İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8506 E. 2011/8977 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerekçeli karar tebliği↗ hesap kat ihtarı↗ kat ihtarı↗ hesap kat↗ i̇i̇k 257↗ muacceliyet↗ genel kredi sözleşmesi↗ ihtiyati haciz↗ ihtar↗ tebligat↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, kefillerden ...’in adresinin sözleşmede yer almadığı, hesap kat ihtarının bizzat kendisine tebliğ edilmemiş bulunması ve gerçek adrese tebligat çıkartıldığına ilişkin delil sunulmadığı gerekçesiyle bu borçlu hakkındaki talebin reddine, diğer istemlerin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir.
İİK 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edebilmenin şartları belirlenmiş olup, alacağın muaccel olması da şartlardan biri olarak öngörülmüştür.
Somut olayda taraflar arasındaki ilişki genel kredi sözleşmesinden doğmuş olup, ihtiyati haciz isteminde bulunan banka, sözleşmenin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak kredi alacağını muaccel kılmış ve bunu, aleyhine ihtiyati haciz istenen borçluya ihtarname ile duyurmak istemiş ve mahkemenin yorumunun aksine TK 21. madde hükmü uyarınca geçerli bir tebligatla da hesap kat ihtarını borçlulardan ...’e tebliğ etmiştir. Keza, aynı adrese mahkemenin gerekçeli kararı da tebliğ edilmiş durumdadır.
Bu durumda, alacağın muaccel hale geldiği değerlendirilerek borçlulardan ... hakkında da ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8012 E. 2010/7519 K.
Ortak:hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · ihtar · tebligat
İncelediğiniz karardaSomut olayda taraflar arasındaki ilişki «genel kredi sözleşmesinden» doğmuş olup, «ihtiyati haciz» isteminde bulunan banka, sözleşmenin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak kredi alacağını «muaccel» kılmış ve bunu, aleyhine ihtiyati haciz istenen borçluya «ihtarname» ile duyurmak istemiş ve mahkemenin yorumunun aksine TK 21. madde hükmü uyarınca geçerli bir «tebligatla» da «hesap kat ihtarını» borçlulardan ...’e tebliğ etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, kefillerden ...’in adresinin sözleşmede yer almadığı, «hesap kat ihtarının» bizzat kendisine tebliğ edilmemiş bulunması ve gerçek adrese «tebligat» çıkartıldığına ilişkin delil sunulmadığı gerekçesiyle bu borçlu hakkındaki talebin reddine, diğer istemlerin kabulüne karar verilmiştir.
İİK «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edebilmenin şartları belirlenmiş olup, alacağın «muaccel» olması da şartlardan biri olarak öngörülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «hesap kat ihtarının» noter kanalıyla tebliğe çıkartılmasına rağmen borçluya «tebligat» yapılamadan iade edildiğinden «ihtiyatı haciz» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İİK «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edebilmenin şartları belirlenmiş olup, alacağın «muaccel» olması da şartlardan biri olarak öngörülmüştür.
Somut olayda taraflar arasındaki ilişki «kredi sözleşmesinden» doğmuş olup, «ihtiyati haciz» isteminde bulunan banka, sözleşmenin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak kredi alacağını «muaccel» kılmış ve bunu, aleyhine ihtiyati haciz istenen borçluya «ihtarname» ile duyurmak istemiş, ancak borçlunun sözleşmede kendisi tarafından bildirilen adreste tanınmadığından, fiilen «tebligat» yapılamamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8402 E. 2013/12027 K.
Ortak:hesap kat · i̇i̇k 257 · muacceliyet · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · tebligat · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaSomut olayda taraflar arasındaki ilişki «genel kredi sözleşmesinden» doğmuş olup, «ihtiyati haciz» isteminde bulunan banka, sözleşmenin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak kredi alacağını «muaccel» kılmış ve bunu, aleyhine ihtiyati haciz istenen borçluya «ihtarname» ile duyurmak istemiş ve mahkemenin yorumunun aksine TK 21. madde hükmü uyarınca geçerli bir «tebligatla» da «hesap kat ihtarını» borçlulardan ...’e tebliğ etmiştir.
İİK «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edebilmenin şartları belirlenmiş olup, alacağın «muaccel» olması da şartlardan biri olarak öngörülmüştür.
Bu durumda, alacağın «muaccel» hale geldiği değerlendirilerek borçlulardan ... hakkında da «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda taraflar arasındaki ilişki «kredi sözleşmesinden» doğmuş olup, «ihtiyati haciz» isteminde bulunan banka, sözleşmenin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak kredi alacağını «muaccel» kılmış ve bunu, aleyhine ihtiyati haciz istenen borçluya ve «kefile» «ihtarname» ile duyurmak istemiş, ancak borçluve kefilin sözleşmede kendileri tarafından bildirilen adreste tanınmadığından, fiilen «tebligat» yapılamamıştır.
Mahkemece, Genel Kredi Sözleşmelerinde alacağın hesabın katedilmesiyle «muaccel» hale geldiği, dosya içeriğinde «ihtarname» bulunsa da tebliğlerin yapılmamış olduğu, alacağın muacceliyeti hususunda bir kanaat oluşmadığı, gerekçesiyle İİK’nun «257» şartlarını taşımayan «ihtiyati haciz» talebinin reddine, karar verilmiştir.
İİK «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edebilmenin şartları belirlenmiş olup, alacağın «muaccel» olması da şartlardan biri olarak öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefil
Benzer bu karardaSomut olayda taraflar arasındaki ilişki «kredi sözleşmesinden» doğmuş olup, «ihtiyati haciz» isteminde bulunan banka, sözleşmenin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak kredi alacağını «muaccel» kılmış ve bunu, aleyhine ihtiyati haciz istenen borçluya ve «kefile» «ihtarname» ile duyurmak istemiş, ancak borçluve kefilin sözleşmede kendileri tarafından bildirilen adreste tanınmadığından, fiilen «tebligat» yapılamamıştır.
-
İhtiyati haciz kararı | İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8008 E. 2010/8008 K.
Ortak:hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · muacceliyet · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · ihtar
İncelediğiniz karardaSomut olayda taraflar arasındaki ilişki «genel kredi sözleşmesinden» doğmuş olup, «ihtiyati haciz» isteminde bulunan banka, sözleşmenin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak kredi alacağını «muaccel» kılmış ve bunu, aleyhine ihtiyati haciz istenen borçluya «ihtarname» ile duyurmak istemiş ve mahkemenin yorumunun aksine TK 21. madde hükmü uyarınca geçerli bir «tebligatla» da «hesap kat ihtarını» borçlulardan ...’e tebliğ etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, kefillerden ...’in adresinin sözleşmede yer almadığı, «hesap kat ihtarının» bizzat kendisine tebliğ edilmemiş bulunması ve gerçek adrese «tebligat» çıkartıldığına ilişkin delil sunulmadığı gerekçesiyle bu borçlu hakkındaki talebin reddine, diğer istemlerin kabulüne karar verilmiştir.
İİK «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edebilmenin şartları belirlenmiş olup, alacağın «muaccel» olması da şartlardan biri olarak öngörülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, borçlulardan ...’e «hesap kat ihtarının tebliğ» edilmemesi nedeniyle bu kişi yönünden «ihtiyati haciz» isteminin reddine, diğer borçlu yönünden 4.803,05 YTL için ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İİK'nun «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edebilmenin şartları sıralanmış olup, alacağın «muaccel» olması da şartlardan biri olarak öngörüldüğü gibi ayrıca istemin, alacaklının nakti alacağının varlığına delalet eden ve mahkemeye bu yönde oldukça kanaat veren ve İİK'nun 68/b maddesi anlamında olması yasal zorunluluk olmayan bir belgeye bağlı olması da gerekir.
Somut olayda taraflar arasındaki ilişki «genel kredi sözleşmesinden» doğmuş olup, «ihtiyati haciz» isteminde bulunan banka sözleşmenin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak kredi alacağını «muaccel» kılmış ve bunu aleyhlerine ihtiyati haciz istenenlere 31.12.2009 tarihli «ihtarname» ile duyurmak istemiş, ancak borçlulardan ...’a adresinden taşınması nedeni ile fiilen «tebligat» yapılamamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar tebliği · kefalet · kefil
Benzer bu karardaNe var ki borçlu...«kredi sözleşmesini» «kefil» olarak imzalamış olup, sözleşmenin «kefalet» şerhinde adres değişikliğinin bankaya bildirilmemesi halinde sözleşmedeki adrese yapılacak «tebligatın» geçerli olacağının kabul edildiği belirtilmiş olup, sözleşme hükmünü tarafların serbest iradeleri ile kararlaştırmış olmalarına ve İİK'nun 68/b.1. maddesi hükmüne göre adres değişikliklerinde önceki adrese yapılan tebligata geçerlilik tanınmış bulunması yönündeki yasal düzenleme gözetilerek sözleşme hükmünün 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olmadığının kabulü ile hesap katına ilişkin «ihtarnamenin» sözleşmede gösterilen adrese gönderilmesi ve ulaşması suretiyle alacağın tüm borçlular bakımından «muaccel» hale gelmiş bulunmaktadır.
Mahkemece, borçlulardan ...’e «hesap kat ihtarının tebliğ» edilmemesi nedeniyle bu kişi yönünden «ihtiyati haciz» isteminin reddine, diğer borçlu yönünden 4.803,05 YTL için ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Bu durumda, alacağın rehinle temin edilmediği, «muaccel» hale geldiği ve nakdi nitelikte olduğu, ayrıca İİK'nun 68/b maddesi anlamında olması yasal zorunluluk olan bir belgeye bağlı olmasının gerekmediği de gözetilip, borçlu «kefil» hakkındaki istemin de kabulüne karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde borçlu kefil hakkındaki istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6452 E. 2013/9129 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · ihtarname
İncelediğiniz karardaSomut olayda taraflar arasındaki ilişki «genel kredi sözleşmesinden» doğmuş olup, «ihtiyati haciz» isteminde bulunan banka, sözleşmenin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak kredi alacağını «muaccel» kılmış ve bunu, aleyhine ihtiyati haciz istenen borçluya «ihtarname» ile duyurmak istemiş ve mahkemenin yorumunun aksine TK 21. madde hükmü uyarınca geçerli bir «tebligatla» da «hesap kat ihtarını» borçlulardan ...’e tebliğ etmiştir.
İİK «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edebilmenin şartları belirlenmiş olup, alacağın «muaccel» olması da şartlardan biri olarak öngörülmüştür.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaDavacı, davalıların da asıl borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla borçlu oldukları krediyi, kendisinin kefil sıfatı nedeniyle ödemek zorunda kaldığını bildirerek kredi ödemesinde bulunmayan davalılar hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş ve dilekçesi ekinde de «kredi sözleşmesini», borcun kendisi tarafından ödendiğine dair makbuzları ve yaptığı ödemeleri davalılardan talep ettiğine dair «ihtarname» suretlerini dosyaya «ibraz» etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, alacağın miktarının ve «rücu» hakkınını bulunup bulunmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, dolayısıyla İİK'nın «257»'nci maddesinde ön görülen «ihtiyati haciz» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dava, İİK'nın «257» vd. maddeleri uyarınca talep edilen «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu hakkı · müteselsil kefil · rücu · kefil · ibraz
Benzer bu karardaDavacının, kredi borcunun «kefil» sıfatı ile kendisi tarafından ödendiğine dair banka yazısı «ibraz» ettiği ve bu nedenle de asıl borçlu ve diğer kefillere «rücu hakkının» doğduğu, bu suretle de İİK'nın «257»'nci maddesinde gösterilen koşulların gerçekleşmiş bulunduğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Davacı, davalıların da asıl borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla borçlu oldukları krediyi, kendisinin kefil sıfatı nedeniyle ödemek zorunda kaldığını bildirerek kredi ödemesinde bulunmayan davalılar hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş ve dilekçesi ekinde de «kredi sözleşmesini», borcun kendisi tarafından ödendiğine dair makbuzları ve yaptığı ödemeleri davalılardan talep ettiğine dair «ihtarname» suretlerini dosyaya «ibraz» etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, alacağın miktarının ve «rücu» hakkınını bulunup bulunmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, dolayısıyla İİK'nın «257»'nci maddesinde ön görülen «ihtiyati haciz» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3123 E. 2013/5209 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaSomut olayda taraflar arasındaki ilişki «genel kredi sözleşmesinden» doğmuş olup, «ihtiyati haciz» isteminde bulunan banka, sözleşmenin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak kredi alacağını «muaccel» kılmış ve bunu, aleyhine ihtiyati haciz istenen borçluya «ihtarname» ile duyurmak istemiş ve mahkemenin yorumunun aksine TK 21. madde hükmü uyarınca geçerli bir «tebligatla» da «hesap kat ihtarını» borçlulardan ...’e tebliğ etmiştir.
İİK «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edebilmenin şartları belirlenmiş olup, alacağın «muaccel» olması da şartlardan biri olarak öngörülmüştür.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaDava, İİK'nun «257». maddesi gereğince talep edilen «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece talebin dayanağının tüketici «kredi sözleşmesi» olduğu gerekçesi ile ihtiyati haciz istemi reddedilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme, «genel kredi sözleşmesi» olup, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen şahıslar, asıl borçlu ve müteselsil kefillerdir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet · kefil · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, talebin dayanağı olan Genel Kredi Sözleşmesi'nin tüketici «kredi sözleşmesi» olduğu, 4077 sayılı yasanın .... maddesi koşullarının sağlandığına ilişkin herhangi bir belge «ibraz» edilmediği, ayrıca «kefil» olan borçluların kefilliğinin adi «kefalet» niteliğinde olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/8506 E. , 2011/8977 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/04/2011 tarih ve 2011/79-2011/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, davalıların borçlusu ve kefili oldukları genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun hesap kat ihtarına rağmen ödenmediğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, kefillerden ...’in adresinin sözleşmede yer almadığı, hesap kat ihtarının bizzat kendisine tebliğ edilmemiş bulunması ve gerçek adrese tebligat çıkartıldığına ilişkin delil sunulmadığı gerekçesiyle bu borçlu hakkındaki talebin reddine, diğer istemlerin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir.
İİK 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edebilmenin şartları belirlenmiş olup, alacağın muaccel olması da şartlardan biri olarak öngörülmüştür.
Somut olayda taraflar arasındaki ilişki genel kredi sözleşmesinden doğmuş olup, ihtiyati haciz isteminde bulunan banka, sözleşmenin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak kredi alacağını muaccel kılmış ve bunu, aleyhine ihtiyati haciz istenen borçluya ihtarname ile duyurmak istemiş ve mahkemenin yorumunun aksine TK 21. madde hükmü uyarınca geçerli bir tebligatla da hesap kat ihtarını borçlulardan ...’e tebliğ etmiştir. Keza, aynı adrese mahkemenin gerekçeli kararı da tebliğ edilmiş durumdadır.
Bu durumda, alacağın muaccel hale geldiği değerlendirilerek borçlulardan ... hakkında da ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın ihtiyati haciz isteminde bulunan alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030439000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz