6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1374 E. 2011/11194 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cmr sözleşmesi tam ziya özel çekme hakkı (sdr) taşıyıcının sınırlı sorumluluğu sorumluluk sınırlaması cmr konvansiyonu mücerretlik ağır kusur sınırlı sorumluluk karine taşıyıcının sorumluluğu gerçek zarar sorumluluk sigortası muafiyet cmr hile ziya riziko denetime elverişlilik taşıyıcı fatura sigorta poliçesi kusur hasar eksik inceleme teslim kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı nakliye şirketlerinin üstlenmiş oldukları taşıma nedeniyle davacıya sigortalı emtianın alıcısına hasarlı teslim edildiği, davalıların oluşan hasardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı Balnak Nakliyat AŞ. ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mümeyyiz davalılar vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, davacı ... şirketince sigortalısına ödenen CMR Sözleşmesine tabi taşımadan kaynaklanan tazminatın TTK.’nun 1301. maddesi uyarınca rücuan tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece hükme esas bilirkişi raporunda, zarar miktarına ilişkin bir hesaplama tarzı ortaya konmadan davacı tarafın yaptığı hesaplama esas alınarak her hangi bir teknik görüş bildirilmeden sonuca gidilmiştir.

Oysa, taşıma, CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olup, anılan Konvansiyonun 23/1. maddesinde tam ziya halinde taşımacının sorumlu olduğu tazminat miktarının eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre tespit edileceği hükme bağlanmıştır. Diğer yandan, mahkemece, malın alıcısına hasarlı teslim edilmiş olduğunun kabul edilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmamakta ise de, ziya halinde ödenecek tazminatın belirlenmesinde aynı Konvansiyonu’nun 23/2. maddesi hükmünün dikkate alınması gerekmekte olup, anılan hükme göre, eşyanın değerinin tespiti, eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı yer ve zamandaki borsa fiyatına göre, böyle bir fiyatın bulunmadığı durumlarda piyasa fiyatına göre ve her iki fiyatın da mevcut olmadığı hallerde ise eşyanın herkes için geçerli olan objektif değerine göre yapılır. Hükümden açıkça anlaşılacağı üzere, eşyanın değerinin tespitinde mücerret (soyut) hesaplama yöntemi belirlenmiş olup, eşyanın gönderen/gönderilen için ifade ettiği değerin tazminatın belirlenmesinde her hangi bir önemi yoktur. Eşyanın gönderen ile gönderilen arasında belirlenmiş, örneğin faturaya geçirilmiş değeri, eşyanın piyasa değerinin belirlenmesinde önemli bir emare teşkil eder. Ancak, gönderen ve gönderilenin belirlemiş oldukları söz konusu değer, eşyanın değeri hakkında kesin bir kanıt niteliği taşımadığından ve CMR’nin 23/2. maddesinde tazminatın hesabında eşyanın fatura değeri değil, piyasa değeri ölçüt kabul edildiğinden, faturada yer alan değerin gerçek değeri yansıttığı ölçüde tazminat hesabının belirlenmesinde göz önüne alınabileceği açıktır. Bu durumda mahkemece, aynı Konvansiyonu’nun 23/2. maddesi hükmü göz önüne alınarak mal değerinin belirlenmesi yönünden bilirkişiden denetime elverişli bir görüş alınmalıdır. Öte yandan, sorumluluk miktarının tespiti için, CMR Konvansiyonu’nun buna ilişkin sınırlı ve sınırsız sorumluluk hallerinin somut olay bakımından tartışılması da gerekmektedir. CMR Konvansiyonu’nun 29. maddesinde taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşıyıcının kendi fena hareketinin veya kasdi fena harekete denk tutulan kusurundan meydana gelen hasar halinde, taşıyıcının sorumluluğunu sınırlayan veya ispat yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerin uygulama kabiliyeti kalmamaktadır. Bu kusur ve kastını, TTK.nun 786. maddesinde geçen ağır kusur ve hile kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü ile taşıyıcının bu hallerde sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı sonucuna varılmalıdır. Taşıyıcının zarara hiçbir açıklama ve neden getirememiş olması, kendisinin karine olarak sorumluluğunu sınırlama hakkını kaybetmiş sayılmasına yol açacağı ve davacının gerçek zararını karşılaması gerektiği de kabul edilmelidir. Konvansiyonun 29. madde hükmü koşullarının varlığı halinde taşımacının sorumluluğu sınırlı olmayıp, gerçek zararın tamamından sorumluluğu söz konusudur. Bu madde hükmünün değerlendirilmesi sonucunda sigortalının sınırsız sorumluluğa tabi olmadığının anlaşılması halinde, aynı Konvansiyonun ziya ve hasar halinde taşıyıcının ödeyeceği tazminat miktarının üst sınırının kilogram başına 8,33 hesap birimini (özel çekme hakkı) aşamayacağına dair 23/3. madde hükmünde yazılı üst sınırın tespiti gerekecektir.

Bilirkişi tarafından doğru olarak davalı taşıyıcıların oluşan hasardan CMR Konvansiyonu’nun 23. maddesine göre sınırlı sorumlu oldukları kabul edilmiş, ancak hasarlı emtianın brüt ağırlığının belirlenemediği gerekçesiyle özel çekme hakkı hesabı yapılmamıştır. Oysa, 25 kg’lik paketler halinde 32 torba densit emtisası ile yine 8 bidon içinde toplam 200 litre densit sıvısının hasara uğradığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup, hasarlı emtianın değerinin ve mümeyyiz davalıların sorumluluk miktarının buna göre belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Davalı ..., taşımayı fiilen gerçekleştiren davalı Şenay Nakliyat Ltd.Şti.’nin taşıma sorumluluk sigortacısı olup, dosya içinde mevcut sigorta poliçesinde her bir rizikoda 250 EURO muafiyet uygulanacağı düzenlenmiş olduğu halde, davalı ... şirketinin sorumlu olduğu tazminatın belirlenmesinde bu hususun dikkate alınmamış olması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7937 E. 2011/3888 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14639 E. 2012/806 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

1 benzer karar daha
  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13875 E. 2011/7408 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/1374 E.  ,  2011/11194 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/05/2009 tarih ve 2007/1280-2009/795 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Balnak ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline nakliyat sigorta sözleşmesi ile sigortalı emtianın Danimarka’dan Türkiye’ye taşınması işinin davalı şirketler tarafından yapıldığını, davalı ... şirketinin ise taşıyıcının CMR sorumluluk sigortacısı olduğunu, emtianın alıcısına hasarlı olarak teslim edildiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, hasar bedelinin tahsili için başlatılan takibe davalıların itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı Balnak Nakliyat AŞ. ve sigorta şirketi vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı nakliye şirketlerinin üstlenmiş oldukları taşıma nedeniyle davacıya sigortalı emtianın alıcısına hasarlı teslim edildiği, davalıların oluşan hasardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı Balnak Nakliyat AŞ. ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mümeyyiz davalılar vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, davacı ... şirketince sigortalısına ödenen CMR Sözleşmesine tabi taşımadan kaynaklanan tazminatın TTK.’nun 1301. maddesi uyarınca rücuan tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece hükme esas bilirkişi raporunda, zarar miktarına ilişkin bir hesaplama tarzı ortaya konmadan davacı tarafın yaptığı hesaplama esas alınarak her hangi bir teknik görüş bildirilmeden sonuca gidilmiştir.

Oysa, taşıma, CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olup, anılan Konvansiyonun 23/1. maddesinde tam ziya halinde taşımacının sorumlu olduğu tazminat miktarının eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre tespit edileceği hükme bağlanmıştır. Diğer yandan, mahkemece, malın alıcısına hasarlı teslim edilmiş olduğunun kabul edilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmamakta ise de, ziya halinde ödenecek tazminatın belirlenmesinde aynı Konvansiyonu’nun 23/2. maddesi hükmünün dikkate alınması gerekmekte olup, anılan hükme göre, eşyanın değerinin tespiti, eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı yer ve zamandaki borsa fiyatına göre, böyle bir fiyatın bulunmadığı durumlarda piyasa fiyatına göre ve her iki fiyatın da mevcut olmadığı hallerde ise eşyanın herkes için geçerli olan objektif değerine göre yapılır.

Hükümden açıkça anlaşılacağı üzere, eşyanın değerinin tespitinde mücerret (soyut) hesaplama yöntemi belirlenmiş olup, eşyanın gönderen/gönderilen için ifade ettiği değerin tazminatın belirlenmesinde her hangi bir önemi yoktur. Eşyanın gönderen ile gönderilen arasında belirlenmiş, örneğin faturaya geçirilmiş değeri, eşyanın piyasa değerinin belirlenmesinde önemli bir emare teşkil eder. Ancak, gönderen ve gönderilenin belirlemiş oldukları söz konusu değer, eşyanın değeri hakkında kesin bir kanıt niteliği taşımadığından ve CMR’nin 23/2. maddesinde tazminatın hesabında eşyanın fatura değeri değil, piyasa değeri ölçüt kabul edildiğinden, faturada yer alan değerin gerçek değeri yansıttığı ölçüde tazminat hesabının belirlenmesinde göz önüne alınabileceği açıktır.

Bu durumda mahkemece, aynı Konvansiyonu’nun 23/2. maddesi hükmü göz önüne alınarak mal değerinin belirlenmesi yönünden bilirkişiden denetime elverişli bir görüş alınmalıdır. Öte yandan, sorumluluk miktarının tespiti için, CMR Konvansiyonu’nun buna ilişkin sınırlı ve sınırsız sorumluluk hallerinin somut olay bakımından tartışılması da gerekmektedir. CMR Konvansiyonu’nun 29. maddesinde taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşıyıcının kendi fena hareketinin veya kasdi fena harekete denk tutulan kusurundan meydana gelen hasar halinde, taşıyıcının sorumluluğunu sınırlayan veya ispat yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerin uygulama kabiliyeti kalmamaktadır.

Bu kusur ve kastını, TTK.nun 786. maddesinde geçen ağır kusur ve hile kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü ile taşıyıcının bu hallerde sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı sonucuna varılmalıdır. Taşıyıcının zarara hiçbir açıklama ve neden getirememiş olması, kendisinin karine olarak sorumluluğunu sınırlama hakkını kaybetmiş sayılmasına yol açacağı ve davacının gerçek zararını karşılaması gerektiği de kabul edilmelidir. Konvansiyonun 29. madde hükmü koşullarının varlığı halinde taşımacının sorumluluğu sınırlı olmayıp, gerçek zararın tamamından sorumluluğu söz konusudur. Bu madde hükmünün değerlendirilmesi sonucunda sigortalının sınırsız sorumluluğa tabi olmadığının anlaşılması halinde, aynı Konvansiyonun ziya ve hasar halinde taşıyıcının ödeyeceği tazminat miktarının üst sınırının kilogram başına 8,33 hesap birimini (özel çekme hakkı) aşamayacağına dair 23/3.

madde hükmünde yazılı üst sınırın tespiti gerekecektir.

Bilirkişi tarafından doğru olarak davalı taşıyıcıların oluşan hasardan CMR Konvansiyonu’nun 23. maddesine göre sınırlı sorumlu oldukları kabul edilmiş, ancak hasarlı emtianın brüt ağırlığının belirlenemediği gerekçesiyle özel çekme hakkı hesabı yapılmamıştır. Oysa, 25 kg’lik paketler halinde 32 torba densit emtisası ile yine 8 bidon içinde toplam 200 litre densit sıvısının hasara uğradığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup, hasarlı emtianın değerinin ve mümeyyiz davalıların sorumluluk miktarının buna göre belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Davalı ..., taşımayı fiilen gerçekleştiren davalı Şenay Nakliyat Ltd.Şti.’nin taşıma sorumluluk sigortacısı olup, dosya içinde mevcut sigorta poliçesinde her bir rizikoda 250 EURO muafiyet uygulanacağı düzenlenmiş olduğu halde, davalı ... şirketinin sorumlu olduğu tazminatın belirlenmesinde bu hususun dikkate alınmamış olması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 29/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030956400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.