Zayi Belgesi Verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1009 E. 2013/17765 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıymetli evrak zayii↗ çekişmesiz yargı işi↗ çekişmesiz yargı↗ zayi nedeniyle iptal↗ kıymetli evrak↗ ticari dava niteliği↗ zayi↗ hamil↗ bono↗ sulh hukuk mahkemesi↗ görevsizlik kararı↗ sulh↗ dahili dava↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava konusu bonoların 6762 sayılı T.T.K.’nın 688 ve 689. maddelerinde öngörülen unsurları ihtiva etmediği ve bonolarda davacının hamil olup olmadığının belli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, kararı temyiz etmiştir.
1- Dava, kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak "aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece" sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Söz konusu hükümden anlaşılması gereken, aksine bir düzenlemenin varlığı halinde görevli mahkemenin bu düzenlemeye göre belirleneceğidir.
Konuya bu bağlamda yaklaşıldığında kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davaların gerek 1086 sayılı kanunun yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK'nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dahil çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu söylenmelidir. Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir. Ancak, bu nitelikteki davalar ve/veya HMK'da tercih edilmiş tanımıyla işlerin, aynı zamanda TTK'nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca ticari dava ve/veya iş niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur. TTK'nın 4. ve 5. maddelerinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde, HMK'nın 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğu; bu durumda TTK'nın 5. maddesinin başlığı ile birlikte nazara alındığında, Ticaret Kanunu'nda yer alan çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olup ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiği açıktır. Nitekim 6100 sayılı HMK ile aynı tarihte kabul edilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 'nun 757/1. maddesinde bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun belirtilmiş olması da yasa koyucunun iradesinin söz konusu yorum yönünde tecelli ettiğinin açık bir göstergesidir.
Tüm bu nedenlerle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davaya devam edilerek karar verilmiş olması yerinde olmamış, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve biçimine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kıymetli evrak zayii 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14306 E. 2012/16645 K.
Ortak:kıymetli evrak zayii · çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaKonuya bu bağlamda yaklaşıldığında «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı kanunun yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK'nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu söylenmelidir.
1- Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak "aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece" «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Benzer bu karardaKonuya bu bağlamda yaklaşıldığında, gerek TTK'nun 563 vd maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline» ilişkin davaların ve gerekse de TTK'nun 68 vd maddelerinde düzenlenen «zayi belgesi» verilmesi istemine ilişkin davaların, hem 1086 sayılı Kanun'un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve hem de 6100 sayılı HMK'nun 382/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dair «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu söylenmelidir.
İstem, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline» ve bir kısım «ticari defter» ve evraklar için «zayii belgesi» verilmesine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak ''aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece'' «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi belgesi · ticari defter · e-defter
Benzer bu karardaİstem, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline» ve bir kısım «ticari defter» ve evraklar için «zayii belgesi» verilmesine ilişkindir.
Konuya bu bağlamda yaklaşıldığında, gerek TTK'nun 563 vd maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline» ilişkin davaların ve gerekse de TTK'nun 68 vd maddelerinde düzenlenen «zayi belgesi» verilmesi istemine ilişkin davaların, hem 1086 sayılı Kanun'un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve hem de 6100 sayılı HMK'nun 382/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dair «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu söylenmelidir.
-
Çek İptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/216 E. 2013/6997 K.
Ortak:kıymetli evrak zayii · çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · hamil · sulh hukuk mahkemesi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaKonuya bu bağlamda yaklaşıldığında «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı kanunun yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK'nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu söylenmelidir.
1- Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak "aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece" «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Benzer bu karardaKonuya bu bağlamda yaklaşıldığında ...'nun 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı kanunun yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK'nun 383/...-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu söylenmelidir.
1- Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline» ilişkindir.
01...2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak "aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece" «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9847 E. 2013/7562 K.
Ortak:kıymetli evrak zayii · çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaKonuya bu bağlamda yaklaşıldığında «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı kanunun yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK'nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu söylenmelidir.
1- Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak "aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece" «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Benzer bu karardaBu bağlamda konuya yaklaşıldığında, ...'nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun'un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama gerekse de 6100 sayılı HMK'nın 383/...-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Bilindiği üzere, dava tarihinden önce, 01...2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak "aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece" «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da «sulh hukuk» mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek iptali · keşideci · iptal davası · çek
Benzer bu karardaMahkemece, «keşidecinin» «iptal davası» açmaya hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, ... «çek iptaline» ilişkindir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8500 E. 2013/7729 K.
Ortak:kıymetli evrak zayii · çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaKonuya bu bağlamda yaklaşıldığında «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı kanunun yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK'nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu söylenmelidir.
1- Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak "aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece" «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Benzer bu karardaBu bağlamda konuya yaklaşıldığında, ...’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/...-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
01...2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5942 E. 2015/13380 K.
Ortak:kıymetli evrak zayii · çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaKonuya bu bağlamda yaklaşıldığında «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı kanunun yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK'nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu söylenmelidir.
1- Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak "aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece" «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline» ilişkin uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açılan «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olup Sulh Hukuk Mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle makkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, TTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13309 E. 2013/11544 K.
Ortak:kıymetli evrak zayii · çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · bono · sulh hukuk mahkemesi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaKonuya bu bağlamda yaklaşıldığında «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı kanunun yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK'nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu söylenmelidir.
1- Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak "aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece" «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Benzer bu karardaBu bağlamda konuya yaklaşıldığında, TTK’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
1- İstem, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline» ilişkindir.
Mahkemece, ilgili bankalara yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda, iptali istenen senedin «bono» niteliğinde olduğuna dair bir bilgiye ulaşılamadığı, senet bağlama föyünün incelenmesinde; Türk Ticaret Kanunu'nun 688. maddesinde belirtilen bonoda bulunması gereken zorunlu unsurların yer almadığı, senedin niteliğinin bono olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, «kıymetli evrak» niteliğinde olmayan senetlerin Türk Ticaret Kanunu'na göre iptalinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7234 E. 2012/9580 K.
Ortak:kıymetli evrak zayii · çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaKonuya bu bağlamda yaklaşıldığında «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı kanunun yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK'nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu söylenmelidir.
1- Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak "aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece" «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Benzer bu karardaKonuya bu bağlamda yaklaşıldığında, TTK’nun 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nun 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu söylenmelidir.
Mahkemece, TTK’nun 669 vd. maddelerine dayalı ve «çekişmesiz yargı işi» niteliğindeki işbu taleple ilgili «görevli» mahkemenin HMK’nun 382/2-e-6 ve 383. maddeleri uyarınca «sulh hukuk» mahkemesi olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
İstem, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline» ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18233 E. 2013/822 K.
Ortak:kıymetli evrak zayii · çekişmesiz yargı işi · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaKonuya bu bağlamda yaklaşıldığında «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı kanunun yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK'nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu söylenmelidir.
1- Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak "aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece" «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Benzer bu karardaBu bağlamda konuya yaklaşıldığında, TTK’nun 563 vd. maddelerinde düzenlenen «kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nun 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna «dahil» «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğu açıktır.
İstem, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline» ilişkindir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «çek iptali» davasının 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 382. maddesinde düzenlenen «çekişmesiz yargı» işleri içinde sayıldığı, davanın 02/12/2011 tarihinde açıldığı, aynı Yasa'nın 383. maddesi gereğince «görevli» mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek iptali · çek
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «çek iptali» davasının 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 382. maddesinde düzenlenen «çekişmesiz yargı» işleri içinde sayıldığı, davanın 02/12/2011 tarihinde açıldığı, aynı Yasa'nın 383. maddesi gereğince «görevli» mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1009 E. , 2013/17765 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/10/2012 tarih ve 2012/1152-2012/1450 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı; hamili olduğu 12/03/2012 tanzim tarihli, vadesi üzerinde yazılı olmayan, borçlusu ... olan 60.000 TL bedelli bono ile tanzim tarihi belli olmayan, 01/11/2012 vade tarihli, borçlusu ... olan ve her ne kadar senet üzerinde yazılı olmasa da kendisine...Yapı Kooperatifi tarafından ciro yoluyla devredilen 12.550 TL bedelli bonoyu cüzdanında taşıdığını, ancak cüzdanını 11/07/2012 tarihinde kaybettiğini ve tüm aramalarına rağmen bulamadığını, bu hususta karakola müracaat ettiğini, bonoların kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesi halinde mağdur olacağını ileri sürerek söz konusu bonoların zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava konusu bonoların 6762 sayılı T.T.K.’nın 688 ve 689. maddelerinde öngörülen unsurları ihtiva etmediği ve bonolarda davacının hamil olup olmadığının belli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, kararı temyiz etmiştir.
1- Dava, kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak "aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece" sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Söz konusu hükümden anlaşılması gereken, aksine bir düzenlemenin varlığı halinde görevli mahkemenin bu düzenlemeye göre belirleneceğidir.
Konuya bu bağlamda yaklaşıldığında kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davaların gerek 1086 sayılı kanunun yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK'nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dahil çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu söylenmelidir. Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir. Ancak, bu nitelikteki davalar ve/veya HMK'da tercih edilmiş tanımıyla işlerin, aynı zamanda TTK'nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca ticari dava ve/veya iş niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur. TTK'nın 4. ve 5. maddelerinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde, HMK'nın 383.
maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğu; bu durumda TTK'nın 5. maddesinin başlığı ile birlikte nazara alındığında, Ticaret Kanunu'nda yer alan çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olup ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiği açıktır. Nitekim 6100 sayılı HMK ile aynı tarihte kabul edilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 'nun 757/1. maddesinde bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun belirtilmiş olması da yasa koyucunun iradesinin söz konusu yorum yönünde tecelli ettiğinin açık bir göstergesidir.
Tüm bu nedenlerle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davaya devam edilerek karar verilmiş olması yerinde olmamış, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve biçimine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030293500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz