6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tahsil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13875 E. 2011/7408 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyıcının sınırlı sorumluluğu sorumluluk sınırlaması kar mahrumiyeti cmr konvansiyonu sınırlı sorumluluk taşıyıcının sorumluluğu gerçek zarar cmr kâr mahrumiyeti denetime elverişlilik taşıyıcı dosya masrafı hasar teslim

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, oluşan hasardan davalıların sorumlu olduğu, borsa fiyatları baz alınarak yapılan hesaplamada emtia değerinin 5.423,76 Euro bulunduğu, nakliye ücreti 3.000,00 Euro ve sorumluk poliçesi limiti 500,00 Euro düşüldüğünde taşıyıcının sorumlu olduğu bakiye miktarın 1,923,76 Euro olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı sigorta şirketi ile birlikte 500,00 Euro’nun davalılardan ve diğer davalıdan 1,923,76 Euro’nun faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşımaya konu emtiadaki hasar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

Davaya konu taşıma, CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olup, anılan Konvansiyonun 23/2.maddesi hükmü uyarınca, eşyanın değerinin tespiti eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı yer ve zamandaki borsa fiyatına göre, böyle bir fiyatın bulunmadığı durumlarda piyasa fiyatına göre ve her iki fiyatın da mevcut olmadığı hallerde ise eşyanın herkes için geçerli olan objektif değerine göre yapılır. Somut olayda ise bilirkişilerce nedeni açıklanmasızın Alaşehir Ticaret Odasının bildirdiği kiraz fiyatından farklı bir rakam esas alınarak hesaplama yapılması doğru olmadığı gibi, bu fiyata afakî bir yorumla “kanaat” belirterek % 20 oranında masraf tutarı eklenmesi de denetime imkan veren bir dayanak taşımadığından yerinde olmamıştır. Ayrıca, hasarlı emtianın yeniden seçilip paketlenerek satılması sonucu elde edilen 15.448,30 Euro tutarındaki satış bedelinin zarardan mahsubu aşamasında işbu satışın gerçekleşebilmesi için yurtdışında hasarlı emtianın ayıklanarak tekrar satışa sunulması için yapıldığı ileri sürülen giderlerin zarar miktarından mahsubunun gerekip gerekmediği dahi açıklanmadan karar verilmesi de yerinde olmamıştır.

Öte yandan, sorumluluk miktarının tespiti için, CMR Konvansiyonu’nun buna ilişkin sınırlı ve sınırsız sorumluluk hallerinin somut olay bakımından tartışılması da gerekmektedir. CMR Konvansiyonu’nun 29 ncu maddesinde taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşıyıcının kendi fena hareketinin veya kasti fena harekete denk tutulan kusurundan meydana gelen hasar halinde, taşıyıcının sorumluluğunu sınırlayan veya ispat yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerin uygulama kabiliyeti kalmamaktadır. Konvansiyonun 29 ncu madde hükmü koşullarının varlığı halinde taşımacının sorumluluğu sınırlı olmayıp, gerçek zararın tamamından sorumluluğu söz konusudur. Bu madde hükmünün değerlendirilmesi sonucunda davacının kar mahrumiyetine ilişkin talep hakkının bulunup bulunmadığının da mahkemece tartışılması gerekmektedir.

Bu durumda mahkemece, CMR Konvansiyonu’nun 23.ve 29. maddeleri bir bütün olarak göz önüne alınarak davaya konu taşımada tazmini gereken değerin belirlenebilmesi için konusunda uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli ve yeterli bir rapor alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/418 E. 2018/5966 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7937 E. 2011/3888 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1374 E. 2011/11194 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/13875 E.  ,  2011/7408 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/07/2009 tarih ve 2004/117-2009/425 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ihraç ettiği 18 ton kirazın davalı ... Kapadokya Nak. Ltd. Şti. tarafından taşınması esnasında hasarlandığını, toplam 44.028,46 Euro zarar oluştuğunu, davalı taşıyıcı ve CMR nakliyat sorumluluk sigortacısının bu zararı tazmin etmesinin gerektiğini ileri sürerek, anılan meblağın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, oluşan hasardan davalıların sorumlu olduğu, borsa fiyatları baz alınarak yapılan hesaplamada emtia değerinin 5.423,76 Euro bulunduğu, nakliye ücreti 3.000,00 Euro ve sorumluk poliçesi limiti 500,00 Euro düşüldüğünde taşıyıcının sorumlu olduğu bakiye miktarın 1,923,76 Euro olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı sigorta şirketi ile birlikte 500,00 Euro’nun davalılardan ve diğer davalıdan 1,923,76 Euro’nun faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşımaya konu emtiadaki hasar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

Davaya konu taşıma, CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olup, anılan Konvansiyonun 23/2.maddesi hükmü uyarınca, eşyanın değerinin tespiti eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı yer ve zamandaki borsa fiyatına göre, böyle bir fiyatın bulunmadığı durumlarda piyasa fiyatına göre ve her iki fiyatın da mevcut olmadığı hallerde ise eşyanın herkes için geçerli olan objektif değerine göre yapılır. Somut olayda ise bilirkişilerce nedeni açıklanmasızın Alaşehir Ticaret Odasının bildirdiği kiraz fiyatından farklı bir rakam esas alınarak hesaplama yapılması doğru olmadığı gibi, bu fiyata afakî bir yorumla “kanaat” belirterek % 20 oranında masraf tutarı eklenmesi de denetime imkan veren bir dayanak taşımadığından yerinde olmamıştır.

Ayrıca, hasarlı emtianın yeniden seçilip paketlenerek satılması sonucu elde edilen 15.448,30 Euro tutarındaki satış bedelinin zarardan mahsubu aşamasında işbu satışın gerçekleşebilmesi için yurtdışında hasarlı emtianın ayıklanarak tekrar satışa sunulması için yapıldığı ileri sürülen giderlerin zarar miktarından mahsubunun gerekip gerekmediği dahi açıklanmadan karar verilmesi de yerinde olmamıştır.

Öte yandan, sorumluluk miktarının tespiti için, CMR Konvansiyonu’nun buna ilişkin sınırlı ve sınırsız sorumluluk hallerinin somut olay bakımından tartışılması da gerekmektedir. CMR Konvansiyonu’nun 29 ncu maddesinde taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşıyıcının kendi fena hareketinin veya kasti fena harekete denk tutulan kusurundan meydana gelen hasar halinde, taşıyıcının sorumluluğunu sınırlayan veya ispat yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerin uygulama kabiliyeti kalmamaktadır. Konvansiyonun 29 ncu madde hükmü koşullarının varlığı halinde taşımacının sorumluluğu sınırlı olmayıp, gerçek zararın tamamından sorumluluğu söz konusudur.

Bu madde hükmünün değerlendirilmesi sonucunda davacının kar mahrumiyetine ilişkin talep hakkının bulunup bulunmadığının da mahkemece tartışılması gerekmektedir.

Bu durumda mahkemece, CMR Konvansiyonu’nun 23.ve 29. maddeleri bir bütün olarak göz önüne alınarak davaya konu taşımada tazmini gereken değerin belirlenebilmesi için konusunda uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli ve yeterli bir rapor alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028441100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.