Nakliye sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/415 E. 2011/8648 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakliye sözleşmesi↗ ağır kusur↗ sınırlı sorumluluk↗ reeskont faizi↗ infaz↗ taşıyıcı↗ dosya masrafı↗ kusur↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan nakliye sözleşmesi gereğince davaya konu yatın davalı tarafından taşındığı ve davalının kusuru ile hasarın meydana geldiği, davacının ödediği 3.000 Euro tutarındaki pişmanlık navlunu, vinç taşıma bedeli ve denize indirme masrafının da bu nedenle yapıldığı, manevi tazminat koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.039,55 TL’nın 13.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1–Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı tarafından davadan sonra davacının hesabına yatırılan 7.540 TL’nın infaz aşamasında dikkate alınacağına ilişkin hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2–Dava yurt içi taşıma ilişkisinden kaynaklanan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Yurt içi taşımalarda taşıyıcının tazminat sorumluluğu, Türk Ticaret Kanununun 785 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, değinilen maddenin 2. fıkrası uyarınca hasardan doğan tazminat ancak eşyanın gönderilene teslim edileceği yerde hasardan önceki değeri ile hasardan sonraki değeri arasındaki farka göre hesap edilecektir. Bu durumun istisnası ise 786. maddenin 3. fıkrasında düzenlenmiş ve taşıyıcının ağır kusuru veya hilesinden kaynaklanan zararlarda tam tazminat istenebileceği öngörülmüştür. Buna karşın mahkemece, davacının teknede oluşan hasar dışındaki taleplerine yönelik kabul gerekçesinde, davalının kusuru ile hasara neden olması gösterilmiş olup davalının ne sebeple tam tazminattan sorumlu olduğu, ağır kusurunun veya hilesinin bulunup bulunmadığına değinilmemiştir. O halde mahkemece, öncelikle davalının meydana gelen hasar nedeniyle TTK’nun 785. maddesi gereğince sınırlı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1419 E. 2010/12743 K.
Ortak:taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaYurt içi taşımalarda «taşıyıcının» tazminat sorumluluğu, Türk Ticaret Kanununun 785 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, değinilen maddenin 2. fıkrası uyarınca hasardan doğan tazminat ancak eşyanın gönderilene «teslim» edileceği yerde hasardan önceki değeri ile hasardan sonraki değeri arasındaki farka göre hesap edilecektir.
Bu durumun istisnası ise 786. maddenin 3. fıkrasında düzenlenmiş ve «taşıyıcının» «ağır kusuru» veya hilesinden kaynaklanan zararlarda tam tazminat istenebileceği öngörülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının «icra dairesinin yetkisine itirazında» yetkili icra dairesini bildirmediği için «yetki itirazının» usulüne uygun olmayıp reddinin gerektiği,malın davalı «taşıyıcıya» «irsaliyeli fatura» ile «teslim» edildiği ve malın cinsi, fiyatı gibi unsurların yazılı olduğu, davalının emtiayı ihtirazi kayıtsız olarak tesellüm ettiği böylece gönderenin müterafik kusurundan söz edilemeyeceği gerekçeleriyle icra takibine vaki itirazın iptali isteminin kısmen kabulü ile takibin 19.815,65 YTL «asıl alacak» ve 1.327,63 YTL «işlemiş faizi» olmak üzere asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle devamına ,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
TTK’nun 785/2.maddesi uyarınca hasardan doğan tazminatın eşyanın gönderilene «teslim» edileceği yerde hasardan önceki değeri ile hasardan sonraki değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekirken yasa hükmüne uygun hesaplama tarzı içermeyen 03.07.2008 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:irsaliyeli fatura · icra dairesinin yetkisine itiraz · yetkisizlik itirazı · irsaliye · yetki itirazı · riziko · rücuen tazminat · işlemiş faiz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının «icra dairesinin yetkisine itirazında» yetkili icra dairesini bildirmediği için «yetki itirazının» usulüne uygun olmayıp reddinin gerektiği,malın davalı «taşıyıcıya» «irsaliyeli fatura» ile «teslim» edildiği ve malın cinsi, fiyatı gibi unsurların yazılı olduğu, davalının emtiayı ihtirazi kayıtsız olarak tesellüm ettiği böylece gönderenin müterafik kusurundan söz edilemeyeceği gerekçeleriyle icra takibine vaki itirazın iptali isteminin kısmen kabulü ile takibin 19.815,65 YTL «asıl alacak» ve 1.327,63 YTL «işlemiş faizi» olmak üzere asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle devamına ,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Dava davacı ... nezdinde nakliyat «rizikolarına» karşı sigortalı yükün yurt içi taşıması esnasında hasarlandığı iddiasına dayalı «rücuen tazminat» alacağının tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8747 E. 2010/4665 K.
Ortak:ağır kusur · taşıyıcı · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaBu durumun istisnası ise 786. maddenin 3. fıkrasında düzenlenmiş ve «taşıyıcının» «ağır kusuru» veya hilesinden kaynaklanan zararlarda tam tazminat istenebileceği öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan «nakliye sözleşmesi» gereğince davaya konu yatın davalı tarafından taşındığı ve davalının «kusuru» ile «hasarın» meydana geldiği, davacının ödediği 3.000 Euro tutarındaki pişmanlık navlunu, vinç taşıma bedeli ve denize indirme «masrafının» da bu nedenle yapıldığı, manevi tazminat koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.039,55 TL’nın 13.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Yurt içi taşımalarda «taşıyıcının» tazminat sorumluluğu, Türk Ticaret Kanununun 785 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, değinilen maddenin 2. fıkrası uyarınca hasardan doğan tazminat ancak eşyanın gönderilene «teslim» edileceği yerde hasardan önceki değeri ile hasardan sonraki değeri arasındaki farka göre hesap edilecektir.
Benzer bu karardaBu sorumluluğun kapsamı ancak, “zararın, «taşıyıcının» «ağır kusuru» veya hilesinden doğmuş olması halinde tam tazminatın istenebileceği” hükmünü içeren TTK’nun 786/«son» maddesine göre genişletilmesi mümkündür.
Mahkemece Dairemizin bozma kararına uyulduktan sonra «hasarın» nasıl meydana geldiği, davacı gönderilenin TTK’nun 785 ve 786.maddelerine göre bir talepte bulunup bulunamayacağının öncelikle tartışılması, davalının TTK’nun 786/«son» maddesine göre «ağır kusuru» veya hilesinin söz konusu olmaması halinde tam tazminattan sorumlu olmayıp, ancak yasanın 785.maddesine göre sorumlu olacağı, buna göre davacının isteyebileceği ta …
Davacının «finansal kiralama» yolu ile satın aldığı emtianın dava dışı satıcı tarafından davacıya gönderilmek üzere davalı «taşıyıcıya» «teslim» edildiği, emtianın taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle satıcı firma tarafından emtianın daha yeni bir model ile değiştirilerek yenisinin gönderildiği, aradaki fiyat farkının da davacı tarafından ödendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · geç teslim · finansal kiralama · taşıyıcının sorumluluğu · irsaliye · fatura · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDavalı vekili ise, 13.05.2003 tarih ve 187538 numaralı «irsaliye» ile dava dışı gönderen Kodak firması ile yapılan sözleşme gereği davacı şirkete sevk edilen ürünün hasarlı olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine Kodak tarafından düzenlenen 29.05.2003 tarih ve 88746 sayılı «fatura» bedeli olan 132.707.520.000 TL’nın müvekkili tarafından Kodak’a ödendiğini, müvekkilinin davacı şirkete karşı bir sorumluluğu bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu edilen yeni cihazın «geç tesliminden» dolayı davacının zararı olduğu sonucuna varılarak, 8.515 YTL' nin 19.06.2003 ödeme tarihinden itibaren, 9.824,50 YTL ile 300 YTL olmak üzere toplam 10.124 YTL' nın …
Davacının «finansal kiralama» yolu ile satın aldığı emtianın dava dışı satıcı tarafından davacıya gönderilmek üzere davalı «taşıyıcıya» «teslim» edildiği, emtianın taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle satıcı firma tarafından emtianın daha yeni bir model ile değiştirilerek yenisinin gönderildiği, aradaki fiyat farkının da davacı tarafından ödendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Ziyadan doğan tazminat miktarının tespitinde öncelikle «taşıma senedine» geçirilen değere, böyle bir değer belirtilmese de «taşıyıcıya» bildirilip onun tarafından kabul edilmiş bir değer var ise ona göre, böyle bir değer bulunmadığı takdirde aynı cins ve vasıftaki eşyanın gönderilene «teslim» edileceği yerdeki değerine göre tayin edilmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9023 E. 2013/13448 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik
Benzer bu kararda… inin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.02.2013 günlü ilamıyla reddedilen ürünler bakımından tanımlayıcı ve «ayırt edicilikten» yoksun bulunan marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının hukuka uygun bulunduğu belirtilerek karar, davalı yararına bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7469 E. 2013/6520 K.
Ortak:ağır kusur · taşıyıcı · dosya masrafı · kusur · teslim
İncelediğiniz karardaBu durumun istisnası ise 786. maddenin 3. fıkrasında düzenlenmiş ve «taşıyıcının» «ağır kusuru» veya hilesinden kaynaklanan zararlarda tam tazminat istenebileceği öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan «nakliye sözleşmesi» gereğince davaya konu yatın davalı tarafından taşındığı ve davalının «kusuru» ile «hasarın» meydana geldiği, davacının ödediği 3.000 Euro tutarındaki pişmanlık navlunu, vinç taşıma bedeli ve denize indirme «masrafının» da bu nedenle yapıldığı, manevi tazminat koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.039,55 TL’nın 13.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Yurt içi taşımalarda «taşıyıcının» tazminat sorumluluğu, Türk Ticaret Kanununun 785 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, değinilen maddenin 2. fıkrası uyarınca hasardan doğan tazminat ancak eşyanın gönderilene «teslim» edileceği yerde hasardan önceki değeri ile hasardan sonraki değeri arasındaki farka göre hesap edilecektir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı ile davalılar arasında taşıma ilişkisinin bulunduğunun sabit olduğu, malı alıcıya «teslim» edildiğini savunan davalı tarafça teslim olgusunun ispatlamadığı, «taşıma sözleşmesi» gereği yerine getirmeyen asıl ve «alt taşıyıcının» «fatura» bedelinden sorumlu olduğu, mahkeme «masraflarının» davacı taraf üzerinde bırakılması dair kesinleşmiş bir karar bulunmasına rağmen bu kararın aksine yapılan takip ve dava giderlerinin bu davada talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, davadan önce davalıların «temerrüte» düşürülmediğinden fatura tarihinden değil dava tarihinden faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, 7.681 TL'nin dava tarihinden itibaren faizi ile davalılardan m …
2- Dava, taşıma nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, davacı gönderen dava dışı alıcıya karşı malın bedelinin tahsili için dava açmış ve davalı «taşıyıcılar» tarafından malın «teslim» edilmemesi nedeniyle davacının açtığı dava reddedilmiştir.
Malın alıcıya «teslim» edilmediği «uyuşmazlık konusu» olmayıp davalı «taşıyıcılar» malın akıbeti konusunda bilgi vermemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt taşıyıcı · taşıma sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · fatura · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı ile davalılar arasında taşıma ilişkisinin bulunduğunun sabit olduğu, malı alıcıya «teslim» edildiğini savunan davalı tarafça teslim olgusunun ispatlamadığı, «taşıma sözleşmesi» gereği yerine getirmeyen asıl ve «alt taşıyıcının» «fatura» bedelinden sorumlu olduğu, mahkeme «masraflarının» davacı taraf üzerinde bırakılması dair kesinleşmiş bir karar bulunmasına rağmen bu kararın aksine yapılan takip ve dava giderlerinin bu davada talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, davadan önce davalıların «temerrüte» düşürülmediğinden fatura tarihinden değil dava tarihinden faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, 7.681 TL'nin dava tarihinden itibaren faizi ile davalılardan m …
Davacı işbu davada malın bedelini ve ayrıca açtığı dava nedeniyle uğradığı zararın tazminini istemiştir. ...'nın 786/«son» maddesi gereğince zarar «taşıyıcının» ağır kusurundan yahut hilesinden doğmuş olduğu takdirde, aynı Yasa'nın 785. maddesindeki tazminatlar yerine tam tazminatları istenebilir.
Malın alıcıya «teslim» edilmediği «uyuşmazlık konusu» olmayıp davalı «taşıyıcılar» malın akıbeti konusunda bilgi vermemektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/818 E. 2015/7392 K.
Ortak:hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan «nakliye sözleşmesi» gereğince davaya konu yatın davalı tarafından taşındığı ve davalının «kusuru» ile «hasarın» meydana geldiği, davacının ödediği 3.000 Euro tutarındaki pişmanlık navlunu, vinç taşıma bedeli ve denize indirme «masrafının» da bu nedenle yapıldığı, manevi tazminat koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.039,55 TL’nın 13.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
2–Dava yurt içi taşıma ilişkisinden kaynaklanan «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Yurt içi taşımalarda «taşıyıcının» tazminat sorumluluğu, Türk Ticaret Kanununun 785 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, değinilen maddenin 2. fıkrası uyarınca hasardan doğan tazminat ancak eşyanın gönderilene «teslim» edileceği yerde hasardan önceki değeri ile hasardan sonraki değeri arasındaki farka göre hesap edilecektir.
Benzer bu kararda… göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. (2) Dava, davacıya ait ikinci el eşyaların «taşıma sözleşmesi» kapsamında taşındığı esnada meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacının «hasar» gören ikinci el eşyalarının hasardan önceki değeri yerine, eşyaların kazanın olduğu tarihteki sıfır değeri esas alınarak tazminat hesaplaması yapılmıştır.
Ancak, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 785/2. maddesinde, "hasardan doğan tazminat, ancak eşyanın gönderilene «teslim» edileceği yerde hasardan önceki değeri ile hasardan sonraki değeri arasında mevcut farka göre tesbit edilir" hükmü bulunmaktadır.
Mahkemece, anılan düzenleme uyarınca «hasar» miktarı belirlenerek tazminata hükmedilmesi gerekirken ve dosya içerisinde mevcut farklı bilirkişi heyetlerinden alınan raporlar arasındaki çelişki de giderilmeden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · eksik inceleme
Benzer bu kararda… göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. (2) Dava, davacıya ait ikinci el eşyaların «taşıma sözleşmesi» kapsamında taşındığı esnada meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacının «hasar» gören ikinci el eşyalarının hasardan önceki değeri yerine, eşyaların kazanın olduğu tarihteki sıfır değeri esas alınarak tazminat hesaplaması yapılmıştır.
Mahkemece, anılan düzenleme uyarınca «hasar» miktarı belirlenerek tazminata hükmedilmesi gerekirken ve dosya içerisinde mevcut farklı bilirkişi heyetlerinden alınan raporlar arasındaki çelişki de giderilmeden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/415 E. , 2011/8648 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/04/2008 tarih ve 2006/33-2008/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından üretilen yatın Antalya’dan İzmir’e taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiğini ancak taşıma sırasında yatın hasar gördüğünü, bu nedenle müvekkili tarafından 3.800 Euro onarım masrafı, 3.000 Euro pişmanlık navlunu ödemesi yapıldığı, ayrıca vinç bedeli olarak 250 USD harcandığını, tekne örtüsü, gümrük çıkış mesai bedeli gibi adlar altında pek çok ödemenin gerçekleştirildiğini ve olay nedeniyle müvekkilinin müşteri çevresi nezdinde itibar kaybettiğini ileri sürerek, 14.525 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 12.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan nakliye sözleşmesi gereğince davaya konu yatın davalı tarafından taşındığı ve davalının kusuru ile hasarın meydana geldiği, davacının ödediği 3.000 Euro tutarındaki pişmanlık navlunu, vinç taşıma bedeli ve denize indirme masrafının da bu nedenle yapıldığı, manevi tazminat koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.039,55 TL’nın 13.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1–Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı tarafından davadan sonra davacının hesabına yatırılan 7.540 TL’nın infaz aşamasında dikkate alınacağına ilişkin hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2–Dava yurt içi taşıma ilişkisinden kaynaklanan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Yurt içi taşımalarda taşıyıcının tazminat sorumluluğu, Türk Ticaret Kanununun 785 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, değinilen maddenin 2. fıkrası uyarınca hasardan doğan tazminat ancak eşyanın gönderilene teslim edileceği yerde hasardan önceki değeri ile hasardan sonraki değeri arasındaki farka göre hesap edilecektir. Bu durumun istisnası ise 786. maddenin 3. fıkrasında düzenlenmiş ve taşıyıcının ağır kusuru veya hilesinden kaynaklanan zararlarda tam tazminat istenebileceği öngörülmüştür. Buna karşın mahkemece, davacının teknede oluşan hasar dışındaki taleplerine yönelik kabul gerekçesinde, davalının kusuru ile hasara neden olması gösterilmiş olup davalının ne sebeple tam tazminattan sorumlu olduğu, ağır kusurunun veya hilesinin bulunup bulunmadığına değinilmemiştir.
O halde mahkemece, öncelikle davalının meydana gelen hasar nedeniyle TTK’nun 785. maddesi gereğince sınırlı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030331400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz