıp neticesine göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, davalı bankanın özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir.
Zararın doğması ile tazmininin farklı kavramlar olarak ele alınması gerekmekte olup doğmuş bir zararın sonradan kısmen ya da tamamen giderilmiş (tazmin edilmiş) olmasının zararın hiç doğmamış sayılmasını gerektirmeyeceği düşünüldüğünde, davacının henüz zararının oluşmadığı yolundaki görüşe itibar olunamayacağı kanısındayım. Öyle ki, dava konusu çeklerin TTK’nun 692. maddesi uyarınca kayıtsız ve şartsız bir ödeme vasıtası olduğu açık olup çeklerin tahsil için verildiği davalı banka tarafından kaybedilmesi ile birlikte davacının mamelekinde aktif olarak bir azalma, pasif olarak ise bir artma husule getirmesi nedeniyle davacının zararının oluştuğunun ve çeklerin tahsilinin gerçekleşmediği her gün uğranılan finansman kaybı nedeniyle bu zararın arttığının kabulü gerekir.
Davacının, ticari ilişkide bulunduğu şahıslardan aynı bedelde çek alması, bu zararın sadece bir kısmının giderilmesi anlamına gelir ki, işbu davada esasen çek bedellerine yönelik bir talep olmayıp davalının ihmali fiilinden kaynaklanan ve bu nedenle uğranılan finansman kaybının, bir diğer deyimle kambiyo senedine bağlı alacağın zamanında tahsil edilememesinden kaynaklanan faizin yani uğranılan zararın giderilmeyen kısmının talep edilmiş olduğu açıktır. Söz konusu zarara davalının ihmali ve sözleşmeye aykırı fiilinin sebebiyet vermiş olduğu da bir başka gerçeklik olup zararın giderilmeyen kesiminin zarar sorumlusu olan bankadan talep edilmiş olmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Tüm bu nedenlerle yerel mahkeme hükmünün onanması görüşünde bulunduğumdan, Dairemizin muhterem çoğunluğunun kararın bozulmasına ilişkin görüşüne katılamıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018073000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz