Haksız rekabet tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/10238 E. 2011/9042 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zararın ispatı↗ kazanç kaybı↗ kötüleme↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr kaybı↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ yetkisizlik kararı↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından üretilen ürünlerin, davalı firma tarafından üretilen ürünlere teknolojik olarak bilinen ve öteden beri uygulanan hususlar dışında benzemediği, davalı tescillerinin ihlali niteliğinde bulunmadığı, buna rağmen davacının ticari ilişkisi bulunduğu firmalara başvurarak davacının ürettiği malları kötülediği, kendisine ait patentin ihlal edildiğini bildirdiği, eyleminin TTK'nun 57/b.1 maddesinde tarifini bulan haksız rekabeti oluşturduğu, maddi tazminatın tespiti bakımından üç raporun da farklı olduğu, üçüncü raporun, birinci ve ikinci rapora göre aşırı farklı bulunduğu, hüküm kurmaya elverişli olmadığı, ikinci raporun davacı vekilinin itirazı üzerine alındığı ve talebine yakın bulunduğu, maddi tazminatın hesaplanmasında bu raporun esas alındığı, davacının manevi zararının da doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men’nine, düzeltilmesine, 40.852.91 TL maddi ve 8.500.00 TL manevi tazminatın tahsiline ve hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminatın belirlenmesine ilişkin olarak üç kere bilirkişi incelemesi yaptırılmış, yukarıda açıklanan gerekçeyle ikinci bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. TTK.nun 58 nci maddesinde haksız rekabet nedeniyle zarar gören kimsenin isteyebileceği hususlardan birisi de maddi tazminat olarak belirtilmiştir. Kural olarak böyle bir istemin kabul edilebilmesi için davacının uğradığı zararı kanıtlaması gereklidir. Bu şekildeki tazminat davasında asıl olan, haksız rekabet nedeniyle davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesidir. Ancak, bu tür zararın ispat edilmesindeki güçlüğünü dikkate alan kanun koyucu, TTK.nun 58/e maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından haksız rekabette bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da maddi tazminat olarak hükmetme yetkisini yargıca vermiştir. Somut uyuşmazlıkta davacı taraf, dava dilekçesinde maddi tazminatın nasıl hesaplanması gerektiği yönünde açık bir tavır takınmamıştır. Yaptırılan birinci bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda maddi tazminat, davalının haksız rekabeti nedeniyle davacının bu dönem itibariyle uğradığı kazanç kaybı esasına göre hesaplanmış, davacı bu şekilde yapılan belirlemeyi kabul etmiş, ancak maliyet hesabı bakımından itirazda bulunmuştur. Hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporunda ise, davalının, uyuşmazlık konusu dönemde davacının müşterisine sattığı emtia sayısı esas alınarak tazminat hesaplanmış, başka bir anlatımla onun elde ettiği menfaat karşılığı tespit edilmiştir. O halde, davacının ilk rapora yönelik olarak açıklamaları dikkate alındığında maddi tazminatın belirlenmesinde haksız rekabet fiilinin başladığı tarih ile dava tarihine kadar olan dönemde uğradığı kazanç kaybını maddi tazminat olarak istediğinin kabulü gerekir. Anılan dönem itibariyle davacının davalının haksız rekabet fiili nedeniyle kazanç kaybının belirlenmesi zorunludur. Kazanç kaybı, bu dönem itibariyle davacının elde etmesi mümkün vergi öncesi net kara göre belirlenecektedir.
Bu durum karşısında, taraf vekillerinin raporlara yönelik itirazları da dikkate alınıp, davacının, uyuşmazlık konusu dönem itibariyle davalının haksız rekabeti nedeniyle uğradığı kazanç kaybının yukarıda açıklanan şekilde tespiti ile bunan meblağın maddi tazminat olarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1559 E. 2012/10311 K.
Ortak:zararın ispatı · yetkisizlik kararı · maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaAncak, bu tür «zararın ispat» edilmesindeki güçlüğünü dikkate alan kanun koyucu, TTK.nun 58/e maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından «haksız rekabette» bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da «maddi tazminat» olarak hükmetme «yetkisini» yargıca vermiştir.
… da benzemediği, davalı tescillerinin ihlali niteliğinde bulunmadığı, buna rağmen davacının ticari ilişkisi bulunduğu firmalara başvurarak davacının ürettiği malları «kötülediği», kendisine ait patentin ihlal edildiğini bildirdiği, eyleminin TTK'nun 57/b.1 maddesinde tarifini bulan «haksız rekabeti» oluşturduğu, «maddi tazminatın» tespiti bakımından üç raporun da farklı olduğu, üçüncü raporun, birinci ve ikinci rapora göre aşırı farklı bulunduğu, hüküm kurmaya elverişli olmadığı, ikinci raporun davacı vekilinin itirazı üzerine alındığı ve talebine yakın bulunduğu, maddi tazminatın hesaplanmasında bu raporun esas alındığı, davacının manevi zararının da doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men’nine, düzeltilmesine, 40.852.91 TL maddi ve 8.500.00 TL manevi tazminatın tahsiline ve hüküm özetinin «ilanına» karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
TTK.nun 58 nci maddesinde «haksız rekabet» nedeniyle zarar gören kimsenin isteyebileceği hususlardan birisi de «maddi tazminat» olarak belirtilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, bu tür «zararın ispat» edilmesindeki güçlüğü dikkate alan kanun koyucu, TTK.nun 58/e maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından «haksız rekabette» bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da «maddi tazminat» olarak hükmetme «yetkisini» hakime vermiştir.
TTK'nun 58/d maddesinde «haksız rekabet» nedeniyle zarar gören kimsenin uğradığı zararı kanıtlaması halinde «maddi tazminat» isteyebileceği düzenlenmiştir.
Bu itibarla mahkemece, açıklanan şekilde «haksız rekabetten» kaynaklanan «maddi tazminat» miktarının tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın doğrudan doğruya tazminat miktarının BK'nun 42. maddesi uyarınca takdir edilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr dağıtımı · husumet
Benzer bu kararda… a, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'in sorumlu yazı işleri müdürü olmadığından herhangi bir hukuki sorumluluğunun bulunmadığı ve bu nedenle kendisine «husumet» yöneltilemeyeceği, davacının söz konusu internet sitesinin gerçek sahibi olduğu, yemek tariflerinin ve sitede yer alan görsellerin eser niteliğinde olmadıkları, dolayısıyla FSEK anlamında bir korumanın söz konusu olmayacağı, ancak davalı tarafından kullanılan yemek tarifleri ile görsellerin ve sunum şekillerinin davacının yayınladığı tarif ve sunum şekilleri ile birebir aynı bulunduğu, davalının bu eyleminin FSEK 84. maddesi anlamında «haksız rekabet» teşkil ettiği, her ne kadar dava dilekçesinde 5846 sayılı yasaya dayanılmışsa da uygulanacak yasa hükmünün hakim tarafından belirleneceği, TTK'nun 56, 57 ve 58. ma …
Mahkemece de bu konuda herhangi bir inceleme yapılmaksızın, izinsiz kullanılan yemek tarifi sayısı, kullanımın niteliği, boyutu, «dağıtılan» gazetenin Türkiye'nin en çok satılan gazeteleri arasında bulunması, yemek tariflerinin ve görsellerin internette dahi kullanılması dikkate alınarak «maddi tazminat» miktarı belirlenmiştir.
-
Haksız rekabetin tespiti, men’i ve tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6431 E. 2022/3777 K.
Ortak:zararın ispatı · yetkisizlik kararı · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaAncak, bu tür «zararın ispat» edilmesindeki güçlüğünü dikkate alan kanun koyucu, TTK.nun 58/e maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından «haksız rekabette» bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da «maddi tazminat» olarak hükmetme «yetkisini» yargıca vermiştir.
… da benzemediği, davalı tescillerinin ihlali niteliğinde bulunmadığı, buna rağmen davacının ticari ilişkisi bulunduğu firmalara başvurarak davacının ürettiği malları «kötülediği», kendisine ait patentin ihlal edildiğini bildirdiği, eyleminin TTK'nun 57/b.1 maddesinde tarifini bulan «haksız rekabeti» oluşturduğu, «maddi tazminatın» tespiti bakımından üç raporun da farklı olduğu, üçüncü raporun, birinci ve ikinci rapora göre aşırı farklı bulunduğu, hüküm kurmaya elverişli olmadığı, ikinci raporun davacı vekilinin itirazı üzerine alındığı ve talebine yakın bulunduğu, maddi tazminatın hesaplanmasında bu raporun esas alındığı, davacının manevi zararının da doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men’nine, düzeltilmesine, 40.852.91 TL maddi ve 8.500.00 TL manevi tazminatın tahsiline ve hüküm özetinin «ilanına» karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
TTK.nun 58 nci maddesinde «haksız rekabet» nedeniyle zarar gören kimsenin isteyebileceği hususlardan birisi de «maddi tazminat» olarak belirtilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, bu tür «zararın ispat» edilmesindeki güçlüğü dikkate alan kanun koyucu, TTK'nın 58/e maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından «haksız rekabette» bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da «maddi tazminat» olarak hükmetme «yetkisini» hakime vermiştir.
Şti yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin kısım kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıya ait "okul otomasyon sistemi" içerisinde yer alan "veli bilgilendirme sistemi" ve "sürekli gelir getiren iş modeli"nin TTK'nun 54. maddesi gereğince «ticari sır» olarak kabulü ile davalının bu sistemi MEB sistemi içerisinde izinsiz kullanmasının haksız rakebet olduğunun tespiti ve men'ine, 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
TTK'nın 58'nci maddesinde «haksız rekabet» nedeniyle zarar gören kimsenin «maddi tazminat» isteyebileceği belirtilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari sır · davanın açılmamış sayılması · reeskont faizi · açılmamış sayılma · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaŞti yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin kısım kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıya ait "okul otomasyon sistemi" içerisinde yer alan "veli bilgilendirme sistemi" ve "sürekli gelir getiren iş modeli"nin TTK'nun 54. maddesi gereğince «ticari sır» olarak kabulü ile davalının bu sistemi MEB sistemi içerisinde izinsiz kullanmasının haksız rakebet olduğunun tespiti ve men'ine, 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Yine dava, «haksız rekabet» nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, «temerrüt» halinde uygulanması gereken faiz türü «avans faiz» olup, «reeskont faize» hükmedilmesi de isabetli görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Haksız rekabet | Men'i | Tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10755 E. 2015/7223 K.
Ortak:kazanç kaybı · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaYaptırılan birinci «bilirkişi incelemesi» sonucu düzenlenen raporda «maddi tazminat», davalının «haksız rekabeti» nedeniyle davacının bu dönem itibariyle uğradığı «kazanç kaybı» esasına göre hesaplanmış, davacı bu şekilde yapılan belirlemeyi kabul etmiş, ancak maliyet hesabı bakımından itirazda bulunmuştur.
O halde, davacının ilk rapora yönelik olarak açıklamaları dikkate alındığında «maddi tazminatın» belirlenmesinde «haksız rekabet» fiilinin başladığı tarih ile dava tarihine kadar olan dönemde uğradığı «kazanç kaybını» maddi tazminat olarak istediğinin kabulü gerekir.
Bu durum karşısında, taraf vekillerinin raporlara yönelik itirazları da dikkate alınıp, davacının, «uyuşmazlık konusu» dönem itibariyle davalının «haksız rekabeti» nedeniyle uğradığı «kazanç kaybının» yukarıda açıklanan şekilde tespiti ile bunan meblağın «maddi tazminat» olarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu şekilde bir tespit yapılamaz veya davacının «kazanç kaybına» uğramadığı anlaşılsa bile «haksız rekabetin» varlığında yargıç, TTK'nun 58-e maddesine göre tazminatı belirler.
Ancak, hükmün «maddi tazminat» miktarının belirlenmesi noktasında yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını söylemek mümkün değildir TTK'nun 58'inci maddesinde «haksız rekabete» maruz kalan bir kimsenin isteyebileceği şeylerden biri de maddi tazminattır.
Ancak, böyle bir zararın, özellikle de miktarının kanıtlanmasındaki zorluğu dikkate alan kanun koyucu, «haksız rekabetin» varlığı halinde eylemin yaptırımsız kalmaması için,TTK'nun 58-e maddesinde yargıca, «maddi tazminat» olarak davalının elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığına hükmetmek yetkisi vermiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr mahrumiyeti · ticari defter · e-defter
Benzer bu karardaBu zarar, kural olarak tarafların «ticari defterleri» ve diğer kanıtlarıyla beraber «bilirkişi incelemesiyle» tespit edilir.
Haksız rekabette davacının «maddi tazminat» istemine konu ettiği zararı, davalının elde ettiği kar miktarı olmayıp, davalının «haksız rekabeti» nedeniyle davacının elde etmekten «mahrum» kaldığı kar miktarıdır.
Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde maddi zarar kalemini genel olarak talep etmiş, yargılama aşamasında ise TTK'nun 58-e maddesi hükmüne dayalı olarak davacının «mahrum» kaldığı kazancı «maddi tazminat» olarak talep etmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1389 E. 2010/7152 K.
Ortak:yetkisizlik kararı · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… da benzemediği, davalı tescillerinin ihlali niteliğinde bulunmadığı, buna rağmen davacının ticari ilişkisi bulunduğu firmalara başvurarak davacının ürettiği malları «kötülediği», kendisine ait patentin ihlal edildiğini bildirdiği, eyleminin TTK'nun 57/b.1 maddesinde tarifini bulan «haksız rekabeti» oluşturduğu, «maddi tazminatın» tespiti bakımından üç raporun da farklı olduğu, üçüncü raporun, birinci ve ikinci rapora göre aşırı farklı bulunduğu, hüküm kurmaya elverişli olmadığı, ikinci raporun davacı vekilinin itirazı üzerine alındığı ve talebine yakın bulunduğu, maddi tazminatın hesaplanmasında bu raporun esas alındığı, davacının manevi zararının da doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men’nine, düzeltilmesine, 40.852.91 TL maddi ve 8.500.00 TL manevi tazminatın tahsiline ve hüküm özetinin «ilanına» karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Ancak, bu tür «zararın ispat» edilmesindeki güçlüğünü dikkate alan kanun koyucu, TTK.nun 58/e maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından «haksız rekabette» bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da «maddi tazminat» olarak hükmetme «yetkisini» yargıca vermiştir.
TTK.nun 58 nci maddesinde «haksız rekabet» nedeniyle zarar gören kimsenin isteyebileceği hususlardan birisi de «maddi tazminat» olarak belirtilmiştir.
Benzer bu kararda… nma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait katalogdaki ürünlerin fotoğrafının davalı tarafça çıkartılan 2003 yılı katalogunda aynen kullanılmasının «haksız rekabet» oluşturduğu, ancak, davacının haksız rekabet nedeniyle maddi zararının olduğu ispatlanmadığından haksız rekabete dayalı «maddi tazminat» talebinin kabul edilemeyeceği ve fotoğraf çekim gideri olarak 600,00 TL’nın davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, menine, «ilana», 600,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Ancak böyle bir zararın ve özellikle miktarının kanıtlanmasındaki zorluğu göz önünde tutan kanun koyucu, TTK’nun 58/e maddesi ile eylemin mali bakımdan yaptırımsız kalmaması için hakime, «maddi tazminat» olarak davalının «haksız rekabet» sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını hükmetme «yetkisini» dahi vermiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti, men’i ve «maddi tazminat» istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız eylem
Benzer bu karardaHer ne kadar davacı taraf bu «haksız rekabet» nedeniyle oluşan zararını ispatlayamamış ise de, davalının «haksız eylemi» nedeniyle davacının bir miktar zarara uğradığının kabulü hayatın olağan koşullarının gereğidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12357 E. 2010/7402 K.
Ortak:maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… da benzemediği, davalı tescillerinin ihlali niteliğinde bulunmadığı, buna rağmen davacının ticari ilişkisi bulunduğu firmalara başvurarak davacının ürettiği malları «kötülediği», kendisine ait patentin ihlal edildiğini bildirdiği, eyleminin TTK'nun 57/b.1 maddesinde tarifini bulan «haksız rekabeti» oluşturduğu, «maddi tazminatın» tespiti bakımından üç raporun da farklı olduğu, üçüncü raporun, birinci ve ikinci rapora göre aşırı farklı bulunduğu, hüküm kurmaya elverişli olmadığı, ikinci raporun davacı vekilinin itirazı üzerine alındığı ve talebine yakın bulunduğu, maddi tazminatın hesaplanmasında bu raporun esas alındığı, davacının manevi zararının da doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men’nine, düzeltilmesine, 40.852.91 TL maddi ve 8.500.00 TL manevi tazminatın tahsiline ve hüküm özetinin «ilanına» karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
TTK.nun 58 nci maddesinde «haksız rekabet» nedeniyle zarar gören kimsenin isteyebileceği hususlardan birisi de «maddi tazminat» olarak belirtilmiştir.
Ancak, bu tür «zararın ispat» edilmesindeki güçlüğünü dikkate alan kanun koyucu, TTK.nun 58/e maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından «haksız rekabette» bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da «maddi tazminat» olarak hükmetme «yetkisini» yargıca vermiştir.
Benzer bu karardaTTK'nun 58. maddesinde «haksız rekabete» maruz kalan bir kimsenin isteyebileceği şeylerden biri de «maddi tazminattır».
Ancak, böyle bir zararın miktarının bir diğer deyimle istenebilir tazminat tutarının kanıtlanmasındaki zorluğu dikkate alan kanun koyucu, «haksız rekabetin» varlığı halinde eylemin yaptırımsız kalmaması için, TTK'nun 58-e maddesinde yargıca,«maddi tazminat» olarak davalının elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığına hükmetmek yetkisi vermiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalının «haksız rekabetinin» önlenmesine, toplam 9.017,20 YTL maddi ve 5.000,00 YTL manevi tazminatın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/10238 E. , 2011/9042 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.04.2009 tarih ve 2005/244 - 2009/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.07.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye’nin elektrik motoru imalatında öncü bir kuruluş olduğunu, köklü geçmişi bulunduğunu, davalının da İtalya’da mukim aynı alanda faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, iki ayrı patentinin müvekkilince ihlal edildiğinden bahisle, müvekkilinin aynı tipteki ürünlerini sattığı .....ve Temsan firmalarına ihtarname çektiğini, anılan şirketlerin de müvekkiline ihtarname keşide ettiklerini, müvekkilleri ile olan ticari ilişkilerini zayıflattığını, daha sonra da kestiklerini ve emtiaları davalıdan almaya başladıklarını, davalının müvekkili müşterilerine karşı keşide ettiği ihtarnamede açıkladıkları patentin Türkiye’de tescilli olmadığını, ülkesellik prensibi gereği bu tescilin Türkiye’de bir hükmünün bulunmadığını, kaldı ki, ortada patent tecavüzünün de olmadığını, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine, son verilmesine ve maddi durumun kaldırılmasına, 240.749.86 Euro maddi ve 15.000 Euro manevi tazminatın tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde açıklanan iki ayrı firmanın müvekkilinin patent haklarının korunduğu ülkelere patent konusu emtiaları sattığını, bu ürünleri davacıdan aldığının tespit edildiğini, ihlallerin tespiti bakımından davacı ve bir kısım firmalar hakkında Bologna Mahkemesinde dava açtığını, hiçbir zaman davacının müşterisinin müvekkili müşterisi olmadığını, Avrupa Patent Sözleşmesi uyarınca müvekkilinin haklarının korunacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından üretilen ürünlerin, davalı firma tarafından üretilen ürünlere teknolojik olarak bilinen ve öteden beri uygulanan hususlar dışında benzemediği, davalı tescillerinin ihlali niteliğinde bulunmadığı, buna rağmen davacının ticari ilişkisi bulunduğu firmalara başvurarak davacının ürettiği malları kötülediği, kendisine ait patentin ihlal edildiğini bildirdiği, eyleminin TTK'nun 57/b.1 maddesinde tarifini bulan haksız rekabeti oluşturduğu, maddi tazminatın tespiti bakımından üç raporun da farklı olduğu, üçüncü raporun, birinci ve ikinci rapora göre aşırı farklı bulunduğu, hüküm kurmaya elverişli olmadığı, ikinci raporun davacı vekilinin itirazı üzerine alındığı ve talebine yakın bulunduğu, maddi tazminatın hesaplanmasında bu raporun esas alındığı, davacının manevi zararının da doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men’nine, düzeltilmesine, 40.852.91 TL maddi ve 8.500.00 TL manevi tazminatın tahsiline ve hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminatın belirlenmesine ilişkin olarak üç kere bilirkişi incelemesi yaptırılmış, yukarıda açıklanan gerekçeyle ikinci bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. TTK.nun 58 nci maddesinde haksız rekabet nedeniyle zarar gören kimsenin isteyebileceği hususlardan birisi de maddi tazminat olarak belirtilmiştir. Kural olarak böyle bir istemin kabul edilebilmesi için davacının uğradığı zararı kanıtlaması gereklidir. Bu şekildeki tazminat davasında asıl olan, haksız rekabet nedeniyle davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesidir. Ancak, bu tür zararın ispat edilmesindeki güçlüğünü dikkate alan kanun koyucu, TTK.nun 58/e maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından haksız rekabette bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da maddi tazminat olarak hükmetme yetkisini yargıca vermiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacı taraf, dava dilekçesinde maddi tazminatın nasıl hesaplanması gerektiği yönünde açık bir tavır takınmamıştır. Yaptırılan birinci bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda maddi tazminat, davalının haksız rekabeti nedeniyle davacının bu dönem itibariyle uğradığı kazanç kaybı esasına göre hesaplanmış, davacı bu şekilde yapılan belirlemeyi kabul etmiş, ancak maliyet hesabı bakımından itirazda bulunmuştur. Hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporunda ise, davalının, uyuşmazlık konusu dönemde davacının müşterisine sattığı emtia sayısı esas alınarak tazminat hesaplanmış, başka bir anlatımla onun elde ettiği menfaat karşılığı tespit edilmiştir. O halde, davacının ilk rapora yönelik olarak açıklamaları dikkate alındığında maddi tazminatın belirlenmesinde haksız rekabet fiilinin başladığı tarih ile dava tarihine kadar olan dönemde uğradığı kazanç kaybını maddi tazminat olarak istediğinin kabulü gerekir.
Anılan dönem itibariyle davacının davalının haksız rekabet fiili nedeniyle kazanç kaybının belirlenmesi zorunludur. Kazanç kaybı, bu dönem itibariyle davacının elde etmesi mümkün vergi öncesi net kara göre belirlenecektedir.
Bu durum karşısında, taraf vekillerinin raporlara yönelik itirazları da dikkate alınıp, davacının, uyuşmazlık konusu dönem itibariyle davalının haksız rekabeti nedeniyle uğradığı kazanç kaybının yukarıda açıklanan şekilde tespiti ile bunan meblağın maddi tazminat olarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 825,00 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030706100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz