6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşıma senedi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8747 E. 2010/4665 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma senedi geç teslim ağır kusur finansal kiralama taşıyıcının sorumluluğu irsaliye taşıyıcı fatura kusur hasar teslim i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 781TTK 785TTK 786

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 09.03.2006 gün ve 2005/2205 E, 2006/2425 K sayılı kararında yazılı gerekçeyle davacılar yararına bozulmuştur.

Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu edilen yeni cihazın geç tesliminden dolayı davacının zararı olduğu sonucuna varılarak, 8.515 YTL' nin 19.06.2003 ödeme tarihinden itibaren, 9.824,50 YTL ile 300 YTL olmak üzere toplam 10.124 YTL' nın 14.05.2003 olay tarihinden itibaren reskont faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacı şirkete verilmesine, fazlaya ilişkin istemin rediden karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dava, davalı tarafından taşınan emtianın davacı alıcısına hasarlı teslim edildiği iddiasıyla, tazminat istemine ilişkindir.

Davaya konu taşıma yurtiçi olup, uyuşmazlığa TTK’nun 781, 785 ve 786.maddelerinde yazılı hükümlerin uygulanması gerekmektedir.

Davacının finansal kiralama yolu ile satın aldığı emtianın dava dışı satıcı tarafından davacıya gönderilmek üzere davalı taşıyıcıya teslim edildiği, emtianın taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle satıcı firma tarafından emtianın daha yeni bir model ile değiştirilerek yenisinin gönderildiği, aradaki fiyat farkının da davacı tarafından ödendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı vekili ise, 13.05.2003 tarih ve 187538 numaralı irsaliye ile dava dışı gönderen Kodak firması ile yapılan sözleşme gereği davacı şirkete sevk edilen ürünün hasarlı olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine Kodak tarafından düzenlenen 29.05.2003 tarih ve 88746 sayılı fatura bedeli olan 132.707.520.000 TL’nın müvekkili tarafından Kodak’a ödendiğini, müvekkilinin davacı şirkete karşı bir sorumluluğu bulunmadığını savunmuştur.

TTK’nun 781.maddesine göre taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde uğradığı zarar ve hasardan sorumludur. Hasar nedeniyle ödenecek tazminat miktarının nasıl belirlenmesi gerektiği ise, TTK’nun 785 ve 786.maddelerinde düzenlenmiştir. Ziyadan doğan tazminat miktarının tespitinde öncelikle taşıma senedine geçirilen değere, böyle bir değer belirtilmese de taşıyıcıya bildirilip onun tarafından kabul edilmiş bir değer var ise ona göre, böyle bir değer bulunmadığı takdirde aynı cins ve vasıftaki eşyanın gönderilene teslim edileceği yerdeki değerine göre tayin edilmesi gerekir. TTK’nun 785. maddesinin son fıkrasında ise, hasardan doğan tazminatın, ancak eşyanın gönderilene teslim edileceği yerdeki hasardan önceki değeri ile hasardan sonraki değeri arasında mevcut farka göre tespit edileceği hüküm altına alınmıştır. Bu sorumluluğun kapsamı ancak, “zararın, taşıyıcının ağır kusuru veya hilesinden doğmuş olması halinde tam tazminatın istenebileceği” hükmünü içeren TTK’nun 786/son maddesine göre genişletilmesi mümkündür.

Dairemizin 09.03.2006 tarihli bozma kararında ilke olarak taşıma sırasında meydana gelen hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olacağı belirtilerek, zararın nereden kaynaklandığı, miktarının ne olduğu ve nasıl belirlenmesi gerektiği hususlarında durulması istenilmiştir. Mahkemece Dairemizin bozma kararına uyulduktan sonra hasarın nasıl meydana geldiği, davacı gönderilenin TTK’nun 785 ve 786.maddelerine göre bir talepte bulunup bulunamayacağının öncelikle tartışılması, davalının TTK’nun 786/son maddesine göre ağır kusuru veya hilesinin söz konusu olmaması halinde tam tazminattan sorumlu olmayıp, ancak yasanın 785.maddesine göre sorumlu olacağı, buna göre davacının isteyebileceği tazminat olup olmadığının tartışılması gerekirken, bu konularda bir değerlendirme yapılmadan, doğrudan tazminat hesabına yönelik inceleme yapılarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2539 E. 2012/4313 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Nakliye sözleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/415 E. 2011/8648 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7469 E. 2013/6520 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Ayırt edicilik

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9023 E. 2013/13448 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/8747 E.  ,  2010/4665 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Çorum 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.11.2007 tarih ve 2006/374-2007/436 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.04.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekil, müvekkili şirketin dava dışı şirketten finansal kiralama yöntemi ile aldığı dijital baskı makinasının davalı tarafından taşınması sırasında arızalandığını, bu nedenle davacı tarafın daha fazla bedel ödeyerek yeni bir makina kiralamak zorunda kaldığını, geç teslim nedeniyle başka firmalara dijital baskı yaptırmak zorunda kalan ve müşterilere verdiği sözü tutamayan davacı ...' un psikolojik tedavi gördüğünü ileri sürerek, 31.365.000.000 TL maddi, 5.000.000.000 TL.manevi tazminatın olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, hasar bedelinin Kodak firmasına ödendiğini, davacıya daha üst model ürün verildiğini, geç teslim nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, taraflar arasında hukuki ilişki bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 09.03.2006 gün ve 2005/2205 E, 2006/2425 K sayılı kararında yazılı gerekçeyle davacılar yararına bozulmuştur.

Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu edilen yeni cihazın geç tesliminden dolayı davacının zararı olduğu sonucuna varılarak, 8.515 YTL' nin 19.06.2003 ödeme tarihinden itibaren, 9.824,50 YTL ile 300 YTL olmak üzere toplam 10.124 YTL' nın 14.05.2003 olay tarihinden itibaren reskont faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacı şirkete verilmesine, fazlaya ilişkin istemin rediden karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dava, davalı tarafından taşınan emtianın davacı alıcısına hasarlı teslim edildiği iddiasıyla, tazminat istemine ilişkindir.

Davaya konu taşıma yurtiçi olup, uyuşmazlığa TTK’nun 781, 785 ve 786.maddelerinde yazılı hükümlerin uygulanması gerekmektedir.

Davacının finansal kiralama yolu ile satın aldığı emtianın dava dışı satıcı tarafından davacıya gönderilmek üzere davalı taşıyıcıya teslim edildiği, emtianın taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle satıcı firma tarafından emtianın daha yeni bir model ile değiştirilerek yenisinin gönderildiği, aradaki fiyat farkının da davacı tarafından ödendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı vekili ise, 13.05.2003 tarih ve 187538 numaralı irsaliye ile dava dışı gönderen Kodak firması ile yapılan sözleşme gereği davacı şirkete sevk edilen ürünün hasarlı olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine Kodak tarafından düzenlenen 29.05.2003 tarih ve 88746 sayılı fatura bedeli olan 132.707.520.000 TL’nın müvekkili tarafından Kodak’a ödendiğini, müvekkilinin davacı şirkete karşı bir sorumluluğu bulunmadığını savunmuştur.

TTK’nun 781.maddesine göre taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde uğradığı zarar ve hasardan sorumludur. Hasar nedeniyle ödenecek tazminat miktarının nasıl belirlenmesi gerektiği ise, TTK’nun 785 ve 786.maddelerinde düzenlenmiştir. Ziyadan doğan tazminat miktarının tespitinde öncelikle taşıma senedine geçirilen değere, böyle bir değer belirtilmese de taşıyıcıya bildirilip onun tarafından kabul edilmiş bir değer var ise ona göre, böyle bir değer bulunmadığı takdirde aynı cins ve vasıftaki eşyanın gönderilene teslim edileceği yerdeki değerine göre tayin edilmesi gerekir. TTK’nun 785. maddesinin son fıkrasında ise, hasardan doğan tazminatın, ancak eşyanın gönderilene teslim edileceği yerdeki hasardan önceki değeri ile hasardan sonraki değeri arasında mevcut farka göre tespit edileceği hüküm altına alınmıştır.

Bu sorumluluğun kapsamı ancak, “zararın, taşıyıcının ağır kusuru veya hilesinden doğmuş olması halinde tam tazminatın istenebileceği” hükmünü içeren TTK’nun 786/son maddesine göre genişletilmesi mümkündür.

Dairemizin 09.03.2006 tarihli bozma kararında ilke olarak taşıma sırasında meydana gelen hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olacağı belirtilerek, zararın nereden kaynaklandığı, miktarının ne olduğu ve nasıl belirlenmesi gerektiği hususlarında durulması istenilmiştir. Mahkemece Dairemizin bozma kararına uyulduktan sonra hasarın nasıl meydana geldiği, davacı gönderilenin TTK’nun 785 ve 786.maddelerine göre bir talepte bulunup bulunamayacağının öncelikle tartışılması, davalının TTK’nun 786/son maddesine göre ağır kusuru veya hilesinin söz konusu olmaması halinde tam tazminattan sorumlu olmayıp, ancak yasanın 785.maddesine göre sorumlu olacağı, buna göre davacının isteyebileceği tazminat olup olmadığının tartışılması gerekirken, bu konularda bir değerlendirme yapılmadan, doğrudan tazminat hesabına yönelik inceleme yapılarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017278500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.