Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4191 E. 2011/8649 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maaş ödeme protokolü↗ cezai şart↗ reeskont faizi↗ protokol↗ yetkisizlik kararı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava öncesinde davacıya teklif ettiği cezai şartın uygun olmadığı, davacı tarafça yapılan toplam ödeme miktarının % 20 si olan 2.359 TL’nın cezai şart niteliğinde olduğu gerekçesiyle 2.359 TL’nın 15.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, maaş ödeme protokolünden kaynaklanan cezai şart istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmişse de, davaya konu protokol davacı banka ile davalı Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okulu müdürü arasında düzenlenmiş olup okul müdürünün davalı bakanlığı borç altına sokacak temsil yetkisinin olmadığı, bu nedenle cezai şart isteminin yasal dayanağının bulunmadığı göz öne alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9545 E. 2010/717 K.
Ortak:cezai şart · protokol · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmişse de, davaya konu «protokol» davacı banka ile davalı Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okulu müdürü arasında düzenlenmiş olup okul müdürünün davalı bakanlığı borç altına sokacak «temsil» «yetkisinin» olmadığı, bu nedenle «cezai şart» isteminin yasal dayanağının bulunmadığı göz öne alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, «maaş ödeme protokolünden» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava öncesinde davacıya teklif ettiği «cezai şartın» uygun olmadığı, davacı tarafça yapılan toplam ödeme miktarının % 20 si olan 2.359 TL’nın cezai şart niteliğinde olduğu gerekçesiyle 2.359 TL’nın 15.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, davalı bakanlığa bağlı okulun personel maaş ve ücretlerinin davacı banka aracılığı ile ödenmesine ilişkin «yapılan protokol» ve «taahhütname» uyarınca «cezai şart» ve yapılan «bağışın» iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, bağış olarak verilen iddia edilen meblağında iadesi istemi de yazılı gerekçelerle reddedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, okul müdürlüğünün Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı faaliyet gösteren bir kurum olup, «tüzel kişiliği» bulunmadığı, okul müdürünün Bakanlığı borç altına sokacak sözleşme imzalama «yetkisinin» olmadığı, kaldı ki sözleşmenin haksız feshedildiğinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin «cezai şart» bedelinin tahsili istemine yönelik olan ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağış · yapılandırma protokolü · denetime elverişlilik · tüzel kişilik · taahhütname
Benzer bu karardaOysa, «bağış» olarak verildiği iddia edilen para, eğer adı geçen okula ödenmiş ise envanter kayıtlarına girip girmediğinin tereddütsüz belirlenmesi, bu paranın okul kayıtlarına intikal etmiş bulunması halinde, davacı bankanın bu bedeli talep etmekte haklı olduğunun ilke olarak kabulü, aksi halde para okul müdürüne veya okul koruma derneği gibi farklı bir «tüzel kişiliğe» ödenmiş olması halinde, ödenen kişi veya tüzel kişiliğin bundan sorumlu olacağının kabulü gerekirken, mahkemece, ilgili okul müdürünün, bağış olarak ödenecek paranın okulun dernek işlemlerinin mahkeme aşamasında olması nedeni ile ileride makbuz vermek «taahhüdüyle» okul hesabına nakden yatırılmasına ilişkin tarihsiz yazısı, bağış tutarının ilgili kurumun 22000006 nolu hesabına yatırıldığına ilişkin davacı Banka yazısı, 18.1.2001 tarihli muhasebe fişi makbuzu ve ilgili banka kayıtları belirtilen açıklamalar doğrultusunda yeterince ve «denetime elverişli» bir şekilde değerlendirmeden bu kalem istem yönündende yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2-Dava, davalı bakanlığa bağlı okulun personel maaş ve ücretlerinin davacı banka aracılığı ile ödenmesine ilişkin «yapılan protokol» ve «taahhütname» uyarınca «cezai şart» ve yapılan «bağışın» iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, bağış olarak verilen iddia edilen meblağında iadesi istemi de yazılı gerekçelerle reddedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, okul müdürlüğünün Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı faaliyet gösteren bir kurum olup, «tüzel kişiliği» bulunmadığı, okul müdürünün Bakanlığı borç altına sokacak sözleşme imzalama «yetkisinin» olmadığı, kaldı ki sözleşmenin haksız feshedildiğinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10375 E. 2014/18176 K.
Ortak:yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmişse de, davaya konu «protokol» davacı banka ile davalı Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okulu müdürü arasında düzenlenmiş olup okul müdürünün davalı bakanlığı borç altına sokacak «temsil» «yetkisinin» olmadığı, bu nedenle «cezai şart» isteminin yasal dayanağının bulunmadığı göz öne alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, Bahçelievler Ana Okulu adına davalı bankanın Pozcu Şubesi'nde açılan hesap üzerinde davacının tasarruf «yetkisinin» bulunduğunun tespiti ile hesaptaki paranın davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · taraf ehliyeti · eksik inceleme · dahili dava · husumet
Benzer bu karardaM.. adına okul müdürünce imzalı 5.12.2012 tarihli belgeden «uyuşmazlık konusu» hesap nedeniyle okul idaresi ve davacı arasında bir ihtilafın bulunmadığı, davada davalı bankaya «husumet» yöneltilmesinin yeterli olduğu gözetilmeksizin «dahili» davalı hakkında sonuç doğuracak şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Mahkemece bahsi geçen yönetmelik hükmünün davacının taraf ve dava «ehliyeti» yönünden somut olaya uygulanırlığı değerlendirilmeksizin «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, davalı ve «dahili» davalı vekilleri temyiz etmiştir.
HMK'nın 114. maddesi uyarınca taraf ve dava «ehliyeti» dava şartı niteliğinde olup hakim tarafından resen gözetilmesi gereken hususlardandır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6335 E. 2013/6525 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmişse de, davaya konu «protokol» davacı banka ile davalı Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okulu müdürü arasında düzenlenmiş olup okul müdürünün davalı bakanlığı borç altına sokacak «temsil» «yetkisinin» olmadığı, bu nedenle «cezai şart» isteminin yasal dayanağının bulunmadığı göz öne alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin davacının «kusuru» olmaksızın davalı tarafça ifasına müsaade edilmediği, sözleşmenin konusuz kaldığı gerekçesiyle, davalı ..., ..., ... ve ... hakkındaki davasının «temsilcide» yanılma olduğundan reddine, «dahili» davalı hakkındaki davanın kabulü ile 8.000 TL'nin davalıdan tahsiline, 20.000 TL çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı okul aile birliğinin «temsilcisi» de değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · tüzel kişilik · kusur · dahili dava · teminat · husumet
Benzer bu kararda1-Dava, «taşıma sözleşmesi» nedeniyle verilen tazminatın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece «husumet» yöneltilmeyen Milli Eğitim Bakanlığı davaya «dahil» edilerek aleyhine hüküm oluşturulmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin davacının «kusuru» olmaksızın davalı tarafça ifasına müsaade edilmediği, sözleşmenin konusuz kaldığı gerekçesiyle, davalı ..., ..., ... ve ... hakkındaki davasının «temsilcide» yanılma olduğundan reddine, «dahili» davalı hakkındaki davanın kabulü ile 8.000 TL'nin davalıdan tahsiline, 20.000 TL çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, «dahili» davalı Milli Eğitim Bakanlığı'na ... ...
Ancak gerek 1086 sayılı HUMK'da ve 6100 sayılı HMK'da «dahili» davalı adı altında bir müessese bulunmayıp, davaya dışardan davalı ithali mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4191 E. , 2011/8649 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Nizip Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/03/2009 tarih ve 2006/238-2009/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında düzenlenen protokol uyarınca 3 yıl süre ile davalı kurum çalışanlarının maaş, ücret ve diğer ödemelerinin müvekkili aracılığı ile ödenmesinin kararlaştırıldığını ancak davalının protokolü tek taraflı olarak feshettiğini ileri sürerek, 4.369 TL gelir kaybı ve cezai şart bedelinin 15.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava öncesinde davacıya teklif ettiği cezai şartın uygun olmadığı, davacı tarafça yapılan toplam ödeme miktarının % 20 si olan 2.359 TL’nın cezai şart niteliğinde olduğu gerekçesiyle 2.359 TL’nın 15.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, maaş ödeme protokolünden kaynaklanan cezai şart istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmişse de, davaya konu protokol davacı banka ile davalı Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okulu müdürü arasında düzenlenmiş olup okul müdürünün davalı bakanlığı borç altına sokacak temsil yetkisinin olmadığı, bu nedenle cezai şart isteminin yasal dayanağının bulunmadığı göz öne alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/07/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030333000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz